1. HABERLER

  2. KIBRIS

  3. KKTC'DE YENİ BİR DEVİR BAŞLIYOR
KKTC'DE YENİ BİR DEVİR BAŞLIYOR

KKTC'DE YENİ BİR DEVİR BAŞLIYOR

KKTC'DE YENİ BİR DEVİR BAŞLIYOR

A+A-

Kıbrıs’ın kuzeyindeki her türlü atık sorununa çare olabilecek atıktan enerji üretimi için ihale çalışmalarının devam ettiği belirtildi.

Evsel katı atıklar, tıbbi atıklar ile birlikte peynir altı suları ve mezbaha atıklarından elektrik veya gaz şeklinde enerji üretebilecek tesisin, AB standartlarında ve son teknolojiye göre inşa edileceği belirtildi.

Tesis için yapılacak 80 ile 100 milyon dolar civarında bir yatırım ile tahmini olarak saatte 15MW elektrik üretilmesi düşünülüyor. 28 belediyede kurulacak transfer istasyonları ile çöpler Güngör civarında kurulması tasarlanan tesiste yakılarak değerlendirilecek.

İçişleri ve Yerel Yönetimler Bakanlığı Yerel Yönetimler Dairesi Müdürü Erkan Tekeli, tesisin yap-işlet-devret modeliyle inşa edileceğini belirtti. Tekeli, projenin Yatırım Geliştirme Ajansı (YAGA) tarafından tasarlandığını ve ihaleye çıkma aşamasına gelindiğini söyledi.

Avrupa’da yaygın

İçişleri ve Yerel Yönetimler, Çevre ve Doğal Kaynaklar ile Gıda ve Enerji Bakanlığı’nın paydaşlığını yaptığı proje çerçevesinde evsel katı atıklar, tıbbi atıklar, peynir altı suları ve mezbaha atıkları da değerlendirilebilecek.

Tekeli, bu tür tesislerin Avrupa’da yaygın olarak kullanıldığını, KKTC’de yapılacak tesisin üç yıl içerisinde faaliyete geçmesinin planlandığını söyledi.

Tesisin AB standartlarında, son teknolojiyle yapılacak olması, tesisin çevre ve insan sağlığına zararı konusundaki endişeleri geçersiz kıldığını söyleyen Tekeli, “Paris’in göbeğinde böyle bir tesis çalışırken bizim ülkemizde çalışamayacak diye bir şey yoktur. Şartlar ortaya konur ve denetimler yapıldıktan sonra olmayacak şey yoktur” dedi.

Diğer yandan Çevre Koruma Dairesi Müdürü Hasibe Kusetoğulları, ihalede belirtilen şartlara göre yüklenici firma elinde bulunan teknolojiye bağlı olarak çöpleri sadece yakma yoluyla değil, farklı yollarla değerlendirip enerji üretebileceğini söyledi.

Atıktan enerji elde etmenin farklı yöntemleri bulunduğunu kaydeden Kusetoğluları, istediği takdirde firmaların çöpleri ayrıştırmaya da gidebileceğini ancak önemli olanın enerji elde etmek olduğunu, enerjinin de gaz şeklinde elde edilebileceğini ifade etti.

“Tam teşekkülü kurulup sonra işletilsin”

Kusetoğluları, bu tür tesislerin insan ve çevreye zarar vermemesi için tam teşekküllü bir şekilde kurulup sonra işletmeye alınması gerektiğini söyledi.

Ancak bazı çevre örgütleri, özellikle plastik atıkların yakılması sonucu ortaya çıkan dioxinin bitkilere, oradan hayvanlara ve hayvansal ürünlerle insanlara karışabileceğini, bu nedenle kanser gibi ciddi hastalıklara yol açabileceğini belirtiyor.

Yeşil Barış Hareketi Başkanı Doğan Sahir, AB uzmanlarının geçmişte verdikleri bilgide, Kuzey Kıbrıs’taki atıkların bu tür bir proje için yeterli olmadığını belirttiklerini öne sürdü.

“Çöp ithali için tüzük hazır”

Sahir, Türkiye’deki bir şirketin, projeyi uygulamak için talepte bulunduğunu, Kuzey Kıbrıs’ı çöpten kurtarırken aynı zamanda elektrik de üreteceğini söylediğini ancak şart olarak çöp ithal etmek için izin istediğini anlattı.

Doğan Sahir, yurt dışından çöp ithal edilebilmesi ve çöplerin yakılması suretiyle enerji elde edilmesi için gerekli tüzüğün hazırlandığını belirterek, böyle bir projeye kesinlikle karşı olduklarını kaydetti.
Sıvı atıklar ve peynir altı sularının farklı sistemden geçirilerek enerji elde edilebileceğini, buna da kuralına göre yapılması kaydıyla karşı çıkmayacaklarını söyleyen Sahir, yetkililerin bu yöntemleri kullanarak esas projeyi kamufle etmeye çalıştığının altını çizdi.

Uluslararası Kıbrıs Üniversitesi (UKÜ) Çevre Mühendisliği Bölümü Öğretim Görevlisi Doç. Dr. Rana Kıdak, bu tür tesislerin ne gibi sakıncaları olduğunu söyleyebilmek için ihale şartnamesinin incelenmesi gerektiğini söyledi.

Dr. Kıdak, katı atık sorunundan kurtulmanın en iyi yolunun çöplerin ayrıştırılarak yeniden değerlendirilmesi olduğunu belirtti. Kıdak, organik atıkların yakılarak enerji edilmesinin daha doğru olacağını ancak plastik maddelerin yakılmaması gerektiğini ifade etti.

Dioksin, Türkiye’de de gündem oldu

Türkiye’de faaliyet gösteren Doğa ve Çevreyi Koruma Derneği’nin web sitesinde “Dioksin, üretim, geri kazanım ve yakılarak yok edilmesi sırasında aynı oranda ortaya çıkar ve havaya karışır. Havayı soluyan her canlı bu maddeden etkilenir. Nisan 2005'te yapılan bir araştırmada, Kocaeli'ndeki atık yakma tesisi çevresinde yaşayan halkın beslediği hayvanların yumurta ve sütlerinde sınırların üzerinde Dioksin bulunmuştu” ifadeleri yer alıyor.

TC Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı Ankara Gıda Kontrol Laboratuarları Müdürlüğü ise Dioksin hakkında “Dioksinler klor varlığında organik maddelerin yanması sonucu oluşan ve çok düşük konsantrasyonlarda bile insan sağlığı açısından oldukça zararlı kimyasal bileşenlerdir. Atık yakma, sanayi baca gazları, petrokimya sanayi, orman yangınları başlıca oluşum sebepleridir” deniliyor.

Almanya’da dioksin skandalı

Diğer yandan Gıda Mühendisi Derya Öztürk, GIDARAPORU.COM’da yayınlanan yazısında şu ifadelere yer verdi:

“2010 yılının son günlerinde Almanya dioksin skandalıyla çalkalandı. Yaklaşık 1000’e yakın çiftliğin yemlerine dioksin bulaşması nedenliyle kapatıldı. Ve binlerce tavuğu (2 milyon) itlaf etmeye başladılar.

Almanya’da 500 tondan fazla dioksinin gıda zincirine karıştığı saptandı. Peki Almanya’daki skandala sebep olan bu dioksin nedir? Sağlığa verdiği zararlar nelerdir?

Dioksin organik bileşiklerin yaklaşık 300°C’de yanmasıyla oluşan bir yan üründür. Bu birkaç yıl önce ineklerin yakma fırınlarının yakınında otlatılmasıyla dioksin krizine sebep olmuştur. Dioksin oksijenin yeterli olduğu ve doğru yanma sıcaklığının olduğu ortamlarda oluşmaz.

Dioksinler suda çözülmez, yağda çok iyi çözüldüğünden insan ve hayvan vücudunda kolayca depolanabilir. Dolayısıyla dioksin bulaşmış bir yemi yiyen hayvan vücudundaki dioksini süt yoluyla dışarı atar. Veya dioksin bulaşmış yemle beslenen bir tavuk yumurtasıyla birlikte dioksini dışarı atmış olur. Amerika Çevre Koruma Kurumu (EPA) ve Dünya Sağlık Örgütü (WHO) dioksini kanser yapıcı kimyasal maddeler grubuna dahil etmişlerdir.”

KIBRIS
Bu haber toplam 1136 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.