1. HABERLER

  2. KIBRIS

  3. RIDVANOĞLU AİLESİNİN İSYANI
RIDVANOĞLU AİLESİNİN İSYANI

RIDVANOĞLU AİLESİNİN İSYANI

"Tek suçlu Ali Zenginses değil!"

A+A-

30 Ağustos Gecesi elim bir kaza sonucu feci şekilde can veren Asya Rıdvanoğlu'nun ölümünün ardından dedesi basına açıklama yaptı. 

 İşte Rıdvan Rıdvanoğlu'nun isyanı:


YİTİRDİĞİM TORUNUM ASYA RIDVANOĞLU
Torunum Asya  Rıdvanoğlu’nun ölümüne yol açan olaylarla ilgili elimde hiçbir resmi bilgi yoktur. Bilgi kaynağım Kıbrıs Gazetesi’nde torunumun öldüğüne ilişkin haberleri içeren yayınlardır. 
 
31.08.2014 tarihli Kıbrıs Gazetesi’nde “FECİ ŞEKİLDE CAN VERDİ”  başlığı altında verilen haberde 30-31 Ağustos 2014 gecesi saat 00.10 sıralarında Lefkoşa Kemal Şemiler Cadde’sinde Ali Aziz Zenginses’in yönetimindeki MR 575 plakalı otomobil ile cadde üzerinde yaya olarak yolun karşısına geçmeye çalışan 26 yaşındaki Asya Rıdvanoğlu’na çarparak ölümüne  neden olduğu bildirildi. Haberde devamla sürücünün bölgeden kaçtığı ve olay yerinden 1,5 km uzakta polis ekipleri tarafından yakalandığı açıklandı. Acılarımızı artırmamak düşüncesiyle FECİ ŞEKLİN ne olduğunu açıklamaktan kaçınıyorum.
 
02.09.2014 tarihli Kıbrıs Gazetesi’nde Sürüş Ehliyetleri Müfettişliği  Şube Amiri Gürel Cantaş’ın açıklaması yer aldı. Bu açıklamada şu hususlar bildirildi:
 
  • Ali Aziz Zenginses 12.06.2012 tarihinde sürüş ehliyeti almak için sınava girmek maksadıyla Sürüş Ehliyetleri Müfettişliği’ne başvurdu
 15.06.2012 tarihinde Zenginses’i sınava alan müfettiş onun
 
  • sağ gözünün protez olduğunu ve hiç görmediğini
  • sol gözünün uzak için 1.25 deresesinde zayıf olduğunu  tespit etti ve, 
  • sol göz için ‘araç kullanırken gözlük ve/veya lens takmalıdır’
  • sağ göz için ise ‘kullanacağı aracın her iki ön yanında dikiz aynası bulundurulmalıdır’
şartlarını koyarak onu sınava aldı, başarılı buldu, gerekli belgeyi verdi. Bu belgeye dayanılarak Zenginses’e D sınıfı sürüş ehliyeti verildi.
 
04.09.2014 tarihli Kıbrıs Gazetesi’inde tutukluluğunun uzatılması maksadıyla Zenginses’in yargıç huzuruna çıkarıldığı ve 2 gün daha tutuklu kalması için emir verildiği bildirildi. 06.092014 tarihli Kıbrıs Gazetesi’nde polisin Zenginses’i mahkemeye çıkarıp
  • Polis soruşturmasının tamamlandığını, sanığın
  • Tedbirsizlik ve dikkatsizlik sonucu başkasının ölümüne sebebiyet verme
  • Alkollü araç kullanma
  • Süratli araç kullanma ve
  • Sürüş ehliyetindeki şartları ihlal
etmekle suçlanıp davaları hazır olana kadar, 2 ayı aşmayacak bir süre için Merkezi Cezaevi’ne gönderilmesini talep ettiği ve mahkemenin sanığın davaları görülene dek ve 2 ayı geçmeyecek bir süre için hükümsüz tutuklu olarak Merkezi Cezaevi’ne gönderilmesine emir verdiği bildirildi.
 
06.09.2014 tarihli Kıbrıs Gazetesi’ndeki köşesinde Ahmet Tolgay sanığın 111 promil, yani limitin 2 katı alkollü olduğunun açıklandığını yazdı. Ayni yazıda Ahmet Tolgay şunlara değindi:
“ve ürkütücü sansasyon: Bu facianın sanığına şartlı sürüş ehliyeti verilmiş! Sürüş ehliyetlerinin şartlısı olursa sonuçları da işte böyle olur. Şartlı sürüşe uyulup uyulmadığını kontrol etmek için o şartlının yanında hep bir polis mi olmalıydı?”
 
Ahmet Tolgay 04.09.2014 tarihli Kıbrıs Gazetesi’ndeki köşesinde şartlı ehliyet verme konusuna değinerek şunları yazmıştı:
“ ‘Sıfır vizyon’ olayında elbette ki ‘şartlı ehliyet’ verme gibi bir saçmalık bulunmamaktadır... Ki bu saçmalığa, Asya Rıdvanoğlu’nun yaşamını yitirdiği kaza dolayısıyla küçük dilimizi yutarcasına tanık olduk!.. Şok olduk, şok!..
Ölümlü kazanın sanığı Ali Zenginses’in yanı sıra daha başkalarına da verildi mi bu tür ‘şartlı ehliyet’ler? ... Eğer verildiyse, saçmalığın ortaya çıkmasından sonra toplanmaya başladı mı ehliyetten çok ‘kaza yapma ve öldürme lisansı’ yerine geçen bu belgeler?.. Sürüş Ehliyetleri Müfettişliği’nin resmi açıklamasıdır ki, ehliyet verilirken sanığın sağ gözünün protez ve hiç görmediği, sol gözünün ise uzak için 1.25 derecesinde zayıf olduğu belirlendi..
Ve Trafik Polisinin de resmi açıklamasıdır ki, ciddi görme özürlü bu sanık, trafik kazasına adının karıştığı sırada, o meşum gecede, 111 promil, yani limitin iki katı alkollüydü...
Şartlı sürüş ehliyeti verme yöntemiyle protez gözlü sürücülerin zil zurna sarhoş olduktan sonra yollarımızı Formula pilotları gibi yarış pistine dönüştürebileceklerine de böylece genç bir kızımızın, Asya Rıdvanoğlu’nun yaşamı pahasına tanık olduk
Sürüş Ehliyetleri Müfettişliği’ne böylesine “şartlı sürüş ehliyeti” verme yetkisi tanıyan bir yasa varsa, Meclisin ilk oturumunda yürürlükten kaldırılmalıdır... Yok eğer öyle bir yasa yoksa ve Müfettişlik kendi insiyatififiyle “şartlı sürüş ehliyeti” düzenliyorsa, bunun gereği de yerine getirilmeli...
Yoksa nasıl durdurulacak bu bitip tükenmeyen kanlı trafik savaşımız?...
Doğan Kamer adlı okurum bakın ne diyor: ‘Böyle bir durum Japonya’da yaşansaydı, tüm resmi sorumlular intihar ederdi.’  Biz kimsenin intiharından yana değiliz... Ama trafik savaşını ölümcül şekilde kışkırtanların da , ilgi alanımıza alınmasını ısrarla istemekteyiz..
05.09.2014 tarihli Kıbrıs Gazetesi’nde facinanın yaşandığı Kemal Şemiler Caddesi’ne karayolları tarafından hız kesici rampalar  yerleştirildiği haberi verildi. MAALESEF ÇOK GEÇ!
 
Torunum Asya Rıdvanoğlu’nun ölümüne yol açan olaylarda doğrudan ve/veya dolaylı olarak sorumluluğu olduğuna inandığım Ali Aziz Zenginses’in anne-babasını, ailesini ve yakınlarını tanımıyorum. Ali Aziz Zenginses’e sürüş ehliyeti veren Sürüş Ehliyeti Müfettişlerini de tanımıyorum. Bu kişiler hakkındaki görüş, düşünce ve önerilerimi aşağıya çıkarıyorum:
 
ALİ AZİZ ZENGİNSES
Suçları oluşturan fiilleri fiilen işlemiş veya fiilen ihmalde bulunduğundan asli suçlu kapsamına girmektedir ve ekleyecek fazla bir şey yoktur.
 
Polisin mahkemedeki beyanlarından anladığım kadarıyla sanık, Fasıl 154 Ceza Yasası’nın 210. maddesi kapsamına giren bir suçla itham edilecektir.  Suçun oluş şekli incelendiği zaman tedbirsizlik, ihmal, aceleci veya dikkatsiz eylem durumlarının pek ağırlaştığı ve suçun Ceza Yasası 205. Maddesi kapsamına girebileceği düşüncesindeyim.  Yine de detaylı bilgi ve kanıtlar ilgili makamların elinde olduğundan en iyi değerlendirmeyi onların yapacağına inanıyorum.
 
ALİ AZİZ ZENGİNSES’E ARABAYI VERENLERİN SORUMLULUĞU
Ali Aziz Zenginsen’e suçun işlenişinde kullandığı arabayı alanların veya kullanımına izin verenlerin sorumluluğu olduğu kanısındayım. Eğer sanığın görüş engeli biliniyorsaydı gerek kendi güvenliği gerekse kamunun can ve mal emniyeti açısından otomobil kullanmasına izin vermemeliydiler.
 
Ali’nin görme engelli olarak araba kullanması torunumun canına mal olduğu gibi onun da ölümüne yol açabilirdi. Ali’ye suçu işlediği arabayı verenler hakkında araştırma yapılıp suç varsa gereği yapılmalıdır.
 
SÜRÜŞ EHLİYETLERİ MÜFETTİŞLİĞİ
Ali Aziz Zenginses’le muhatap olan, onun sağ gözünün protez olup hiç görmediğini, sol gözünün uzak için 1.25 derecesinde zayıf olduğunu tespit eden, sol göz için ‘araç kullanırken gözlük ve/veya lens takma şartını koyan, sağ göz için ise kullanacağı aracın her iki ön yanında dikiz aynası bulundurulmalıdır’ şartını koyan, onu sınava alıp başarılı bulan ve sürüş ehliyeti almasını sağlayan sürüş ehliyeti müfettişinin hiçbir izahatı çıkmadı. Bu kişinin kimliği açıklanmadı. Kimliği meçhul bu müfettişe sormak istiyorum;
 
  • Sürüç Ehliyetleri Müfettişliği’nin görev ve yetkileri nelerdir?
  • Sınav için müracaat eden kişinin sağ gözünün görmediğini, sol gözünün ise uzak için 1.25 derecesinde zayıf olduğunu nasıl tespit etti?
  • Bu konuda kendisine tıbbi rapor ibraz edildi mi?
  • Müracaatçının görme engelinin bir otomobili güvenlik içerisinde kullanma yeteneneğini olumsuz yönde etkileyip etkilemediğini saptamak amacı ile onu tıbbi muayeneye sevk etmesi gerekmiyormuydu? Bu konuda karar verecek yetkili makamın sağlık kurulu olduğunu bilmiyormuydu?
  • Müstediyi sınava alma kararını neye dayanarak verdi? Bu kararın tıbbi bir karar olması gerekmiyormuydu?
  • Sürüş ehliyetleri müfettişinin tıp alanında ve özellikle göz konusunda  uzmanlığı varmıydı?
  • Sürüş ehliyetine koydurduğu gözlük veya lens takma ve arabaya ek dikiz aynaları koydurma şartları müstedinin görüş engelini azaltabilirmiydi? Bu şartları neye dayanarak koydu? Tıbbi bir yararları oldu mu?
  • Bu şartlara geceleyin otomobil kullanmama şartını niye koymadı? İlgili şahsın     görme engelinin geceleyin artacağını düşünmedi mi?
  • Bir doktorun bile karar almadan önce çeşitli muayene, tetkik ve testleri yapma    gereği göreceği bir konuda hangi ehliyetle ve yetkiyle karar aldı?
  • Görme engeli yüksek olan Zenginses’in sürüş ehliyeti almasına yetki vermekle torunumun ölümünde dolaylı olarak sorumluluğu yok mu?
  • Zenginses’e sürüş ehliyeti alma yetkisi vermeden önce şube amiri olan Gürel Cantaş’a danıştı mı? Onun olurunu aldı mı?
 
SÜRÜŞ EHLİYETLERİ BAŞMÜFETTİŞİNİN AÇIKLAMASI
  • Başmüfettiş 02.09.2014 tarihli Kıbrıs Gazetesi’nde yayınlanan açıklamasında 2012 yılı Haziran ayında Ali Aziz Zenginses’e sürüş ehliyeti verilmesi hikayesini anlatmakla yetinmiş, hiçbir ayrıntıya girmemiştir. Başmüfettiş aşağıdaki husulara açıklık getirmelidir:
    • Sürüş ehliyeti sınavını yapan müfettiş sınava girecek Zenginses’in görme engeli hakkında kendisine bilgi verdi mi?
    • Müfettiş ne yapması gerektiği hususunda kendisine danıştı mı?
    • Zenginses’i sınava almak için kendisinden onay istedi mi?
    • Zenginses sürüş ehliyeti sınavı için kendisine başvurmuş olsa, görme engelini bilerek onu sınava alırmıydı?
    • Zenginses’i sınava alan müfettişin görme engelli olduğunu öğrendiği adayın görme engelinin güvenlik içerisinde motorlu araç kullanmasına olanak verip vermediğini tespit için onu sağlık kuruluna sevk etmesi gerekmiyormuydu?
    • Adayı sağlık kuruluna sevk edip görme engelinin derecesini öğrenmeden onu sınava alıp sürüş ehliyeti almasına olanak vermekle yetki ve sorumluluklarını aşmadı mı?
    • Torunumun ölümü ile sonuçlanan olayda ilgili müfettişin dolaylı olaraksorumluluğu yok mu?
    • Zenginses’e sürüş ehliyeti verilmesinde akraba, eş-dost ilişkileri veya hatır-gönül durumlarının mevcut olup olmadığını araştırdı mı?
 
Torunumun ölümüne yol açan olayda suçu bizzat işleyen Ali Aziz Zenginses kadar;
  • Görme engelini bilerek ona otomobili alan veya kullanımına verenler; ve
  • Görme engelini bilerek sürüş ehliyeti almasını sağlayan Sürüş Ehliyetleri Müfettişliği de sorumludur. Yeteneksiz veya onu güvenli bir şekilde kullanamayacak derecede engelli bir kişinin eline verilen bir otomobil, bir ateşli silah kadar öldürücüdür. Otomobili temin edenlerin sorumluluğu hakkında polisin soruşturma yapmasını bekliyorum.
Sürüş Ehliyetleri Müfettişliği’nin bağlı olduğu bakanlığın yüksek derecede görme engelli Ali Aziz Zenginses’e sürüş ehliyeti verilmesi koşullarını cezai ve idari yönden araştırmasını ve varsa suçu veya kusuru saptananlar hakkında gerekli cezai veya idari yaptırımları uygulamasını bekliyorum.
 
Torunum Asya’nın ölümünde doğrudan ve/veya dolaylı olarak sorumluluğu bulunan herkesten Asya adına, onun annesi ve babası adına, onun anneanneleri ve büyükbabaları adına, onun kardeşi, onun halaları , teyzeleri, dayıları ve enişteleri adına, onun yeğenleri adına tüm yakınları ve sevenleri adına hesap sormak ve hesap sorulmasını sağlamak amacıyla bu yazıyı kaleme aldım. Bunu Asya’ya borçlu olduğuma inanıyorum. Hesap sorma durumunda olan makamlardan gerekli cezai ve/ veya idari yaptırımları başlatmalarını bekliyorum.
 
Rıdvan Rıdvanoğlu
 
                                                                                                 Asya Rıdvanoğlu’nun büyükbabası
Bu haber toplam 9088 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.