1. HABERLER

  2. KIBRIS

  3. "MAYIS HEDEFİ ULAŞILABİLİR"
"MAYIS HEDEFİ ULAŞILABİLİR"

"MAYIS HEDEFİ ULAŞILABİLİR"

İADELER KONUSUNDA...

A+A-

"İADE KONUSUNDA BİR TAVAN UYGULAMASI KIBRIS TÜRK TARAFININ BEKLENTİSİ OLAN VE BM'NİN PARAMETRESİNE DÖNÜŞMÜŞ OLAN İKİ KESİMLİLİĞİ GÜVENCE ALTINA ALACAK OLAN YEGANE, EN ÖNEMLİ ENSTRÜMANLARDAN, ARAÇLARDAN BİRİSİDİR"

Eski müzakereci Kudret Özersay, Güney Kıbrıs'ta halkın mayısta sandık başına gideceğini hatırlatarak, Kıbrıs müzakerelerinde aralık ortalarına kadar kaydedilecek yolun süreçte belirleyici olacağını söyledi.

İlk defa 2002'de Kurucu Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş'ın müzakere heyetinde görev alan, 2010'da Cumhurbaşkanı Özel Temsilcisi, 2014'te ise Kıbrıs Türk tarafının müzakerecisi olarak 2015 seçimleri için cumhurbaşkanı adaylığını açıklayana kadar bu görevini sürdüren Doğu Akdeniz Üniversitesi öğretim üyesi Prof. Dr. Kudret Özersay, AA muhabirine Kıbrıs sorununun çözümü konusunda adada yürütülen müzakerelere ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı ile Rum Yönetimi Başkanı Nikos Anastasiadis arasında iyi diyaloğu ve güven artırıcı önlemler konusunda iki tarafın da sergilediği istekliliği mevcut müzakere sürecinin olumlu hususları olarak sıralayan Özersay, çözümün toplum tarafından anlaşılmasının ve benimsenmesinin sürecin iyi yönetilmesiyle yakından ilgili olduğunu belirtti.

Beklentilerle gerçekler arasındaki farkın giderilmesinin sürecin iyi yönetilmesine katkıda bulunacağına işaret eden Özersay, müzakere sürecinin de çözüm kadar önemli olduğunu vurguladı.

"En az çözüm anlaşması, ortaya çıkacak çözüm belgesi, kazanılacak haklar ve menfaatler kadar çözüm sürecinin nasıl yürütüldüğü de önemlidir" diyen Özersay, gerçek ile beklenti ve algıların arasındaki makasın açılmaması gerektiğini söyledi.

Sürecin doğru yönetilmesinin toplum psikolojisi açısından da önemli olduğunu vurgulayan Özersay, bunun ekonomi ve piyasalar üzerindeki olumsuzlukları da azaltacağına işaret etti.

Özersay, Türk tarafının süreci yönetmek açısından başlangıçtakinden çok daha iyi bir noktada olduğuna dikkati çekti.

Süreçle ilgili güven tesisinin olabildiğince çok bilgilendirmeden geçtiğini vurgulayan Özersay, düzenli ve doğru bilgilendirmenin Rum basınında çıkan spekülatif haberlerin de önünü keseceğini ifade etti.

"Müzakere sürecinde belli oranda bir gizlilik uygulanabilir ama topluma düzenli bilgi vermek lazım" diyen Özersay, süreçle ilgili verilecek bilginin toplumu ve piyasayı rahatlatacağına değindi. Özersay, bunun Rum tarafını rahatsız edecek, Rum tarafındaki algıyı provoke edecek açıklamalar yapılması anlamına gelmediğini kaydetti.

"İADELER KONUSUNDA TAVAN UYGULAMASI GEREKLİ"

Özersay, BM parametreleri çerçevesinde sarih bir mal ve nüfus yoğunluğu elde edilmesinde kriterlerin tek başına yeterli olmayacağına dikkati çekerek iade edilecek malların toplamına tavan sınırlaması getirilmesi gerektiğini söyledi.

Annan Planı'nda da benzer bir uygulamanın olduğunu hatırlatan Özersay, şöyle devam etti:

"Bu sınırlamayı koyarsanız ancak hem nüfus hem de özellikle taşınmaz mal mülkiyeti açısından sarih bir çoğunluğu elde etmeniz, onu garanti altına almanız mümkün olur. Öbür türlü çok farklı mal türleri ve kategorileri olduğu için ve her mal kategorisine farklı kriter uygulanacağı için günün sonunda bu işin nerede biteceğini tam öngöremeyebilirsiniz. O yüzden iade konusunda bir tavan uygulaması Kıbrıs Türk tarafının beklentisi olan ve BM'nin parametresine dönüşmüş olan iki kesimliliği güvence altına alacak olan yegane, en önemli enstrümanlardan, araçlardan birisidir."

"MAYIS HEDEFİ ULAŞILABİLİR"

Özersay, Cumhurbaşkanı Akıncı tarafından dile getirilen Güney Kıbrıs’ta genel seçimlerin yapılacağı mayıs ayına kadar sürecin önemli bir noktaya getirilmesi hedefini "ulaşılabilir" bulduğunu dile getirdi.

"Mayıstaki seçimin bir referans noktası olarak gösterilmesi Sayın Cumhurbaşkanımız tarafından bence doğru bir yaklaşımdır" diyen Özersay, ancak seçim çalışmalarının çok daha erken başlayacağına, aralık ayından itibaren parti politikalarında ve siyasi söylemlerde seçimin etkilerinin görüleceğine işaret ederek, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Eğer aralık sonundan itibaren seçim havasına girecekse Kıbrıs Rum tarafı ki bana göre girecek AKEL kendisini DİSİ'den ve Sayın Anastasiadis'ten ayıran unsurları göstermek zorunda, çünkü farklı bir parti olarak giriyor seçime ve o farklılığı gösterebilmek için de şu anda verdiği desteği daha dar ve daha ayrıştıran bir desteğe dönüştürecektir. Yani nitelikli bir duruşa çevirmeye çalışacaktır, farklılıklarını gösterebilmek için. Bunun da müzakere sürecinde Anastasiadis'i biraz zora sokabileceğini ve müzakere sürecinin o anlamda yavaşlamasına neden olabileceğini hepimizin görmesi lazım. Dolayısıyla aralık ayına kadar, aralık ortalarına kadar elde edilecek olan ilerleme ya da kaydedilecek olan yol belirleyici olacak."

"SORUNLARIMIZIN ÇÖZÜMÜNÜ ERTELEMEYELİM"

Kıbrıs sorunun iki kesimlilik temelinde çözüleceğini söyleyen Özersay, Kuzey Kıbrıs'ın halihazırdaki sorunlarını çözmek için Kıbrıs sorunun ortadan kalkmasının beklenmemesi gerektiğini belirtti.

"'Türkiye ile aramızdaki ilişkide bazı konularda kararı veren biz değiliz dolayısıyla sadece bizim elimizde değil' diyerek bir anlamda sorumluluğu Türkiye'ye yükleyen bir yaklaşım bence bahane" ifadesini kullanan Özersay, "Dünyanın parçası değiliz. Tanınmıyoruz. Dolayısıyla yapamayız" yaklaşımının da geçerli bir mazeret olmadığını kaydetti. Özersay, ihtiyaç duyulan şeyin "yapabiliriz" mesajı vermek ve yapmak olduğunu vurguladı.

Özersay, "Kıbrıs'ta çözümle birlikte sorunlarımız ortadan kalkmayacak ama Kıbrıs Türk halkının uluslararası hukukun bir parçası haline gelmesi, her ne kadar uluslararası toplum şu anda insani açıdan pek çok konuda, özellikle de mülteciler konusunda, insan hakları, insancıl hukuk bağlamında çuvallıyorsa da dünya değerlerinin ve dünya hukukunun bir parçası olması Kıbrıs Türkünün yararına olan bir şeydir ve ben bunu samimiyetimle destekliyorum" dedi.

 

Bu haber toplam 511 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.