1. HABERLER

  2. KIBRIS

  3. ÖNERİ: “HALKIN ADALET İHTİYACI SU VE HAVA GİBİ”
ÖNERİ: “HALKIN ADALET İHTİYACI SU VE HAVA GİBİ”

ÖNERİ: “HALKIN ADALET İHTİYACI SU VE HAVA GİBİ”

Şafak Öneri, halkın adalet ihtiyacının, su ve hava gibi zaruri bir ihtiyaç olduğunu belirterek,

A+A-

“GECİKEN ADALET, ADALET DEĞİLDİR.. BAZI PROSEDÜREL SORUNLAR ADALETİN GECİKMESİNE YOL AÇMAKTA”

“HUKUK DAVALARININ ÇOĞU ALACAK-VERECEK”

“NEREDEYSE HER ALANDA CİDDİ BİR DENETİM YETERSİZLİĞİ GÖZLEMLİYORUM... “

“TRAFİKTE, GIDADA, GÜMRÜK VE GİRİŞ – ÇIKIŞ KAPILARINDA, ÇEVRE KONULARINDA, İŞ VE İŞÇİ ALANINDA, KAYIT DIŞI EKONOMİDE, KAÇAK YAPILAŞMADA ETKİLİ VE YETERLİ DENETİM YAPILDIĞINI SÖYLEMEK ÇOK ZOR”

“AĞIR CEZA MAHKEMELERİNİN GÜNDEMİNDE HER YIL OLDUĞU GİBİ BU YIL DA, BİRİNCİ SIRAYI UYUŞTURUCU MADDE VE HIRSIZLIK İLE İLGİLİ SUÇLAR ALDI”

“BAZEN BASIN ÖZGÜRLÜĞÜ KAPSAMINA GİRMEYEN YAYINLAR YAPILIYOR”

Yüksek Mahkeme Başkanı Şafak Öneri, halkın adalet ihtiyacının, su ve hava gibi zaruri bir ihtiyaç olduğunu belirterek, yargı organının asgari koşullarda görev yapabilmesi için nesnel ve kurumsal bağımsızlığını sağlaması gerektiğin söyledi.

Geciken adaletin, adalet olmadığına işaret eden Öneri, “Bir kişinin uzun süre zan altında kalması tutuklu olsun veya olmasın insan haklarına aykırıdır. Bazı ağır veya komplike suçların soruşturmasının adil süreleri aşması, delil toplanmasında polisin imkanlarının yetersiz kalması, bazı tespitler için emarelerin yurtdışına tetkike gönderilmesi, yurtdışındaki tetkikin uzun zaman alması ve prosedürel sorunlar adaletin gecikmesine yol açmaktadır” dedi.

Şafak Öneri, güçlü yargının, güçlü ve yeterli sayıda yargıçtan ve yeterli sayıda yetişmiş personel sayesinde var olabileceğini ve varlığını sürdürebileceğini söyledi.

Yüksek Mahkeme Başkanı Öneri, Adli Yılın başlaması nedeniyle düzenlenen törende yaptığı konuşmada, 2013-2014 adli yılında, her geçen yıl artış gösteren dava ve diğer yargısal işlemler nedeniyle çok yoğun bir çalışma temposu içinde geçtiğini söyledi.

DAVA DOSYA SAYISI

2013-2014 adli yılında Yüksek Mahkeme’ye toplam 611 dava dosyalandığını ve bir önceki adli yıldan kalanlarla birlikte 521 dosyanın sonuçlandırıldığını kaydeden Öneri, mahkemenin gündeminde halen 1025 dosya bulunduğunu kaydetti.

Öneri, “Sonuçlandırılan dava ve yargısal işlemlerin içtihat nitelikli olduğu ve çok büyük bir kısmının duruşmalı ve uzun gerekçeli kararlar yazılmak suretiyle sonuçlandırıldığı dikkate alınırsa, yargıçların ne denli özverili çalıştığı anlaşılacaktır” dedi.

“HUKUK DAVALARININ ÇOĞU ALACAK-VERECEK”

Şafak Öneri, geçen adli yılda 27 yargıcın görev yaptığı Kaza Mahkemelerinde, çoğunluğunu alacak – verecek davalarının oluşturduğu toplam 20 bin 18 hukuk davası dosyalandığını ve önceki yıldan kalanlarla birlikte 18 bin 461 davanın sonuçlandırıldığını söyledi. Öneri, Kaza Mahkemeleri’nde toplam 14 bin 487 davanın yargılama beklediğini belirtti.

Kaza Mahkemelerinde, çoğunluğunu trafik davalarının oluşturduğu 46 bin 253 ceza davası dosyalandığını ve yıl içinde 42 bin 222 adetinin sonuçlandırıldığını kaydeden Öneri, halen 22 bin 262 ceza davasının dinlenmek üzere beklediğini söyledi.

Öneri, Ağır Ceza Mahkemelerinde ise, geçen adli yılda, çoğunluğunu uyuşturucu ve bina açma – sirkat suçlarının oluşturduğu toplam 506 dava dosyalandığını belirtti. 536 davanın sonuçlandırıldığını kaydeden Öneri, halen bir önceki yıldan kalanlarla birlikte Ağır Ceza Mahkemelerinin gündeminde 182 dava bulunduğunu belirtti.

Şafak Öneri, Aile Mahkemelerinde ise geçen adli yılda 1052 dava dosyalandığını ve 1030 davanın sonuçlandırıldığını söyledi. Öneri, Aile Mahkemeleri gündeminde 371 dava bulunduğunu kaydetti.

“YARGIÇ VE MAHKEME PERSONELİ ÖZVERİLİ ÇALIŞIYOR”

Öneri, şöyle devam etti:

“Mahkemelerimizin yıllık iş hacmini değerlendirirken özellikle Kaza Mahkemelerimizin dava sayısının en az iki katı kadar da istida, tutukluluk emirleri ve benzeri diğer yargısal işlemlerin de sonuçlandırıldığı dikkate alındığında Yargıç ve Mahkeme personelinin ne denli özverili çalıştığı, nasıl bir yükün altından çıkma başarısı gösterdikleri anlaşılacaktır.”

“YARGIÇ SAYISI ARTIRILABİLİR”

Bir ülkede adaleti sağlamanın devletin en başta gelen temel görevlerinden biri olduğuna işaret eden Öneri, “İyi adaletin koşullarının başında, adaleti sağlamakla görevli olanların uygun alt yapı ve iyi çalışma ortamında çalışması, maddi ve manevi tatmin içinde görev yapması gelir” dedi.

Şafak Öneri, ülkede davaların sonuçlanmasının uzaması ve adaletin gecikmesinde yargının payının çok düşük olduğunu, esas sıkıntı davanın duruşmaya hazır duruma gelmesinden itibaren başladığını ve yargıç sayısının artırılması halinde sorunun çözülebilecek duruma gelebileceğini söyledi.

Öneri, “Güçlü yargı, güçlü ve yeterli sayıda yargıçtan ve yeterli sayıda yetişmiş personel sayesinde var olur ve varlığını sürdürebilir. Geciken adaletin, adalet olmadığının bilincindeyiz” dedi.

“CİDDİ ALT YAPI EKSİKLİKLERİ VAR”

Yargının ciddi alt yapı eksiklikleri bulunduğunu kaydeden Yüksek Mahkeme Başkanı Öneri, bu alt yapı sorunlarının yargıç sayısını olumsuz etkilediğini ve sonuçta yargının fonksiyonel olarak görevini tam anlamıyla yerine getirmesinde ciddi engel teşkil ettiğini belirtti.

Şafak Öneri, tüm kaza mahkemelerinin yeni yargıçlarla takviye edilmesi gerektiğini ancak bina yetersizliği yüzünden bunun gerçekleşemediğini söyledi. Öneri, “Henüz açılışını yapamadığımız İskele Kaza Mahkemesi ve kısmen Gazimağusa Kaza Mahkemesi binaları, ihtiyaca cevap verebilmekte, Güzelyurt, Girne ve Lefkoşa Mahkemeleri ise bu konuda ciddi şekilde yetersiz kalmaktadır” dedi.

Öneri, Lefkoşa Kaza Mahkemesini kısmen de olsa rahatlatacağı öngörülen eski polis binaları diye bilinen binanın tadilatıyla ilgili projede bir ilerleme olmadığını söyledi. İskele Mahkeme binası tamamlanarak kendilerine teslim edildiğini kaydeden Öneri, mahkemenin, mefruşat ve araç – gereç eksikliği nedeniyle hizmete konulamadığını belirtti.

Şafak Öneri, “Mevcut binalarımızdaki yetersizlik sadece, adaletin erken gerçekleşmesini değil yargı mensuplarını, avukatları ve Mahkemeye gelen halkı da olumsuz etkilemektedir. Maalesef uygun olmayan koşullarda duruşma sırası beklemek zorunda kalınmaktadır” dedi.

Öneri, Lefkoşa Kaza Mahkemesi’nin bina sorununun ancak Yüksek Mahkeme’ye yeni bir bina yapılmak ve mevcut binanın tümünü Lefkoşa Kaza Mahkemesinin kullanımına vermek suretiyle çözümlenebileceğini söyledi.

“YÜKSEK MAHKEME YARGIÇLARI YETERSİZ”

Şafak Öneri, Yüksek Mahkeme’nin, başkan dahil 8 yargıçla kapasitesinin üzerinde davayı sonuçlandırmaya çalıştığına işaret ederek, yargıç sayısının yetersizliğinin açık olduğunu söyledi.

Öneri, “Anayasa’da yer alan yargı ile ilgili değişmesi gereken kuralların Cumhuriyet Meclisince bir an önce ele alınarak, yapılacak ilk seçimde Halkoylamasına sunulacağına olan inanç ve talebimizi duyurmak isterim. Yargının, bu konuda destek ve işbirliğine hazır olduğunu da ayrıca belirtirim” dedi.

“YÜKSEK MAHKEME YARGIÇLARININ CÜBBELERİ DEĞİŞTİ”

Yüksek Mahkeme’nin, aldığı bir kararla, Yüksek Mahkeme Yargıçları’nın duruşmalarda giydiği cübbelerde değişikliğe gittiğini kaydeden Öneri, “Bu değişiklikle, gerek Ağır Ceza Mahkemelerinde, gerekse Kaza Mahkemelerinde, birden çok yargıcın oturum yaptığı hallerde, kürsüde farklı renklerde cübbelerin giyildiği bir sistem yaratılmış ve bu durum davanın görüşülmesinde Yargıçlar arasında eşitsizlik varmış algısını yaratmıştır” ifadelerini kullandı.

Şafak Öneri, şöyle devam etti:

“Evrensel olarak yeşil, kırmızı ve siyah renkler hukuk aleminde belli bir anlamı ifade etmektedir. Yeşil renk ‘hukuk’, kırmızı renk ‘ceza’yı temsil etmektedir. Yeni düzenlemede Ağır Ceza Mahkemesi Yargıç cübbelerinin yaka rengini kırmızı, Kaza Mahkemesi Yargıçlarının cübbelerinin yaka rengini ise yeşil olarak belirlemeyi ve bu anlamda mana ve temsiliyet birliğini sağlamayı uygun gördük.

Yüksek Mahkemeye gelince, Yüksek Mahkeme cübbelerinde ağırlıklı olarak siyah renk kullanılmak suretiyle algıda ciddiyeti ve yargının diğer unsurları ile birlikteliği sağlamayı hedefledik. Bunun yanısıra yargı yetkisinin Kıbrıs Türk Halkı adına kullanıldığını belirtmek için yaka ve kollarda zeytin dalı ve kültürel motiflerimizi kullanarak aidiyeti yansıttık.”

“HUKUK FAKÜLTELERİNİN KIBRIS HUKUKUNU ÖĞRETMEDEN MEZUN ETMESİ DOĞRU DEĞİL”

Şafak Öneri, ülkede Anglo - Saxon hukuk sistemi uygulandığına, kamu hukuku ve aile hukuku alanlarında ise mevzuatın Türk Hukuk mevzuatı ile çok yakın benzerlik gösterdiğine işaret ederek, ülkemizde hukukçu yetiştiren okullarda Kıbrıs’ta uyguladığı sisteme uygun zorunlu eğitim verilmediğinden genç avukatların adaptasyonunda güçlük yaşadığını söyledi.

Öneri, şöyle devam etti:

“Yasalarımız Türkiye ve Kıbrıs üniversitelerinden mezun olanlara, Kıbrıs’ta avukatlık, dolayısıyla Yargıçlık ve Savcılık yapabilme imkanı tanımasına rağmen, Kıbrıs’taki Hukuk Fakültelerinin Kıbrıs’ta hukukçu olarak çeşitli görevlerde bulunacak olan gençlerimize Kıbrıs Hukukunu öğretmeden mezun etmesini doğru bulmadığımı üzülerek belirtmeliyim. Bu durumun düzeltilmesi için üniversitelerimiz ve YÖDAK ile bir dizi görüşme planladığımızı da bu vesileyle duyurmak isterim.”

“ADLİ TIP KURUMU KURULMALI”

Yüksek Mahkeme Başkanı Öneri, suç ve suçlunun ortaya çıkarılmasında ve özel hukuk alanındaki bazı sorunların çözümünde önemli katkı sağlama işlevi olan bir adli tıp kurumunun kurulması zamanının geldiğini söyledi.

Öneri, “Adli tıp kurumunun hukuki alt yapısını oluşturma ve organizasyonunu sağlama uzun zaman alabileceği cihetle, bu gerçekleşene kadar polisin imkanlarının artırılması, adli tıp uzmanlığı gerektiren incelemelerin Kıbrıs’ta yapılabilmesi için çare üretilmesi gerektiğini düşünüyorum” dedi.

“ERKLER AYRILIĞI...”

Erkler ayrılığı ilkesinin,  hukuka bağlı bir devlet düzeninin temel koşulu olduğunu kaydeden Öneri, devlet erkini oluşturan yasama, yürütme ve yargı erklerinin hiç birinin diğerine nazaran daha üstün veya ayrıcalıklı olmadığını söyledi. Öneri, “Hukuk üstünlüğüne dayanan devlet ilkesinin gerçekleşmesi erkler ayrılığı ilkesinin uygulanması halinde mümkündür” şeklinde konuştu.

Şafak Öneri, şöyle devam etti:

“Anayasanın 136. Maddesi hiçbir organ makam veya mercinin yargı yetkisinin kullanılmasına müdahale edemeyeceğini buyurmaktadır. Ayni maddede yasama ve yürütme organlarının Mahkeme Kararlarına uymak zorunda olduğu Mahkeme Kararlarını değiştiremeyecekleri ve yerine getirilmesini geciktiremeyecekleri kuralını getirmektedir.”

Yüksek Mahkeme Başkanı Şafak Öneri, Anayasa Mahkemesi kararlarına rağmen, ikinci iş yapma yasağına uymayan kamu görevlileri için ne zaman tedbir alınacağını merakla beklediğini söyledi.

YARGI BAĞIMSIZLIĞI VE YARGIÇ GÜVENCESİ

Şafak Öneri, yargının bağımsız ve yansız olmadığı düzenlerde demokrasinin varlığından söz edilmesinin mümkün olmadığına işaret ederek, yargının, yasama ve yürütme erkleri karşısında, görevini tam olarak yerine getirebilmesi için yargıçların bağımsız olması gerektiğini söyledi.

Öneri, “Adalet devletin temeliyse, yargı bağımsızlığı da adaletin güvencesidir. Yargı bağımsızlığı hukuk devletinin temel koşuludur. Yargı bağımsız ve yansız değilse, hukukun üstünlüğü gerçekleştirilemez” dedi.

“Yargı bağımsızlığı ve yargıç güvencesinin kişiliğimize sağlanan bir ayrıcalık olmadığının, bu güvencelerin kişisel yararlarımız için değil, kamu yararı için verildiğinin bilinci içindeyiz” diyen Öneri, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Ülkemizde, öznel olarak yargıçların bağımsız olduklarını, görevlerini yaparken hiçbir baskı ve etki altında bulunmadıklarını, bu tür girişimlere kapımızın kapalı olduğunu, demokrasimiz adına gururla ve övünçle ifade etmek isterim. Bu ortamın sağlanmasında Yargıçların nitelikleri kadar Devleti oluşturan diğer erklerin yüksek bilinç düzeylerinin katkısını da teslim etmeyi görev kabul ederim.”

ÜLKE SORUNLARI

Yüksek Mahkeme Başkanı Şafak Öneri, konuşmasının sonunda, önemli gördüğü ülke sorunlarına değindi.

Neredeyse her alanda ciddi bir denetim yetersizliği gözlemlediğini kaydeden Öneri “Trafikte, gıdada, gümrük ve giriş – çıkış kapılarında, çevre konularında, iş ve işçi alanında, kayıt dışı ekonomide, kaçak yapılaşmada etkili ve yeterli denetim yapıldığını söylemek çok zor” dedi.

Öneri, Ağır Ceza Mahkemelerinin gündeminde her yıl olduğu gibi bu yıl da, birinci sırayı uyuşturucu madde ve hırsızlıkla ilgili suçların aldığına işaret ederek, şöyle devam etti:

“Her çeşit uyuşturucu maddenin çok büyük oranda KKTC dışından getirildiği dikkate alındığında, küçük ülkemize girişte ve çıkışta bunların neden ve nasıl tespit edilip yakalanamadığı, ancak yeterli denetim yapılmaması ile açıklanabileceği kanaatindeyim.”

Şafak Öneri, artan trafik kazalarına da değinerek, “Eğitim, yol ve kavşakların ıslahı gibi diğer tedbirlerin yanında, özellikle polisin caydırıcı gücünün daha etkin bir şekilde devreye sokulmasının, özellikle ana yollarda görevlendirilecek polis devriyesinin caydırıcı etkisinin, sorunun çözümünde büyük katkı sağlayabileceğini öngörmekteyim” dedi.

Kanserin en önemli sebeplerinden biri olan sebze ve meyvelerde usulsüz tarımsal ilaç kullanımı konusunda sıkı ve etkin denetim yapılması gerektiğini kaydeden Öneri, çevreye verilen zarara dikkat çekti.

DÜŞÜNCE VE BASIN ÖZGÜRLÜĞÜ

Şafak Öneri, düşünce özgürlüğünün önemine de vurgu yaparak, demokrasilerin olmazsa olmaz ilkelerinden olan düşünceyi açıklamayı yasaklayıp sadece “içinden düşünmeye” izin vermenin demokrasiye aykırı olduğunu söyledi. Öneri, “Ancak her söz düşünce kapsamında değildir. Örneğin hakaretler, sövgüler, iftiralar düşünce sayılmazlar” dedi.

Öneri, “Basın özgürlüğü, herkesin üzerine titremesi gereken bir özgürlüktür ancak uygulamada bazen basın özgürlüğü kapsamına girmeyen yayınlar yapıldığına maalesef rastlamaktayız” diye konuştu.

Şafak Öneri, şöyle devam etti:

“Mahkemeyi etkilemeksizin, yargılanan sanığın lehine veya aleyhine olmadan haber yayınlamak, kişiye zarar vermemesi koşulu ile haberciliğin gereği olarak görülebilir. Bunun gibi verilen kararlar da eleştirilebilir. Ancak yargılama safhasında olan bir konu hakkında karar vermek, hassas olan toplumu tahrik etmek, kötü niyet taşıyarak yayın yapmak, sanığın masumiyet karinesiyle, kişi güvenliği ve yargı bağımsızlığı ile bağdaşmamaktadır.”

TAK

Bu haber toplam 541 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.