1. HABERLER

  2. KIBRIS

  3. ''KIBRIS'TA ANA-YAVRU İLİŞKİSİ BİTMELİ!''
''KIBRIS'TA ANA-YAVRU İLİŞKİSİ BİTMELİ!''

''KIBRIS'TA ANA-YAVRU İLİŞKİSİ BİTMELİ!''

Artık yıllarca istismar edilen ana-yavru edebiyatını bir kenara bırakıp kardeşler ilişkisini kurmak gerek...

A+A-

 

BBC Türkçe'nin sorularını yanıtlayan Akıncı, "Artık yıllarca istismar edilen ana-yavru edebiyatını bir kenara bırakıp kardeşler ilişkisini kurmak gerekir" dedi. Akıncı, karşılıklı saygıya dayalı bir ilişkinin iki tarafında da çıkarına olduğunu söyledi.

BBC TÜRKÇE: Seçilirseniz, Türkiye'yle ilişkileriniz nasıl olacak?

MUSTAFA AKINCI: "Vatandaşlarımıza dört boyutlu bir siyaset açıklaması yapıyoruz. Birincisi, çözüme odaklı siyasettir. Bir diğeri toplumsal konulara duyarlılıktır. Üçüncüsü, Türkiye ile ilişkilerde karşılıklı saygıya dayalı yeni bir ilişkidir. Dördüncüsü de bağımsız ve tarafsız bir cumhurbaşkanıdır. Türkiye ile ilişkilerde temel kural şudur. Ne çatışmacı ama ne de teslimiyetçi. Uzlaşmacı bir yaklaşım sergileyeceğimizi söylüyoruz."

"Ben bu vizyonumu halkla paylaşıyorum. Yeni de değildir. Ama şimdi ben bu vizyonla seçiliyorum. Halk beni ikinci turda cumhurbaşkanı seçiyorsa, bu sadece Mustafa Akıncı'nın değil, halkın da bir talebi haline gelecek. Bu konularda paralel düşünen bir hükümet ortağı da var. Bu işler itişme kakışmayla değil, oturup konuşarak en iyisini yapma meselesidir. Sanırım kendi ayakları üzerinde duran, kendi kendine yeten bir Kıbrıs Türk varlığı Türkiye'nin de işine gelir. Türkiye'nin de ilişkilerini rahatlatır diye düşünüyorum."

"Evet Kıbrıslı Türklerin, Türkiye'yle olan ilişkileri, tarihsel kültürel bağları, inkar edilecek konular değildir, bunlara elbette biz de saygılıyız. Ama artık yıllarca çok istismar edilen ana yavru edebiyatını bir yana bırakıp kardeşler ilişkisini kurmak gerekir. Ben Lefkoşa Belediye Başkanı'yken Ankara'yla kardeş şehir ilişkisini kuran kişiyim. İlişkilerin bu şekilde yürümesi hem Türkiye'nin hem bizim çıkarımıza."

BBC TÜRKÇE: Kıbrıs'ta şöyle bir inanış var. Kim gelirse gelsin, bir şey değişmez, çünkü ipler Ankara'nın elinde, Yunanistan'ın elinde. Siz Cumhurbaşkanı seçilirseniz, ne değişecek, insanlar gerçekten çözüm için umutlanmalı mı?

MUSTAFA AKINCI: İnsanlar umutlandığı için seçecek. Bu statükonun daha da sürdürülebilir olması kimsenin yararına değil. Soğuk savaş dönemi bitti. 10 yıl önce bir Avrupa Birliği dinamiği vardı. Olmadı. Şimdi bir doğal gaz dinamiği var. Tehditlerden arınmış bir Doğu Akdeniz ve bir Kıbrıs adasını, 9 bin kilometrekarelik küçük bir adayı, iki ayrı idare, iki siyaseten eşit varlık ama tek bir coğrafya olarak planlamanın akılcılığı ortadadır. Bu adanın toprağını, Türkiye'den gelmesini umduğumuz suyla birlikte, su kaynaklarını ve deniz altındaki zenginlikleri paylaşabilme akılcılığını gösterebilmemiz lazım. Geçmiş kuşaklar bu adanın acılarını paylaştı, gelecek kuşaklar nimetlerini paylaşsın.

BBC TÜRKÇE: Siz KKTC Cumhurbaşkanı seçilirseniz ne değişecek?

MUSTAFA AKINCI
: Öncelikle, anlattığım vizyon gelecek. Daha önce böyle bir vizyon olmadı. Mental bir değişiklik geliyor, gerçek anlamda Kıbrıs'ta barış ve çözümü arzulayan, ama muhatabından da aynı şey bekleyen bir anlayış geliyor. Anastasiades'le (Kıbrıs Cumhurbaşkanı Nikos Anastasiades) hemen hemen aynı kuşağa aidiz. Biz de beceremezsek bizden sonraki kuşaklar ne yapar bilemem.

BBC TÜRKÇE: Daha önce Kıbrıs'ta sizin gibi çözümü savunan Mehmet Ali Talat cumhurbaşkanı olmuştu. Üstelik Rum tarafında iktidarda çözüm yanlısı başka bir solcu parti; AKEL vardı. Ama çözüm olmadı.

MUSTAFA AKINCI:
Bizler de çok umutluyduk. Belki konjonktür uygun değildi. Belki Hristofyas (Eski Kıbrıs Cumhurbaşkanı Dimitris Hristofyas) yeterince cesur davranamadı. Belki Sayın Talat (Eski Kuzey Kıbrıs Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat) atması gereken adımlarda biraz tutuk davrandı, bütün bunlar olabilir ama şunu da unutmayın; Talat'ın olduğu dönemde, 2004 referandumu sonrasında Kıbrıs Türkleri haricinde hemen herkes istediğini almış ve işi yavaşlatma ve bekleme dönemine sokmuştu.

Tasos Papadopulos (Eski Kıbrıs Cumhurbaşkanı) güneyin AB'ye tek yanlı üyeliğini sağlamış, artık kendi istediği bir çözüm modelini dayatmak için zamana oynamaya başlamıştı. Ekim 2005'te Türkiye AB üyelik müzakerelerine başlamıştı. Türkiye alacağını almıştı. Yunanistan alacağını almıştı. AB alacağını almış, doğuya doğru genişlemişti. Zaten çözüm onların öncelikli hedefi değildi. Kıbrıs sorunu buzdolabına girmişti. Talat, bu dönemde cumhurbaşkanlığı yaptı. 

 

Bu haber toplam 575 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.