1. HABERLER

  2. KIBRIS

  3. “LEŞ KARGALARI, PARTİ DIŞINA”
“LEŞ KARGALARI, PARTİ DIŞINA”

“LEŞ KARGALARI, PARTİ DIŞINA”

“Leş kargaları, parti dışına”

A+A-

KIBRIS TV’ye konuşan CTP-BG Genel Başkanı Talat, parti içi işaret edilerek “Talat, beklenen performansı göstermedi” yorumlarına yanıt verdi:

 

Cumhuriyetçi Türk Partisi-Birleşik Güçler (CTP-BG) Genel Başkanı Mehmet Ali Talat, kendisine yönelik “başkanlıkta başarısız oldu” iddia ve eleştirileriyle ilgili, partide göreve haziran ayında geldiğini, henüz bir yılı doldurmadığını, zamanının çoğunun da hükümetle geçtiğini belirtti.

Talat, hükümet çalışmalarının çok zamanlarını aldığını ifade ederek, partiye yönelik çalışmaların çok fazla olamadığını söyledi.

Enerjisini hükümete harcadığını, hükümetteki başarının parti içini de rahatlatacağını düşündüğünü ifade eden Talat, hükümette başarıyı bu nedenle esas hedef yaptıklarının altını çizdi.

Mehmet Ali Talat, “Hükümette çok başarılı olmamakla birlikte, hükümet en azından kötü şeyler yapmadı” diyerek, attığı “leş kargaları” tweetinde kastettiği isimlerin parti dışından kişiler olduğuna işaret etti.

Hükümetteyken ellerinden geldiğince adil olduklarını ifade eden Talat, “Yolsuzluk, arkamızda bıraktığımız kırıntı aranmasın, bulunamaz” dedi.

Talat, hükümetin bozulma sürecinde UBP’nin bardağı taşıran son nokta olarak ifade ettiği kamu maaşlarının bir bölümünün gecikmeli olarak verilmesi konusunda ise “Partinin de haberi yoktu. Kararı haber paketlerinden gelen SMS ile öğrendik” dedi.

KIBRIS TV’de KIBRIS Gazetesi Haber Müdürü Ali Baturay’ın sunduğu “Markaj” programına katılan Talat, hükümetin bozulması, su protokolü, ekonomik protokol ve parti içinde yaşanan olaylarla ilgili açıklamalarda bulundu.

Talat, parti içinde yaşananların orada kalması gerektiği görüşüne vurgu yaparak, parti içi meseleleri ulu orta konuşan, partiye hakaret eden insanları disiplin kuruluna verme niyetleri olduğunun altını çizdi.

“Leş kargaları, parti dışına”

CTP-BG Genel Başkanı Mehmet Ali Talat, attığı “Hükümet bozuldu ya leş kargaları azdı. Malum, akbabaların Kıbrıs’ta nesli tükendi ama yağma yok, dişinize göre bir şey bulamayacaksınız” tweetinin parti içine değil, parti dışına yönelik olduğunu söyledi.

Her hükümet sarsıldığında birçok konuda iddiaların gündeme geldiğini ifade eden Talat, kendi hükümetleri döneminde çok dikkatli ve temiz olduklarını belirtti.

“Leş kargası” ifadesiyle ilgili Talat, “Leş kargası ifadem, bizde olanlar değil. Bu kuşların bir de özel türü var, onlar doğrudan leş yer. Biz geride leş bırakmadık, kırıntı bırakmadık, boşuna aramayın demek istedim. Bu hakaret değil, benzetmeydi” dedi.

“Parti içindeki sorunlar vatandaşı ilgilendirmez”

CTP-BG Lefkoşa İlçe eski Başkanı Mutlu Azgın’ın partiye yönelik yaptığı eleştirilerle ilgili soruya yanıt veren Talat, “Parti içinde olan parti içinde kalmalı” dedi.

Mehmet Ali Talat, konusunun parti içinde değerlendirileceğinin altını çizdi.

Parti Meclisi’nin çok sık toplandığını, burada sıkıntıların dile getirilebileceğini ifade eden Talat, parti meclisinde yoksa, partinin düzenlediği kitle toplantılarında kişinin istediğini dile getirebildiğini belirtti.

Talat, parti içindeki sorunların ekranlarda lanse edilmesinin partiye zarar verdiğini söyledi.

Talat, “Parti içindeki sorunlar vatandaşı ilgilendirmez. Vatandaşı ilgilendiren partinin vatandaşa yönelik yaptıklarıdır” dedi.

“En büyük korkum oldu”

Mehmet Ali Talat, “Hükümette çok başarılı olmamakla birlikte, hükümet en azından kötü şeyler yapmadı. Türkiye’den gelen su konusunda yapılabilecek olanın en iyisi yapıldı. En büyük korkum CTP’nin hükümette olmadığı bir dönemde şartnamelerin çıkması ve uygulama sözleşmesinin imzalanmasıydı. Maalesef bu oldu” dedi.

Bu konuda çok ciddi endişeleri olduğuna işaret eden Talat, UBP-DP Hükümeti’ni işaret ederek, su yasasının uygulayıcının elinde çok kötü hale getirilebileceği konusunda endişe taşıdığını söyledi.

Talat, şartnamenin “noktasına, virgülüne dokunmadan imzalayın” diyenlerin insafına kaldığını belirtti.

UBP’nin alım garantisi verilen suyun, fazlasının kullanılamayacağını; belediyelere verilemeyeceğini ve denize döküleceğini ama parasının ödeneceğini öngören şartnamenin imzalanılmasını istediğini ifade eden Talat, ilgili tarafa “Bunu imzalayan hiçbir parti insan içine çıkamaz” diyerek, tepki gösterdiklerini söyledi.

Talat, önerinin ‘belediyeleri döve döve sistemin içerisine katalım’ düşüncesinde olduğunu ifade ederek, gerekli düzenlemeler yapıldıktan sonra onay verdiklerini belirtti.

“Su protokolü sürecinde yaşananlar partiye eksi puan getirdi”

“Su protokolüyle ilgili sürecin iyi yönetilemediği” eleştirilerinin olduğunun anımsatılması üzerine Mehmet Ali CTP-BG Genel Başkanı Mehmet Ali Talat, söz konusu protokol sürecinde yaşananların partiye eksi puan getirdiğini belirtti.

Talat, konunun siyasi düzeyde görüşülmemesi nedeniyle bunun yaşandığını ifade etti.

“Türkiye’nin su konusu söylenmeden, mali protokolün ön şartı haline getirildi” diyen Talat, sürecin tamamen Türkiyeli bürokratlara bırakıldığını söyledi. Talat, şöyle devam etti:

“Anında bizi orada sattılar”

“Biz ihtiyaçlı taraf olduğumuz için, bir deneme yapalım dedik. Müzakere yapabilir miyiz diye işe başladık. Ankara’ya dört bakan gittiğinde, biz UBP Genel Merkezi’nde toplandık ve bir metin üzerinde anlaştık. Bu metni Ankara’ya götürdüğümde, Ankara kanadı ‘hayır şunlar olmaz’ dedi. Bizimkiler savunmaya kalkınca, UBP’li bakanlar, ‘Türkiye haklıdır’ dedi. Anında bizi orada sattılar –tabirimi mazur görün-, terk ettiler.

O gece, bizzat Tuğrul Türkeş ile görüştüm. O noktadan sonra, alım garantili versiyon görüşüldü.

Bürokrasi bunu da hazmedemedi ve berbat etti. Türkiye’de görüşülen versiyon, hükümetin bilgisine getirildi.

İşin püf noktası burada görüldü (suyu alacaksınız, kullanamayacaksınız ama parayı ödeyeceksiniz).

Bizim bakanlarımız zor durumda kaldı. Bakanlar Kurulu’nda UBP’li bakanlar alım garantili versiyonunun kabul edildiğini iddia etti. Yok öyle bir şey.

Bizim girişimimizle çalışmalar yapıldı, süreç düzeldi. Hükümet bozulmadı.”

Kıbrıs Türkü’nün siyasal aktör olduğunu düşündüklerini belirten Talat, kendi kendini yönetmesi gereken bir yapı olduğunu söyledi.

“Pazarlık olarak hakkımız, yasal olarak da yetkimiz var”

Mehmet Ali Talat, “Türkiye ile bir şey görüşülürse pazarlık hakkımız, yasal olarak yetkimiz var. Dolayısıyla tavla teslim olmaya gerek yok” dedi.

Rum tarafıyla nasıl müzakere ediliyorsa, Türkiye ile de aynı şekilde başka konularda müzakere edilebileceğini ifade eden Talat, Türkiye’nin veren, KKTC’nin de ihtiyacı olan taraf olduğunu bilerek, hareket edip, elde edilebileceğin azamisi için çalışıldığını söyledi.

“Maaş kesintisini SMS haber paketinden öğrendik”

CTP-BG Genel Başkanı Mehmet Ali Talat, devletin cari giderlerini kendi gelirleriyle ödediğini ifade ederek ödeme zorluğu yaşandığını da hatırlattı.

Üç- beş gün gecikmeye tahammülü olmayanlarla onur mücadelesi verilmesinin zor olduğuna işaret eden Talat, kamu maaşlarının iki defada ödenmesiyle ilgili kararı kendilerinin de SMS haber paketinden öğrendiğini belirtti.

Talat, konunun Bakanlar Kurulu’nda görüşüldüğünü ancak UBP Genel Başkanı’nın hükümeti bozmaya karar verdiği için bundan habersiz gibi davrandığını, ancak UBP’li bakanların bundan haberi olduğunu belirtti.

Kendilerinin de Merkez Yönetim Kurulu toplantısında olduğu sırada telefonlarına gelen haber mesajıyla kamu maaşlarının gecikmeli olacağını öğrendiklerini söyleyen Talat, neden haberleri olmadığıyla ilgili kendilerinin de öfkelendiğini belirtti.

“Hüseyin Bey beni geçiştirdi”

“Haberiniz olsaydı engeller miydiniz?” sorusuna karşılık Talat, “Başka yolu yok mu, diye sorardık?” dedi.

Mecliste, UBP grup toplantısı olduğunu, bu kararla ilgili tepkiler bulunduğunu haber bültenlerinden öğrendiğini ifade eden Talat, hemen UBP Genel Başkanı’nı aradığını ve bir gün sonra buluştuklarını belirtti.

Mehmet Ali Talat, Hüseyin Özgürgün ile aralarında geçen diyaloğu şöyle aktardı:

“Başbakan tabii ki size haber vermeliydi ama bakanlarınıza bildirmiş dedim. O da bakanlarından haberi olmadığını söyledi. Doğru-yalan bilmem. UBP ve CTP’li bakanlar toplanarak, iletişim sorunlarını konuşalım önerisini getirdim. O da, o gün için gündeminin yoğun olduğunu belirtti ve pazartesi günü için anlaştık. Pazar günü beni arayıp saati anlaşacaktık. Meğer öyle olmadı, törenle çekilme kararı aldılar. Demek ki, önceden hepsi planlıydı. Hüseyin Bey beni geçiştirdi. Buna üzüldüm.”

“Baskıyla karşılaşırsak buna direniriz”

“Ülkeler arası görüşmeler, zaman zaman halkla paylaşılmalı mı yoksa bunun başka bir prosedürü mü vardır? Baskı altındayız, bu işi yürütemiyoruz deyip, durumu halkla paylaşmak doğru değil mi?” sorusuna karşılık Talat, “Baskı altına alınırsak veya karşılaşırsak buna direniriz. Niye açıklayıp istifa edelim. Burası bizim memleketimiz. Türkiye bir konuda ısrar ediyor diye, istifa mı var? Böyle bir şey olmaz. Ne olur? Maaşları yarıya düşürürüm. Olanla geçinirim. Geç ödenmenin sebebini Maliye Bakanımız anlattı” dedi.

Direniş bitmeden, sonuçlanmadan halka anlatılamayacağını ifade eden Talat, “Türkiye bize baskı yapıyor, hemen bunu kabul etmeliyiz?” denilirse, karşı taraf rencide olacağından, daha da sertleşeceğini söyledi.

 “Yargı, Türkiye’nin önerilerine tepki gösterdi”

Mali protokolü, Devlet Planlama Örgütü’nün (DPÖ) hazırladığı orta vadeli Ekonomik Kalkınma Programı zemininde yürüttüklerini ifade eden CTP-BG Genel Başkanı Mehmet Ali Talat, bu çerçevede protokolün Türkiye ile müzakere edildiğini söyledi.

Talat, Türkiye’nin istediklerini ve kendilerinin de kabul edebileceklerinin metin haline getirildiğini ifade ederek, mali protokol formatına sokup, önerdiklerini belirtti.

Başbakanın metni imzalayıp Türkiye’ye gönderdiğini doğrulayan Talat, oradaki fikirlerin müzakereyle oluşmuş fikirler olduğunu söyledi.

Talat, metinde yargı sistemimizin itiraz ettiği konuların olmadığına işaret ederek, Türkiye’den gelen önerilere karşı Yüksek Adliye Kurulu’nca hazırlanan şekliyle protokolün Türkiye’ye gönderildiğini belirtti.

Ülkemizdeki yargı yetkililerinin Türkiye’nin önerilerine tepki gösterdiğinin altını çizen Talat, protokolün içerisinde çok tartışılan elektrik konusunun olmadığını, telekomünikasyonun olduğunu ifade etti.

DPÖ… “İhanet olarak yorumlanacak söylemlere gerek yok”

Protokolde, Devlet Planlama Örgütü’nün lağvedilmesi konusunun ciddi pürüz olduğunu belirten Talat, örgütün fonksiyonlarının devletin başka bir kurumuna aktarılması ve ortadan kaldırılmasının konuşulduğu iddiasıyla ilgili, bir bilgisi olmadığını söyledi.

Mehmet Ali Talat, DPÖ’nün kapatılması konusunun tartışılmadığını ifade ederek, kendisinin konuyla ilgili sürekli bilgi aldığını ancak protokolde böyle bir öneri olduğuyla ilgili uyarıda bulunulmadığını belirtti.

Metnin kendisine gönderildiğini ve kendine göre en önemli noktalar olan elektrik, yargı, telekomünikasyona baktığını, DPÖ’nün başka bir yerde bir bölüm olduğunu ve ona bakmadığını söyleyen Talat, feveran edecek, ihanet olarak yorumlanacak söylemlere gerek olmadığını ifade etti.

Talat, başbakanın (Ömer Kalyoncu) kendilerinin DPÖ ile ilgili uyarıları üzerine kapatılmasının çıkarılarak, yeniden yapılandırılması önerisinde bulunduğunu söyledi.

İstihdam tartışmaları

Genel Başkan Talat, “Hiçbir yolsuzluğa kimseyi bulaştırtmadık (bundan önce bulaşıldık anlamında söylemiyorum), şaibe yaratacak hiçbir şeye izin vermedik” dedi.

Hükümet bozulduktan sonra İhtiyat Sandığı’na yapılan istihdamın eleştirilmesiyle ilgili Talat, her şeyin UBP’nin bilgisi dahilinde, usule uygun şekilde yapıldığını belirtti.

Talat, söz konusu istihdamların münhalle yapıldığını ifade ederek, iki kuruma ikişer engelli istihdamı yapıldığını, bunu öğrendiklerinde münhal ilan edilmediği için durdurduklarını söyledi.

Engelli istihdamı yapılacaksa fırsat eşitliği yaratılması için münhal açılması önerisinde bulunduklarını ifade eden Talat, aynı durumun Lefke Avrupa Üniversitesi’ne de yapıldığını belirtti. Talat, LAÜ’nün de münhal ilan ederek, istihdam yaptığını söyledi.

“Hükümet programında öngörülen zamanlamaya uyamadık”

Hükümete gelirken “adil olacağız” sözü verdiklerinin altını çizen Talat, partinin başına dönerken de adaletin her şeyin üstünde olduğunu söylediğini hatırlattı.

CTP-BG Genel Başkanı Mehmet Ali Talat, “camileri yık ama adaleti yıkma” sözünün önemine ve doğruluğuna işaret ederek, adil davranmayı hükümet programına da koyduklarını belirtti.

İstihdamda uygulanacak asgari kuralları belirlediklerini ve yasa hazırladıklarını ifade eden Talat, söylediklerini yapmak için büyük gayret gösterdiklerini söyledi. Talat, “Hükümet programında öngörülen zamanlamaya uyamadık. Özeleştiri yapıp, gerekçeleri söylüyoruz” dedi.

Hükümetin ciddi kriz olmadan birden bire bitmesinin, yasaları tamamlama açısından sıkıntı yarattığını ifade eden Talat, YÖDAK Yasası, Su Kurumu Yasası, KIB-TEK’in Özelleştirilmesi Yasası, İstihdamda Asgari Koşullar Yasası’nın hazır olduğunu, kamu reformunun da bitmek üzere olduğunu belirtti.

“Bu bizim başarımızdır”

UBP’nin hükümete gelir gelmez istihdamlar konusunda CTP’yi eleştirmesine anlam veremediğini, bunu yadırgadığını söyleyen Talat, iddiaların yersiz olduğunun da ortaya çıktığını belirtti.

Talat, “güneş balçıkla sıvanamaz” diyerek UBP’nin ‘istihdamı onlar istedi, biz engelledik’ iddiasıyla ilgili fazla konuşmak istemediğini söyledi. Aslında istihdamı UBP’nin istediğini, hükümetteyken istihdam yapmanın UBP’nin doğasında olduğunu belirten Talat, yeni müşavir yaratılmaması önerisinin de kendilerine ait olduğunu ifade etti. Talat, hükümet programına bunu yazdıklarının altını çizerek “Bu bizim başarımızdır” dedi.

“Girne’yi katleden Eroğlu’dur ama onun adı hiç geçmez”

Girne Emirnamesi kapsamında 10 kat sınırının 7 kata düşürüldüğünü ifade eden CTP-BG Genel Başkanı Mehmet Ali Talat, mimar mühendisler, müteahhitler, şehir plancılarının görüşlerinin uyuşmasının zaman aldığını belirtti.

Talat, emirname yayınlanmadan hükümet bitseydi, İçişleri Bakanı Asım Akansoy’un “çalıştık ama yapamadık” diyerek hayıflanmasının doğru olacağını örnek gösterdi.

Talat, emirnamenin önce sınırsız, daha sonra 10 katla sınırlı olmasının sorumlusunun UBP Genel Başkanları Derviş Eroğlu ve İrsen Küçük olduğunu söyledi. Eroğlu’nun hükümetini kurar kurmaz ilk yaptığı işin Girne emirnamesi olduğunu ifade eden Talat, “Girne’yi katleden Eroğlu’dur ama onun adı hiç geçmez. Şimdi herkes şikayet eder ama sebebi Eroğlu Hükümeti’dir… Bizim dönemimizde biraz rahatlatıldı… İmar planıyla daha rahat hale gelecek” dedi.

Girne’de çok katlı apartmanlar yapılsa bile kullanım alanlarını küçülterek, aynı miktarı bir miktar da yeşil alan kazandırarak yapmak gerektiğini ifade eden Talat, İmar Planı’nın çok önemli olduğunu, yeni hükümetin bu çalışmayı tamamlamasını ümit etti.

Talat, prensipte çok katlı binalara karşı olmadığını ancak altyapının çok önemli olduğunu vurguladı.

“Vefa önemli”

Parti başkanlığı görevine geldikten sonra “Durduk yere, dertsiz başımı derde soktum” deyip demediğinin sorulması üzerine Talat, “Demedim desen yalan olur” yanıtını verdi.

Talat, hayatta ve siyasette vefaya çok önem verdiğini belirterek, partide ‘eski’ unvanı olan bazı isimlerin yapıcı olmayan eleştirilerine tepki gösterdi.

Göreve geldikten sonra partililerin birbirine olan eleştirilerinin azaldığını, çatışmalarının küllendiğini ifade eden Talat, hükümette oldukları için partiye gereken zamanı veremediklerini ancak bundan sonra partiye ağırlık vereceklerini söyledi.

“Mukadder olan erken seçim”

Şimdiki hükümetin azınlık olduğunu ifade eden Talat, hükümetin belli bir yere kadar gidebileceğini ancak mukadder olanın erken seçim olduğunu vurguladı.

Yeni kurulan hükümetin de müzakereleri etkileyeceği düşüncesinde olduğunu söyleyen Talat, hükümetin cumhurbaşkanı ve ekibine bilgi vermek zorunda olduğunu, UBP-DP Hükümeti’nin bunu yapıp yapmayacakları konusunda endişeleri olduğunu belirtti.

Tüzük Kurultayı mayısta

CTP-BG Genel Başkanı Mehmet Ali Talat, partinin Tüzük Kurultayı’nın gelecek hafta Parti Meclisi’nde görüşüleceğini ifade ederek, mayıs ayında yapılmasının öngörüldüğünü belirtti.

Kadın örgütünün önerisini değerlendirip, son şekli verildikten sonra tüzük kurultayına gidileceğini ifade eden Talat, söz konusu kurultayın hükümetteki gelişmeler nedeniyle ertelendiğini söyledi.

Talat, Tüzük Kurultayı’ndan sonra da kasım ayında Parti Kurultayı’nın yapılacağını ifade ederek, o zamana kadar adaylığı konusunda karar vereceğini belirtti.

Partiye hakaret eden disipline…

Partideki disiplin soruşturmaları konusunda iki dosya bulunduğunu söyleyen Talat, Parti Meclisi kararıyla eski dosyaların yeniden açıldığını ifade etti. Talat, parti içi meselelerini ulu orta konuşan, partiye hakaret eden insanları disiplin kuruluna verme niyetleri olduğunu belirtti.

“HP’nin Eroğlu ile siyasetleri örtüşüyor”

Kudret Özersay başkanlığındaki Halkın Partisi’nin görüşlerinin ne olduğuna bakılması gerektiğini söyleyen Talat, partilerin bir şekilde kendilerini konumlandırdığını belirtti.

Talat, kendisi için bir partinin Kıbrıs sorunundaki duruşunun önemli olduğunu ifade etti. Talat, “Halkın Partisi’nin, Kıbrıs sorununu beş yıl boyunca çıkmaza sokan Sayın Eroğlu ile siyasetleri örtüşüyor” dedi.

Eroğlu’nun Kıbrıs sorunuyla ilgilenmediğini söyleyen Talat, “Hepsiyle Özersay ilgilendi. Beş sene Kıbrıs sorununu sürüncemede tutan kişidir. Kıbrıs sorununda böylesine bir siyaseti olan Halkın Partisi’ne vatandaşın da ilgisi o yönde olmalı” dedi.

Siyasete olan güvensizlik nedeniyle Halkın Partisi’ne rağbet olduğunun doğru olduğunu ifade eden Talat, politikalar vatandaşın önünde tartışıldıkça vatandaşın tavır takınacağını söyledi.

Kıbrıs

Bu haber toplam 706 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.