1. HABERLER

  2. KIBRIS

  3. KOCA DAĞI YEDİLER
KOCA DAĞI YEDİLER

KOCA DAĞI YEDİLER

KOCA DAĞI YEDİLER

A+A-

Lefkoşa’dan bakınca Girne’yi görmeye az kaldı. Taş ocakları sayesinde Beşparmak Dağları pervasızca katlediliyor, doğal denge bozuluyor, çevre kirliliği de cabası...

DOĞA TELEF OLDU: Beşparmak Dağları’nı kemiren taş ocakları 2 milyon 651 bin metrekarelik alana sahip. Taş ocaklarının faaliyeti nedeniyle yüzlerce ağaç kesilerek, bir o kadarı da toz nedeniyle kuruyarak telef oluyor. Taş ocakları için hiçbir önlem alınmazken, doğa giderek mahvoluyor

KOCA DAĞ YERLE BİR: Karayolları Dairesi’ne ait taş ocağı, kısa sürede koca bir dağ bölgesinin yok olmasına neden oldu. Alevkayası yolunda yer alan taş ocağı günlerdir dozerler yanında, dinamitlerle kum, çakıl ve dolgu malzemesine çevriliyor

36 KONTROLSÜZ İŞLETME: Kuzey Kıbrıs’ta biri devlete ait olmak üzere toplamda 16 kırma, kum, çakıl taş ocağı, 1 dere kum, çakıl taş ocağı, 10 mozaik taşı taş ocağı, 2 alçı taşı ve mermeri taş ocağı, 7 tane de yapı taşı taş ocağı faaliyet gösteriyor


Duygu ALAN
Ülkenin 2 milyon 651 bin metrekarelik bir alanını işgal eden taş ocakları, işleme metoduyla doğanın yapısını altüst ediyor.
Ülkenin kanayan yarası haline gelen taş ocağı işletmeleri, faaliyetleri esnasında binlerce ağacı yok ederken, dağları yıkıp geçiyor.
Taş ocakları, insan sağlığını da olumsuz etkiliyor. Kırma taş ocağı işletmelerinin yoğunlukta olduğu Değirmenlik’te vatandaş, taş ocaklarından havaya karışan toz zerrecikleri nedeni ile nefes almakta zorlanıyor.
Dağı patlatma esnasında meydana gelen yer sarsıntısı ağaçlık arazilerde yangınlara da neden oluyor.
Dağı patlatma işlemi esnasında, işletmeye yakın evler de zarar görüyor. Birçok evin pencere camı kırılıyor, bazı evlerin duvarlarında da patlamaya bağlı yer altı sarsıntısı sebebi ile derin çatlaklar oluşuyor.
Bazı taş ocaklarında meydana gelen iş kazaları ise taş ocağı işletmelerinde iş güvenliğinin yeteri kadar sağlanamadığını ortaya seriyor.

Her yıl yüzlerce ağaç kül oluyor
Taş ocağı işletmelerinde dağı patlatma işlemi her yıl ağaçlık arazilerde yangın çıkmasına neden oluyor.
Patlamanın şiddeti ile ağaçlık arazilerde bulunan bazı elektrik direklerindeki kablolar kopuyor, kopan elektrik yüklü kablolar, arazilerdeki kuru otlarla temas edince yangın da kaçınılmaz oluyor.
Ülkede her yıl bu nedenden ötürü yangın çıkıyor, binlerce dönüm arazi yanıyor, ağaçlar kül oluyor.

36 işletme faaliyet gösteriyor
Yangın, tahribat, ağaç katliamı, derken ülkede taş ocaklarının sebep olduğu felaketin önüne bir türlü geçilemiyor.
Kuzey Kıbrıs’ta biri devlete ait olmak üzere toplamda 16 kırma, kum, çakıl taş ocağı, 1 dere kum, çakıl taş ocağı, 10 mozaik taşı taş ocağı, 2 alçı taşı ve mermeri taş ocağı, 7 tane de yapı taşı taş ocağı faaliyet gösteriyor.

Yetki devlette
Taş ocaklarının işletme ruhsatı Jeoloji ve Maden Dairesi tarafından veriliyor, ÇED raporunca tesisin çevreye verdiği zarar hususunda denetleme yetkisi ise Çevre Koruma Dairesi’nde bulunuyor.
Taş ocağı işletmelerinin genel denetimi ise Çevre Koruma Dairesi, Orman Dairesi, Jeoloji ve Maden Dairesi ile Patlayıcı Maddeler Müfettişliği’nden uzmanlarca oluşturulan komisyon tarafından yapılıyor.

Türkseven: Kırma taş ocaklarının sayısı azaltılmalı

Biyologlar Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Niyazi Türkseven, ülkede halen faaliyette olan 16 adet kırma, kum, çakıl taş ocağı olduğuna işaret ederek bu taş ocaklarının üretim kapasitesinin ihtiyacın çok üzerinde olduğunu ileri sürdü.
Mevcut yapının sürdürülebilir olmadığına vurgu yapan Türkseven, özellikle kırma, kum, çakıl taş ocağı sayısının azaltılması gerektiğini dile getirdi.
Niyazi Türkseven, “Kırma taş ocaklarının sayısı azaltılmalıdır, taş ocaklarının vereceği zararın minimize edilebilmesi için de yeniden bütünlüklü ve etkili bir çalışma yapılmalıdır” dedi.

“Yeterli denetim yok”
Niyazi Türkseven, ülkedeki taş ocaklarının işletme ruhsatının Jeoloji ve Maden Dairesi tarafından verildiğini ÇED raporunca işletmelerin çevreye verdiği zararı denetleme yetkisinin ise Çevre Koruma Dairesi’nde olduğunu belirtti.
Beşparmak Dağları’nda oluşan tahribata bakıldığında söz konusu kurumların denetim görevini yeteri kadar yapmadığının anlaşıldığını söyleyen Türkseven, taş ocağı işletmeciliğinde büyük rant olduğunu iddia etti.
Niyazi Türkseven, “Jeoloji ve Maden Dairesi her ne kadar bu taş ocaklarını denetlediğini iddia etse de dağlardaki görüntü durumun vahim olduğunu ortaya koymaktadır. Bu yapının sürdürebilirliği yoktur. Taş ocakları, gerek çıkardığı ses ve sarsıntı gerekse çıkardığı toz nedeni ile çevredeki büyük canlılara zarar vermektedir. Dağların oyulması da fiziki zarardır” diye konuştu.

 

Sahir: İnşaat sistemi değişirse sorun büyümez

Yeşil Barış Hareketi Başkanı Doğan Sahir, taş ocağı işletmelerinin işleme metodunun gerek yeraltındaki gerekse yer üstündeki yapıya ciddi şekilde zarar verdiğini belirtti.
Taş ocaklarından çıkan tozun ise canlıları olumsuz etkilediğini kaydeden Doğan Sahir, “Bir buçuk milyon ile üç milyon yıl arasında oluşan yapılar bir saniyede yıkılabiliyor. Bu yapılar sökülürken de yer altındaki ve yeryüzündeki yapıya zarar veriliyor. Yaşam alanları tahrip ediliyor, eko sistem zarar görüyor. Taş ocağı işletmelerinden çıkan toz ise insanlarda solunum güçlüğüne neden olurken bitkilerin ölümlerine neden oluyor. Dağ yamaçlarında oluşan kirlilik ise turizm ülkesi güzel adamıza yakışmıyor” diye konuştu.
Doğan Sahir, taş ocaklarının yarattığı tahribatın daha fazla büyümesini engellemenin tek yolunun inşaat sistemlerinin değiştirilmesi olduğunu savundu.
Mevcut sistemin uygulanmasında ısrarcı olunması halinde dağlarda büyük yaralar açılmasına neden olunacağına dikkat çeken Sahir şöyle konuştu: “Biz dağlarımızdan ülke ihtiyacının üzerinde üretim yapıyoruz. Üretimimizi de ithal ediyoruz. Bu yanlış ülkemizdeki inşaat sistemlerinden ve plansızlıktan giderek daha da büyümüş durumdadır. Birçok ülkede yüzde onun üzerindeki eğimli arazilere inşaat izni verilmezken biz de uçurumların ucuna, vadilerin dibine inşaat izni veriliyor. Böylelikle evin ya da yaptığımız inşaatın maliyeti artıyor ve taş ocakların daha fazla işlemesine neden oluyoruz. Yine ihtiyaç alanlarının ötesinde çok kapasiteli yollar, aşırı dolgularla altyapılar oluştururken kaynağı hesaba almıyoruz. Dolayısıyla öncelikli olarak inşaat sistemlerinin değişmesi gerekiyor.”

 

Arkın: İşletmelerin denetimi komisyonda

Çevre ve Doğal Kaynaklar Bakanlığı Müsteşarı Bülent Arkın, Çevre Koruma Dairesi’nin taş ocağı işletmeleri ile ilgili görevinin taş ocağı işletmeleri tarafından oluşturulan ÇED raporlarını değerlendirmek olduğunu kaydetti.
Arkın şöyle dedi: “Taş ocağı işletmeleri aldıklara puana göre işletme ruhsatlarını 1 ile 6 yıl arasında uzatabiliyor.  Bu işletmelere ruhsat Jeoloji ve Maden Dairesi tarafından veriliyor. Çevre Koruma Dairesi ise taş ocakları tarafından hazırlanan ÇED raporlarını değerlendiriyor. Taş ocağı işletmelerinin denetimi ise Çevre Koruma Dairesi, Orman Dairesi, Jeoloji ve Maden Dairesi ile Patlayıcı Maddeler Müfettişliği’nden uzmanlarca oluşturulan komisyon tarafından yapılıyor.”

AYRI KAREDE

Alkaravlı: Kontrol ve denetim bizde

Jeoloji ve Maden Dairesi Müdürü Mustafa Alkaravlı, KKTC’de biri devlete ait olmak üzere toplamda 16 kırma, kum, çakıl taş ocağı, 1 dere kum, çakıl taş ocağı, 10 mozaik taşı taş ocağı, 2 alçı taşı ve mermeri taş ocağı 7 tane de yapı taşı taş ocağı olmak üzere toplamda 36 tane aktif taş ocağı olduğunu kaydetti.
Taş ocaklarının işletme ruhsatlarının Jeoloji ve Maden Dairesi tarafından verildiğini kaydeden Alkaravlı, taş ocaklarının kontrol ve denetimlerinin ve işletmelerde patlayıcı kullanımının da yine Jeoloji ve Maden Dairesi tarafından yapıldığını belirtti.

“İyileşmeler var”


KKTC’de faaliyette olan taş ocaklarında 2008 yıllarından buyana uygulanan sistem ile birçok taş ocağında patlatmalarda elektrik kapsüllere geçildiğini, bu sayede patlatma şiddetinin minimum seviyeye getirildiğini, çıkan toz için püskürtme sistemi uygulandığını, kullanılmayan alanlarda çukurların düzeltildiğini, otomatik kantarların kurulduğunu ve ağaçlandırmalar yapıldığını ifade etti.
Jeoloji ve Maden Dairesi Müdürü Mustafa Alkaravlı, “Bu sistemler kurulduğunda tüm taş ocakları bu çalışmaya geçmedi ancak gelinen nokta iyileşmeler olduğunu söyleyebiliriz” dedi.
Taş ocaklarının oluşturduğu görüntü kirliliğinin önüne kaynağın kısıtlı olmasından geçilemediğini belirtti.

“Çok fazla taş ocağı var”


Mustafa Alkaravlı, özellikle kırma, kum, çakıl ocaklarının Beşparmak Dağları’nın güney yamacında kurulduğunu belirterek taş ocaklarındaki en ciddi sorunun ise sayı olduğunu ifade etti.
KKTC’de kırma, kum, çakıl taş ocağı işletme izninin en son 1997 tarihinde verildiğine de dikkat çeken Alkaravlı, “18 yıldır yeni bir kırma, kum, çakıl taşocağı izni verilmedi. Bundan sonra da verilmeyecek. Çünkü ülkede zaten ihtiyacın üzerinde kırma, kum, çakıl taşocağı vardır” dedi.
Mustafa Alkaravlı, “Geçitköy Barajı inşası sırasında bölgeye yakın bir alanda açılan taş ocağının amacı ise baraj çalışmasına yakın olmasıdır” diye konuştu.

“Karayolları’na ait ocak müteahhitler tarafından kullanılıyor”
Jeoloji ve Maden Dairesi Müdürü Mustafa Alkaravlı, Değirmenlik’te faaliyet gösteren Karayolları’na ait kırma, kum, çakıl taş ocağının ise 1945 yılında faaliyete girdiğini, 1974 yılına kadar da Rumlar tarafından kullanıldığını söyledi.
Taş ocağı işletmesinin 1974 yılından sonra da Karayolları Dairesi’nin kullanımına verildiğini belirten Alkaravlı, söz konusu taş ocağının bugüne kadar ülkemizde yapılan tüm yol yapımına malzeme ürettiğini belli bir zamandan sonra bu ocağın kullanımının yolu yapan müteahhitlere verildiğini belirtti.

“Son derece çirkin ve kötü bir örnek”
Mustafa Alkaravlı, Karayolları Dairesi’ne ait taş ocağında müteahhitlerin “kısa zamanda en ucuz ve pratik iş yapma amacı ile” galeri sistemi ile atışlar yapıldığını ocağın ayna yüksekliğinin 120 metre civarına çıktığını kaydetti.


Alkaravlı, özel sektörde çalıştırılan ocakların tümüne yakınında basamak sistemine geçildiğini ancak oluşan ayna yüksekliği sebebi ile Karayolları Dairesi’ne ait ocağın son derece çirkin, kötü bir örneğin ortaya çıktığını dile getirdi.
Mustafa Alkaravlı, 10 Haziran 1997 tarihinden bu yana da malzeme ihraç edilmediğini sözlerine ekledi.

Havadis

 

Bu haber toplam 841 defa okunmuştur
Etiketler : ,
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
1 Yorum