1. HABERLER

  2. KIBRIS

  3. KKTC, OLASI BİR DEPREME NE KADAR HAZIR?
KKTC, OLASI BİR DEPREME NE KADAR HAZIR?

KKTC, OLASI BİR DEPREME NE KADAR HAZIR?

''Depreme değil, hiçbir şeye hazırlıklı değiliz''

A+A-

Maden Metalürji Jeoloji Jeofizik ve Petrol Mühendisleri Odası Başkanı Doç. Dr. Ertan Akün, ülkenin sadece depreme değil, hiçbir şeye hazırlıklı olmadığını söyledi.

 

Maden Metalürji Jeoloji Jeofizik ve Petrol Mühendisleri Odası Başkanı Doç. Dr. Ertan Akün, KKTC’nin olası bir depreme hazırlıklı olmadığını belirtti. Kamu binalarının deprem konusunda en şanssız binalar olduğuna dikkat çeken Akün, okullardan başlayarak kontroller yapılmasını önererek, “İnsan ömrünün maliyeti yoktur” dedi.

Maden Metalürji Jeoloji Jeofizik ve Petrol Mühendisleri Odası Başkanı Doç. Dr. Ertan Akün, ülkenin sadece depreme değil, hiçbir şeye hazırlıklı olmadığını söyledi. “Biz aslında hiçbir şeye hazırlıklı değiliz” diyen Akün, “Yıllardır sadece konuşuyoruz. Ben yaklaşık 2001’den buradayım, burada bulunduğum süre içerisinde 4 yıl da oda başkanlığı yaptım. Sürekli olarak bunu gündeme getirmiştik ancak riskli bir bölgede olmamıza rağmen, depremle ilgili ne binalara, ne de zemin çalışmalarına yeterince önem verilmiyor” ifadesini kullandı.

Akün: “Deprem konusunda önceden var olan bilgiler kabataslak değerlendirilip, çalışmalar yapılıyor”

Deprem konusunda önceden var olan bilgilerin kabataslak değerlendirildiğini ifade eden Akün, “Deprem konusunda önceden var olan bilgiler kabataslak değerlendirilip ona göre çalışmalar yapılıyor. Türkiye’de mevcut binaların depreme dayanıklılığı ile ilgili inşaat, jeoloji ve maden mühendisleri yani zeminle alakalı bir sistematik gruptan oluşan testler yapılıyor. Bu testlere göre bazı binalar yeterince sağlam bulunurken, bazılarının yıkılması gerekiyor. Bazıları ise hafif destekleme çalışmaları ile idare edilebilir kararı verilebiliyor. KKTC’de bu tür çalışmalar yapılmıyor” dedi.

“Kamu binalarından daha önemli olan gelecek nesillerimiz ve çocuklarımızdır”

Ülkede yapılması beklenen deprem incelemesinde ilk olarak okullardan başlanılması gerektiğini vurgulayan Akün, “Yıllar önce yaptığımız çalışmalarda ve röportajlarda çok üzerinde durduğum konu kamu binalarından daha önemli olan gelecek nesillerimiz ve çocuklarımızdır. Dolayısıyla okullarımızdan başlanarak yapılacak olan incelemenin maliyeti ne olursa olsun biran önce tamamlanması gerektiğine inananlardanım. Fakat bu konudaki söylemler hiçbir zaman sağlıklı bazı kulaklar tarafından işitilmedi ve harekete geçirilmedi” şeklinde konuştu.

“Özellikle çocuklarımızın barındığı binaların dayanımıyla ilgili ciddi endişelerim vardır”

Zemin etüdü kapsamında jeofizik mühendislerin de görev alıp depremle ilgili yer ivmelerinin belirlenmesi gerektiğine dikkat çeken Akün sözlerini şöyle sürdürdü: “Bizler genelde ‘daha öncede şurada yapmıştık, şu değere yakın bir şey alalım’ deniyor ama bu durum jeofizik bilimini reddetmek oluyor. Bununla beraber ‘Biz emniyet faktörünü yeterince yüksek alıyoruz’ gibi söylemler oluyor. Yani bu durum doğru da olabilir. Ancak mevcut binaların özellikle çocuklarımızın barındığı binaların dayanımıyla ilgili ciddi endişelerim vardır. Çünkü çok eski binalardır. Eski dönemlerde bu teknolojik bulgular da yoktu. Bu tür mekanizmalarda harekete geçmemişti.

“100 yıl bekleyecek miyiz?”

Türkiye’de binalarla ilgili sistemler zorunluluk haline gelmiştir. Biz bir zamanlar ‘Amerika’da oldu, artık yüzyıl sonra bize gelir’ derdik. Türkiye ve Avrupa Birliği’nin uyguladığı bir şey içinde mi yüzyıl bekleyeceğiz? Bu sistem ve bu konuda görev alabilecek mühendislik birimleri belli ise bunlardan ekipler oluşturulur. Şirketlerde bu konuyu üstlenerek ilgili bakanlıklar gerekirse üniversitelerden destek alır, cihazlar temin edilir ve bunlar hızlı bir biçimde yapılır. Üniversitelerden de destek ekip oluşturulabilir. Bununla beraber Mimar Mühendis Odalarında bu konuyla ilgili insanlar vardır. Eksik cihazlarımızın da biran önce satın alınıp ve sistematik olarak okullardan başlayarak bu mekanizmayı başlatabiliriz. Yeter ki bunu isteyen birisi olsun.” 

“İstatistikî bilgiler çok aldatıcı”

Ülkede deprem tahmin mekanizması olmadığını ifade eden Akün, “Bu konuda gerçek uzman, jeofizik mühendisleridir. Bende 40 yıldır bu tür mesleklerin içinde olduğum için söyleyeyim. İstatistik bilgilere göre söylenir ama istatistikî bilgiler çok aldatıcıdır. Biri 3 yılda, biri 10 yılda olabilir. Bunun önüne kim geçebilir? Tetikleyici başka bir mekanizma olmuştur veya bir yerde patlama olmuştur. Bunun etkilerini siz yeraltında hissedebilirsiniz. Yani bu işin kuralı falan yoktur. Türkiye’de, İstanbul’la sürekli spekülasyonlar yapılıyor. Çok çeşitli bilim insanları her gün çok farklı şeyler söylüyorlar. Önemli olan hazırlıklı olmaktır. Örneğin 30 yıl sonra olacaksa,şuanda bir önlem almaya başlamamamız mı gerekiyor?” şeklinde konuştu.

“Hemen okullardan başlamak üzere, mevcut binaların durumları netleştirilmelidir”

Akün, sözlerine şöyle devam etti: “Hemen okullardan başlamak üzere, mevcut binaların durumları netleştirilmelidir. Ülkede deprem esnasında oluşabilecek zararları en aza indirgeme konusunda haritalandırma konusunda bilimsel içerikli olarak zaman zaman bazı kişilerin yaptıkları çalışma var ama bu daha çok İstanbul ve Ankara gibi illerde… KKTC’de o denli bir yoğunluk yoktur. Zaten insan ömrünün maliyeti yoktur. Biz bir kişiyi bile kurtardığımız zaman katrilyonlara değecek bir iş yapmış oluruz. Bu nedenle bunu insan miktarıyla ölçmemek gerekiyor. Fakat birçok insan bu hesabı yaparken maalesef kafa sayısına göre yapmaya çalışıyor. Bu durum da doğru bir şey değildir.” 

Özhür: “Yapılaşma öncesi zemin etüdü yapılmaktadır”

Kıbrıs Türk Maden, Metalürji ve Jeoloji Mühendisleri Odası Ayşe Özhür de, Deprem esnasında oluşabilecek zararı en aza indirgemek için ülkede bulunan riskli zeminlerin belirlenmiş ve haritalandırılmış olduğunu ifade etti. Özhür, “Deprem esnasında oluşabilecek zararı en aza indirgemek için ülkemizde bulunan riskli zeminler belirlenmiş ve haritalandırılmıştır. Bu bölgelerde yapılaşma öncesi zemin etüdü yapılmaktadır” dedi.

“Meydana gelmiş olan depremlerle ilgili istatistikî bilgiler burada bulunmaktadır”

Deprem ile ilgili kayıtların Meteoroloji Dairesi tarafından tutulmakta olduğunu belirten Özhür şöyle konuştu: 

“Deprem ile ilgili kayıtlar Meteoroloji Dairesi tarafından tutulmaktadır. Kandilli Rasathanesi ile bağlantılı çalışılmaktadır. Meydana gelmiş olan depremlerle ilgili istatistikî bilgiler burada bulunmaktadır. Riskli zeminlerde yapılaşma öncesi zemin etüdü yaptırılıyor.” 

“MTA ile birlikte diri fayların tespitine yönelik çalışmalar devam ediyor”

Özhür, sözlerini şöyle tamamladı: “Olası bir deprem anında vatandaşlara yardımcı olabilecek bilgiler Sivil Savunma Teşkilat Başkanlığı’ndan alınabilir. 2001 – 2003 yılları arasında UNOPS tarafından desteklenen iki toplumlu ‘Lefkoşa’nın Depremselliği ve Deprem Riskinin Belirlenmesi’ projesi yapıldı. MTA ile birlikte diri (deprem yaratabilecek) fayların tespitine yönelik çalışmalar devam ediyor.”

Haberal Kıbrıslı

 

 

 

Bu haber toplam 569 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.