1. HABERLER

  2. KÜLTÜR-SANAT

  3. ODTÜ (KIBRIS) NOSTALJİ SİNEMA GÜNLERİ'NE BAKIN KİM KATILDI
ODTÜ (KIBRIS) NOSTALJİ SİNEMA GÜNLERİ'NE BAKIN KİM KATILDI

ODTÜ (KIBRIS) NOSTALJİ SİNEMA GÜNLERİ'NE BAKIN KİM KATILDI

ODTÜ, sinemada 50 yılı geride bırakan Hülya Koçyiğit’i ağırladı.

A+A-

ODTÜ Kuzey Kıbrıs Kampusu Sinema Topluluğu’nun konuğu olarak Nostalji Sinema Günleri’ne katılan Türk sinemasının ünlü sanatçısı Hülya Koçyiğit, öğrencilerle sohbet etti.

Koçyiğit, Ertem Eğilmez’in “Arabesk” filmi ile geçmişte yaptığı duygusal, aşırı romantik filmlerle dalga geçtiğini ve giderayak güzel bir çelme taktığını söyledi. 

Bugüne kadar 200’e yakın filmde rol alan ve sinemada 50 yılı geride bırakan Hülya Koçyiğit, kişisel sinema tutkusu ve eğitiminden sanat-hayat ilişkisine uzanan geniş bir yelpazede gerçekleştirilen sohbet toplantısında, öğrenciler tarafından soru yağmuruna tutuldu. 

Sohbet toplantısında dünya sinemasının ünlü ismi İngrid Bergman’ın hayranı olduğunu dile getiren Hülya Koçyiğit, İsveçli sinema ve tiyatro oyuncusu Bergman için “Çok duru, sade güzelliği, aynı derecede dingin ve doğal oyunculuğu nedeniyle Bergman’a her zaman hayran oldum” dedi. 

Sohbette sinema kariyerinin çeşitli evrelerine değinen sanatçı, yönetmen Ömer Lütfi Akad ile çalışma şansı bulduğu için duyduğu mutluluğu, “Gelin-Düğün-Diyet üçlemesi, oyuncu olarak beni, seyirci olarak Türk sinema seyircisini son derece olgunlaştıran, daha çok toplumsal konuları merak etmemizi sağlayan, toplumsal konuları işlememize neden olan, daha araştırmacı, daha halkın içinde, daha işçi sorunu ya da kadın sorunu gibi konularda işler yapmamızı sağladı” sözleriyle dile getirdi. 

Sonraki yıllarda Şerif Gören yönetmenliğinde çekilen, hem oyuncusu hem yapımcısı olduğu filmleri çok önemsediğini belirten Koçyiğit, yapımcılığın büyük bir sorumluluk olduğunun altını çizerek sinemanın gücü ve insan yaşamına etkilerine değindi, şöyle dedi: 

“Sinema öyle bir dil ki, o kadar güçlü bir dil ki, bir film, birçoğumuzun hayatını değiştirebilir, birçoğumuzun ufkunu açabilir, düşünce yapımızı etkiler ya da ruhsal gidişatımızı, dengeleri bozabilir. Kendimize sorular sorarız, topluma daha farklı gözle bakmaya başlarız.” 

“O yıllarda biraz eleştirildim”

Ödüllü filmlerinden ‘Derman’ ve ‘Kurbağalar’ın çekildiği dönemde feminizm akımının sinemayı etkilediğine değinen Hülya Koçyiğit, kadının cinsel özgürlüğünü irdeleyen, açıklayan ya da sorgulayan filmlerde oynanmasının istendiğini belirtti. Koçyiğit, “Ancak ben daha farklı bir çizgi çizmiştim kendime. O yıllarda biraz eleştirildim. Bir oyuncu rolünün gereği her şeyi yapabilmeli, rol neyi gerektiriyorsa kendini kısıtlamamalı. Bu, benim dilimden düşmeyen bir sözdür ama rolümün gereği de olsa, soyunabilen, içinde sevişme sahneleri olan, özellikle de bunların sergilenmesini seçen hikayelerde oynayamayacağımı fark ettim. Benim sloganım kadının cinsel özgürlüğü elbette ama önce insan olarak var olabilmesinin altını çizmekti” dedi. 

Türk sinemasının “Koca Çınarı” olarak bilinen ve 2011 yılında hayatını kaybeden Yönetmen Ömer Lütfi Akad’ın, “kariyerinde daha gerçek karakterleri işleyebilmesi için mesleki açıdan kendisine sınıf atlattığını” belirten Koçyiğit, sinemadaki arayışının ünlü yönetmenle gerçekleştirdiği çalışmalarda karşılık bulduğunun altını çizdi.

 

Kaynak: Kıbrıs

Bu haber toplam 617 defa okunmuştur
Etiketler : , ,
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.