1. HABERLER

  2. KIBRIS

  3. POLİS GÖNÜLLÜ İFADEYİ AÇIKLADI
POLİS GÖNÜLLÜ İFADEYİ AÇIKLADI

POLİS GÖNÜLLÜ İFADEYİ AÇIKLADI

Polis gönüllü ifadeyi açıkladı

A+A-

Gazimağusa’da Ahmet Aybak’ı planlı şekilde zehirleyerek öldürdükleri iddia edilen İbrahim Maraşlı ve Mustafa İlhan Tuncay, 85 günlük soruşturma maksatlı tutukluluk süresinin sonucunda dün teminat maksatlı mahkeme huzuruna çıkarıldı.

Yaklaşık 4 saat süren teminat duruşması sonucunda her iki zanlı da yargılanmaya başlayıncaya dek, 3 ayı geçmemek şartıyla hükümsüz tutuklu olarak merkezi cezaevine gönderildi.

Duruşma sırasında meselenin tahkikat sorumlusu Müfettiş Muavini Ömür Dalkıran zanlı 2 Mustafa İlhan Tuncay’ın verdiği gönüllü ifadelerin tümünü bir özet şeklinde mahkemeye aktardı.

Gazimağusa Kaza Mahkemesi Ceza Davaları Yargıcı Hasan Dağlı huzurunda görüşülen teminat duruşmasında İddia Makamı Başsavcılık adına davayı yürüten Savcı Mustafa İldeniz, Gazimağusa Polis Müdürlüğü Adli Şube Amirliği’nde görev yapan Müfettiş Muavini Ömür Dalkıran’ı tanık olarak dinletti.

Müfettiş Muavini Ömür Dalkıran, 21 Ocak 2014 tarihinde alınan bir bilgi üzerine saat 23.15’te Yeniboğaziçi

bölgesinde Crystal Rocks Otel’in yaklaşık 1 kilometre kuzey doğusunda, sahilden 65 metre 60 santim uzaklıkta kumluk alan içerisinde 1 metre 34 santim derinlikte, 1 metre 70 santim genişliğinde ve 2 metre 10 santim uzunluğunda bir çukur içerisinde kıyafetli bir erkek cesedi bulunduğunu hatırlattı.

Cesedin saat 02.30’da çıkarıldığını anımsatan tanık polis, ceset üzerinde kalıp haline gelmiş toprak parçaları görüldüğünü kaydetti.

Müfettiş Muavini “22 Ocak 2014 tarihinde sabah 07.30’da olay yeri tekrar ziyaret edilerek çukurdan 11 metre 20 santim uzaklığında içerisinde sıvı olan iğneli bir enjektör bulunarak zapt edildi. Aynı gün maktule yapılan otopsi sırasında cesette gırtlak üzerinde yaklaşık 1 santim uzunluğunda kanamalı kızarıklık görülüp fotoğraflandıktan sonra Hekimoz testi yapılabilmesi için söz konusu kısım kesilerek emare olarak alındı” dedi.

Zanlı 2 Mustafa İlhan Tuncay’ın mesele ile ilgili olarak 1 Şubat 2014 tarihinde Gazimağusa Polis Müdürlüğü’ne celp ettiğini belirten Ömür Dalkıran, zanlı 2 Mustafa İlhan Tuncay’a yaptığı sorgulamada “ ben size her şeyi anlatayım. Ahmet abiyi nerde tanıdım.  Aramızda ne geçti hepsini anlatayım diyerek gönüllü ifade vermek istediğini anlattı.

 

“ ‘Zaten İbrahim tatlısına zehir koyduydu’”

Dalkıran, Tuncay’ın gönüllü ifadesinde özetle maktulle daha önceden kendisinden dolandırılarak alınan paraların geri alınması ile ilgili yardımcı olması için tanıştırıldığı ve Ahmet Aybak’ın öldüğünü zanlı Maraşlı’dan öğrendiğini söyledi. Olaya ilgili suçluluk kabul etmediğini kaydetti.

Tanık polis, aynı gün Mustafa İlhan Tuncay’ın “Ben Ahmet abiyi gördüğümde gözleri kaçtıydı. Zaten İbrahim tatlısına zehir koyduydu” demesi üzerine kendine kanuni ihtarda bulunduğunu ve anlattıkları kurulan kamera sistemi ile kayıt edildiğini açıkladı.

Tanık polis Ömür Dalkıran zanlı 2 Mustafa İlhan Tuncay’ın kamera önünde kısaca maktulün kendisinden daha önce alınan paraları geri almasında yardımcı olacağını, olay günü olan 27 Aralık 2013 tarihinde de zanlı 1 İbrahim Maraşlı’nın kendisini arayarak Marinero restoranın bulunduğu bölgeye davet ettiğini,  olay yerine gittiğinde zanlı 1 Maraşlı’nın maktul Ahmet Aybak’la otururken gördüğünü, Aybak’ın gözleri kaçmış vaziyette, belli belirsiz nefes alırken gördüğünü, daha sonra zanlı 1 Maraşlı’nın arabasından çıkardığı bir çapa ile kazdığı çukura gömdüğünü ve kendisinin herhangi bir yardımda bulunmadığını söylediğini açıkladı.

 

Eşyalar emare alındı

Alınan bu bilgi ışığında aynı gün İbrahim Maraşlı’nın saat 16.00’da Akyar Kara Giriş Kapısı’ndan çıkış

yapmak istediği sırada yakalandığını hatırlatan Ömür Dalkıran, zanlı 1 İbrahim Maraşlı’nın 2 Şubat 2014 tarihinde surlar içinde bulunan, İskender Sokak adresindeki evinde yapılan aramada bakımları yapılmış 6 adet kurusıkı tabanca, 2 adet pompalı tüfek ve olayla ilgisi olduğuna inanılan eşyaların emare alındığını dile getirdi.

Tahkikat subayı, Maraşlı’nın evinin karşısında bulunan çöpün içindeki çantada bazı eşyalarla birlikte “Adana 01” yazılı gümüş yüzüğün bulunarak emare olarak alındığını ifade etti. Soruşturma sonucunda da “Adana 01” yazılı gümüş erkek yüzüğünün maktul Ahmet Aybak’a ait olduğunun tespit edildiğini açıkladı.

Ömür Dalkıran; “2 Şubat 2014 tarihinde zanlı 2 Mustafa İlhan Tuncay yeni bir gönüllü ifade vermek istedi. Tuncay, özetle ifadesinde; “ zanlı 1 Maraşlı’nın kendisini aradığını, Ahmet Aybak’la görüşeceklerini, kendisine tatlı alıp gelmesini, bunun üzerine Profiterol olarak bilinen tatlıları alıp zanlı 1 Maraşlı’nın evine götürdüğünü, zanlı 1 Maraşlı’nın kendisine Marinero Restoranın yanında beklemesini söylediğini. Orada beklemeye başladığını, daha sonra zanlı 1 Maraşlı’nın eski kasa Mercedes marka bir araçla maktul Ahmet Aybak’la birlikte geldiğini, deniz kenarında boşluk bir alanda konuşmaya başladıklarını ve sonrasında zanlı 1 Maraşlı’nın araya

girerek “tatlı yiyelim tatlı konuşalım” diyerek ona götürdüğü tatlılardan bir tanesini maktule diğerini de kendisine verdiğini, bu tatlıları yiyerek sohbet etmeye devam ettiklerini, 10 dakika sonrada maktulün rahatsızlandığını, “karnım ağrıyor” dediğini, övünmeye başladığını “beni hastaneye götürün” dediğini, kendisinin orada beklerken zanlı 1 Maraşlı’nınAybak’ı alıp gittiğini ve yaklaşık 15 dakika sonra geri geldiğini, geri geldiğinde maktulün gözlerinin kaçmış olduğunu ve zor nefes aldığını gördüğünü sonra zanlı 1 Maraşlı’nınAybak’ı çekip arabadan aşağıya attığını ve ikisi birlikte taşıyıp çukura attıklarını ve zanlı 1 Maraşlı’nın arabasında çimento torbasını alarak çukura döktüğünü ve çukuru örttüğünü ve her ikisinin de ayrıldığını beyan ettiğini söyledi.

 

89 kişiden yazılı ifade

Müfettiş Muavini, 19 Şubat 2014 tarihinde zanlı 2 Mustafa İlhan Tuncay’ın avukatı Emre Kadri’den aldığı

bilgi doğrultusunda olay sırasında zanlı 1 İbrahim Maraşlı’nın maktulün göğsüne içerisinde zehir olan iğneyi sokmaya çalıştığını, iğnenin ucunun eğildiğini, iğnenin zanlı 2 Mustafa İlhan Tuncay’a verildiğini, Tuncay’ın bu iğneyi fırlattığını, zanlı 1 Maraşlı’nın daha sonra başka bir iğneyi maktulün boğazına soktuğunu öğrendiğini bildirdi.

Ömür Dalkıran, baz istasyonlarına göre de zanlıların olay tarihinde olay yerinde olduklarını tespit ettiklerini açıkladı.

Zanlıların 85 gündür poliste tutuklu olduklarını belirten Ömür Dalkıran, İstanbul Adli Tıp Kurumu’nda beklenen raporlarında da henüz ellerine ulaşmadığını dile getirdi.

Soruşturma dahilinde 89 kişiden yazılı ifade aldıklarını ifade eden Dalkıran, soruşturmalarının büyük çoğunlukla tamamlandığını belirtti.

Tahkikat subayı her iki zanlıya da yazılı dava tebliğinde bulunduklarını, zanlıların bu dava tebliğini kabul etmediklerini söyledi.

Tanık polis Ömür Dalkıran, zanlıların alabilecekleri hapis cezasından kurtulmak için ikiye bölünmüş adada yasal olmayan yollardan kaçma ihtimallerinin yüksek oluşu nedeniyle mahkemeden zanlıların yargılanacakları güne kadar 3 ayı geçmemek şartıyla hükümsüz tutuklu olarak merkezi cezaevine gönderilmelerini talep etti.

Zanlı 1 İbrahim Maraşlı’nın avukatı Yunsal İlhan, tutukluluk talebine itirazda bulundu. Yunsal İlhan polisin soruşturmasının henüz son bulmadığını ve adli tıp raporunun gelene kadar zanlının cezaevine gönderilmesinin doğru olmayacağını savundu.

Zanlı 2 Mustafa İlhan Tuncay’ın avukatlığını üstlenen Emre Kadri bu talebe itirazda bulundu ve mahkemeye zanlı lehine şahadet vermeleri için 3 tanık çıkarttı.

Avukat Emre Kadri müvekkilinin yargılanmaktan kaçmayacağını bu nedenle de cezaevine gönderilmek yerine ev hapsi verilmesini ve günde birkaç kez ispatı vücut etmesini talep etti.

Yargıç Hasan Dağlı meselenin ciddiyetine ve zanlıların yargılanmaktan kaçabileceklerine vurgu yaptı. Hasan Dağlı zanlıların Güney Kıbrıs’a kaçmaları durumunda geri iade edilmeyeceklerine dikkat çekerken, her iki zanlının da yargılanmaya başlayacakları güne kadar 3 ayı geçmemek şartıyla hükümsüz tutuklu olarak merkezi cezaevine gönderilmelerini emretti.


 

Kıbrıs


 

Bu haber toplam 1480 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.