1. HABERLER

  2. KIBRIS

  3. “MEVCUT DURUM SÜREMEZ”
“MEVCUT DURUM SÜREMEZ”

“MEVCUT DURUM SÜREMEZ”

“MEVCUT DURUM SÜREMEZ”

A+A-

 

TÜRKİYE CUMHURBAŞKANI GÜL: “ANAVATAN VE GARANTÖR ÜLKE OLARAK ÖNCELİĞİMİZ ADİL VE KALICI BİR ÇÖZÜM”

“EĞER BU HİÇ MÜMKÜN OLMAYACAKSA FARKLI ÇÖZÜM SEÇENEKLERİNİN MÜZAKERE EDİLMESİ DÜŞÜNÜLEBİLİR”

“ŞU GAYET İYİ BİLİNMELİDİR Kİ; TÜRKİYE KIBRIS TÜRKLERİNİN BİR KIBRIS RUM DEVLETİNDE AZINLIK HALE GETİRİLMESİNE ASLA İZİN VERMEYECEKTİR”

Türkiye Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Kıbrıs’ta bir anlaşmaya varılabilmesi için Türkiye’nin garantör ülke olarak önceliklerinin adil kalıcı bir çözümden yana olduğunu işaret ederek, bu yüzden tutarlı ve sonuç almaya yönelik çizgilerini sürdürdüklerini, Kıbrıs Türk tarafının çabalarına da tam destek verdiklerini vurguladı.

Gül, “Ancak eğer bu hiç mümkün olmayacaksa, farklı çözüm seçeneklerinin müzakere edilmesi düşünülebilir. Şu gayet iyi bilinmelidir ki, Anavatan ve garantör olarak Türkiye Kıbrıs Türklerinin bir Kıbrıs Rum devletinde azınlık hale getirilmesine asla izin vermeyecektir” dedi.

Türkiye’nin her koşulda Kıbrıs Türkü’nün yanında olacağını, güvenlik ve kalkınmasına kararlılıkla destek vereceğini, adada ve bölgede huzur, istikrar ve refahın yerleşmesi yolundaki sorumluluklarını hassasiyetle yerine getirmeyi sürdüreceğini belirten Gül, “Kıbrıs Türkü ekonomik ve siyasi istikrarını, birlik ve beraberliğini güçlü şekilde sürdürdüğü müddetçe her geçen yıl daha büyük mesafeler kaydedecektir. Bu yolda da Türkiye’yi her zaman yanında bulacaktır” diye konuştu.

Türkiye Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu ile birlikte düzenlediği basın toplantısında yaptığı konuşmada, 7 yıl önce Cumhurbaşkanı olduğu dönemde ilk ziyaretini KKTC’ye yaptığını, şimdi de görevi biterken son ziyaretini de yine KKTC’ye yaptığını belirtti.

Gül, bu ziyaretten memnuniyet duyduğunu, ayrıca bu ziyaretinin Barış Harekatı’nın 40. yılı kutlamalarına denk gelmesinin de kendisi açısından anlamlı olduğunu belirterek, Anavatan’ın sevgilerini iletti.

“BAŞBAŞA GÖRÜŞME GAYET VERİMLİ”

Cumhurbaşkanı Eroğlu ile birlikte basın toplantısı öncesi yaptığı baş başa görüşmede, Kıbrıs müzakere süreci ve Türkiye ile KKTC arasındaki dayanışma ve yakın işbirliğini gözden geçirdiklerini söyleyen Gül, görüşmeyi gayet “verimli” olarak niteledi.

Kıbrıs’ta adil ve kalıcı bir kapsamlı çözüme ulaşılması için Türk tarafının üzerine düşeni yerine getirdiğinin uluslararası toplum tarafından da yakından bilindiğini ve takdir edildiğini söyleyen Gül, 2013 sonu itibariyle 50. yılını dolduran Kıbrıs sorunu meselesinin daha fazla gecikmeden bir çözüme kavuşturulmasının Türkiye’nin öncelikli dış politikası olduğunu vurguladı.

“50 YILDA ÇÖZÜMLENMEMİŞ OLMASI ÜZÜCÜ”

Gül, yarım asırdır dünyada konuşulan bir sorun kalmadığını, BM’nin 50 yıl önce adaya geldiğini ifade ederek, bu sorunun 50 yılda çözülememiş olmasının üzücü olduğunu kaydetti.

Bu bakımdan Türkiye olarak önceliklerinin, adil kalıcı bir çözümden yana olduğunu işaret eden Gül, bu yüzden tutarlı ve sonuç almaya yönelik çizgilerini sürdürdüklerini, Kıbrıs Türk tarafının çabalarına tam destek verdiklerini vurguladı.

“MÜZAKERELERİN BAŞARIYLA SONUÇLANMASI İÇİN PEK ÇOK OLUMLU FAKTÖR VAR”

Abdullah Gül, 11 Şubat’ta yeniden başlayan müzakere sürecinin bu kez başarıyla sonuçlanması için pek çok olumlu faktör bulunduğunu vurgulayarak, şöyle devam etti:

“Amacımız; en kısa sürede eş zamanlı referandumların yapılmasıyla yeni ortaklık devletinin hayata geçirilmesi aşamasına gelinmesidir. Bu fırsat kaçırılmamıştır.

“TAKVİME BAĞLANIP BİTİRİLMESİ ESASLI DÜŞÜNCEMİZ”

Daha önce maalesef fırsatlar kaçırıldı, ucu açık müzakere süreçleri bu fırsatları kaçırmaktadır. Bu yüzden gayet kararlı bir şekilde bu müzakerelerin bir takvime bağlanıp bitirilmesi bizim esaslı düşüncemizdir.

Müzakereler ve karşılıklı uzlaşıyla sağlanacak kapsamlı siyasi çözümün hem adadaki iki taraf, hem tüm bölge açısından çok önemli getirileri olacaktır. Doğu Akdeniz ve çevresinde son dönemde yaşanan trajik gelişmelerle, Kıbrıs meselesinin daha fazla gecikmeden çözülmesini adeta mecbur etmektedir.

Çözüm hedefine ulaşılması Doğu Akdeniz’in bir barış istikrar ve işbirliği adası haline gelmesine fırsat verecektir. Doğu Akdeniz’deki böyle bir barış ve istikrar, sinerji oluşturacak, ekonomik faaliyetlerden tutun, güvenlik alanlarına kadar sadece Ada’nın değil bütün bölgenin faydalandığı imkanları ortaya çıkaracaktır."

“MEVCUT DURUM SÜREMEZ”

Türkiye Cumhurbaşkanı Gül, ortak milli davaya desteklerinin kararlılıkla devam edeceğini, Türk tarafının çözüm yönündeki samimi yaklaşımından kimsenin şüphe duymaması gerektiğini, bunun 2004 yılında referandumda gösterildiğini işaret ederek, bundan sonra da bu kararlılığı devam ettireceğini kaydetti.

Gül, mevcut durumun ilahi nihayet böyle devam etmesine de müsaade edilemeyeceğine dikkat çekerek, bir an önce Ada’nın ortak sahibi olan Kıbrıs Türk halkının eşit statüsünü güvence altına alacak bir anlaşmaya varılması, Kıbrıs’ta iki kesimli, siyasi eşitlik ve eşit statüye haiz iki kurucu devleti içeren yeni ortaklık gibi, BM parametreleri çerçevesi içerisinde çözümün bulunmasını samimi olarak Türkiye’nin garantör ülke olarak ve Kıbrıslı Türklerin arzu ettiğini söyledi.

Ancak ortaklığa dayalı bir çözüm üzerinde anlaşma olmayacaksa, bütün tercihlerinin bir anlaşma olduğunu ve bunun için tüm gayretleriyle hep birlikte çalıştıklarını, kararlılıklarını sürdürdüklerini söyleyen Gül, şöyle devam etti:

“FARKLI ÇÖZÜM SEÇENEKLERİ DÜŞÜNÜLEBİLİR”

“Eğer bu hiç mümkün olmayacaksa farklı çözüm seçeneklerinin müzakere edilmesi düşünülebilir. Şu gayet iyi bilinmelidir ki; Anavatan ve garantör olarak Türkiye Kıbrıs Türklerinin bir Kıbrıs Rum devletinde azınlık hale getirilmesine asla izin vermeyecektir.

Türkiye her koşulda Kıbrıs Türkü’nün yanında olacak, güvenlik ve kalkınmasına kararlılıkla destek verecek, adada ve bölgede huzur istikrar ve refahın yerleşmesi yolundaki sorumluluklarını hassasiyetle yerine getirmeyi sürdürecektir.

Kıbrıs Türkü ekonomik ve siyasi istikrarını birlik ve beraberliğini güçlü şekilde sürdürdüğü müddetçe her geçen yıl daha büyük mesafeler kaydedecektir. Bu yolda da Türkiye’yi her zaman yanında bulacaktır.

Kıbrıslı Türk kardeşlerimizin geleceğe güvenle bakması önemlidir. Türkiye Cumhuriyeti Kıbrıs Türk halkının hürriyetini hukukunu ve refahının devamı yönünde sorumluluklarını yerine getirmeye devam edecektir.”

“BUNDAN SONRA DA BERABERLİĞİMİZ SÜRECEK”

Abdullah Gül, siyasi hayatı boyunca Kıbrıs davası ile çok yakından ilgilendiğini, Kıbrıslı Türklerin haklarını koruma ve barışı tesis etme yolunda her türlü çabayı gösterdiğini vurgulayarak, Cumhurbaşkanlığı süresince de KKTC’ye yakından ilgi gösterdiğini, bundan sonra da hangi şartlar altında olursa olsun Kıbrıslı kardeşleriyle beraberliğinin süreceğini vurguladı.

Türkiye Cumhurbaşkanı Gül, kendisine sunulan devlet nişanını da büyük onurla taşıyacağını kaydetti, Kıbrıs Türk halkına teşekkürlerini sundu.

GÜL: “FİKİR VE GÖNÜL BİRLİĞİYLE ORTAK HEDEFE ULAŞACAĞIZ”

“ANAVATAN VE GARANTÖR OLARAK HER KOŞULDA KIBRIS TÜRKÜ’NÜN YANINDAYIZ”

“KKTC DEVLET NİŞANINI TAŞIMAK ŞÜPHESİZ BENİM İÇİN EMSALSİZ BİR KIVANÇ KAYNAĞI OLACAKTIR”

Türkiye Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, KKTC’nin ulaştığı gelişmişlik seviyesinin gurur kaynağı olduğunu ifade ederek, fikir ve gönül birliğiyle ortak hedefe ulaşacaklarını; bu konudaki irade ve inançlarının tam olduğunu söyledi.

Gül, “Anavatan ve garantör olarak her koşulda Kıbrıs Türkü’nün yanında olmaya devam edeceğimizi, ahdi ve tarihi yükümlülüklerimizi kararlılıkla yerine getirmeyi sürdüreceğimizi vurgulamak isterim” dedi.

Abdullah Gül, Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu tarafından kendisine “KKTC Devlet Nişanı” takdim edilmesinin ardından yaptığı teşekkür konuşmasında, Eroğlu’na ve diğer devlet ve hükümet yetkilileriyle Kıbrıs Türk halkına teşekkür etti.

“EMSALSİZ BİR KIVANÇ KAYNAĞI”

Abdullah Gül, siyasi hayatı boyunca yakından takip ettiği milli davanın ve KKTC’nin geldiği noktayı simgeleyen devlet nişanını taşımanın; şüphesiz kendisi için “emsalsiz bir kıvanç kaynağı” olacağını vurguladı.

Bu törenin 20 Temmuz Barış Harekatı’nın 40. yıldönümünde, Barış ve Özgürlük Bayramı’nı Kıbrıslı Türk kardeşleriyle birlikte kutlamak üzere geldiği KKTC’yi ziyareti sırasında, tarihi yıldönümü vesilesiyle düzenleniyor olmasının da mutlu bir rastlantı olduğuna işaret eden Gül, şöyle devam etti:

“KKTC ÖRNEK TEŞKİL EDEN BİR DEVLET”

“Yarım asra yaklaşan hak ve eşitlik mücadelesinde Kıbrıs Türk halkı nice zorluklara rağmen toplumsal varlığını korumakla kalmamış, kendi devletini kurarak ona sahip çıkmıştır. Bugün 30. yılını geride bırakan KKTC, demokrasisi, hukuk düzeni ve tüm kurumlarıyla örnek teşkil eden bir devlettir.

KKTC’nin kalkınmasında özellikle son 10 yılda kaydedilen başarı da takdire şayandır. Uluslararası toplumun verilen tüm sözlere karşın, halen haksız şekilde uyguladığı kısıtlamalara rağmen genç bir ülke olan KKTC’nin bu kadar kısa sürede ulaştığı gelişmişlik seviyesi hepimiz için gurur kaynağıdır.

Bizi bu noktaya getiren fikir ve gönül birliğimiz, milli davaya olan inancımızı sürdürdüğümüz müddetçe, önümüzdeki dönemde de ortak hedeflerimize ulaşacağımıza inanıyorum.

Başarıya ulaşmak konusundaki irade ve inancımız da tamdır. Bu vesileyle Anavatan ve garantör olarak her koşulda Kıbrıs Türkü’nün yanında olmaya devam edeceğimizi, ahdi ve tarihi yükümlülüklerimizi kararlılıkla yerine getirmeyi sürdüreceğimizi vurgulamak isterim.

Türk milletinin ayrılmaz bir parçasını teşkil eden Kıbrıslı Türk kardeşlerimiz, Türkiye’nin güvence ve desteğiyle bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da huzur ve refah içerisinde yaşamaya devam edeceklerdir.

Bu düşüncelerle büyük bir onurla taşıyacağım KKTC Devlet Nişanı’nı almaktan dolayı duyduğum mutluluğu yineliyor, Kıbrıslı Türk kardeşlerime yürekten teşekkür ediyorum.”

TAK

Bu haber toplam 795 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.