1. HABERLER

  2. KIBRIS

  3. MAKARNALI EYLEMDE ÖĞRENCİLER KONUŞTU!
MAKARNALI EYLEMDE ÖĞRENCİLER KONUŞTU!

MAKARNALI EYLEMDE ÖĞRENCİLER KONUŞTU!

MAKARNALI EYLEMDE ÖĞRENCİLER KONUŞTU!

A+A-

Avrupa’da öğrenim gören ve Avrupa Kıbrıslı Öğrenciler Platformu çatısı altında toplanan gençler var olan burs tüzüğünde gerekli düzenlemelerin yapılarak kendilerine de burs hakkı verilmesi talebiyle Başbakanlık önünde eylem yaptı.

 

BAŞBAKANLIK ÖNÜNDE MAKARNA PİŞİRDİLER

Avrupa’da öğrenim gören öğrenciler, burs tüzüğünde gerekli düzenlemelerin yapılarak kendilerine de burs hakkı verilmesi talebiyle Başbakanlık önünde eylem yaptı. KKTC’de ve Türkiye’de eğitim gören öğrenciler gibi burs almak istediklerini belirten gençler, Başbakanlık önünde makarna pişirerek ay sonlarında yaşadıkları ekonomik sıkıntıya işaret ettiler.

BAŞBAKANLA GÖRÜŞEMEDİLER

Davul ve trampet eşliğinde sloganlar atarak ve “3. Ülkelerin 3. Çocuklarıyız” yazılı pankartla, Başbakanlık önüne giden Avrupa Kıbrıslı Öğrenciler Platformu, Başbakan’la görüşmek istediler ancak Başbakanlık Müsteşarı ile görüşebildiler. Görüşme sonrasında öğrenciler adına konuşma yapan Kamil İpçiler, Müsteşarla görüşmelerinde somut bir sonuç alamadıklarını kaydederek, mücadeleden vazgeçmeyeceklerini vurguladı.

Rana SARRO

Avrupa’da öğrenim gören ve Avrupa Kıbrıslı Öğrenciler Platformu çatısı altında toplanan gençler var olan burs tüzüğünde gerekli düzenlemelerin yapılarak kendilerine de burs hakkı verilmesi talebiyle Başbakanlık önünde eylem yaptı.

KKTC’de ve Türkiye’de eğitim gören öğrenciler gibi burs almak istediğini kaydeden gençler eylem sırasında makarna pişirerek ay sonlarında yaşadıkları ekonomik sıkıntıya işaret etti.

Gençler Başbakanla görüşmek istedi ancak Başbakan Özkan Yorgancıoğlu’nun programı dâhilinde başka bir yerde olması nedeniyle, Avrupa Kıbrıslı Öğrenciler Platformu adına oluşturulan temsili grup Başbakanlık Müsteşarı Ömer Aydın Köseoğlu ile görüştü.

Görüşme sonrasında öğrenciler adına konuşma yapan Kamil İpçiler, burs tüzüğü konusundaki gelişmeleri yakından takip edeceklerini ve mücadeleden vazgeçmeyeceklerini vurguladı. Eylem olaysız şekilde sonlandı.

BAŞBAKANLIĞA YÜRÜDÜLER

Avrupa Kıbrıslı Öğrenciler Platformu, bugün Mehmet Akif Caddesi olarak bilinen Dereboyu’nda toplanarak Başbakanlığa yürüdü.

Öğle saatlerinde “Pronto Çemberi” olarak bilinen yerde toplanan öğrenciler yürüyüş esnasında “3. Ülkelerin 3. Çocuklarıyız” yazılı büyük bir pankart açtı.

MAKARNA PİŞİRDİLER

Davul ve trampet eşliğinde sloganlar atarak Başbakanlığa gelen Avrupa Kıbrıslı Öğrenciler Platformu, burada “Müşteri Değil Öğrenciyiz”, “Parasız, Bilimsel, Demokratik Eğitim”, “Susma Haykır Burssuzluğa Hayır” gibi sloganlar attı.

Eylemde, “TL Gibisin Hükmet Sürekli Değerin Düşüyor” “Burssuzluğun Ustasıyım Makarnanın Hastasıyım” gibi pankartlar da açıldı. Bu arada öğrenciler küçük bir tüpte makarna pişirdi ve her ayın sonunda ekonomik sıkıntı çektiklerini söyledi.

Milli Eğitim Bakanı’nı temsilen “Noel Baba” kıyafeti giyen bir öğrenci ise kısa bir skeç yaptı. Skeçte, Noel Baba’nın torbasının gereksiz yerlere harcama yapılması nedeniyle boş olduğu anlatıldı.

GÖKÇEBEL İLE ÇELER’DEN DESTEK

Kıbrıs Türk Orta Eğitim Öğretmenler Sendikası (KTOEÖS) Başkanı Tahir Gökçebel ile Toplumcu Demokrasi Partisi (TDP) Girne Milletvekili Zeki Çeler de öğrencilerin eylemine katılarak destek verdi.

Öğrencilerin eylemine destek vermek amacıyla, önce Pizza Pronto Çemberi’nde ardından da eylemcilerle birlikte yürüyerek, Başbakanlık binası önüne gelen Toplumcu Demokrasi Partisi (TDP) Milletvekili Zeki Çeler, gerçekleştirilen eylemle ilgili gazetemize şöyle konuştu:

ZEKİ ÇELER: BU ÜLKEDE GELECEĞE YATIRIM YOK

“Bu ülkede gençlerin Türkiye’de okumalarını tehlike olarak gören bir toplum yönetmenliği vardır. Bugüne kadar bu ülkede gençlerin yurtdışına gidip de gözleri açılmasın diye engellemeye kalktılar. Gerek pasaportla giriş çıkışlarda sıkıntı yaratmalar ve burs verilmemesi gibi ellerinden geleni yaptılar. Bunları hatta tüzüklerle ve yasalarla da yasallaştırdılar. Bu gençler bugüne kadar hep kendi imkânlarıyla ailelerinin çabalarıyla eğitim imkanı kazandılar. KKTC’yi tanıtacakları ve sonsuza kadar yaşatacaklarını söyleyenlerin yönetiminde bir dönem yaşadık. Ama bakıldığında geleceklerini korumak için, bu ülkenin devamını sürdürebilmek için hiçbir yatırım yapmadılar. Geleceğe yatırım, gençlerimizi eğitmekle, eğitimlerine olanak sağlamakla olur.”

ERÇİN: “BİRÇOK HAKTAN VE EŞİTLİKTEN MAHRUMUZ”

Eylemde Avrupa Kıbrıslı Öğrenciler Platformu adına bir basın açıklaması okundu.

Platform adına hazırlanan açıklamayı okuyan Gülşen Erçin, anayasada yeri olmasına rağmen birçok haktan ve eşitlikten mahrum bırakıldıklarını savunarak sadece burs değil kendilerine sunulmayan alternatiflerin talebinde bulunmak için eylem yaptıklarını söyledi.

Avrupa Kıbrıslı Öğrenciler Platformu’nu sosyal medya üzerinde kurduklarını anlatan Erçin, dünyanın farklı ülkelerinde eğitim gören Kıbrıslı Türk öğrencilerin bu çatı altında toplandığını, maddi ve manevi sorunların hayatlarına etkisini ilk ağızdan anlatmak istediklerini kaydetti.

“EĞİTİM SİSTEMİ SİYASİ ARAÇ OLARAK KULLANILIYOR”

Adadaki eğitimin demokratiklikten, bilimsellikten ve fırsat eşitliğinden uzak olduğunu öne süren Erçin, “Bunların nedeni gelmiş geçmiş hükümetlerin eğitimi, eğitim sistemini, eğitimciyi ve öğrenciyi siyasi araç olarak kullanmasıdır” iddiasında bulundu.

Ülkedeki paralı üniversitelerin zorunlu hale geldiğini ve bunun eğitimin niteliğini tartışılır kıldığını savunan Gülşen Erçin, “Eğitimin sermaye ve tüccarlara bırakılması, vakıf üniversitelerine kaynağın sınırlandırılması bizi yurt dışında öğrenim görmeye zorunlu kılıyor” dedi.

“BİZLERE DE BURS HAKKI TANINSIN”

“Bursu sadece ‘çok fakire’ veya ‘çok başarılıya’ maddi kaynak olarak gören, sadaka olarak gören zihniyetler sosyal devletçilik oyununa, bu çabaya derhal son versin” diyen Erçin şunları da ekledi:

“Kalıcı ve sürdürülebilir tüzükler bazında hiçbir ayrıma uğramamış Türkiye’de ve Kıbrıs’ta öğrenim gören arkadaşlarımıza her yıl düzensiz ve sıkıntılı olsa da tanınan burs hakkının bizlere de sağlanmasını istiyoruz.”

“YURT DIŞINDAKİ EĞİTİMİN ÖNÜ AÇILMALI”

Gülşen Erçin, her bireyin yurt dışında, ailesinden bağımsız olarak eğitim hakkına sahip olabilmesinin önünün açılması gerektiğini de kaydederek, akademik hayatlarının sonunda ülkeye dönmek, bu yönde hayal kurmak istediklerini kaydetti.

BAŞBAKAN YORGANCIOĞLU İLE GÖRÜŞMEK İSTEDİLER

Basın açıklamasının ardından öğrenciler bir süre daha slogan attı. Daha sonra öğrencilerden oluşan bir heyet Başbakan Özkan Yorgancıoğlu ile görüşme talebinde bulundu.

Başbakanın bina dışında olması nedeniyle öğrenciler Başbakanlık Müsteşarı Ömer Aydın Köseoğlu ile görüştü. Başbakanlık Özel Kalem Müdürü Hüseyin Gürşan’ın da eşlik ettiği öğrenciler adına görüşme sonrasında açıklama yapıldı.

İPÇİLER: “SOMUT SONUÇ ALAMADIK”

Görüşme sonrasında açıklama yapan Kamil İpçiler, Müsteşarla görüşmelerinde somut bir sonuç alamadıklarını kaydetti. İpçiler, burs tüzüğü konusundaki gelişmeleri yakından takip edeceklerini ve mücadeleden vazgeçmeyeceklerini vurguladı.

İpçiler, burs sisteminde bazı değişiklikler yapılacağını, kredi sistemine geçilerek adaletsizliğin değil burs hakkının ortadan kaldırılacağını da öne sürdü.

Kamil İpçiler, Başbakana iletilmesi üzere Müsteşar Köseoğlu’na konuyla ilgili düşüncelerini aktardıklarını da kaydetti.

EYLEMCİ ÖĞRENCİLER NE DEDİ?

OĞUZ HAKSEVER:

Mağusa TMK’da okuyorum. Sonuçta gelecekte benim de hedefim İngiltere’de okumaktır. Yabancı dilde kaliteli ve iyi bir eğitim almak amacıyla hedefim İngiltere’ye gitmektir. Ama gelecekte tabi ki Kıbrıs’a dönüp orada aldığım eğitimin meyvelerini vermek istiyorum. Şöyle bir durum var, Avrupa Birliği bana burs verse de, bu devletin bir genci olarak devletimin da bana burs vermesini isterim. Türkiye’deki öğrencilere burs verilip bize verilmemesini sıkıntı olarak kabul ederiz.

BERKE DAĞLI:

Burs geleceğe dönük bir yatırımdır ve ben de bu haktan yararlanmak isterim. Avrupa’da okuyan öğrencilere burs verilmemesi tamamen bir adaletsizliktir. Türkiye’de okuyan öğrencilerin de burs sıkıntıları var. Onlara da destek veriyoruz. Ama üçüncü dünya ülkelerine burs verilememesi kabul edilir bir şey değildir. Bunun yasası ve tüzüğünün yapılması lazım.

İREM ÖZÇAY:

Biz de bu memleketin çocuğuyuz ve kesinlikle burada okuyan öğrencilerin bursları kesilsin gibi bir amacımız yoktur. Bizim amacımız ayrımcılık olmamasıdır. Ben bu yıl yurtdışında okumaya başladım. O öğrencilerden ne farkımız var da biz üvey evlat muamelesi görüyoruz, bu ülkede sayılmıyoruz. Yurtdışında eğitimi tamamladıktan sonra memleketime geri gelmek, memleketimde çalışmak ve güzel bir meslek sahibi olmak istiyorum.

HALİL USKURİ:

Anayasal hakkımızı almak için bugün toplandık. Daha önce facebook üzerinden 200’e yakın imza topladık ve tüm devlet protokolüne gönderdik. Ondan sonra isteklerimizi Meclis’e gönderdik henüz bir cevap alamadık. Bundan önceki eylemimiz makarna selfisiydi. Herkes makarna ile fotoğraf paylaşarak, ‘makarnaya talip olduk’ şeklinde bir mesaj vermiştik.

ŞENAY YÖNLÜER:

İskoçya’da okuyorum, 4’üncü sınıfım ve son senemdir. Burslar konusunda büyük bir haksızlık olduğunu düşürünüz. Neden burada ve Türkiye’de okuyan öğrencilere burs var da, üçüncü ülkelerde okuyan öğrenciler her zaman dışlanıyor? En azından bir eşitliğin olması gerektiğini düşünüyoruz.

GAYE İLDENİZ:

Bu konuda bir ayrımcılık olduğunu düşünüyorum. Önemli olan nerede eğitim görüldüğünün değil, bir öğrencinin okuma çabasının olup olmadığına bakılması gerektiğini ve böyle bir ayrımcılığın yapılmaması gerektiğini düşünüyorum.

MUSTAFA ÜNSAL:

Hakkımız olan bursu almak için sesimizi duyurmaya çalışıyoruz. Bugüne kadar sesimizi duyuramadık ve bir şeyler yapmaya çalışıyoruz. Türkiye’de okuyanlara burs verilir ama İngiltere’de okuyanlara burs verilmez. Aslında biraz garip bir durum, biz de hakkımız olduğunu düşünürüz. Sonuçta biz de hak ederiz.

EMEL KARAGÖZLÜ:

Eylemimizin asıl amacı, öğrenciler arasındaki eşitsizliği ortaya çıkarmak ve gasp edilen haklarımızı devletten sorgulamaktır. Kıbrıslı öğrenciler arasında var olan, 21’inci yüzyılda utanç olarak nitelendirebileceğimiz bir eşitsizlik gözlemledik. Ve artık bu eşitsizliğe bir ‘dur’ demeye karar verdik. Bugün de bu eylemimizle gerek halkımıza gerekse de devletimize ne kadar ciddi olduğumuzu göstereceğiz. Hakkımız olan bu bursumuzun da alana kadar peşine düşeceğiz.

ZEHRA ÜSTÜNER:

Biz üçüncü dünya ülkesinde okuyan öğrenciler olarak, hakkımız olan burs için mücadele veririz. Ve ümit ederiz ki bu hakkımızı alacağız. Sonuçta biz de bu ülkenin insanlarıyız ve Anayasa’mızda maddi açıdan okumakta zorlanan öğrencilerin burs alması Anayasal bir haktır. Türkiye’de okuyanların burs hakkıysa, bizim de hakkımızdır.

İPEK İBRETLER:

Bu ülkenin gençleri olarak, bu ülkenin öteki gençlerinden ayrı tutulmak istemiyoruz, eşit olmak istiyoruz. Ve sırf başka bir ülkede okuyoruz diye, bizi kapsamayan tüzükten rahatsızız. Hakkımızı isteriz.

HÜSEYİN GAZİ:

Mesela ben İngiltere’de okuyorum. İngiltere’de okurken tabi ki de maddi zorluklar çekiyoruz ve devlet bize hiçbir şekilde destek olmuyor. Biz de bu yapılan eşitsizliğe ve ayrımcılığa karşı bugün buradayız ve hakkımızı arıyoruz. Umutluyuz, gerçi bu hükümetten ne kadar umutlu olabilirsek ama yine de hakkımızı sonuna kadar arayacağız.

ADA DİREN KURT:

Ben lise öğrencisiyim. Bugün bu arkadaşların başına gelen haksızlık yarın mutlaka bizim de başımıza gelebilir diye onlarla beraber direnmek için geldik. Başarılı olacağına inanırız. Avrupa’da benim için bir seçenektir ama okumayacak olsam da arkadaşlarıma destek vermemin doğru olacağını düşünüyorum.

ARDA CAN ERTAY:

İngiltere’de okuyan öğrencilere burs verilmemesi haksızlık ve buraya sesimizi duyurmaya geldik. Ben Londra’da okuyorum. Londra’da daha da pahalıdır maalesef ama Türkiye’de okuma bedeli daha ucuz olmasına rağmen burs verirler, bize vermezler.

ZARİF BEYAZBAYRAM:

Nasıl ki burada ve Türkiye’de okuyanlara burs veriliyorsa, Türkiye’de okuyanlara da burs verilebilir. Çünkü biz de bu ülkenin vatandaşıyız ve sonuçta okulu bitirdikten sonra yine bu ülkeye geleceğiz. Dolayısıyla ayrımcılık yapmamaları ve eşit davranmaları gerekir.

ŞADİYE IŞISAL:

Dünyanın üçüncü ülkelerinde okumak hiçbir zaman bir ayrıcalık olmamıştır. Çünkü biz İngiltere ve Avrupa’ya gidebilmek için çok zorlu sınavlardan geçmekteyiz. Türkiye’de okuyan öğrenciler gibi, bizim de eğitimde sorun ve sıkıntılarımız olmuştur. Bu da zaten en çok kolej düzeninin değişmesiyle gündeme gelmiştir. Kolejin asıl amacının Avrupa’ya öğrenci göndermesi olduğunu bu noktada asla unutmamalıyız. Neredeyse en iyi lise olarak bilinen TMK’nın amacının, daha iyi yerlere gidebilmesi için bizim burslarla desteklenmemiz gerekmektedir. Bizim ailelerimiz, bizi çok iyi yerlerde okutabilmek için birçok şeyden fedakârlık yapmaktadır. Bunun karşılığında burslarda ayrımcılık yapılması bizim için çok büyük bir hayal kırıklığıdır.

ARAL ZAİM:

İnsanların hakkı olan bursları almak için böyle toplanması veya eylemler yapmasının gerekmemesi, hakkı olan bursları yalvarmadan alması gerektiğini düşünüyorum.

EZGİ ÖZYİĞİT:

Anavatan- yavruvatan ideolojisinde, öğrenciler Türkiye’de okumaya teşvik edilir. Bizim de hakkımızdır. Bunun için yalvarmamız gerekmez.

SU TAŞKIN:

Burs bizim de hakkımızdır. Arkadaşların dediği gibi çifte standart uygulanır. Ben buna karşıyım. Lise öğrencisiyim, arkadaşlarıma sonuna kadar destek veriyorum ve ben de Avrupa’da okumayı düşünüyorum.

Detay

Bu haber toplam 762 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.