1. HABERLER

  2. KIBRIS

  3. “MUHATAPLARI TÜRKİYE DEĞİL, KKTC’DİR”
“MUHATAPLARI TÜRKİYE DEĞİL, KKTC’DİR”

“MUHATAPLARI TÜRKİYE DEĞİL, KKTC’DİR”

Cumhurbaşkanlığı, 15 Temmuz Rum-Yunan darbesinin yıl dönümü arifesinde,

A+A-

Cumhurbaşkanlığı, 15 Temmuz Rum-Yunan darbesinin yıl dönümü arifesinde Rum yetkililerin  Türkiye ve Kıbrıs Türk tarafını hedef alan suçlayıcı açıklamalarının arttığını belirterek, bunları kınadı.

Cumhurbaşkanlığı açıklamasında,  Rum Sözcü Hristodulidis’in  sahip oldukları tek yanlı AB üyeliğini Türkiye’nin müzakere başlıklarının açılmasında “veto hakkını bir silah olarak kullanacakları” şeklinde tehditkâr açıklamalarda bulunduğu; Rum Dışişleri Bakanı Kasulidis’in ise  Türkiye’ye karşı bir propaganda savaşı başlatacakları şeklindeki sözler sarf ettiği  ve Türkiye’nin BM üyeliğini sorgulamaya yeltendiği hatırlatıldı.

Açıklamada, gerek BM üyeliği gerekse AB üyeliği sorgulanması gereken bir taraf varsa bunun   Kıbrıs Rum tarafı olduğu vurgulanarak, Kıbrıs Rum tarafının 1963’ten bu yana silah zoruyla “Kıbrıs Cumhuriyeti” sandalyesini işgal altında tuttuğu,  söz konusu kuruluşlardaki üyeliklerinin tamamen tek yanlı olduğu ifade edidli.

Açıklamada şu ifadelere yer verildi:

“GKRY yetkililerinden gelen bu saldırgan ve tahrik edici beyanları esefle karşılıyor ve öncelikle kendilerine muhataplarının Türkiye değil, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti olduğunu hatırlatmak istiyoruz. 15 Temmuz Rum-Yunan darbesi ve Aralık 1963’ten bu tarihe kadar Kıbrıs Rum tarafının Yunanistan’la işbirliği içinde yürüttüğü silahlı Enosis  kampanyası tarihi gerçekler olarak ortada dururken, Kasulidis’in Türkiye’yi ‘Kıbrıs’ın yarısını elinde tutmakla’ suçlaması, kendi suçlarını başkalarına yükleme çabasından başka bir şey değildir.

Ortada devam eden bir görüşme süreci vardır ve bu süreç kurulması hedeflenen yeni ortaklığın koşullarını ve unsurlarını belirlemeye yöneliktir. Sürecin bu kez başarıya ulaşmasının bir şartı da iki taraf arasındaki ilişkilerin ve genel atmosferin olumlu ve yapıcı olmasıdır. Rum yetkililerin bu tür beyanları ise atmosferi zehirlemekte ve uzlaşı ümitlerini baltalamaktadır.

Türkiye’den getirilecek su konusuna bile olumsuz yaklaşan bir zihniyet, bu sıcak günlerde kuraklık tehdidi altında olan Kıbrıs adasında kalıcı bir uzlaşının yeşermesine meydan vermeyen bir davranıştır. Karşı tarafın BM Genel Sekreteri’nin raporlarında tekrar tekrar vurgulanan suçlayıcı beyanlardan kaçınılması konusundaki çağrılara kulak vermesini bekliyoruz.”

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.