1. HABERLER

  2. KIBRIS

  3. NE HASTANIN, NE DE DOKTURUN ÇİLESİ BİTMİYOR
NE HASTANIN, NE DE DOKTURUN ÇİLESİ BİTMİYOR

NE HASTANIN, NE DE DOKTURUN ÇİLESİ BİTMİYOR

Ülkemizin tanınmış isimlerinden, Operatör Doktor Ahmet Tandoğdu Genel Cerrahi Uzmanı ve Endoskobist, ülkemizin kanayan yarasını anlatıyor;

A+A-

Kıbrıs 7/24 olarak gerçekleştirdiğimiz röportaj ile ülkemizde sağlık konusu hakkında, Operatör Doktor Genel Cerrahi Uzmanı ve Endoskobist Ahmet Tandoğdu’dan görüşlerini alıyoruz.

Adamızın önde gelen, tanındık doktorlarından birisiniz, yine de bize kendinizden bahsedebilir misiniz, Ahmet Tandoğdu kimdir?

Ben 1951 Balalan Mağusa doğumluyum. Lise tahsilini Mağusa’da Namık Kemal Lisesi’nde tamamladıktan sonra, 1970 yılında İstanbul Üniversitesi Cerrah Paşa Tıp Fakültesi’ne girdim. 1976 yılında mezun oldum. 1980 yılında cerrah unvanını aldıktan sonra, yine İstanbul Cerrah Paşa Numune Hastanesi’nde asistanlığını tamamladım. 1981 yılından 2011 yılına kadar Lefkoşa Devlet Hastanesi’nde Cerrahi Servisinde çalıştım. En son olarak Cerrahi bölüm servisi şefi olarak 2011 yılında devletten ayrıldım.

dscn0742.jpg

Özel Başkent Hastanesi’nde halen bu kutsal diyebileceğimiz doktorluk görevinizi yapıyorsunuz, bize Özel Başkent Hastanesi’nin geçmişini anlatabilir misiniz?

Özel Başkent Hastanesi’nin mazisi 1998-99’lara kadar gidiyor. İlk önceleri klinik olarak hizmet vermekteydik, şöyle ki; cerrahide klinik çalıştırmaktaydım. Bu klinik olarak verdiğimiz hizmet ise 1986’lara gidiyor. 1986’da Lefkoşa’nın içinde Atatürk Caddesi’nde cerrahi kliniği olarak bir apartman dairesinde başladım. Apartman dairesinde klinikçilik yapmanın zorluklarını yaşadıktan sonra modern bir klinik yaratma düşüncesiyle Özel Başkent Hastanesi’nin temelini attık. İlk olarak 1996 yılında Tandoğdu Cerrahi Kliniği olarak hizmete girdi. Daha sonra ise hastaneye döndürüldü. 

Özel Başkent Hastanesi önceleri klinik olarak hizmet veriyordu. Peki, şu anki Özel Başkent Hastanesi hakkında bizlere bilgi verebilir misiniz?

Dört katlı bir bina yapısına sahibiz; zemin yani bodrum katında hastanenin alt yapısı kuruldu. Birinci katta ameliyathaneler, ayırma bölümü, endoskopi kameraların olduğu bölüm ve röntgen bölümü mevcuttur. Üst katta ise poliklinik ve laboratuarların olduğu kısım yer almaktadır. En üst katta da yatılı koğuşlarımız vardır.

Özel Başkent Hastanesi, tam olarak ne zaman hastane adı altında faaliyetlerine başladı?

Tam olarak hastanenin faaliyete geçmesi 2007 yılında oldu. Hastane unvanını aldıktan sonra tek bir kol değil de, birçok doktoru bünyemizde barındırmaya karar verdik.  Hastanemizde şu anda 7-8 doktor mevcuttur. Genel Cerrahi, Ortopedi ve Travmatoloji, Göğüs hastalıkları, Kadın doğum, Kulak Burun Boğaz olarak ana temel branşlar mevcuttur.  Bunun yanında diyetisyen ve laboratuarımızda mevcut olarak hizmet vermektedir. Altyapı olarak ise ultrason, endoskopi kameraları (gastroskopi, kolonoskopi) yapılıyor.

KKTC’de ilk olarak endoskopiyi kuran isim sizsiniz, Lefkoşa Devlet Hastanesi’ne endoskopinin kurulmasını bize anlatır mısınız?

Endoskobiyi 1986 yılında Lefkoşa Devlet Hastanesine kurdum, bu nasıl oldu; 1985 yılında Fransa’da, Fransa hükümetinin sağlamış olduğu burs ile bir yıl Endoskopi üzerine eğitim aldım. 1 yıl Montpellier Üniversitesi Gastro mitoloji bölümünde çalıştım. 1986 yılında adaya döndüğünde Endoskopiyi 1986 yılında Lefkoşa Devlet Hastanesine kurdum. Günümüzde adamızda yaygın olarak yapılıyor.

1-087.jpg

Endoskopi nedir ve nasıl yapılır? Diğer bölümlerde yer alan hizmetleriniz ve branşlarınızdan bahsedecek olursak neler söylersiniz?

Endoskopi mide ve bağırsak hastalıklarının teşhis ve tedavisinde önemli bir rol oynar. Anestezi altında yapılır. Genel anestezi değil, genel anesteziden daha hafif bir şekilde ağrıyı azaltmak için anestezi ile yapılır.

Klasik röntgen bölümünde röntgen çekimi de yapılıyor. Acil bölümleri de mevcut, acil bir hasta geldiği zamanda (kalp damar hastalıkları haricinde) ortopedi ile alakalı ortopedi ile alakalı ( Burkulma, kırık) hizmetler verilir.

Acil vakalar geldiği zaman, 24 saat nöbetçi hemşirelerimiz uzman hekimleri arayarak bilgilendirir.

Kıbrıs’ta özel de destekleyici bir sağlık sistemi geliştirilmediği için Kıbrıs’ta özel hastanecilik biraz zordur.

Ne gibi zorluklarla karşılaşıyorsunuz?

Sigorta sistemi henüz rayına oturmadı, özel sigortalar dışında devletin organize ettiği sigorta sistem ile sigortalı hastalar devlet hastanesinde hizmet görebiliyorken, özele geldiklerinde hizmet alamıyorlar. Bu durumda sigorta karşılanmadığı için, vatandaşlarımız sabahın erken saatlerinde uzun kuyruklara giriyorlar. Halkımızın da çilesine son vererek, uzun kuyruklarda sıra beklememesi ve daha kaliteli hizmet alabilmesi için, özele de açılan sağlık sigortası çıkarılması lazım. Aksi takdirde bu böyle devam etmez.

Devletin bu sigorta sistemleri üzerinde her hangi bir çalışması var mı?

Yeni sağlık bakanı (Ahmet Gülle) bu işi yapacağını söylüyor. Bizlerde, hem doktorlar hem hastalar adına ona güveniyoruz. Umuyoruz ki sigorta sistemini özele de açarlar ki devlet hastaneleri de bu kadar yükü taşımak zorunda kalmaz diğer yandan da özel hastanelere yapılan yatırımlar ve emekler de boşa gitmez. Özel hastanelere hastalar gelse de her isteyen gelemiyor. Niye gelmiyorlar? Çünkü hasta özele geldiği zaman vizitesini ödemek zorundadır. Vatandaşın da yükünün devlet tarafından azaltılması gerekiyor. Örneğin vatandaşlarımız devlete gidip 3 ay fıtık ameliyatı, 6 ay Safra kesesi ameliyatı için bekletilebiliyor ve onlarda beklemek zorunda kalıyorlar...  Özel hastaneler var evet ama maalesef atıl vaziyette duruyor özel hastaneler.

Özel bir hastane olmanın zorlukları nelerdir?

Örneğin hastane izni almamız için devlet ambulans şartı koydu. Acil ambulansı aldık, hasta alıp müdahale edebiliriz. Ama hastalar ambulans servislerinde özeli tercih etmediği için (çünkü devlette ücretsiz olarak veriliyor) biz özel hastanelerdeki tam donanımlı ambulanslar atıl vaziyette duruyorlar. Halbuki özel hastaneler de devlet hastaneleriyle birleştirilip bir çatı altında birleşip ambulans servisinin kurulması lazım. Özel hastanelerin ambulans servislerinden de yararlanılması lazım. Bir trafik kazasında özel hastanenin hemşiresiyle, ambulansıyla gerekirse doktoruyla müdahale edilecek şansın verilmesi lazım. Yani devletin ambulansları alın demesiyle olmuyor. Araçlar tam teşekküllü ama atıl vaziyette duruyor. Dünya üzerinde bu şekilde değil. Devletin bizi kucaklaması lazım. Maalesef 5-6 yıldan beridir sahip olduğumuz ambulans işe yaramaz şekilde duruyor. Bu yönden muzdaripiz. Derdimizi anlatmaya çalışıyoruz ancak anlayan yok maalesef...

2-075.jpg

Bu üzücü olayda yani ambulans konusunda yapılan bir çalışma var mı?

Şu anda yapılmıyor. Sigorta sistemi oturmadan bu işler olmuyor. Epeyce zaman önce yani Dr.Mustafa Erbilen’in 1986 yılındaki bakanlık dönemindeki sigortalı hastalara bugün, reçeteleriyle eczanelerden aldıkları ilaçlarının %80 ini sigorta ödüyor,  %20’sini kendileri ödüyor. Biz diyoruz ki bunlar vizitelere de yansıtılsın yani sigortalı hastalar özel bir doktora veya özel bir hastaneye geldiği zaman yine %80 ve %20 oranı olsun. Dolayısıyla devlet hastanelerindeki uzun muayene kuyruklar da ortadan kalkmış olacak, vatandaş da daha iyi bir hizmet alacaktır. En önemlisi ise hastanın kendisine daha fazla zaman ayrılacak, kuyrukların oluştuğu bir esnada, sağlıklı ve gerekli vakit ayırmak mümkün değildir. Sağlık reformunun süratli bir şekilde çıkması lazım ve genel sağlık sigortasının da acilen çıkarılması lazım. Aksi takdirde özel hastanelere yatırım yapan doktorlarda vatandaşlarda muzdarip olmaya devam edecektir.

Şu anda KKTC’nin sağlık sektörü ile ilgili olarak öngörmüş olduğunuz birincil problem bu o halde?

Evet kesinlikle.

İnsanların bu gelişen teknoloji çağında doktora daha hızlı ulaşılabilmesi ve özel hastanelerin de devletin bir parçası olup, üvey evlat muamelesi görmemesi lazım. Sağlık Bakanlığı’nın da aktif sağlık sistemi özel hastanelerini desteklemiyor. YDÜ’de örneğin TC vatandaşı olan ve KKTC’de çalışan TC uyrukluları, TC’nin sigorta sistemi kapsıyor. Yani burada vurgulamak istediğimiz bizim devletimizin de bizi kucaklaması gerekir. Bunu da yapacak olan devlet, hükümet sağlık bakanlığıdır.

Emek sermaye ve zaman harcıyoruz gelecek olan vatandaşa hizmet verebilmek için ama KKTC’deki tüm özel sağlık kuruluşları sistemsizlikten dolayı mağdur durumdadır. Kıbrıs şartlarına göre düzenlenmesi gerekir. Türkiye’deki sisteme göre değil. Bunun için sermaye ve sisteme ihtiyaç var biz fikirlerimizi söylüyoruz yapması gereken ise devlettir.

Uzun yıllardır sağlık alanında hizmet vermekteyiz. Özel Başkent Hastanesi olarak en iyi hizmeti biz veriyoruz.

En önemli ikinci problem sizce nedir?

En büyük problem sistemsizlik çünkü yıllardan beridir bu şekilde ve tam gün yasası da var ancak tam gün yasasına da uyulmuyor. Daha doğrusu uyulamıyor, neden diye düşünecek olursak şartlar yaratılmıyor, örneğin devlet hastanesinde doktorların tam gün çalışabilmesi için şartlar uygun değil. Avrupa’da nasıl çalışıyorsa, sistem KKTC’de o şekilde olması lazım. Sigorta kapsamında özele hastanelere de asker, polis, sivil, tüm vatandaşların, herkesin gelebilmesi lazım. Ancak asker gelemiyor özele, örneğin askere devlet diyor ki; ‘ben sadece devleti tanırım, güvenlik kuvvetlerinden kartını alıp devlete gidebilirsin, ben bir tek devleti tanırım.’ Halbuki özel hastanelerde devletimizin bir parçası değil mi? Personel buraya neden gelemesin? Neden kısıtlama getiriliyor? sağlık insanların tercihlerine bırakılmalı. Herkesi bilinçaltında devlet hastanelerine yönlendiriliyorlar ve hastalar da memnun olmuyor. Kötülemeye gidiliyor hal böyle olunca.

Önemli olan havada kalmış sistemi rayına oturtmaktır. Devletin bu işleri rayına oturtması gerekiyor.

Bu durum ülkemizde hem hastaların, hem de doktorların kanayan yarası olmuş hem anlattıklarınızdan, hem de vatandaş olarak bizlerin de tecrübelerinden çıkardığımız sonuç olarak. Sizin hedefleriniz nedir, son olarak ne söylemek islersiniz? Sigorta sistemi sizce ne zaman düzene girer?

2015 yılına kadar çözülür diye ümit etmekteyim. Başkent hastanesi olarak kendi kadrolarımızı oluşturmuş bulunmaktayız. İyi kalitede günün modern cihazlarıyla hizmet vermek ve tam donanımlı hale gelerek en iyisi yapmak istiyoruz. Biz tercih edildiğiz takdirde en kaliteli sağlık servisini sağlıyoruz.

Ekonomik sıkıntılara ve devletin sistemde değişiklik yapmadığı müddetçe özel ne kadar tutunur bilemiyoruz. Ayakta kalmak şu anda temennimiz. İşçi köylü asgari ücretli herkes her vatandaş doktor seçme özgürlüğünü yakalamalı.

3-050.jpg

 

Bu haber toplam 2204 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.