1. HABERLER

  2. KIBRIS

  3. NADİR AİLESİNE KÖTÜ HABER
NADİR AİLESİNE KÖTÜ HABER

NADİR AİLESİNE KÖTÜ HABER

Nadir ailesine kötü haber

A+A-

Ülkemizin tanınmış simalarından Safiye Nadir hayatını kaybetti.

Kıbrıs Türk kadın hareketinin önemli isimlerinden, iş kadını ve yardımseverlği ile tanınan Safiye Nadir hayatını kaybetti. Asil Nadir'in annesi Safiye Nadir, 95 yaşında hayatını kaybetti. Nadir'in cenazesi yarın toprağa verilecek.

Kıbrıs Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Süleyman Ergüçlü kaleme aldığı bir yazısında Safiye Nadir'i şöyle anlatmıştı:

Sultanlar gibi, dünyanın en üst noktasında, ulaşılmaz, pırıltılı bir yaşam sürerken, dünyanın tüm maddi değerleri içinde, hoşgörü ve sevgisiyle insanları saran, güçlü kişiliğiyle sorunlar karşısında dimdik ayakta kalmayı ve ailesini birarada tutmayı başaran, mutsuzluklardan mutluluk yaratan gerçek bir sultan bugünkü konuğumuz. Safiye Nadir. Her zaman gönüllerin sultanı olan, Kıbrıs Türk kadınının kimlik bulmasında önemli bir kilometre taşı Safiye Hanım veya çok sevdiği oğlu ile yakın dostlarının yakıştırdığı gibi Safiye Sultan.

1921 yılının soğuk yılbaşı gecesinde ailesinin ilk çocuğu olarak Lefkoşa’da dünyaya gelir Safiye Mustafa. Polis memuru baba Mustafa Şevki ile ev hanımı anne Havva Hanım’ın, tek kızıdır Safiye. Kendinden küçük iki erkek kardeşi Kemal ile Selçuk’un vefakar ablaları olur hep. Hiç yerinde duramayan enerji dolu, zeki kız Safiye 3 yaşına vardığında okula gitmesine karar verilir.

Baba Mustafa Şevki Bey’in görevi dolayısıyla Gazimağusa yakınlarında bulunan Paralim köyünde yaşayan aile, Safiye’yi Rum anaokuluna başlatmak zorunda kalır. Rum anaokulundaki eğitim ile birlikte Safiye Türkçe’nin yanında Rumca da konuşmaya başlar. 3 yıllık eğitimin sonunda Türkçe’den iyi Rumca konuşmaktadır küçük Safiye. Anaokulun ardından aile Safiye’nin Türk okuluna geçmesine karar verir ve Gazimağusa’daki okula kaydedilir. Ancak sınıf arkadaşlarından daha ileri bilgilere sahip olan Safiye, kısa bir süre sonra ikinci sınıfa geçirilir. Hafta içi Gazimağusa’da yatılı kalan Safiye, okulların tatil olduğu Perşembe öğle sonralarında, babasının görevi dolayısıyla mahkemeye gider. O zamanlarda şimdiki savcıların görevlerini üstlenen polisler ağır sorumluluklar taşımaktadır.

1920’li yılların yaşamında oldukça medeni ve ileri görüşlü bir anne babaya sahip olan Safiye ve kardeşleri oldukça şanslıdırlar. Babasının modern düşünceleri, anne Havva Hanım’ın kara çarşafın esaretinden kurtulan ilk kadınlardan olmasını sağlar. İngiliz egemenliğindeki adada yaşam İngiliz adetleriyle gelişmektedir. Safiye’nin spora olan ilgisini keşfeden babası Mustafa Şevki Bey, kızını teşvik ederek atletizm ve tenisle ilgilenmesini sağlar. İyi bir tenisçi olan Safiye, atletizmde de çeşitli ödüller kazanır.

İlkokulun ardından, Gazimağusa’daki ortaokula başlar Safiye Mustafa. Zeki ve çalışkan bir öğrenci olan Safiye, spor etkinlikleri yanında, çeşitli tiyatro gösterilerinde de rol alır. Zamanının modern giyimli, faal genç kızlarından olan Safiye Mustafa, gelecekteki profilini çizmektedir yavaş yavaş. Kendinden küçük erkek kardeşlerine çok düşkündür Safiye. En büyük eğlenceleri evde birlikte geçirdikleri vakitlerdir. Çocukluktan genç kızlığa geçişin bu en güzel günlerinin kısa bir süre sonra tamamen değişeceğinin farkında bile değildir küçük Safiye.

Safiye’nin hayatını değiştirecek en önemli olaylardan biri evlilik olur. Baf’tan Gazimağusa’ya tayin edilen genç polis memuru İrfan Nadir, Mustafa Şevki Bey’in yanında çalışmaya başlar. Mustafa Bey’in evinde yenen yemeklerden birinde, Safiye’nin duvardaki resmini gören genç polis memuru, Safiye ile evlenmeyi kafasına koyar. Safiye ile tanıştıktan sonra kendinden iyice emin olan İrfan Nadir, bütün cesaretini toplayarak amirinden kızını ister. İyi eğitim almış genç polis İrfan Bey, Mustafa Bey ile Havva Hanım’dan onay alsa da Safiye tarafından reddedilir. Ancak bu cevaptan tatmin olmayan İrfan Nadir, Safiye ile kendi konuşmak ister. Mustafa Bey’in onayı ile Safiye’ye, reddedilişinin nedenini soran İrfan Bey, nedenin polis olmasından kaynaklandığını öğrenir. Polislikten istifa edeceği sözünü veren İrfan Nadir, Safiye’ye evet dedirtmeyi başarır.

1937 yılında, 15 yaşında evlilik kararı alan Safiye, okulu bırakarak dikiş kursuna gitmeye başlar. Çalışkan bir öğrenci olan Safiye Mustafa’nın okul hayatı ortaokulda sona erer. İyi bir ev hanımı olmanın kuralı olarak görülen dikiş nakış, aslında gelecekte Safiye’nin hayatına yön verecektir. Düğün hazırlıklarının tamamlandığı, mutlu günün son haftasında, dördüncü bebeğini dünyaya getirmeye hazırlanan Havva Hanım, yaşama veda eder. En mutlu günlerinden birini yaşamaya, beyaz gelinlik giymeye hazırlanan Safiye, en acı günlerinden birini yaşar. Annesinin ölümü ile yaşamları alt üst olur. Fakat baba Mustafa Şevki Bey, gelinlik giyemeyen kızının yaşananlardan biraz uzaklaşması için İrfan Bey’le nikahlarını kıydırarak, İstanbul’da bulunan amcalarının yanına gönderir.

Mustafa Şevki bey daha sonra ikinci evliliğini gerçekleştirecek ve geride kalan oğullarına yeniden sıcak bir yuva sağlayacak, bu evlilikten olan Gökçen’de ailenin yeni ferdi olacaktı...

Ancak, Safiye Hanım ile İrfan Bey’in Mersin’e ulaştıkları gün kalp krizi geçirerek ölen amcaları da genç çift için acı bir anı olur. İstanbul’a gitmekten vazgeçen genç karı-koca Nadir’ler bir süre Mersin’de kalmaya karar verirler. İş bularak Mersin’e yerleşen genç çift kısa bir süre sonra, yönetimin talimatı üzerine geri Kıbrıs’a döner.

Kıbrıs’a dönerek Lefke’ye yerleşen Nadir ailesi, kendilerine yeni bir hayat kurarlar. Lefke’de tercüman olan İrfan Bey, yeni işine dört elle sarılır. Ev hanımı olan Safiye Hanım ise boş vakitlerini kitap okuyarak gçirir. 1938’de dünyaya gelen ilk kızı Meral’in adını okuduğu bir kitaptan 1941’de doğan oğlu Asilkan’ın adını da Atatürk’ün Gençliğe Hitabı’ndan alan Safiye Hanım, tam bir kitap kurdudur. 1946’da dünyaya gelen ikinci kızları Bilge’nin adı da yine bir kitap kahramanındandır.

İki çocuklarının ardından Nadir ailesi Gazimağusa’ya taşınmaya karar verir. Gazimağusa’da kendilerine yeni bir hayat kuran Safiye ve İrfan Nadir, ticarete atılırlar. Ticaret yaşamı ile birlikte, Nadir ailesinin öyküsüdür başlayan. Takvimler 1944’ü gösterirken, Nadir çifti Gazimağusa’nın ilk kitabevi ve hediyelik eşya dükkanı olan I N Bookshop’u Maraş’ta hayata geçirir. Artık Safiye Hanım da eşi İrfan Bey’le birlikte çalışma yaşamındaki yerini alır. Babası gibi kocası da son derece modern görüşlere sahip olunca Safiye Hanım, zamanının ilk araba kullanan kadınlarından olur. Türk kadınına öncü olarak çalışma hayatına atılan Safiye Nadir, yıllarca evinde okuduğu kitaplarını ciltleterek, satışa sunar. Kısıtlı mali olanaklarla başlayan bu serüven kısa sürede önemli yol alır. İrfan Bey, Maraş’la Gazimağusa arasındaki uzak mesafeyi toplu taşımacılıkla ortadan kaldırmayı hedefleyerek bir otobüs şirketi kurar. Hedef, halka sağlanacak ucuz ulaşım imkanı ile ticari yaşamı hareketlendirmektir ve İrfan Bey amacına ulaşır.

Safiye Hanım, hem çalışan bir kadın hem de annelik vazifesini başarıyla yürütür. Nadir ailesinde geçerli olan sorumluluk ve disiplin kurallarıyla yetiştirdiği çocukları, hem kendi kendilerine yeterli olmakta hem de sırasında ailelerine yardımcı olmaktadırlar. Birbirlerine inanılmaz bir bağlılıkla bağlı olan aile fertleri, tek bir fert gibi hareket etmektedir. Herod of Attıca sokağında Rum ve İngilizlerle birlikte yetişen çocukların en büyük eğlenceleri, evde kendi aralarında yaşadıkları müzikli ve neşeli gecelerdir. Çocuklarının çaldığı enstrümanlara sesiyle eşlik eden Safiye Hanım’ın sürekli izleyeni olur İrfan Bey.

Uyumlu ve mutlu bir birliktelik sürdüren Safiye Hanım ile İrfan Bey, tüm yeni açılımlara birlikte karar verirler. Otobüs şirketinin ardından at çiftliği kuran Nadir ailesi, üretmeye ve başarıya doymayan bir yapıya sahiptir. Rum ve İngiliz işletmeciler arasından sıyrılarak, ticaret hayatının zirvesine yerleşen Safiye ve İrfan Nadir, restorant ve çay salonu işletmeciliğinde de en ön sıradadırlar. Kurulan otobüs şirketi sayesinde, ucuz ulaşım imkanları sağlanırken, Gazimağusa dışında da yerleşim birimleri oluşturulmasına vesile oluyorlardı ailece. Çalışan kadın olmaktan her zaman keyif alan Safiye Hanım, geceleri dahi evinde boş durmuyor, fırsat buldukça elişleriyle uğraşıyordu. Yıllarca evinden dışarıya çıkmayan Türk kadınlarına öncü olan Safiye Hanım, ailesinin temel taşıdır. Hafta sonları ailece at yarışlarında ve sinemalarda eğlenirken, yazın gelmesini sabırsızlıkla beklerdi Nadir ailesi. Turkuaz renkli Kıbrıs sahillerinde geçirdikleri yazlar, ömür boyu belleklerinde yer edecekti.

Başarılarla dolu bu keyifli yaşam, 1955 yılına gelindiğinde, Rum korkusu ile gölgelenmeye başlar. 1 Nisan 1955’de EOKA’yı kuran Rumlar, adada süren sakin yaşamı bozmaya başlar. Farklı din ve farklı dillere sahip olan Türklerle Rumlar arasında gerginlik başlar. EOKA tedhiş örgütü, Rum halkına telkinlerde bulunarak Türklerden alışveriş edilmesini engeller. Önce Türklerle ilişkilerini bitiren Rumlar, daha sonra Türkleri tehdit etmeye başlar. Bu dönemde Rumlara karşı örgütlenmeye başlayan bilinçli Türkler arasında Safiye ve İrfan Nadir de vardır. Safiye Hanım, Gazimağusa’da kurulan kadın örgütünün kurucuları arasında en öndedir. Mallarından sonra canlarını da tehdit eden Rumlara karşı silahlanmaya başlayan Türklere silah taşıyanlar arasında Safiye Hanım da görev alır. Araba kullanan ve Rumlar tarafından iyi tanınan Safiye Hanım, kocasının arabasını kullanarak Karpaz’la Gazimağusa arasında silah taşımacılığı yapar. 1959 yılına gelindiğinde, baskılara dayanamayan Nadir ailesi de yavaş yavaş Maraş’taki mallarını satarak Rumlardan uzaklaşmaya başlar. Baba İrfan Bey ile Safiye Hanım, önceleri sadece mala gelen zararın daha sonra canlarını tehdit etmeye başladığını görünce, İngiltere’ye giderek şanslarını denemeye karar verirler. Önce İrfan Bey gider İngiltere’ye. İngiltere’de yeni bir hayat şansı görünce, 1961 yılında ailesini de yanına alır. İstanbul’da eğitim gören Asil ile Meral yanlarında olmadığı için Safiye Hanım, küçük kızı Bilge’yi de alarak Londra’ya gider.

Safiye Hanım, bu yeni yaşam serüveninde de eşinin yanındadır. Safiye Hanım’ın ustalıkla yaptığı ve kendi gözetiminde götürülecek bir iş alanını tercih eder ikili. Gelecekte bir dünya devi yaratacaklarından habersiz, Nadir Modes’u kurarak tekstil dünyasına girer Safiye Hanım ve İrfan Bey. Safiye Hanım’ın yöneticiliğini ve çizimlerini yaptığı şirket konfeksiyon piyasasında kendine iyi bir yer edinir. Çocuk giyiminde yarattığı bir modelin tam 35 bin adet satması, Safiye Hanım için gurur verici bir olay olur. İngiltere’nin iş dünyasında hızlı adımlarla ilerleyen Nadir Modes, Nadir ailesinin oğlu Asil Nadir’in şirketin başına geçmesi ile yeni bir kimlik kazanır. Wearwell adını alan şirket, İngiltere’nin çeşitli yerlerinde şubeler açarak satışlarını artırırken, ihracattan da payına düşeni almaya başlar.

O yıllarda çocuklarının üçü de İngiltere’ye yerleşerek evlenen Safiye Hanım için yine güzel günler yaşanmaktadır. İngiliz kültüründen gelme alışkanlıklarıyla İngiltere’yi kısa sürede benimseyen Nadir ailesi, yine birlikte çalışmaktadır. Safiye Hanım’ın Kıbrıs’tan ayrılırken geride bıraktığı dostlukları, sevgileri artık tamamen ailesi üzerine yoğunlaşır. Her Pazar ailece annelerinde yenilen yemekler bir gelenek halini alır.Çocukları ve torunlarıyla geniş ve mutlu bir aile olan Nadirler, geleceğe güvenle bakmaktadırlar.

Asil Nadir’in işletmeciliğinde, Safiye Hanım ve İrfan Bey’in tecrübesi ile Wearwell, İngiltere dışına da taşmaya başlar. 1969 yılında Bilge Hanım ve eşi Fehim Nevzat’ın şirketi olan Fame Models ile birleşen Wearwell, holdingleşme sürecine girer. Oğlunun başarılarını gururla izleyen Safiye Nadir de işlerin başında olmayı sürdürür. 1973 Mayıs’ında Wearwell bir dünya şirketi olma yolunda ilk adımı atarak borsaya girer ve halka açılır. Ailece çok çalıştıkları bu yıllarda, başarılarıyla birlikte mutlulukları da artar. 1979 yılında Wearwell ’’İhracaatta yılın başarı ödülünü’’ alır. İngiltere Kraliçesi’nin elinden başarı ödülünü alan Safiye Nadir, çalışmalarının karşılığını iş dünyasının zirvesine yerleşerek görür.

Ama bu başarılar Nadirler ve özellikle Asil Nadir için yeterli değildir. 1979 yılında Wearwell, dünyaca bilinen Polly Peck şirketini bünyesine katarak bir imparatorluk kurar. Artık Nadir ailesi, başarıları ile dünyada kabul gören ve yıldızı gittikçe parlayan bir dev holdingin başındadır.

Dünya devi Polly Peck’le birlikte, turkuaz renkli kıyılarına hasret kaldıkları Kıbrıs da girer yaşamlarına Nadir ailesinin. Safiye Hanım, İngiltere’de yaşayan Rum iş adamlarının Güney Kıbrıs için yarattığı refah imkanlarını, Kuzey’de yaşayan Türkler için düşünmeye başlar. Vatan ve millet sevgisini her zaman en önde tutan Safiye Hanım ile İrfan Bey, 1976 yılında Kıbrıs’a dönerler. Yıllarca belleklerinde yaşattıkları turkuaza dönüşün başlangıcı olur bu ilk adım. Yıllar sonra turkuaza dönüşü gerçekleştirecektir tüm aile.

Adaya kesin dönüş yapan Safiye Hanım ile İrfan Bey, yine Safiye Hanım’ın kontrolünde, Kuzey Kıbrıs genelinde 1000-1500 kişiye konfeksiyon alanında iş imkanı sağlar. Yeni kurulan Kuzey Kıbrıs’ta yaşam zordur insanlar için. Birçok alanda varolan iş azlığı ada halkını işsizliğe ve fakirliğe mahkum etmiştir. Nadir çifti, önce Güzelyurt bölgesindeki narenciyenin heba olduğunu düşünerek, bu sahaya el atar. Sunzest narenciye fabrikası, Unı-pack karton fabrikası, tarım ürünleri ihracatı, ICP ilaç fabrikası derken, Nadir ailesinin işleri hızla gelişmeye başlar. Londra merkezli Polly Peck imparatorluğunu yöneten Asil Nadir de vatanı Kuzey Kıbrıs’taki yatırımlara öncülük ve destek vererek elini uzatır Kuzey Kıbrıs’a. Tüm bu alanların ardından turizm ve basın alanında da yatırımlara girişir Asil Nadir. Sınırlarını İngiltere dışına kaydırarak, Türkiye ve Kuzey Kıbrıs bağlantılarını kuran Asil Nadir, aslında pek çok çevreyi rahatsız etmeye başlamıştır. Önlenemeyen bir hızla büyüyen Polly Peck, özellikle Rum ve Yunanlıları müthiş korkutur.

Asil Nadir’in önü alınamayan yükselişini durdurma kararı alan Rum ve Yunanlılar, Polly Peck üzerinde çeşitli senaryolar üretmeye başlarlar. Asil Nadir’e tehditlerle başlayan süreç hızla ilerler. Tam bu dönemde Kuzey Kıbrıs’taki işleri yürüten baba Nadir rahatsızlanır. Safiye Hanım, 49 yıl aynı yastığa başkoyduğu sevgili eşini çok kısa bir sürede yitirir. 50. evlilik yıldönümlerini büyük bir coşkuyla kutlamaya hazırlanan çifti ölüm ayırır. 1 Nisan 1986’da eşini kaybeden Safiye Hanım için bu dönem aslında zor günlerin başlangıcıdır. Acı ölümle sarsılan aile, Polly Peck üzerindeki kara bulutlarla endişeli günler yaşamaya başlar. Dünya üzerinde tanınmayan Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ni refaha kavuşturan Asil Nadir ve ailesi, bunun bedelini ağır ödeyecektir. Çirkin politik oyunlar sonucu, Polly Peck maliye tarafından incelemeye alınır, bu olay sonun başlangıcıdır aslında. Asil Nadir’in öldüğü yolundaki bir haber borsayı darmadağın eder. Polly Peck artık yokolma sürecine girmiştir.

Eşinin ölümü ile şoka giren Safiye Hanım, oğlunun yaşadıklarını izlerken inanamaz. Mükemmel bir şekilde süren yaşamları, sürekli kar eden şirketleri, sihirli bir dokunuşla yokolma noktasındadır. Herkese yardım elini uzatan, sevgisi ve iyiliğiyle çevresine mutluluk saçan Safiye Hanım, yaşama sevincini kaybeder. Ailenin Polyanna’sı mutsuzdur. Türkiye’de yaşayan aile fertleri, Safiye Hanım’a gönderdikleri Pollyanna kitabı ile onun eski günlere dönmesini arzularlar. Kendini oyalayacak çeşitli faaliyetlere katılsa da Safiye Hanım, mutsuzdur.

Biricik oğlu Asil Nadir’in yokolan imparatorluğunu izlemek, ağır gelir Safiye Sultan’a. Zor günlerin yaşandığı 90’lı yıllarda bir gece ansızın dünyası değişir Safiye Hanım’ın. Oğlu Asil Nadir, hayatları boyunca güvendikleri İngiliz adaletine olan inancını yitirmiş bir halde turkuaz renkli kıyılarıyla, taşı ve toprağıyla çok sevdiği ülkesine döner. 1 Mayıs 1993 yılında adaya dönen Asil Nadir, Safiye Hanım’a tekrar hayat verir.

Memleketleri Kıbrıs’ta tekrar biraraya gelen Nadir ailesi, Safiye Hanım’ın toparlayıcılığıyla yeniden güç kazanır. Ailesini her alanda koruyan ve kollayan Safiye Hanım, yıllar öncesinden yarattığı geleneksel hafta sonu yemekleri ile de ailenin bağlılığının devamını sağlar. Çok iyi bir aşçı olmadığını iddia etse de Safiye Nadir’in mutfakta yarattığı lezzetlerin tadını bilen biliyor. Yaşamın Mutfağından programı için hazırladığı sebzeli köfte de Safiye Hanım’a annesinden miras.

İlerlemiş yaşına rağmen enerjisinden hiçbir şey kaybetmeyen Safiye Nadir’i yardım bekleyenlerin yanında görmek mümkün. 1940 yılların Kıbrıs’ından bugüne, çeşitli yardım faaliyetleri içinde yeralan Safiye Hanım, herkesin yardımına koşmayı, sevgi elçisi olarak umut dağıtmayı görev edinmiş kendine. İngiltere’den Türkiye’ye ve Kıbrıs’a uzayan faaliyet alanı içerisinde çeşitli okullar açarak toplumuna destek olan Safiye Hanım, nerdeyse bildik bütün derneklerin gönüllü üyesi durumunda. Çeşitli sağlık sorunları nedeniyle zaman zaman uzaklaşsa da özellikle sağlık ve eğitim alanlarında her zaman faaliyette Safiye Nadir. İnsanlara yardım ederken sonsuz bir mutluluk duyan Safiye Hanım’ın yardımseverliğini ülkemizde bilmeyen yok. Girne Rehabilitasyon Merkezi, İngiliz Kültür Derneği ve Özgürada Lions Kulübü’nün üyesi olarak her faaliyette yer alan Safiye Nadir için yaşam, yardım yaparken daha anlamlı. Tecrübeleri, sevgisi ve sabrı ile herkese örnek olan Safiye Hanım’ın dostları hep artmış hiç azalmamış.

Nadir ailesinin temel direği Safiye Hanım’ın mutluluğu, torunları ile birlikte artarak devam etmiş hep. Çocuklarının ardından torunları, torunlarının ardından torun çocukları girmiş yaşamına Safiye Nadir’in mutluluğunu katlayarak, çoğaltarak. Hele kendi adını taşıyan küçük Safiye, başka bir anlam katmış yaşamına. Dünyanın her haline şahit olmuş yaşam öyküsünde, ailesini bir arada tutan, başarılarına kaynak olan Safiye Sultan, bitmeyen bir öykünün baş kahramanlarından biri olmuş aynı zamanda. Annesinin kendisine olduğu kadar kendisi de annesine düşkün olan oğlu Asil Nadir’e yeniden bir imparatorluk yaratma konusunda tam destek veren Safiye Nadir, ‘’Bitmemiş bir film’’ olarak tanımladığı Nadir ailesi serüveninin mutlu sonunu beklemekte heyecanla.

Bu haber toplam 2202 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.