1. HABERLER

  2. KIBRIS

  3. RUM YÖNETİMİ'NDEN TÜRKİYE’YE "CEVAP"…
RUM YÖNETİMİ'NDEN TÜRKİYE’YE "CEVAP"…

RUM YÖNETİMİ'NDEN TÜRKİYE’YE "CEVAP"…

Rum Yönetimi'nden Türkiye’ye "Cevap"…

A+A-

BM GENEL SEKRETERİ BAN Kİ MOON’A MEKTUP GÖNDERECEK,  İKİNCİ ADIM İSE AB’Yİ DEVREYE SOKMAK

“İHALEYE ÇIKARKEN PARSELLERDEN BİRİNE TÜRKİYE’NİN İTİRAZINI BİLİYORDUK. İTİRAZI VARSA ULUSLARARASI YARGI İMKÂNLARINA BAŞVURSUN”

“EGEMENLİK HAKLARIMIZI ASKIYA ALMA NİYETİMİZ YOK, DEVAM EDEN DİYALOĞUN BU HAKLARIN KULLANILMASIYLA HİÇBİR BAĞLANTISI YOK”

DİSİ: “EXXONMOBİL SONDAJA BAŞLASIN DA GÖRELİM”

Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığı’nın, Rum Yönetimi’nin 3’üncü tur ruhsat ihalesi kapsamına aldığı ancak “Türkiye’nin kıta sahanlığı sınırları içerisinde olan 6’ncı parselde izinsiz arama ve çıkarma faaliyetinde bulunulamayacağı” açıklaması üzerine Rum tarafının meseleyi BM’ye ve AB’ye götürmeye hazırlandığı bildirildi.

Simerini haberi manşetten “Lefkoşa Ban Ki Moon’a Mektup Gönderiyor… Hükümet Tehditlerin Hayata Geçirilmesi Halinde AB’yi Müdahale Etmek İstiyor… Türkiye Kıbrıs MEB’inde ‘Barbaros’ Sahnesi Kuruyor… Dışişleri Bakanlığı Kaynakları, Tahrikleri Göğüsleme Projeleri Olduğunu Söylüyor”  başlık ve spotlarıyla aktardı.

Gazete Rum Dışişleri Bakanlığı kaynaklarını adres göstererek Rum tarafının ilk tepki olarak, 2014’te yaptığı gibi, BM Genel Sekreteri Ban Ki Moon’a mektup göndereceğini yazdı.

Rum Başkanlık Sarayı’nda, “Bugünkü olgular farklı olsa da, Ekim 2014’teki gibi bir Barbaros sahnesi yaşanabileceği” görüşü hâkim olduğuna işaret eden gazete Rum Yönetimi’nin, sözde “MEB sahasında yeni bir ihlal ve sıcak olay söz konusu olursa, doğrudan AB’yi devreye sokma tercihini kullanacağına” işaret etti.

Rum Yönetimi’nin, 6’ncı parselde ENI-TOTAL gibi güçlü bir konsorsiyumdan çok ilgi çekici bir teklif gelmiş olması nedeniyle kendinden emin olduğu belirtilen haberde, Rum Yönetimi Başkanı Nikos Anastasiadis’in Davos’ta yaptığı görüşmelerde hidrokarbon şirketlerinin üst düzey yetkilileri ve siyasilerden 3’üncü tur ruhsat ihalesine çıkmak için teyitler aldığı vurgulandı, şunları ekledi:

“Gerek şirketlerin gerek hükümetin, Türkiye’den yapılması olası yeni tacizleri yönetmek ve bertaraf etmek için tehditlerle mücadele planları var. Dışişleri Bakanlığı’ndan kaynaklar KİPE’ye (Rum Haber Ajansı) şu anda bir şey hazırlanıyor ancak ileri götürmek için siyasi liderliğin yeşil ışık yakması bekleniyor dediler.”

“İHALEYE ÇIKARKEN PARSELLERDEN BİRİNE TÜRKİYE’NİN İTİRAZINI BİLİYORDUK”

Habere göre Rum Yönetimi’nin “Uluslararası meşruiyet temelinde (BM’nin Deniz Hukuku Sözleşmesi) hareket ettiğini ve uluslararası mahkeme kararlarının, konumunu güçlendirdiğini” savunan Rum Dışişleri Bakanlığı kaynakları KİPE’ye şunları da söyledi:

Türkiye BM’nin Deniz Hukuku Sözleşmesi’ne taraf değil, yetkili mahkemeleri tanımıyor, dolayısıyla Kıbrıs Cumhuriyeti aleyhine başvuru yapamaz. Mesele hukuki olmaktan çok siyasidir.  İhaleye çıkarken parsellerden birinin, Türkiye’nin, bir kısmının kendisine ait olduğunu düşünerek itiraz ettiği bir parsel olduğunu biliyorduk.”

Gazete Rum Dışişleri Bakanlığı’nın dün Güney Kıbrıs’ın BM ve AB üyesi olduğunu, “bu sıfatı ile diğer bütün ülkeler gibi, Münhasır Ekonomik Bölgesi’nde ve Kıta Sahanlığı’nda, BM Deniz Hukuku Sözleşmesi ile güvence altına alınan egemenlik haklarını diğer bütün ülkeler gibi tam olarak kullandığını” açıkladığını yazdı.

“İTİRAZI VARSA ULUSLARARASI YARGI İMKÂNLARINA BAŞVURSUN”

Habere göre Rum Dışişleri Bakanlığı’nın; Rum Yönetimi’nin “uluslararası hukukun kendisine verdiği egemenlik haklarını korumakta kararlı olduğu” öne sürüldüğü dünkü açıklamasında özetle şu ifadelere yer verildi:

“Türkiye bu haklara itiraz ediyorsa, öngörülen uluslararası yargı imkânlarına barışçıl şekilde başvurmaktan başka bir şey yapamaz. En önemli petrol şirketlerinin, 6’ncı parsel de dâhil olmak üzere Kıbrıs MEB’indeki parsellere gösterdiği ilgi, Türk taleplerine en güzel cevaptır. Kıbrıs Cumhuriyeti doğal kaynaklarını, özellikle de hidrokarbonlarını değerlendirmekte kararlıdır. Kıbrıs sorununun hallinden sonra Kıbrıs halkının tamamı bu zenginlikten faydalanabilir durumda olacak.  Dolayısıyla Türkiye’nin, sorunun çözülmesine katkı koymaktan başka seçeneği yoktur. Türkiye, Kıbrıs Cumhuriyeti’nin egemenlik haklarını kullanmayı askıya alma niyeti olmadığını ve Kıbrıs sorununun halli için devam etmekte olan diyaloğun bu hakların kullanılmasıyla hiçbir bağlantısı olmadığını anlamalıdır.”

DİSİ

Rum siyasi partilerin de konuyla ilgili açıklamalarını da aktaran gazeteye göre DİSİ Başkanı Averof Neofitu “Türkiye ve Dışişleri Bakanlığı ilk kez açıklama yapmıyor. AB’ne katılımımızdan önce yaptığı; Kıbrıs’ın Kıbrıs sorunu çözülmeden girmesini casus belli (savaş sebebi) saydığı açıklamasını hatırlatırım.  Her halükarda ExxonMobil sondaj matkabını kullanmaya karar versin de Amerika, İtalya, Fransa ve İsrail’le hesaplarını netleştirsin, Türkiye’nin açıklamalarının nereye kadar varacağını görelim” dedi.

EDEK

EDEK “Hükümet, Türkiye’yi işlevsiz Kıbrıs Cumhuriyeti belgesini geri almak ve AB’ye karşı yükümlülüklerini yerine getirmek zorunda bırakmadan; sondaj matkabının bakımı kisvesi altında ENI’nin araştırmalarının ertelenmesi veya hükümetin Türkiye-AB ilişkilerinin iyileşmesine rıza göstermesi gibi sürekli ve tek yanlı tavizlerinin kabul edilemez Türk taleplerine yardımcı olduğunu anlamalıdır” ifadesini kullandı.

VATANDAŞLAR İTTİFAKI

Vatandaşlar İttifakı, Rum Yönetimi Başkanı Nikos Anastasiadis’e “Türkiye’nin MEB’le ilgili planlayacağı veya yapacağı eylem ve faaliyetleri not edecek ve karşı tedbir ve tepkileri inceleyerek ‘Eşdeğer Stratejik Sonuç Önlemleri’ hazırlayacak ve Rum Ulusal Konseyi’ne sunacak bir Grup veya Komite kurulması önerisinde bulunduğunu açıkladı.

DAYANIŞMA HAREKKETİ

Dayanışma Hareketi Başkanı Eleni Theoharus Rum Yönetimi’nin, Kıbrıs sorunu çözülene kadar herhangi bir doğal gaz çıkarma çalışmasını erteleme taahhüdü verip vermediğini açıklamasını istedi ve “hükümet ve Erdoğan destekçileri artık kimlerle müzakere ettiğimizi anlasın. Kıbrıs hükümeti  Türkiye’ye yaptırım uygulanmasını istemelidir” iddiasında bulundu.

EKOLOGLAR

Ekologlar Hareketi ve Vatandaşlar İşbirliği Rum yönetimine “Bugünkü Türkiye, 2017’de araştırma sondajları başladığında Kıbrıs MEB’indeki tahriklerini tırmandırmaya kararlı görünüyor. Her ihtimale karşı hazırlanıyor muyuz? Hükümet bütün senaryoları çalıştı mı? önleyici tedbir almaya hazır mı? bu tür tehditlerin ortasında müzakereler ilerleyecek mi?” sorularını yöneltti.

ELAM

ELAM Rum tarafının bugüne kadar “uslu çocuk politikası güttüğünü” iddia ederek 3’üncü tur kapsamındaki ruhsatlandırmanın belirli bir stratejiyle, ekonomiyi değil milli çıkarları önde tutarak yapılması gerektiğini savundu “Kıbrıs sorunundaki uzlaşıcılık politikasını derhal değiştirmeliyiz” görüşünü ortaya koydu.

Fileleftheros da haberi “6’ncı Parsel İçin Tehdit Ediyor… Türkiye İtiraz Ediyor ve Ruhsatlandırma Kararından Sonra Meydan Okuyor… Dışişleri Bakanlığı: Kıbrıs Cumhuriyeti MEB’deki Egemenlik Haklarını Askıya Almaz” başlığıyla manşete çekti ve Rum Dışişleri Bakanlığı’nın açıklamasını işaret ederek Rum Yönetimi’nin, geç de olsa, Türkiye’ye cevap verdiğini yazdı, siyasi partilerin tepkilerine yer verdi.

AKEL

Gazeteye göre AKEL “doğal gaz aramalarının Güney Kıbrıs’ın egemenlik hakkı olduğunu” iddia ederek bu hakkı doğru siyasi, diplomatik ve diğer hareketlerle güçlendirmesi gerektiğini belirtti. Daha önce var olan stratejik planı ortadan kaldırdığı için eleştirdiği Anastasiadis hükümetini “stratejik hedefi doğal gazın araştırılması ve değerlendirilmesinden öte şeyler içermesi gereken bir strateji planı ortaya koymaya” çağırdı.

DİKO

DİKO Türkiye’nin “tehditlerinin” sözde “Kıbrıs Cumhuriyeti’nin varlığının güçlendirilmesi ve egemenlik haklarının güvenceye alınması gereğini en yoğun şekilde ortaya koyduğunu” savundu ve “Hükümet, Türkiye’nin egemenlik haklarımızı kaldırma niyetlerine karşı bütün mercilerde gerekli bütün faaliyetlerde bulunmalıdır. Barbaros isimli Türk gemisinin Kıbrıs MEB’indeki son ihlalleri üzerine Dışişleri Bakanlığı’nın hazırladığı tedbirleri uygulamalıdır”  dedi.

Politis “Cevap Şirketler… Dışişleri: Türk Tezleri Kabul Edilemez ve Hukuki Dayanağı Yok… Lefkoşa’nın Türk Dışişleri Bakanlığı’na Cevabı: Türkiye Kıbrıs Cumhuriyeti’nin MEB’deki Haklarına İtiraz Ediyorsa Öngörülen Uluslararası Yargı İmkânlarına Başvursun” başlık ve spotlarını kullandı.

Alithia “Türk Tezleri Kabul Edilemez ve Mesnetsiz” başlıklı haberinde Rum Dışişleri Bakanlığı’nın TC Dışişleri Bakanlığı’na cevaben “Kıbrıs Cumhuriyeti, uluslararası hukukun kendine sağladığı bütün imkanları kullanarak egemenlik haklarını korumakta kararlıdır” ifadesine yer verdiği bir bildiri yayımladığına işaret etti.

Haravgi manşet haberine “Türkiye’nin İçeriksiz Gürlemesi… En Güzel Cevap 6’ncı Parsele Gösterilen İlgi… AKEL: Stratejik Planlama Şart… Ankara Ruhsatlar ‘Yasadışı’ ve ‘Geçersiz’ Diyor” başlığını attı.

Bu haber toplam 1827 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.