1. HABERLER

  2. KIBRIS

  3. ÖLÜMLE SONUÇLANAN İŞ KAZASININ AYRINTILARI TÜYLER ÜRPERİYOR!
ÖLÜMLE SONUÇLANAN İŞ KAZASININ AYRINTILARI TÜYLER ÜRPERİYOR!

ÖLÜMLE SONUÇLANAN İŞ KAZASININ AYRINTILARI TÜYLER ÜRPERİYOR!

çıkan yeni ayrıntılar tüyler ürpertici

A+A-

'10 metre yerine,70 metre  yükseklik!'

Jeoloji ve Maden Dairesi Müdürü Mustafa Alkaravlı, önceki gün meydana gelen iş kazasında, iş aracının en fazla 10 metre yükseklikte çalışması gerekirken  73 metre yükseklikte çalıştığını belirterek bunun “yanlış olduğunu” söyledi. Yani taş ocağını işleten şirket iş aracını olması gerekenden 7 kat yükseklikte çalıştırdı, kaza kaçınılmaz oldu.

“Kazada hayatını kaybeden Bilal Doğan, aracıyla oldukça dik bir yoldan 73 metre yükseğe çıktı ve geri geri gelerek  aşağıya yuvarlandı” diyen  Daire Müdürü Mustafa Alkaravlı “60-70 metre yüksekliği olan şirket tehlikeyi ve yüksekliği azaltmak için  en üst tepeden başlayarak 10’ar metrelik basamak yapmalıydı” dedi.

Jeoloji ve Maden Dairesi Müdürü Mustafa Alkaravlı, önceki gün meydana gelen iş kazasında iş aracının en fazla 10 metre yükseklikte çalışması gerekirken  73 metre yükseklikte çalıştığını belirterek bunun “yanlış olduğunu” söyledi.

Taş ocaklarının 'basamak' şeklinde şekillendirildiğini belirten Alkaravlı aradki yüksekliğin 10 metre olması gerektiğine işaret ederek “Eğer sizin 60 metre yüksekliğinde taş ocağınız varsa 60 metre geriye gideceksiniz, geriden ya da en üst tepeden başlayarak 10’ar metrelik basamak yapacaksınız” dedi.

Alkaravlı “Yüksek ayna bulunan taş ocaklarında çalışmak doğru değil. Eğer taş ocağı 60-70 metre yüksekliğine çıkmışsa, bunu 10 metreye indirmek zaman ister”  şeklinde konuştu.

Jeoloji ve Maden Dairesi Müdürü Mustafa Alkaravlı, ölümlü iş kazasıyla ilgili bilgi verdi.

“Aynaların yüksekliği 10 metre olmalı”

Taş ocağının çalıştırıldığı kısma ‘ayna’ denildiğini, söyleyen Alkaravlı, yüksek aynaların altında çalışmanın bir takım riskler getirdiğini ifade etti.
Alkaravlı, yüksek aynalarda çalışmanın doğru olmadığını vurgulayarak, basamak veya ayna yüksekliği fazla olan taş ocaklarında çalışma başlattıklarını söyledi.

2004 yılından beridir bu konuda çalışma yürüttüklerini söyleyen Alkaravlı, “eğer taş ocağı 60-70 metre yüksekliğine çıkmışsa, bunu 10 metreye indirmek zaman ister” dedi.

Alkaravlı, söz konusu kazanın yaşandığını taş ocağının 70 metre yüksekliğinde olduğunu söyleyerek, dairenin hedeflediği yüksekliğin 10 metre olduğunu yineledi.  10 metrelik yüksekliğin tehlike olmaması adına kabul edilebilir olduğunu ifade eden Alkaravlı bu konuda yasal bir düzenleme olmadığını anlattı. “Söz konusu kazanın böyle yüksek bir basamakta olması nedeniyle ilgili şirkete cezai bir yaptırım yapamayız. Çünkü bu 10 metrelik çalışma yüksekliği ülke şartlarına göre bizim öngördüğümüz bir yüksekliktir. İlgili yasada fazla yüksekte çalışma yapılırsa ceza verilir yazmıyor” şeklinde konuşan Alkaravlı “Eğer sizin 60 metre yüksekliğinde taş ocağınız varsa 60 metre geriye gideceksiniz, geriden ya da en üst tepeden başlayarak 10’ar metrelik basamak yapacaksınız” dedi.

Alkaravlı, “Söz konusu şirkette bu taş ocağını böyle buldu. Taş ocağı daha önce başkaları tarafından çalıştırılıyordu” dedi.

Kaza nasıl oldu?

Kazanın detaylarını da anlatan Alkaravlı şöyle konuştu: “Kazada hayatını kaybeden Bilal Doğan, o gün sabah 08:30 sıralarında amonyum nitratı iş makinesinin kepçesine koyarak, patlatma noktasına çıkardı. Olayın yaşandığı yol oldukça dik bir yoldur. Doğan, iş makinesi ile geri geri gelirken, olduğu gibi geri gelmedi. Güzergah üzerinde daha geniş alan vardır. Doğan, iş makinesinin arkasını boş alana vererek, düz çıkmayı tercih etmiş. Bu sırada fazla geri giderek, iş makinesinin ayağı boşta kalarak aşağıya yuvarlandı.”

“Sayı fazla”

Alkaravlı, ülkede faaliyet gösteren taş ocakları sayısının fazla olduğunu söyledi.
Ruhsatlı ocaklarının bir kısmının 1974’ten önce kalan ve Kıbrıslı Rumlar tarafından çalıştırıldığını belirtti.
“Taş ocaklarını olduğu gibi kapatırsanız görsel kirlilik sonsuza kadar devam eder” şeklinde konuşan Alkaravlı, “taş ocakları ekonomik ömrünü doldurarak, faaliyetlerini bitirme noktasına geldiğinde alanı rehabilite edilerek, terk edilmesi gerekiyor” dedi.

“Taş ocaklarına haftada bir denetim”

“Taş ocaklarını gerekliliklerini yerine getiriyorsa, ruhsat uzatmaya dair denetleme 5 yılda bir gelir” şeklinde konuşan Alkaravlı, 1 Ocak’tan itibaren taş ocaklarına haftada bir olmak üzere rutin bir şekilde denetim yapıldığını söyledi.
Alkaravlı, taş ocaklarında iş sağlığına ilişkin gerekli koşulların oluşturulmasının Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nın sorumluluğunda olduğunu söyledi.

“Personel, sınava tabi tutulur”

Alkaravlı, taş ocaklarında patlayıcı madde kullanan personelin sınava tabi tutulduğunu söyledi.
Sınavı geçmelerinin ardından söz konusu kişilere belge verildiğini anlatan Alkaravlı, “Sınava girmek kolay değildir. Kişinin siciline bakılır, hem de uygulamalı olarak gerekli kontroller yapılır. Örneğin patlayıcı madde kullanacak kişinin malzemeyi tanıyıp tanımadığına bakılır. Sigara içip içmediği, ya da cep telefonu kullanıp kullanılmadığı dikkate alınır. Yeterli görülürse belge veriliri. Bu belge bir yıl süreyle geçerlidir” dedi.

“En çok görsel kirlilik Girne sıra dağlarının güney yamacında”

Girne sıra dağlarının güney yamacında bulunan 19 ruhsatlı taş ocaklarının 16 tanesinin aktif olduğunu söyleyen Alkaravlı,  “Aslında göz önünde bulunan bu taş ocaklarıdır. Söz konusu taş ocaklarında kırma kum çakıl üretilir” dedi.
Alkaravlı, faaliyette olan ve ‘en çok görsel kirlilik’ yaratılan 16 taş ocağı ile ilgili izinlerin en son 1997 yılında verildiğini açıkladı.
Bölgeye yeni taş ocağı kurulması için izinlerin verilmeyeceğini dile getiren Alkaravlı, buna gerek olmadığını söyledi.

“Yeni taş ocağına ihtiyaç yok”

Alkaravlı, taş ocaklarının kapasitesinin günde 20-25 bin ton malzeme üretme kapasitesinde olduğunu dile getirerek, ülkede şu anda günde 7 bin 500 ton üretim yapıldığını aktardı.
“Taş ocakları şu andaki üretimlerinin 4 katına çıkabilecek kapasitededir” diye konuşan Alkaravlı, “Bu nedenle yakın zamanda yeni taş ocağına ihtiyacı yoktur” dedi.

“Kriter listesi hazırlandı”

Ruhsat süresi sonra eren taş ocaklarına kriterler listesi adı altında hazırlanan denetleme sistemi olduğunu aktaran Alkaravlı, söz konusu sistemin 2008 yılından beridir uygulandığını ifade etti.
Alkaravlı, Avrupa Birliği’nden maden mühendisi gözetiminde Jeoloji ve Maden Dairesi Müdürlüğü ile Çevre Koruma Dairesi elemanları ile ‘kriterler listesi’ hazırladıklarını dile getirdi.
Kriterler listesine göre denetlenen taş ocaklarına puan verildiğini söyleyen Alkaravlı, çevresel, standartlar ve işletmecilikle ilgili hususlar var. Kaç puan alıyorsanız, işletmeniz o kadar uzun sürede yenilenir” dedi.
Alkaravlı, gerekli denetimlerin Jeoloji ve Maden Dairesi Müdürlüğü, Çevre Koruma Dairesi, Orman Dairesi, Taş Ocakçıları Birliği ve Patlayıcı Madde Müfettişliği’ne bağlı ekipler tarafından yapıldığını kaydetti.

“Patlayıcı maddeler kontrol ekibi gözetiminde”

Ülkedeki tüm patlayıcı maddelerin daire müfettişleri ve Polis Genel Müdürlüğü’nden oluşturulan kontrol ekibi gözetiminde olduğunu söyleyen Alkaravlı, “Malzemeler geldiğinde ekip gözetiminde Değirmenlik bölgesindeki depoya depolanır. Söz konusu depoda 24 saat bekçi vardır. Malzemeler alındığında ekip bir araya gelir. Ekip gözetiminde patlayıcı alır, hangi taş ocağına gidecekse gider. Daha önceden açılan deliklere malzemeler konur, patlatılır. Artan malzemeler depoya konur. Polis, her ay kontrolü yapar” dedi.

--------------------------------------------------

Çalışma Dairesi: “Soruşturma açıldı”

Çalışma Dairesi Müdürü İsmail Bayhanlı, Erfuca Taş Kırma Tesisleri’nde önceki gün Bilal Doğan’ın ölümü ile sonuçlanan iş kazasına yönelik soruşturma açıldığını açıkladı.

Bayhanlı daire müfettişleri ve polis tahkikatının sürdüğünü belirtti.
Hayatını kaybeden Bilal Doğan’ın çalışma izni olduğunu ve dozer operatörlüğü ehliyetinin bulunduğunu ifade eden Bayhanlı, yasalara aykırı bir durum olması halinde gerekenin yapılacağını kaydetti. Bayhanlı, ölümlü iş kazalarında konunun mahkemeye sevk edildiğini de ekleyerek “İş sağlığı konusunda bilinç eksikliği var” dedi.  Bayhanlı, daire olarak iş yerlerine tek tek risk değerlendirme raporu hazırlamalarının mümkün olmadığını belirtti. Bayhanlı, dairede müfettiş eksikliği yaşandığını dile getirerek, yeni müfettiş alımının hedeflendiğini dile getirdi.

“Kazalar 48 saatte bildirilmeli”

İş kazalarının 48 saat içerisinde daireye bildirilmesi gerektiğini belirten Bayhanlı, gerekli bildirimlerin yapılmaması halinde asgari ücretin üçte bir oranında ilgili kuruluşa ceza kesildiğini aktardı. Bayhanlı, “Geç bildirimlerde veya kaçak işçi çalıştırılan kurumlara asgari ücretin üçte bir oranında ceza uygulanıyor” diye konuştu.

YD

Bu haber toplam 3520 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
1 Yorum