1. HABERLER

  2. KIBRIS

  3. “KİMSE VATANDAŞI BAŞINDAN ATAMAYACAK”
“KİMSE VATANDAŞI BAŞINDAN ATAMAYACAK”

“KİMSE VATANDAŞI BAŞINDAN ATAMAYACAK”

KKTC'de bir ilk...

A+A-

Avukat Boyra, yeni Anayasa’nın kabulü halinde halkın yaşamında politik ve hukuksal anlamda çok şey değişeceğini, ilk defa bireysel başvuru hakkı tanındığını ifade etti 

5 Kasım 1983’te ilan edilen KKTC Anayasası 1985 yılında yürürlüğe girerek günümüze kadar gelen KKTC Anayasası, günün şartlarına göre 24 maddesi değiştirilmek suretiyle güncellendi. Yeni Anayasa 29 Haziran 2014 tarihinde yapılacak yerel seçimle halkın referandumuna sunulacak. Yeni hazırlanan Anayasa’nın kabulü halinde politik ve hukuksal anlamda birçok değişiklik olacak. Düzenleme ile çocuklara geniş haklar tanınırken, evlilik dışı ilişkiden doğan çocuklar da babanın mirasından hak elde edecek. Mülteci çocuklarının koruma ve bakımı güvence altına alınırken, suç işleyen ancak çocuk yaşta olanlar kabul edilen Anayasa’dan sonra cezaevine gönderilemeyecek. Öte yandan halkın çevreye karşı yasal anlamda daha fazla söz hakkı olacak. Girne’de yaşayan bir şahıs, Lefkoşa’daki bir tesisin çevreye zarar verdiğini düşünüyorsa dava açma hakkı olacak. Polis, asker ve bazı meslek grupları hariç kamu personelinin siyasi partilere üye olma yasağı kaldırılırken, vicdani retçiler için ise alternatif çözümler öngörülüyor. Ancak yeni Anayasa’da en önemli değişikliğin ilk kez bireysel başvuru hakkı tanınması olduğu belirtiliyor.Yeni Anayasa’nın toplumu yakından ilgilendiren en önemli maddelerini açıklayan ve bu maddeleri değerlendiren Avukat Boysan Boyra,Star Kıbrıs’ın sorularını yanıtladı. 

“EVLİLİK DIŞI DOĞAN ÇOCUKLARA MİRAS HAKKI” 

Soru: Yeni Anayasa’nın getirileri neler olacak. Hangi maddeler halk için önemli? 

“Eğer yeni Anayasa halk tarafından kabul edilirse, Kıbrıs Türk Halkı’nın hayatı gerek politik gerekse hukuksal ve yargısal anlamda büyük değişikliklere uğrayacaktır.Yeni eklenen 35 A maddesi ile çocuklara tanınan haklar geliştirilecek. Bugüne kadar evlilik dışı doğan çocuklar, gayrı meşru olarak adlandırılmakta ve onlara babanın miras hakkı tanınmamaktaydı. Hatta babanın çocuğu tanıması için yasal eşinin onayının olması ve çocuk rahme düştüğünde babanın bekâr olması şart koşuluyordu.Yeni 35 “A” maddesi ile çocuklar arasında cinsiyet,cinsel kimlik,cinsel yönelim,ırk,dil,din,etnik köken, zihinsel ve bedensel gelişimi,evlilik içi veya dışı doğmuş olması sebepleri ile dahi olsa tüm ayrımlar ortadan kaldırılacak.” 

Soru: Anayasa’ya eklenen 35 A maddesi çocuklara başka ne gibi haklar tanıyor? 

35 “A” maddesi ile çocuğa gerçek anlamda söz hakkı da tanınıyor. Örneğin ailesinin eğitim ya da sosyal yaşam bakımından kendisine iyi bakmadığını düşünen bir çocuğa ailesine dava açma hakkı tanınıyor. Çocuk hakları ile ilgili 35 A maddesinin 8.fıkrasında‘Görüşlerini oluşturma becerisine sahip çocuğun görüşlerini özgürce ifade etme hakkı vardır.Çocuklarla ilgili işlem ve eylemlerde çocuğun yaşı ile olgunluk derecesi ile orantılı olarak dikkate alınır”deniliyor.Bu fıkra ile bir boşanma davasında ailenin bir çocuğu varsa ve çocuk kendi isteklerini dile getirecek olgunluğa sahipse hangi tarafın velayetine verileceği konusunda hâkim karar vermeden önce çocuğu dinlemek zorunda kalacak. 

“ÇOCUKLAR CEZAEVİNE GÖNDERİLMEYECEK” 

Yine bu madde ile ebeveynler çocuklarını canlarının istediği okula veya bölüme gönderemeyecek.Çocukların tercih kullanmaları söz konusu olacak. Ayrıca çalışma yaşamında da çocuklar istemedikleri bir işte çalıştırılmayacak. Maddenin 10-11 ve 12.fıkralarında ise suça itilen çocuklar için,Çocuk Mahkemeleri kurulması öngörülüyor. Bu mahkemelere bakacak yargıçlar, çocuk psikolojisinden anlayan uzmanların görüşlerini aldıktan sonra yargısal işlem yapabilecek. Ayrıca bundan böyle hiçbir çocuk cezaevine konulamayacak.35 A maddesinin 12.fıkrası bu durumdaki çocukların cezalarını, çocuk ihtiyaçlarının dikkate alınarak hazırlandığırehabilitasyon amaçlı özel çocuk ceza infaz kurumlarında çekmesi öngörülüyor. 


“ANAYASA KABUL EDİLİRSE VE ÇOCUKLAR CEZAEVİNE GÖNDERİLİRSE KARŞI DURACAĞIZ” 

Eğer anayasa kabul edildikten sonra bu şartlar dışında bir çocuk yargılanırsa veya cezaevine konursa buna şiddetle karşı duracağım. Bu nedenle Anayasa kabul edilir edilmez devletin derhal çocuklarla ilgili rehabilitasyon merkezleri hazırlaması gerekecektir. Öte yandan Devlet bugüne kadar mültecilerle ilgili ne teoride ne de pratikte yapması gerekenleri yapmadı. Bu maddenin 13.fıkrası ile de mülteci çocuklarından yola çıkarak bu durumdaki çocuklara koruma ve insani yardım sağlanmasını düzenlemektedir. 

“GİRNE’DEKİ BİR ŞAHIS AKSA İÇİN DAVA AÇABİLECEK” 

Soru: Yeni Anayasa’da çevre ile ilgili çok önemli düzenlemelerin olduğu belirtiliyor. Bunlar nelerdir? 

Çevresel konularda çevreyi korumak için dava açmaya kalkıştığınız zaman;Dipkarpaz Milli Parkı’na elektrik çekilmesi veya Aksa ile Teknecik elektrik santrallerine halen filtre takılmamış olması sebepleri ile bunları önlemeye yönelik dava açmaya kalkıştığınız zaman Yüksek İdare Mahkemesi, bize, ‘Durun,siz de kimsiniz.Sizin dava açmaya hakkınız yok.Dava açmak için meşru menfaatiniz yok’diyerek bizi eve gönderiyordu.Bu konularda dava açmak bizim için imkânsızdı ve adaletsiz sonuçlar yaratıyordu.Şimdi 40.maddede yapılan değişiklikte “Herkes çevreyi geliştirmek, çevre sağlığını korumak ve çevrenin kirlenmesini önlemek amacı ile yetkili mahkemelere dava açma hakkına sahiptir” deniliyor. Artık kimse bizi eve gönderemeyecek. Açılamayan yüzlerce dava açılacak.Rahatsız olanlar gidip taş ocaklarını dava edebilecek. 

Soru: Yeni Anayasa ile kamu görevlilerine siyaset serbestliği getiriliyor. Bu tüm kamu personeli için geçerli mi? 

Mevcut Anayasada kamu görevlilerinin siyasi partilere üye olmaları yasaklanmıştır.Anayasanın 70.maddesinde yapılan değişiklik ile kamu görevlilerinin siyasi partilere üye olma yasağı kaldırılmıştır.Ancak Ombudsman,Sayıştay ve bunların müdürleri ile denetçileri,askerler,polisler ve yargıçlar,savcılar ve 18 yaşından küçükler bunun dışındadır. 

Soru: 29 Haziran’da referanduma sunulacak yeni Anayasada vicdani ret ile ilgili bir düzenleme var mı? 

Son günlerin tartışmalı konularından biri olan vicdani ret konusunun yasayla düzenlenebilmesi için anayasanın 70.maddesinde değişiklik yapıldı.Askerlik hizmeti ile ilgili tabir söyle değişti: “Yurt ödevi, her yurttaşın hakkı ve ödevidir. Bu hizmetin Silahlı Kuvvetlerde ya da kamu kesiminde ne şekilde yerine getirileceği veya getirilmiş sayılacağı yasa ile düzenlenir” deniliyor. Bu yazım şekline bakıldığı zaman askerlik hizmetinin kamu kesiminde hizmet vermek sureti ile yerine getirilebileceği veya getirilmiş sayılacağı görülmektedir.Eğer meclisteki partiler askerlik yasasını değiştirir ve vicdani ret hakkını tanıyıp,vicdani retçilere alternatif kamu görevi gösterirlerse bu konudaki sıkıntı aşılacaktır.Anayasa bu yolu açmıştır.Ancak yasanın değişmesi ve düzenlenmesi gerekmektedir. 

“KİMSE VATANDAŞI BAŞINDAN ATAMAYACAK” 

Bu ülkede devlet daireleri, bakanlıklar ve meclis bugüne kadar vatandaşın dilekçelerine cevap verme ve bilgi edinme haklarını yeterince ciddiye almadı.Derdine çare bulmak için devlet kapılarını gezip, başına gelenlerin sebebini soran vatandaşı resmi makamlar umursamadı. .Anayasanın 76.maddesi ve yeni eklenen 76 A maddesi ile dilekçe ve bilgi almak hakkı konusunda yapılan yeni düzenlemeyle artık kolay kolay hiçbir devlet makamı vatandaşa cevap vermeden olayı geçiştiremeyecek. 

Soru: Anayasa’da yapılan hangi değişikliği onaylamıyorsunuz? 

“Geçmiş dönemlerde meclisi boykot eden, çeşitli sebeplerden dolayı meclise gitmeyen vekiller yüzünden meclis çalışmaları aksamıştır.Anayasanın 81.maddesinde yapılan değişiklik ile meclis toplantı yeter sayısı 17’ye düşürülmüştür.Unutulmamalıdır ki şuandaki muhalefetinde sandalye sayısı 17’dir.Böylece muhalefet tek başına meclis oturumu düzenleyecek yeterli sayıya sahiptir.Anayasanın 81.maddesi meclis toplantılarını, çalışma şeklini ilgilendiren bir maddedir.Bu maddeyi kabul etmemiz mümkün değildir. Halkın karşısına çıkıp oy isteyen,seçilip yemin edenler ve maaş alanlar meclise gitmemezlik yapamazlar. Sırf onlar gitmedi diye sayıyı düşürmek halka saygısızlıktır.Halkın temsiliyeti konusunda zaaf yaratmaktadır.Böyle bir düzenlemeye gerek yoktur.Bunun yerine meclise devam etmeyen vekillerin Milletvekilliklerinin düşürülmesi, maaşından kesilmesi ve ayrıca aldığı maaşı geri vermesi istenmelidir.” 

“BAŞKANI GÖREVDEN MAHKEME ALABİLECEK” 

Soru: Yerel Yönetimlerle ilgili yapılan değişikliği açıklar mısınız? 

Anayasanın 119 maddesi yerel yönetimlerle ilgili yapılan değişikliği kapsıyor.Ve bu maddeye ilave edilen yeni bir düzenleme ile belediyeye zarar veren belediye yönetiminin görevden alınması sonucunu doğacaktır.Eklenen 5.fıkra ile yerel yönetim organları hukuka aykırı işlemler ile yerel yönetimi yıllık bütçenin en az 10 da biri tutarında zarara uğratmaları halinde İçişleri Bakanlığının başvurusu üzerine Yüksek İdare Mahkemesi kararı ile görevine son verilebilecektir. 

Soru: Anayasanın kabulü halinde halkın hukuksal ve yargısal anlamda hayatında değişiklik olacağını söylediniz. Açıklar mısınız? 

Anayasal değişiklikle YüksekİdareMahkemeleri’nin(YİM) hem yapısında hem görev bölümünde hem de yargılamalarında ciddi değişiklikler yapılması gündeme gelecektir. YİM’in 8 olan yargıç sayısı bir başkan ve dokuz üye olmak üzere 10’a çıkacaktır. YİM şuan tek kademeli bir yargılama yapmaktadır.Bundan böyle iki kademeye çıkacaktır.Tıpkı aile ve çocuk mahkemelerinde olduğu gibi her ilçede Kaza İdare Mahkemeleri kurulması öngörülmektedir.Kaza İdare Mahkemelerinde yargıçlardan biri görev yapacaktır.Böylece idari konuda dava açmak isteyen vatandaş,önce dava sebebinin doğduğu yerin Kaza İdare Mahkemesi’ne başvuracak, eğer buradan çıkacak karar tatmin etmezse o zaman Yüksek İdare Mahkemesi’ne gidebilecektir. 

Soru: İlk kez tanınan Bireysel Başvuru Hakkı’nın Anayasada yapılan en önemli değişiklik olarak nitelendirdiniz.Neden? 

“KKTC’DE BİR İLK” 
Anayasal değişikliklerden biri de Anayasa Mahkemesi’ne bireysel başvuru hakkının ilk defa tanınmış olmasıdır.Anayasa Mahkemelerinin yetkilerini düzenleyen 144.maddeye yeni bir 4.fıkra eklenerek‘Herkes, Anayasada düzenlenmiş temel hak ve özgürlüklerden, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi kapsamındaki herhangi birinin kamu gücü tarafından ihlal edildiği iddiasıyla Anayasa Mahkemesi’ne başvurabilir’ denmektedir.Bunun almamı şudur. Tıpkı son zamanlarda Türkiye’de kabul edilen Anayasa Mahkemesi’ne bireysel başvuru hakkı KKTC vatandaşlarına da tanınacaktır. 

“AİHM YERİNE ANAYASA MAHKEMESİ” 
Kişilere, İnsan Hakları Mahkemesi’ne gitmek yerine Anayasa Mahkemesi’ne giderek hakkını arama şansı verilmektedir. Ancak tüm hukuk yollarını tükettikten sonra bu hak tanınmakta ve KKTC vatandaşlarınabireysel olarak başvuru yapma fırsatı sunulmaktadır. Temel hak ve özgürlüklerinin ihlali hususunda şikâyetler veya İnsan Hakları Sözleşmesi’nden doğan haklarının ihlali nedeni ile bu ihlallerin kaldırılması için anayasa mahkemesine başvuru yapılabilecektir. Adil yargılanmadığını düşünen veya mahkemelerin verdiği kararı adil bulmayan kişi Anayasa Mahkemesi’ne gidebilecektir. 

“YARGITAY KARARLARI DA YENİDEN GÖRÜŞÜLEBİLECEK” 
Öte yandan şimdiye kadar Yargıtay’ın verdiği kararlar kesin kararlardı. Şimdi ise haklı nedenler olduğu takdirde Yargıtay kararına rağmen bu karar yeniden istinaf olarak Yargıtay’ın önünde getirilebilecektir.Örneğin,Yargıtay 2 yıl önce bir kişi hakkında karar vermiş ancak 2 yıl sonra mahkemenin verdiği karara dayanak teşkil eden evrakın sahte olduğu ortaya çıkmışsa dava bitmiş Yargıtay karar vermiş olmasına rağmen bir kez daha dava açma şansı olacaktır. 

“BİR MADDE EKSİK,BİR MADDE FAZLA” 
Genel itibariyle yapılan anayasal değişikliği olumlu buluyorum ancak meclis toplantı yeter sayısının 17’e düşürülmesi ile polisin sivile bağlanması konusunda herhangi bir maddenin olmaması eksiklik. 

STARKIBRIS

Bu haber toplam 1021 defa okunmuştur
Etiketler : ,
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.