1. HABERLER

  2. KIBRIS

  3. ÖZERSAY, AMERİKA'NIN SESİ'NE KONUŞTU
ÖZERSAY, AMERİKA'NIN SESİ'NE KONUŞTU

ÖZERSAY, AMERİKA'NIN SESİ'NE KONUŞTU

Kıbrıs Türk müzakerecisi Kudret Özersay , Kıbrıs’ta, nihai çözümü beklemeden adadaki tarafların somut işbirliği alanlarında harekete geçmesinin önemli olduğunu vurguladı.

A+A-

KIBRISLI TÜRK MÜZAKERECİ, NİHAİ ÇÖZÜMÜ BEKLEMEDEN ADADAKİ TARAFLARIN SOMUT İŞBİRLİĞİ ALANLARINDA HAREKETE GEÇMESİNİN ÖNEMİNİ VURGULADI

“RUM TOPLUMUYLA, SİYASİ LİDERLİĞİNİ BİRBİRİNDEN AYIRARAK DEĞERLENDİRMELİ. 2004 İLE MUKAYESE EDİLDİĞİNDE KIBRIS RUM TOPLUMUNDA ÖZELLİKLE EKONOMİK KRİZİN GETİRDİĞİ UMUTSUZLUK, BİR MİKTAR BİLE OLSA, BİR DEĞİŞİME NEDEN OLMAYA BAŞLADI”

“ADADAKİ STATÜKONUN SÜRDÜRÜLEBİLİR OLMADIĞI YÖNÜNDE ALGIYA SAHİP OLAN KİŞİ SAYISI GİDEREK ARTIYOR RUM TARAFINDA. BURADA KRİTİK OLAN ŞEY,  RUM TOPLUMUNDAKİ DEĞİŞİM, NE ORANDA KIBRIS RUM SİYASİ LİDERLİĞİNE YANSIYACAK”

“SORUNUN ÇÖZÜMÜNÜ KIBRISLI TÜRKLER’LE KIBRISLI RUMLAR’IN BULMAK ZORUNDA. ANCAK BU ŞEKİLDE KALICI BİR ÇÖZÜM ELDE EDEBİLİRİZ.”

“AMA, TARAFLARI, GEÇMİŞTE OLDUĞU GİBİ, BIRAKALIM DİLEDİKLERİ GİBİ MÜZAKERE ETSİNLER, ÇÖZÜM BULURLARSA BULSUNLAR DİYEREK BİR KENARA BIRAKIRSAK, SÜREÇ, BİR 50 YIL DAHA DEVAM EDEBİLİR”

“O YÜZDEN ÜÇÜNCÜ TARAFLARIN, TARAFLARIN İRADESİNE ZARAR VERMEYECEK ŞEKİLDE, ELLERİNDEN GELEN ÇABAYI ORTAYA KOYMA GİBİ BİR SORUMLULUKLARI VAR DİYE DÜŞÜNÜYORUM”

Kıbrıs Türk müzakerecisi Kudret Özersay , Kıbrıs’ta, nihai çözümü beklemeden adadaki tarafların somut işbirliği alanlarında harekete geçmesinin önemli olduğunu vurguladı.

Özersay, Rum tarafında, adadaki statükonun sürdürülebilir olmadığı yönünde algıya sahip insaqn sayısnın giderek arttığını, bunun Rum siyasi liderliğine ne ölçüde yansıyacağını ise zamanın göstereceğini kaydetti.

Özersay, Amerika’nın Sesi radyosuna Kıbrıs konusundaki son gelişmelerle ilgili açıklamalarda bulundu.

Özersay, açıklamalarında  şöyle dedi:

“Kıbrıs Rum toplumuyla Kıbrıs Rum siyasi liderliğini bence birbirinden ayırarak değerlendirmek gerekir. Bana göre 2004 ile mukayese edildiğinde Kıbrıs Rum toplumunda özellikle ekonomik krizin getirdiği umutsuzluk, banka hesaplarından yapılan kesinti, işsizlik oranındaki ciddi artış, bir miktar bile olsa, bir değişime neden olmaya başladı. Bir süreç başladı en azından. Nasıl bir değişim bu? Adadaki statükonun sürdürülebilir olmadığı yönünde algıya sahip olan kişi sayısı giderek artıyor Rum tarafında. Burada kritik olan şey, Kıbrıs Rum toplumundaki bu değişim, ne oranda Kıbrıs Rum siyasi liderliğine yansıyacak onu önümüzdeki dönem gösterecek.

Kıbrıs Rum siyasi elitinin, statükonun sürdürülebilir olmadığını görmesini sağlayacak adımlar atması gerekir. Bir yandan bu yapılabilir, diğer yandan da Kıbrıs Rum toplumunda başlayan değişim sinyalini, farklı ekonomik alanlarda yapabilecekleri işbirliğiyle, eğer somuta indirgeyebilirsek, kapsamlı çözüm sonucunda bu işbirliği sonucunda her iki toplumun da bundan fayda sağlayabileceğini gösterebilirsek, soyut değil, somut bir biçimde hissettirebilirsek, o zaman Kıbrıs Rum toplumunun da kendi siyasi liderliğini ve siyasi elitini değişim için zorlaması mümkün olabilir. Birkaç koldan bu değişimin, bu algı farklılığının yaratılabilmesi için çaba sarfetmeye değer diye düşünüyorum.


Uluslararası ilgi, ya da müdahiliyet, teşvik hangi düzeyde olursa olsun günün sonunda akılda tutulması gereken şey, bu sorunun çözümünü Kıbrıslı Türkler’le Kıbrıslı Rumlar’ın bulmak zorunda olduğudur. Ancak bu şekilde kalıcı bir çözüm elde edebiliriz. Ama, tarafları, geçmişte olduğu gibi, bırakalım taraflar diledikleri gibi müzakere etsinler, çözüm bulurlarsa bulsunlar diyerek bir kenara bırakırsak, Kıbrıs müzakere süreci, 12 yıllık tecrübemle herkesi temin ederim, bir 50 yıl daha devam edebilir. O yüzden üçüncü tarafların, belirli düzeyde tarafların iradesine zarar vermeyecek şekilde, bir teşvik, bir yönlendirme, ellerinden gelen çabayı ortaya koyma gibi bir sorumlulukları var diye düşünüyorum. Eğer Kıbrıs’ta kapsamlı çözüm istemekte samimi iseler. Bunun içinde yalnızca ABD yok. BM’nin kendisi de var, çünkü Güvenlik Konseyi’nin sürekli olarak vurguladığı, BM genel Sekreterliği’ne verilen bir görev var. Bu görev Kıbrıs’ta uyuşmazlığın müzakereler yoluyla sürdürülmesi değilse eğer, Kıbrıs’ta uyuşmazlığın müzakereler yoluyla çözülmesi göreviyse, o zaman BM Genel Sekreteri de dahil, BM kurumlarını bir inisiyatif üstlenmesi gerekir.

Enerji konusu, taraflardan biri, bu Kıbrıslı Türkler’e de aittir, bunu herkes kabul ediyor. Ama Kıbrıs’ta kapsamlı çözüm olmadan da, Kıbrıslı Türklerin rızasını almadan da, Kıbrıslı Türkler’le bunu paylaşmadan da ben bu enerjiyi çıkarırım, uluslararası piyasalara aktarırım, satarım diyorsa, ve uluslararası aktörler de buna göz yumuyorsa o zaman Kıbrıs Rum tarafının neden kapsamlı çözüm istediğini birinin bana izah etmesi gerekir. O yüzden enerji konusu da dahil, pek çok konuda, bu konularla doğrudan bağlantılı olan aktörlerin akılcı bazı adımlar atması önemlidir. Yani enerji konusu da dahil olmak üzere, eğer biz bütün bu hususlarda tarafların birlikte hareket etmeleri durumunda ancak somut bazı gelişmeler olmasını sağlarsak, ama birlikte hareket etmekten kaçındıklarında, onlara mani olur, sorun çıkarırsak, o zaman tafraflar da çözüm bağlamında işbirliği yapma yoluna giderler. Bu başlangıçta bazı konularda işbirliğiyle başlar, ama günün sonunda kapsamlı çözüme kadar ulaşır.”

TAK

 

Bu haber toplam 303 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.