1. HABERLER

  2. KIBRIS

  3. ÖRNEK OLSUN!
ÖRNEK OLSUN!

ÖRNEK OLSUN!

Güneyde Savunma bakanı’na verilen hapislik... Kuzey'de bugüne kadar...

A+A-

 

Kuzey'de bugüne kadar herhangi bir yolsuzluk, suistimal ve ihmal suçunun cezalandırılmadığına dikkat çeken eski meclis başkanları, güneyde Savunma bakanı’na verilen hapisliği değerlendirdi.

Güney Kıbrıs’ta 3 yıl önce meydana gelen cephanelik patlaması nedeniyle dönemin Rum Savunma Bakanı Kostas Papakostas’a 5, İtfaiye Müdür Yardımcısı ile Afet Birimi Müdürü’ne 2’şer yıl hapislik verilmesi, Kuzey Kıbrıs’ta büyük ilgi uyandırdı.

Konuyla ilgili olarak açıklamalarda bulunan 3 eski meclis Başkanı “bizde bunun emsali yok”diyerek, yolsuzluk, suistimal veya ağır görev ihmali konularında Rum tarafının örnek alınabileceğini belirtti.

Eski Meclis Başkanlarından Hakkı Atun “Papakostas’a verilen ceza bize örnek olmalıdır”derken, İsmail Bozkurt, bizde bunun emsalinin olmadığını belirtti.Ertuğrul hasipoğlu da “bizde yolsuzluk dosyaları rafa kaldırılıyor” diyerek, güneydekine benzer bir cezalandırmanın görülmediğine dikkat çekti.

İsmail Bozkurt: Kuzeyde ciddi kuşkularım var

Kıbrıs Türk siyasetinde iz bırakan, eski Meclis Başkanlarından İsmail Bozkurt Diyalog’a yaptığı açıklamada şuınları söyledi:

“Bizde böyle bir soruşturma veya yargılama olacağı noktasında şüpheliyim. Bu gibi durumlarda soruşturma ve yargılama olur mu ciddi kuşkularım vardır. Bizde bugüne kadar böyle bir şey yapılmadı. Emsali de bulunmamaktadır. 

Bunun nedeni sistemle ilgilidir. Sistem çalışmıyor Sayıştay raporlar hazırlıyor ve bu raporları direk olarak yargıya gönderemiyor, gönderdiği yer meclistir. Araştırılan raporlar dosyalar tamamlandıktan sonra meclise gönderiliyor ve oradan da yargıya ne yazık ki bir çoğu intikal ettirilmiyor ve burada sistem tıkanıyor. Durum böyle olunca da insanın aklına ister istemez şu gelir; Sayıştay’ın hazırlayıp meclise sevk ettiği bu dosyalar (yolsuzluk) neden parlamento tarafından yargıya intikal ettirilmiyor? Acaba yargıya intikal noktasında karar verecek olanların kendilerinin çekindikleri bir durum mu var? Akla gelen bu soru vardır.

Öte yandan kesinlikle bu tür yaşananlar ve yargıya gidilmemesi devlete olan güveni ve devletin inandırıcılığını yıpratır. Bugün siyasete korkunç bir güvensizlik söz konusudur. Bunu nereden iddia ediyorum ona da açıklık getireyim. Kısa bir süre önce Anayasa değişikliği için parlamentonun onayladığı, siyasi partilerin onayladığı, Cumhurbaşkanı’nın onayladığı değişiklikler yapılmış ve halka gidilmiştir ama halk bu Anayasa değişikliklerine ‘hayır’ dedi. Oysa yapılan değişiklikler çok önemli değil eksikti ama halk siyasiler ve siyasete “sana güvenmiyorum” demiştir.” 

Ertuğrul Hasipoğlu: Bizde de cezalandırılmalı

Eski Meclis Başkanlarından Ertuğrul hasipoğlu da görüşlerini şöyle açıkladı:

“Bana göre bizde de Bakan olsun, olmasın eğer bir suç unsuru varsa yargılanmalı ve cezalandırılmalıdır. Ama bunca yılda ben bir emsali olduğunu hatırlamıyorum, yoktur. Bizde yolsuzluk dosyaları rafa kaldırılıyor çünkü milletvekillerinin ve Bakanların dokunulmazlıkları vardır. Bu nedenle yargı huzuruna çıkarılmıyor. 

Benim mesela başıma bir olay geldi. Trafikte süratli geçtim ve kameraya takıldım diye dokunulmazlığım kaldırılınca ne gerekiyorsa yaptık. 

Öte yandan meclis komitelerinde soruşturma dosyaları var. Örneğin KTHY konusunda Afet Hanım’ın hazırladığı bir rapor vardır. O rapor hiç yayınlanmadı. Öyleyse soruşturma komitesini niye kuruyorsun. Üstelik herkesin bildiği ciddi suçlamalar da vardır o rapora yansıyan. Peki ne oldu? 

Bu gibi durumlar halkın siyasete ve adalete güvenini yerle bir eder ve devletin gücünü zayıflatır. Devleti yıpratır bugün halkın siyasilere ve siyasete güvenmemesinin nedeni de budur.” 

Hakkı Atun: Bize örnek olması lazım 

Uzun yıllar Meclis Başkanlığı, Başbnakanlık ve bakanlık yapan Hakkı Atun’un görüşleri şöyle: 

“Rumlar, AB’nin getirdiği kuralları ve disiplini uygulamaları artık şart olduğu için bize nazaran çok daha dikkatlidirler. Hukuk devleti olma yönünde elbette ileri bir aşamadadırlar. Bunun büyük bir takdirle karşılanması lazım. Dolayısıyla bizim bu konularda çok iyi örnekler verdiğimizi söyleyemeyiz. Sayıştay raporlarından büyük suçlamalar çıkıyor ama neticede savcılı ve mahkeme bir sonuca götüremiyor. 

Özetle bu durum bize de örnek olması lazım. Bir ülkede bütün mesele hukuk devletini kurabilmektir. Bugün Türkiye’de en çok tartışılan hukuk devleti ise bu da Türkiye için de bir örnektir. Elbette AB kurallarının uygulanması ve Rum tarafının da bunu kanıtlaması onlar için bir artı kredidir.” 

En zayıf tarafımız bu suça bulaşmadan önce denetim adeta bu ülkede unutulmuştur. 30 yıl önce bakanlık yaptım. Güçlü bir müfettiş kadrosu vardı. Şimdi denetlemeyince yolsuzluğa siz kapı açıyorsunuz. Bir de yolsuzluk olunca dediğimiz gibi niçin bunu sonuna kadar götürüp bir ceza müeyyidesini uygulayıp caydırıcı ve korkutucu bir sistemi geliştiremiyoruz. Bu en zayıf noktalarımızdan birisidir. Bizim küçük toplumumuz mudur, acıma zafiyetimiz midir yoksa başka oyunlar mıdır, sonuca götürüp bir örnek uygulamaya ortaya koysak caydırıcılık da gündeme gelecektir. Biz soruşturma komitelerinin bir yere vardığını hiç duymadım. Genişte soruşturma yapılıyor ancak orada da bir sonuca varılamıyor. Ciddi bir devlet disiplinini buluyoruz dersem yalan olur. 

Bizim demokrasimizin en güçlü silahımız olduğunu seçilen bir yönetimle yönetildiğimizi dünyaya gösteriyorsak kendi içimizde de en dikkat etmemiz gereken siyasi boyuttan daha çok otoritenin hukukun uygulanmasıdır. Bunu dünyaya göstersek emin olun elimiz müzakere masasında da dış dünyada da elimiz çok daha güçlü olacak. “

Diyalog

 

Bu haber toplam 483 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.