1. HABERLER

  2. KIBRIS

  3. ÖFKESİYLE KENDİNİ YAKTI... PEKİ SUÇLU KİM?
ÖFKESİYLE KENDİNİ YAKTI... PEKİ SUÇLU KİM?

ÖFKESİYLE KENDİNİ YAKTI... PEKİ SUÇLU KİM?

‘Sahip çıkın’ dedim ama çıkmadılar… Sırf onlara inat uyuşturucu işine girdim… Sadece cebim para görsün istedim…

A+A-

 

Didem Menteş'in haberine göre YD, parmaklıklar ardında kalmış hayatları bu kez 22 yaşındaki Halil Can Güven ile paylaşmaya devam ediyor...

“Çocukluğumu yaşayamadım… Benim çocukken ışıklı ayakkabım yoktu… 15 yıl Çocuk Esirgeme Kurumu’nda kaldım… Sokaklarda yattım, aç kaldım… ‘Sahip çıkın’ dedim ama çıkmadılar… Sırf onlara inat uyuşturucu işine girdim… Sadece cebim para görsün istedim… Ama kaybeden ben oldum, gençliğim oldu… Günahkâr da ben oldum, suçlu da… Ama tek suçlu ben değilim… Suçlu; bana ve kardeşime sahip çıkmayan devlet kurumları… Tek suçlu Kıbrıs’ın bu sistemi…”

“Ben Kıbrıslıyım… Çocukluğumu yaşayamadım… 15 yıl Çocuk Esirgeme Kurumu’nda kaldım… Sokaklarda yattım, aç kaldım… Sosyal Hizmetler Dairesi’nden yardım istedim… ‘Sahip çıkın’ dedim ama çıkmadılar… Sırf onlara inat uyuşturucu işine girdim… Sadece cebim para görsün istedim… Ama kaybeden ben oldum, gençliğim oldu… Günahkâr da ben oldum, suçlu da… Ama tek suçlu ben değilim… Suçlu; bana ve kardeşime sahip çıkmayan devlet kurumları… Tek suçlu Kıbrıs’ın bu sistemi…”

Koca 5 yıl…

Bu sözler 22 yaşındaki Halil Can Güven’e ait. Daha ömrünün baharında Halil… Gencecik hayatının en güzel yıllarını parmaklıklar ardında geçirecek. Şartlı tahliyeden yararlanamazsa eğer, tam 5 yıl, koca 5 yıl cezaevinde ruhen yaşlanacak… Peki neden? Sırf çocuk esirgemede büyüdüğü için mi? Ailesi sahip çıkmadığı için mi? Yoksa kardeşiyle kendine destek olmasını istediği Sosyal Hizmetler Dairesi’nin yeterli ilgiyi göstermediği için mi? Kötü şansının kendisini bırakmadığı için mi?

“Işıklı ayakkabım yoktu benim…”

Tüm bu soruların cevabını sistemin kendi gençlerine, kendi insanına sahip çıkmamasında buluyor Halil. İsyanı ailesine, isyanı devletine isyanı hayata… Yaşayamadığı yaşatılamayan çocukluğuna, gençliğine ağlıyor Halil. Boğazı düğüm düğüm anlatıyor; “Şimdi ışıklı ayakkabı giysem bu insanlar bana güler, benim çocukken ışıklı ayakkabım yoktu…”

“Hak etmedim mi? Ettim…

Yaklaşık 1 yıldır cezaevinde Halil… Güney Kıbrıs’tan uyuşturucu ithal etmekten yargılanmış… 5 yıl ceza almış… Şartlı tahliyeden yararlanmak için 2 yıla daha ihtiyacı var. “Hak etmedim mi? Hak ettim. Sonucunun ne olacağını bile bile ben bu işi yaptım” diyecek kadar açık yürekli… Cezaevine girmekten de pişman… Sırf kendisine sahip çıkılmadığı için inadına suç işledi ve ömründen bir parça çaldı Halil…

“Onlara inat hayatımızı kararttık”

“Ben 15 yıl çocuk esirgemede büyüdüm. Oradan çıktıktan sonra benim hayatım değişti. Uyuşturucuyla ben ‘sahipsizlik’ nedeniyle tanıştım. Kardeşimle birlikte Sosyal Hizmetler Dairesi’nden çok yardım, çok destek istedik ama etmediler. Sokaklarda yatık. Kardeşim 20 yaşında ve o da bu suçtan dolayı içeride. Sahip çıkılmadığı için inadına bu işi yaptık. Sırf cebimiz para görsün, para kazanalım diye. Ama öfkeyle kalkan zararla otururmuş. Onlara inat hayatımızı kararttık”

“ Umutsuzluk…”

İşlediği suçun kendisine bir ders olduğunu söylüyor. Ama tahliye olduktan sonra iş bulamamaktan endişe duyuyor her mahkûm gibi. Korkuyor… Sistemin kendisini itmesinden, sahip çıkılmamasından dolayı geri dönmekten korkuyor… Ama aç kalmamak uğruna bunu göze de alıyor Halil Can... Olumsuzluk boğazına sarılmış gibi… Umutsuzluk, umudu gibi Halil’in…

“Buralara tekrar gelmek istemiyorum”

“22 yaşındayım ve dışarı çıktığımda 27 yaşında olacağım ama sırf sabıkalıyım diye iş bulabilecek miyim bilmiyorum. Belki iş bulurum ama en fazla 500- 900 TL’ye hem de Kıbrıslı olamama rağmen. Birileri sahip çıkmazsa, bir işim olmazsa bir süreden sonra tekrar bu işe başlayabilirim. Tekrar buralara gelmek istemem ama bir destek olmazsa yine buralara geleceğim. Destek olunursa tabi ki buraya gelmek istemem” diyor.
 

“Suçlu sistem suçlu biz değiliz”

Cezaevinin ıslah edici olduğunu da kesinlikle düşünmeyenlerden Halil... “Buraya gelen insanlar daha iyi eğitilir ama dışarı çıktıktan sonra başka suçtan dolayı içeri gelir. Çünkü koğuşlarda uyuşturucucusu, hırsızı, katili aynı koğuşta kalır. Bir insanın genç yaşta cezaevine girmesi onun için ıslah edici değildir. Bunun içinden çıkan terörist gibi çıkar ve yine suç işler” diyor. Yine de suç ileme fiilinin insanın kendisinde bittiğini ancak bunu Kuzey Kıbrıs’taki sistemle bağdaştırıyor Halil. “Kıbrıs’taki sistem, kişiye sahip çıkmama insanı suça itiyor. Suçlusu biz değiliz sistemdir suçlusu” diyerek isyan ediyor Halil.  

“Adaletsizlik var”

Cezaevi günlerinden olsun memnun Halil Can. Halter ve futbol oynuyor, seramik atölyesinde çamur yoğuruyor… “Eğitimlere katılmıyorum. Avantajıma olacağını düşündüm ama bu saatten sonra çıktığım zaman yapabileceğim hiçbir şey yoktur. Çünkü ben 30- 35 yaşıma geldiğimde bir evim olmazsa ben boş geldim boş gideceğim. Benim genç yaşta bu kadar ceza yemem bile yeterli. Verilen cezalar bile adil değil. 752 paketle yakalanan var 7 yıl aldılar. Ben 300 paketle yakalandım 5 yıl aldım. Benim yakalandığım suç ortaklarım takipsizlik aldılar. Bence adaletsizlik var…”

“Şartlı Tahliye de torpil var”

Halil Can Güven de Şartlı Tahliye Kurulu’ndan şikâyet edenlerden. ‘Torpil’ var diyor görüştüğümüz diğer mahkûmlar gibi. “Bu konuda yetkililerin bize yardımcı olmasını isteriz.  Daha önce şartlı tahliyeyle ilgili grevler yaptık, gazetelere demeçler verdik ama hiçbir şey olamadı. Torpille şartlı tahliye olunmasını istemiyoruz. Bir kişi var 7 kez şartlı tahliyeye çıktı ama tahliye olamadı. Ben 1 yıldır içerdeyim ve 2 yıl sonra şartlı tahliyeye başvuracağım. Ama eminim şartlı tahliyeden hiçbir zaman çıkmayacağım” diyerek yine olumsuz düşünüyor Halil. Şartlı tahliyenin puanlama sistemine göre uygulanmasını istiyor. “Mahkûmun içerdeki hali duruşu, yaptığı etkinliklere göre 100 puanı alsın. Suç işleyenlerin puanları düşsün” diyor.

 

Bu haber toplam 1186 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.