1. HABERLER

  2. KIBRIS

  3. “O PARALAR NEREDE?”
“O PARALAR NEREDE?”

“O PARALAR NEREDE?”

“Yaptım yaptım ama sor niye yaptım!”

A+A-

 

Kahvecioğlu, Yorgancıoğlu’nun Gençlik ve Spor Bakanlığı yaptığı dönemde, gençlere spor salonları açacakları gerekçesiyle bet ofislerinin açılmasını sağladığını savunarak sordu:

Başbakan Özkan Yorgancıoğlu’nun Gençlik ve Spor Bakanlığı yaptığı dönemde gençlere spor salonları açacakları gerekçesiyle bet ofislerinin açılmasını sağladığını söyleyen Gazeteci Yazar Hasan Kahvecioğlu, şuanda hala öyle bir tutumun olmadığını belirterek, “bet ofislerine aktarılan fonlar nerede? Neler yapıldı o paralarla?” diye sordu. Doğu Akdeniz Üniversitesi’nin şuanda büyük bir kaos içerisinde olduğunu belirten Kahvecioğlu, iki kişinin üniversiteye alınmaması sonucu devletin başındaki kişilerin üniversiteye baskıcı tutum sergilediklerini savundu. Şu sıralar Kıbrıslı Türkler olarak çok sıcak günler yaşandığını da aktaran Kahvecioğlu, siyaset kurumu yanlış yapıp devlet de iyi yönetilmeyince kamuoyunun da dolayısıyla mutlu olmadığını ifade etti.

“KENDİMİZE YETEMİYORUZ”
ADA TV’de Nazmi Pınar’ın sorularını yanıtlayan Gazeteci Yazar Hasan Kahvecioğlu’nun sözlerinden öne çıkan çarpıcı detaylar şu şekilde; “Kıbrıslı Türkler çok sıcak günler yaşıyorlar. Temel yoğunlukta kendi kendimize yetemememiz ve bir türlü güzel işler yapıp kamuoyunu mutlu edemiyoruz. Siyaset kurumu yanlışlar yapınca, ülke iyi yönetilmeyince böyle bir ortamdaki gazeteci elbette sürekli isyan halinde olacak. Düzenle ve rejimle uyumlaşan gazetecinin alnını karışlamak lazım. Gazeteci sorgulamalıdır. Köşe yazarı birine yaranmak için birinden bir şey umarak o beklentiye girmemelidir. Gazeteci bir konuyu ele aldığında ve onu belgelerle desteklediğinde, tarafsız bir noktadan toplumuna gerçek bilgileri aktararak yürüdüğünde sorunların üzerine de yürümüş oluyor.

“YAPTIM YAPTIM AMA SOR NİYE YAPTIM!”
Gençler kumar oynuyor. Bet ofisler fikri ortaya atıldığında Spor Bakanı Özkan Yorgancıoğlu’ydu. Bu fikir kimden çıktı, Özkan Yorgancıoğlu’ndan. DAÜ heyeti de çıktı senatodan aldıkları kararı Yorgancoğlu’na götürdü ki bet ofislerinin kapatılması yönünde karar aldık destek isteriz. Ne desteği? Zaten bet ofislerinin açılmasını sağlayan Yorgancıoğlu. Korkunç şeyler oluyor bu ülkede. Kimse hatırlamıyor bile olayları. Yorgancıoğlu da diyor ki ‘yaptık ama niye yaptık sordun mu’ Türk filmindeki gibi. Öyle bir sistemin içinden geçiyoruz. Diyor ki Yorgancıoğlu, sokaklarda o kadar çoğalmıştı ki kumar işi bunu bir tertipleyelim istedik. 

“PARALAR BAKANIN İKİ DUDADIĞININ ARASINDAN GİDİYOR…”
Bir de gençliğe para aktaralım dedik diyor. Meraklı bir vekil olsa gidip o zamanın dosyalarına bakacak. O zaman bu yasa geçtiğinde korkunç kaynaklar oluştu. Sanayi bölgelerinin paralarının ödendiği fon, trafik cezalarının ödendiği başka bir fon, sığınak fonu diye içinde 10 milyon doların beklediği fon, sağlık fonu diye insanlardan toplandığı fon. Paralar gidiyor bakanın iki dudağından da çıkıp gidiyor istedikleri yere. Şimdi tüm bunların vekiller tarafından ellenmesi ve sorgulanması gerekmiyor mu? Ercan’dan çıkan her yolcudan alan bir para vardı. Kaç paradır, ne kadar ödendi, herkes para kesildi, özelleştirildikten sonra nereye gitti bu paralar? Toplanan paralar ne yapıldı? Betlerden de toplanan ve betlerin kurulmasının gerekçesi vardı gençlere spor salonları yapacağız diye, ne oldu? Hangilerini yaptılar? Önleminizi alıp bu kumarhaneleri kapatmazsanız daha çok şeyler gelecek sizin başınıza.

“HANİ ÖZERKLİK?”
Siz eğer solda bir parti olduğunuzu iddia ediyorsanız ve sürekli genel sekreteriniz biz sosyalistiz diyorsa demek ki sizin dönüşümden yana olmanız lazım. Bir de özerklikten yana olmanız lazım. 30 yerde 40 yerde filan kurumu özerkleştireceğiz diyorlar. Oturuyor DAÜ’de senato, profesörler, seçilmiş bölüm başkanları Abdullah Öztoprak’ı bildiriyorlar. Na’pıyor siyasetin başındakiler, hayır diyorlar bizim istediğimiz olacak. E hani özerklik? O zaman yasayı çıkarsınlar, tembellik yapmasınlar. Hayatın gizliliğinin korunması diye hiç üzerinde konuşulmamış bir yasa geçireceğinize ve gazetecilere korku salacağınıza oturun da bu tür yasaları çıkarın. DAÜ’yü özerk hale getirmediniz şimdi de yüzde 82’nin seçtiği isme görev süren doldu diyorsunuz. DAÜ şuanda müthiş bir kaosta.

“SİZ KENDİ KENDİNİZİ YİYORSUNUZ”
Tüm kurumları bizim çok iyi yönetmemiz gerekiyor. Küçük bir toplumuz bir de devlet kurmuşuz. İyi yönetiyoruz, şıkır şıkır işleyen bir demokrasimiz var, sanat dünyamız, orkestramız, dünyanın saygı duyacağı bir durumdayız diyebiliyor muyuz? Diyemiyoruz. Biz küçücük salonda konserler verirdik. Rum tarafından diplomatlar, büyükelçi gelip bizi izlerdi. Gurur duyardık. Kıbrıs toplumu çağdaş bir toplumdur birçok şeyi hakediyor der ve gurur duyardık. Şimdi kavga eden kurumlar var. YÖK’ün geçen haftalarda DAÜ’yü ziyareti bekliyordu. İptal etti. Siz kendi kendinizi yiyorsunuz, bu kavgaları bitirin ondan sonra dedi. Bu işleri bitirin ondan sonra YÖK baksın dedi. Bütün gazeteler kocaman bir mercekle gitmemiz gerekmiyor mu kendi kurumumuzun üzerine?

“KOSKOCA ÜNİVERSİTEYE ZORLAMA”
Kıbrıslı Türkler kendi kurumlarını idare edebilecekler mi? Nasıl ki Türkiye’ye karşı kendi kurumlarına karşı nasıl idare istiyorlar, kendi kendimizi yakıp kavuran sorunlarda da aynı düşünce içerisinde olacak mıyız? Erdoğan, bizim Başbakanımıza maaşını sorarken, bunun altında yatan nedenleri araştıracak mıyız? Kim ona ne söyledi de Erdoğan böyle bir açıklama yaptı. Durup dururken sormadı herhalde. Birileri gidip ona bir şeyler söyledi demek ki. DAÜ’de durum belli. İki tane adamı aldırmadı diye Öztoprak’ın DP ve CTP ile arası açıldı. UBP ile açıldı. Başbakan’ın telefonu ile filan adamı atayın dedikten sonra karar alarak vekaleten atadıkları rektör var, seçimle işbaşına gelmesi gereken bir gelenek var. O iki adam alınmadı ya, bu iki kişiyle ilgili yeni bir karar aldı yönetim. Yönetim karar alıyor, rektör gidiyor, rektör yardımcıları istifa ediyor hemen yerlerine 5 kişi atanıyor. İki kişinin de alınması için rektöre yazı yazılmasına karar veriliyor. Böyle bir yönetim. Buna kim izin veriyor? Siyasetin tepesindeki adamlar. Yani koskoca üniversite iki tane partili adamın alınması için zorlama baskıya dönüşüyor.”

Star Kıbrıs

 

Bu haber toplam 717 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.