1. HABERLER

  2. KIBRIS

  3. “NİYE POLİSE VE SAVCILIĞA GİTMEDİ ?”
“NİYE POLİSE VE SAVCILIĞA GİTMEDİ ?”

“NİYE POLİSE VE SAVCILIĞA GİTMEDİ ?”

“Niye polise ve savcılığa gitmedi ?”

A+A-

Gül ÇAKIR

İşadamı Ramazan Özçelik, Kıb-Tek Yönetim Kurulu Başkanı İsmet Akim’in bir gazeteci ile ilgili iddialarını eleştirdi

İşadamı Ramazan Özçelik, ülkede bir çok alanda yolsuzluk ve usulsüzlüğün hakim olduğunu, bu bağlamda iddiaların yöneltildiği Kıbrıs Türk Elektrik Kurumu ile (Kıb-Tek) ilgili adımların atılması gerektiğinin altını çizdi. Kıb-Tek Yönetim Kurulu Başkanı İsmet Akim’in bir gazeteci ile ilgili iddialar gündeme getirmesini de eleştiren Özçelik, “Kimse bu ülkede şunu soramıyor; şimdi, başta Sayın Ombudsman ve İsmet Akim, senin özel şirketin mi? Eğer Hasan Bey, seni germişse, sana böyle tekliflerde bulunmuşsa bunu niçin polise ve savcılığa bildirmedin? Bu bir rüşvet teklifi değil mi? “ dedi.

Günaydın Ada programına konuk olan Ramazan Özçelik, gündemdeki gelişmelerle ilgili değerlendirmelerde bulundu.

Ombudsman Emine Dizdarlı’nın açıklamalarıyla gündeme gelen ve Ulaştırma Bakanı Tahsin Ertuğruloğlu ile polemik yaşamalarına neden olan Ercan’ın denetimi konusunu değerlendiren Özçelik, Ertuğruloğlu’na yargısız infaz yapıldığını söyledi.

“İSMET AKİM NİYE POLİSE VE SAVCILIĞA GİTMEDİ?”

Kıbrıs Türk Elektrik Kurumu ile ilgili iddiaları değerlendiren Ramazan Özçelik, ülkede bir çok alanda yolsuzluk ve usulsüzlük eleştirilerinin hakim olduğunu bu bağlamda bu iddiaların yöneltildiği Kıb-Tek’le ilgili adımların atılması gerektiğini de vurguladı. Yönetim Kurulu Başkanı İsmet Akim’in bir gazeteci ile ilgili iddialar gündeme getirmesini de bu bağlamda eleştiren Özçelik, şu ifadeleri kullandı;

“ŞAİBE İDDİALARI KIB-TEK’TE DE VAR”

“Kimse bu ülkede şunu soramıyor şimdi, başta Sayın Ombudsman ve İsmet Akim, senin özel şirketin mi? Eğer Hasan Bey, seni germişse, sana böyle tekliflerde bulunmuşsa bunu niçin polise ve savcılığa bildirmedin? Bu bir rüşvet teklifi değil mi? Sen kendi malını mı yönetiyorsun? Bu sakladığın teklifi şimdi silah sana dayanınca mı döktün? Niçin bu teklif sana yapıldığında polise ve savcıya gitmedin? Yani sen yapılan rüşvetlerin bir kısmını kabul ediyorsun, bir kısmını yapmıyorsun, bir kısmını sana birisi saldırınca mı açıklıyorsun? Kim verdi sana yetkiyi ki; sıfatına, kalemine gelip bir cezai usulsüzlüğü ortadan kaldırmak için teklifte bulunacak kadar ucuz bir yönetici pozisyonuna düşürülmeyi nasıl içine sindiriyorsun? Doğruysa niye bu güne kadar savcılığa gitmedin de televizyonda yapıyorsun bu işi? “Ramazan Özçelik konuşmasında, Ombudsman Emine Dizdarlı’dan bu konuyla ilgili iddialar noktasında da işlem yapmasını istedi.

OMBUDSMAN-DİZDARLI ATIŞMASI

Özçelik, Ombdusman Emine Dizdarlı ve Ulaştırma Bakanı Tahsin Ertuğruloğlu’nun son olarak bir televizyon programında birbirlerini istifaya davet eden ikili arasındaki gerilimi ve yaşanılan süreci de değerlendirdi.

“DİYALOGLAR BU ŞEKİLDE YÜRÜTÜLMEMELİ”

Ülkenin saygın makamlarında bulunan kişiler arasındaki diyalogların bu şekilde yürütülmemesi gerektiğini söyleyen Özçelik, bu durumu şu sözlerle eleştirdi:

“Dikkatle, heyecanla ve endişeyle takip ediyorum. Sokaktaki vatandaşlar dövüşebilir. Ticarette rakipler dövüşebilir ama doğrusunu isterseniz ülkeyi yönetenlerin, ülkenin sayılı makamlarını işgal edenlerin kamuoyu önünde böylesine gergin saatler yaşamasına sebep olmaları veya karşılıklı çok hiddetli, şiddetli ve ithamlı sürtüşmeler içine girmelerini medyanın önünde üzüntü ile izliyorum.”

“EMİNE DİZDARLI BUNU YAPMAMALIYDI”

Ombudsman Emine Dizdarlı’nın olayla ilgili yaptığı üslupsal bir yanlış olduğunu ifade eden Özçelik, bu iddiaların basından önce ilgili bakanlıkla paylaşılmasının daha doğru olacağını belirtti. Özçelik şunları söyledi: “Şunu yapmamalıydı Emine Hanım, kendisi Ombudsmandır yüksek denetçidir. Parlamentonun yerine kendini koymamalıydı. Başbakanlık Yüksek Denetleme Kurulu’nun yerine koymamalıydı.

Sayıştay’ın yerine koymamalıydı, Polis ve Savcının yerine koymamalıydı, yargıcın yerine koymamalıydı. Emine Hanım’da gördüğüm tavır, bunların topumun yetkilerini ben yaparım dedi. Keşke bunu yapmasaydı, halbuki o çok tecrübeli bir yargıç.”

“YARGISIZ İNFAZ EDİLDİ”

Bu girişimin ardından Tahsin Ertuğruloğlu’nun zan altında kaldığını ifade eden Özçelik, Bakan Ertuğruloğlu’nun yargısız infaz edildiğini vurguladı. Ramazan Özçelik şöyle dedi:

“BU DOĞRU BİR İŞLEM OLMADI”

“Hoş değil geldiğimiz yer, güzel de değil. Biz kimseye iftira atmadan, yargılanma ve adalet karar vermeden kimse suçlu değildir deriz ama biz baştan çok yetkin bir yargıç tarafından yargı kapısına daha gidilmeden bir bakanın algı operasyonuyla şaibeli bir iş yaptığı meselesi oluştu. Bu doğru bir işlem olmadı.”

“ERTUĞRULOĞLU DA HATALAR YAPTI”

Bakan Ertuğruloğlu’nun da aynı şekilde bu işte üslupsal hatalar yaptığını belirten Özçelik, bu işin altından iddia edildiği gibi ülkeyi kaosa sokacak bir usulsüzlük çıkmaması temennisinde bulundu.

Özçelik şunları söyledi:

“Artık ne Emine Hanım’ın ne de Tahsin Bey’in bu olayı böylesine sözlerle ekranlarda tartışarak kapaması söz konusu değil. Olay neyse artık bu ülkede artık en ciddi incelemeden, soruşturmadan geçecek konu haline geldi.

Çünkü biri otuz yıllık yargıcın kararının Ombudsman olarak adil olup olmadığı, doğru olup olmadığı, kişiye kasıt olup olmadığı bu soruşturma sonucunda çıkacak, bir diğer sonuç da; otuz yıldır siyaset yapan kendisine toz kondurmayan bir siyasetçinin de karanlık işlere girip girmediği, karışıp karışmadığı çıkacak. Bu iki sonuçtan biri çıkacak. Dilerim her ikisi de bu soruşturmanın sonunda, ki bu soruşturmayı artık kimse durduramaz, ikisi de usul hatalarıyla çıksın.”

“YAPILMASI GEREKEN ŞEY DENETLEMEDİR”

Ercan Havalimanı projesinin söz verildiği gibi bitirilemeyeceği iddiasında da bulunan Özçelik, bu nedenle bu projenin mutlaka denetlenmesi gerektiğini söyledi.

İşadamı Ramazan Özçelik şöyle dedi:

“Yapılması gereken şey denetlenmesidir ve bunu burada olmayan hayali şirketler değil uluslararası yeterliliğe sahip profesyonel şirketler yapmalıdır. Temelden itibaren bunu denetler, teknik şartnameye uygun mu diye bakar. Çünkü havaalanı yapıyorsun. Eğer bir denetçi firma tayin edilmeseydi ben bu işin içinde çok fazla karanlık iş arardım. Şimdi Bakan’la alan firma arasında bir münasebet varsa o ayrı bir şey. Araştırır çıkar. Ama Sayın Bakan, madem bu inşaat başladı bir yerler kazılıyor, 48 ayda bitecek havaalanı 36 ay sonra hareket etmeye başladı. Denetim firması tayin etmeseydi o zaman herkes bir yere gözünü kapattı, denetlemiyorlar. Firmadan ne alışverişleri var diye o zaman soru sorulmasını, esasen o zaman beklerdim.”

Star Kıbrıs

Bu haber toplam 876 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.