1. HABERLER

  2. KÜLTÜR-SANAT

  3. "MÜLKİYET TAZMİANTLA ÇÖZÜLMELİ"
"MÜLKİYET TAZMİANTLA ÇÖZÜLMELİ"

"MÜLKİYET TAZMİANTLA ÇÖZÜLMELİ"

"MÜLKİYET TAZMİANTLA ÇÖZÜLMELİ"

A+A-

Kıbrıs Türk Ekonomi Kurumu’nun davetlisi olarak KKTC’ye gelen Almanya’nın önde gelen mülkiyet uzmanlarından Profesör Roland CZADA, Girne Acapulco Resort Otel’de “mülkiyet “ konulu sunum yaptı.

Etkinliğe, 2’nci Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat,Yüksek Mahkeme Başkanı Şafak Öneri, Müzakereci Ergün Olgun, Kıbrıs Türk Ticaret Odası Başkanı Fikri Toros, Kıbrıs Türk Ekonomi Kurumu Başkanı Dimağ ÇAĞINER,bazı milletvekilleri,iş insanları,sivil toplum,basın, kurum ve kuruluşların temsilcileri katıldı.

Sunumun açılışında Kıbrıs Türk Ekonomi Kurumu Başkanı Dimağ ÇAĞINER ise Kıbrıs Türk Ekonomi Kurumu’nun amacının siyasi, politik ve ticari kaygılardan arındırılmış bakış açısı ile her türlü iktisadi konuyu gerek direk Kıbrıs’ı ilgilendiren gerekse global ekonomide gerçekleşen konuları Kıbrıs Türk halkına detay ve derinliği ile anlatmak olduğunu belirtti.

Mülkiyet konusunun Kıbrıs’ta yaşayan her iki toplumu yakından ilgilendirdiğine vurgu yapan Çağıner,“Kıbrıs Türk Toplumu olarak örnek uygulamalardan nasıl fayda çıkarırız diye bakmakta fayda bulunmaktadır. Unutmamalıyız ki, Almanya birleşirken tek bir toplum olarak birleşti, Kıbrıs’ta ise iki ayrı toplum olmasından ve sonrasında bir federasyon konuştuğumuzdan Almanya ile Kıbrıs örneği tam örtüşmemektedir. Diğer taraftan mal mülk konularının algılanıp değerlendirilmesi konusunda Almanya örneğinden alınacak dersler olduğu da kesindir” dedi.

Goethe Enstitüsü Direktörü Björn LULEY de Kıbrıs’taki müzakere sürecinin, her ne kadar kesintiye uğrasa da sonunda iyimser bir ortama geri dönüleceğine inandığını belirterek, Kıbrıs Türk ve Rum halklarına sorunları halı altına itmeden geçmişle yüzleşerek çözme çağrısında bulundu.

Alman mülkiyet uzmanı Profesör Doktor Czada ise Almanya’da, Nazi dönemi daha sonra Doğu ve Batı Almanya’nın birleşmesinden sonraki süreçte mülkiyet sorununun aşılmasına yönelik yasal düzenlemeler ve izlenen metotlar hakkında bilgi verdi.

Yahudi vatandaşların Nazi yönetiminden kaynaklanan mağduriyetlerinin, Batı Almanya ve İsrail Hükümetleri arasında imzalanan anlaşma ve devletin ödediği tazminatlarla, Alman vatandaşların mağduriyetinin ise mülkiyet yasalarında yapılan düzenlemelerle çözüldüğünü söyledi.

Czada, Almanya’nın 1990 yılını takiben birleştirilmesi sürecinde mülkiyet başlığının hangi hedef ve çerçevede ele alındığını; gerçekleştirilen düzenlemelerde iade, tazminat ve mübadelenin ne oranlarda ağırlık kazandığını; ve çıkarılan taşınmaz mal yasaları hakkında da bilgi verdi.

Almanya’da birleşme döneminde, mülkiyet sorununa, hukuk devleti olmanın gereği olarak, iade yöntemiyle çözüm bulunmaya çalışıldığını kaydeden Czada, ülke ekonomisinin bu uygulamadan ciddi şekilde zarar gördüğünü anlattı.

Czada, bu gelişme sonucunda, mülkiyet yasalarında düzenleme yapılarak, sosyal devlet ilkesi temelinde, sorunun tazminatlarla giderilmesi yolunun benimsendiğini söyledi.

Birleşmenin ardından, yasaların örtüştürülmesi, değerlendirme yapacak merkezi bir idare ve ortak yasama merciine ihtiyaç duyulduğunu, ilerde bunun Kıbrıs için de geçerli olacağını söyleyen Czada, mülkiyet kanunu ve tazminat yasasının uygulanabilmesi için, bir mülkiyet idaresi oluşturulduğunu dile getirdi.

Devletin, sosyal hakları zarar görenlere yardımcı olma zorunluluğu da bulunduğunu, bunu da eşitleme ve yükün paylaşımı ilkeleriyle yerine getirdiğini söyleyen Czada, bu prensiplerle adaletin sağlandığını kaydetti.

Tazminatlarda değerlendirme yapılırken, mülkün kaybedildiği tarihteki değeri baz alınarak hesaplama yapılması gerektiğini söyleyen Czada, bunun Kıbrıs’ta da uygulanabileceğini belirtti.

Almanya’da savaşla ayrılan bir toplum, Kıbrıs’ta ise iki farklı toplum bulunduğunu anımsatarak, durumun farklılık gösterdiğini dile getiren Czada, Kıbrıs’ta mülkiyet sorununun genel ya da toplu bir anlaşmayla değil, bireysel tapular esasında, iade yöntemiyle değil tazminatlarla çözülebileceğini vurguladı.

Kıbrıs’ta tazminatlar için kamusal bir fon oluşturma ihtimali bulunmadığını da belirten Czada, tazminatı ödeyemeyecek durumda olanlara, 10’la 20 yıl arasında değişen ödeme planlarıyla kredi imkanı sağlanabileceğini vurguladı.

BRTK

Bu haber toplam 451 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.