1. HABERLER

  2. KIBRIS

  3. MARAŞ VE DERİNYA KONUSUNDA GÖRÜŞLER FARKLI!
MARAŞ VE DERİNYA KONUSUNDA GÖRÜŞLER FARKLI!

MARAŞ VE DERİNYA KONUSUNDA GÖRÜŞLER FARKLI!

Mağusa’nın eski ve yeni belediye başkanları ile vatandaşlar, Maraş ve Derinya konusunda farklı görüşlere sahip.

A+A-

Hüseyin Çiçek

Müzakereciler arasdında Derinya sınır kapısının açılması konusunda uzlaşı sağlanırken, Gazimağusa’daki vatandaşların önemli bir kısmı da bunun faydalı olacağını düşünüyor. Ancak; Maraş’ın açılması konusundaki düşünceler farklı. Bazıları, Maraş’ın bütünlüklü çözümün bir parçası olduğunu düşünüyor, bazıları, gerekli onarım işlemlerinin başlatılması gerektiğini savunuyor.

Gazimağusa’nın eski Belediye Başkanı Oktay Kayalp, Maraş’ta uzmanlar heyetinin çalışması konusunda sözde Rum Belediye başkanı Aleksis Galanos ile anlaşma yaptıklarını belirtirken, şimdiki Başkan İsmail Arter, bu sorunun Mağusa halkının isteği ile çözülebilecek bir sorun olmadığını belirtiyor.
Sözde Maraş Belediye Başkanı Aleksis Galanos’un, ‘Mağusa’daki Kıbrıslı Türkler üstü açık cezaevinde yaşıyor’ şeklindeki sözlerine bazı vatandaşlar sert tepki gösterirken bazıları destek verdi.

Arter: "Maraş müzakerelerde çözülecek"

Gazimağusa Belediye Başkanı İsmail Arter, Alexsis Galanos’un Kıbrıslı Türklerle ilgili söylediği sözleri yakışıksız bulduğunu belirterek, “Alexsis Galanos’un Türklerin hisleri ile ilgili açıklama yapma hakkı yoktur” dedi. Kapalı Maraş’ın açılmasının müzakere masasında çözülmesi gerektiğini söyleyen Arter, bu sorunun Mağusa halkının isteği ile çözülebilecek bir sorun olmadığını ifade etti.

Derinya sınır kapısının açılması halinde ekonomiye bir katkısı olacağı düşüncesi ile gerek sivil toplum örgütleri gerekse Gazimağusa halkının kapının açılmasına destek vererek eyleme katıldıklarını belirten Arter, aynı zamanda Güney’de de bu yönde bir destek olduğunu ancak Kıbrıslı Rumların kapının açılmasından öte murat ettiği başka şeyler olduğunun da anlaşıldığını söyledi. Kıbrıslı Rumların o günkü eylemde “Kapalı Maraş’taki evlerine geri dönmek istediklerini de vurguladıklarını anımsatan Arter,  barış ve çözümün ancak müzakere masasında gerçekleşebileceğini ve çözümün kolay olması halinde 41 yıl içerisinde çoktan çözülmüş olabileceğini savundu.

Kayalp: "Mağusa’nın gelişebilecek tek noktası Mağusa-Lefkoşa anayoludur”

Gazimağusa’nın eski belediye başkanı Oktay Kayalp de Gazimağusa’nın bir bölümünün kapalı ve kullanılamaz olmasının gelişime engel olduğunu savundu. Kayalp, Gazimağusa’nın dört bir yandan kapalı alanlar ile çevrili olduğunu söyledi. Buna örnek olarak kullanılamayan 4 kilometrelik kıyı şeridinin, 6-7 kilometrelik kapalı Maraş ve İngiliz üsleri bölgesinin ve sit alan olan Salamis Antik kentin olduğunu söyleyen Kayalp, bu bağlamda şu an itibarı ile Gazimağusa’nın gelişime açık olan tek bölgesinin Gazimağusa-Lefkoşa anayolu  olduğunu söyledi. Gazimağusa’nın kendi içerisinde sıkıştığını söyleyen Kayalp, çözüm halinde bu kapalı bölgelerinde kullanılmaya başlaması ile Gazimağusa’nın ekonomik gelişim alanlarının genişleyeceğini belirtti. Oktay Kayalp, Alexsis Galanos’un açıklamaları içerisindeki en önemli noktanın, “Bütünlüklü çözüm sağlanana kadar ortak ekiplerin Kapalı Maraş’ta teknik çalışmalara başlaması gerektiği yönündeki açıklamalarının olduğunu ve bu yönde de belediye başkanlığı döneminde Alexsis Galanos ile ortak bir belgeye imza koyduklarını ifade etti.

Vatandaşlardan farklı görüşler

Konu ile ilgili Diyalog’a konuşan vatandaşlardan da farklı görüşler geldi, kimisi Galanos’un açıklamalarını doğru bulurken kimi vatandaşlar ise Galanos’un yorumunun yanlış olduğunu savundu.

Vatandaş ne dedi?

Ali Gök: Bence Sözde Maraş Belediye başkanı doğruyu söylüyor, gidebildiğimiz bölge neredeyse yok, hapiste gibiyiz. Kapalı Maraş ve Derinya açılırsa esnafın işleri de canlanır.
Tevfik Aydın: Bence Gazimağusa şu anda yarı açık cezaevi gibi, Alexsis Galanos doğru söylemiş. Kapalı Maraş’ın bir an önce açılması gerekiyor, zaten bu kadar uzun bir süre de kapalı kalmaması lazımdı.

Ali Acar: Maraş’ın sözde belediye başkanının söylemiş olduğu Gazimağusalı Türkler açık hava hapishanesinde cümlesini uygun bulmuyorum. Sayın sözde başkan acaba Gazimağusa’ya kaç defa gelip Mağusayı görüp halkın refah içerisinde yaşadığını gördü? Onların kendi medyası da bu açıklamaları gündeme getirmeden önce bizim fikirlerimizi nasıl almadan böyle bir yazı yazabilir. Kapalı Maraş’ın açılması her iki taraf için de tabiki güzel olur ancak sayın sözde belediye başkanının sözleri kesinlikle yanlıştır, biz açık hava hapishanesinde değiliz.

Erkan İpekçioğlu: Genel olarak sadece Mağusa değil, tüm Kıbrıslı Türkler olarak ambargoyu yaşantının her alanında hissediyoruz. Kaldırılacak her sınır kapısı bizi bu anlamda dünyaya daha da yakınlaştıracak bu da bizim Kıbrıslı Rumlardan barışı daha çok istememizin en büyük sebebidir.

Aziz Özhuy: Cumhuriyetimiz 1983 yılında kurulmuştur. Biz bu vatanın her toprağında Türkiye’nin garantörlüğü sayesinde hür bağımsız huzur içinde yaşamaktayız, Adil kalıcı eşit bir şekilde yaşamımızı sürdürmekteyiz. Dolayısı ile Güney Kıbrıs idaresinin veya her hangi bir yöneticisinin yaptığı açıklamalar bizi hiçbir şekilde temsil etmemektedir.

Ramadan Sanıvar: Cezaevi gibi değil ancak Maraş’ın açılması her iki toplum içinde faydalı olacak. Şöyle ki gerek istihdam gerekse turizm ve ekonomik anlamda kalkınma yaşanacak. Tıpkı eski günlerdeki gibi Mağusa ve Maraş’a  her yıl milyonlarca turist yağacak. Bakınız Agia Napa. Çok eski yıllarda küçük bir balıkçı köyü idi şimdi dünyada sayılı eğlence merkezlerinden biri. Güney Kıbrıs’ın adeta kalbi. Mağusa ambargolar yüzünden yeterince ses çıkaramayan bir ilçe. Dolayısıyla başta Mağusalılar  ve tüm adalılar açısından Maraş  altın değerinde.

Süleyman Rebge: Galanos'a katılıyorum çünkü biz Mağusalılar olarak kapalı Maraş'ın kapatılmasından sonra turizmimizi kaybettik. Ayrıca deniz şehri olmamıza rağmen deniz ile iç içe yaşayamıyoruz, eskiden adanın en değerli yeri  olmasına rağmen şimdi Maraş  tellerle örgülü ve  en değersiz yerlerden biri  haline geldi. Maraş’ın açılmasıyla belki hemen bu sorunlar çözülmez fakat bu bir ilk adım olur ve şu anki durumdan çok daha iyi olacağı kesin.

Mehmet Yılkan: Galanos’un cümlesi kesinlikle yanlış bir cümle, biz kendimizi hapiste hissetmiyoruz. Derinya sınır kapısınının açılmasının gerekli olduğunu düşünüyorum ancak kullanılan cümle gerçekten çok yanlış.

Mustafa Kahveci: Ben şahsen kendimi hapishanede gibi hissetmiyorum, ancak Derinya kapısının açılması çok iyi olacaktır, esnaf olarak bizim işlerimizde de bir canlanma olacaktır. Kapalı Maraş’ın da açılması yeni iş imkanları sağlayacaktır.

Yusuf Adalıer: Bence Galanos’un dediği lafı algılama kişiden kişiye değişir, ancak Derinya kapısı ve akabinde Kapalı Maraş bölgesinin açılması her iki toplumun da yararına olur. Şu anda atıl vaziyette duran bir Kapalı Maraş’ın kimseye faydası olmaz.

Serdar Özcan: Ben kesinlikle kendimi hapishanede gibi hissetmiyorum, yaşadığım coğrafya ve yönetim bu psikolojiyi bana hissettirmiyor. Ama turizm ve ekonomiye getirisi anlamında Maraş ve sınır kapılarının açılmasını faydalı buluyorum. Türk kesiminde yaşayan halkın diğer tarafa gidip gelmesinin diğer tarafa menfaat sağlayacağını düşünmüyorum. Türk toplumu ken di içinde kendi yağında kavrulmasını öğrenmiş ve yetişmesini bilen bir topluluktur. Ne kültürel anlamda ne de sosyal anlamda bize çok fazla artı sağlayacağını düşünmüyorum, bir esnaf gözü ile sözümün özü ambargolar olmayan Rum tarafından buraya geliş gidiş rahatlığı artışında fazla bir değişiklik olmayacaktır olursa da hoş görü barış ve refah içerisinde yaşamın devamı temennimizdir.

Yılmaz Parlan: Galanos’un açıklaması tamamen doğrudur. Maraş şu anda tutsak bir durumdadır, bu tutsaklık ta Mağusa’yı etkilemektedir. Mağusa’nın bu tutsaklık ve bu ayıptan tamamen kurtulması gerekiyor, kapalı Maraş’ın bir an önce açılıp yasal sahiplerine iade edilmesi gerekmektedir. Kapalı Maraş bir insan hakları konusudur, saygı gösterilirse bu sorun çözülür, hatta Kıbrıs meselesinin de bir insan hakkı konusu olduğunu düşünüyorum, saygı ile Kıbrıs sorununun da kolaylıkla çözülebileceğine inanıyorum. Derinya kapısının açılması barışa doğru açılmış olan bir fırsat penceresi olacaktır. Hem sosyal hem politik hem de kültürel ilişkilerin geliştirilmesinde bu kapının açılması rol oynayacaktır. Aynı zamanda bölünmüş durumda olan kentin yeniden bütünleşmesi bu kapının açılması sayesinde sağlanacaktır ve şu an ticaretten kopmuş olan esnafın da yeniden motive olması bu kapının açılması sayesinde sağlanacaktır.

Hüseyin Akterzi: Galanos’un söyledikleri beni çok fazla bağlamıyor, sur içi esnafı olarak benim söylemek istediğim Derinya kapısının mutlak suret ile açılması gerektiğidir. Derinya kapısının açılması ile beraber, sur içine 45 dakikada gelen sınırın öteki tarafındaki gerek yerli halk gerekse turistler, çarşımıza 10 dakika kadar kısa bir sürede ulaşabilecektir. Çarşımıza döviz akacak, bununla beraber eski eserlerimiz görülebilecektir. Tüm siyasi partiler Derinya sınır kapısının açılmasına destek verdiklerini söylediler, o halde sözlerini tutsunlar ve bu hapıyı bir an önce açık vaziyete getirsinler. Bizler sur içi esnafı olarak üzerimize düşen görevi yapar ve akabinde Derinya sınır kapısıda açılırsa sur içinin turizm cenneti olacağını iddia ediyorum. Siyasilere şu çağrıyı yapmak istiyorum, ya sözlerini tutup bu kapıyı açsınlar, ya da bizim elimizde değildir diyorlarsa derhal istifa etsinler. Bu kapı açıldıktan sonra yapılabilecek en güzel icraat Mağusa halkını deniz ile buluşturup, Palm Beach Plajından Boğaz’â kadar olan deniz sahilini düzenleyip insanların rahatça denize girmesini ve sahillerimizden Mağusalıların faydalanabilmesini sağlamaktır.

Serdar Atai: Galanos’un açıklamaları bizimde savunduğumuz tezdir, her sabah yanımızda ölü bir kent ile uyanmaya ve yaşamaya mecbur bırakılmış durumdayız. En büyük  turizm ve ekonomi potansiyelinin olduğu alan yıllardır kapalı, bütün yatırımlar nasıl olsa bir gün açılacak düşüncesi ile Maraş’a endekslenmişti. Ancak en büyük gelişim potansiyelinin olduğu yer teller altında, ben bu bağlamda sayın Alexsis Galanos’a katılıyorum.

Hakan Çoban: Hapishane belki biraz kaba bir terim olur ancak Mağusa’da yaşayan gençler olarak nereye baksak sınır görüyoruz. Düşünün ki 6 tane lisenin 5 tanesinde okuyan gençler her gün sınırları görsünler, nereye gitsek bir sınır, bu da gençler üzerinde psikolojik bir baskı yaratıyor. İlk başta da söylediğim gibi hapishane biraz kaba bir terim ancak 4 bir tarafımız çevrilmiş durumdadır diyebilirim.

Diyalog

Bu haber toplam 645 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.