1. HABERLER

  2. KIBRIS

  3. “SAHADA EROĞLU KALDI”
“SAHADA EROĞLU KALDI”

“SAHADA EROĞLU KALDI”

Erdoğan açıklamalarında oldukça içtenlikliydi.

A+A-

 

Gazeteci Yalçın Cemal, Talat’ın cumhurbaşkanlığı seçiminden çekilmesini değerlendirdi

Gazeteci Yalçın Cemal, Mehmet Ali Talat’ın Cumhurbaşkanlığı seçimlerinden çekilmesini değerlendirdi. Halkın siyasi partilere güveninin kalmadığını söyleyen Cemal, CTP içerisinde cumhurbaşkanlığı minderine çıkmak için soyunan çok fazla siyasi olduğunu bu yüzden Talat’ın yeterli destek almadığını söyledi. “Sahada Eroğlu” kaldı diyen Cemal, mevcut Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu’nu yeni dönem için tekrar aday olacağını savundu.

“EROĞLU ADAY OLACAK”

ADA TV’de Erçin Şahmaran’ın sorularını yanıtlayan Gazeteci Yalçın Cemal’in sözlerinden öne çıkan çarpıcı detaylar şu şekilde; “Talat değişik bir boyuttan geldi olaya. Haklıydı, bu memlekette artık siyasal partilerin değil cumhurbaşkanı adayları, milletvekilleri ve belediye başkanları seçim kazanmıyor. Bağımsızlara halkın güveni daha fazla. Partilere güven kalmadı. Talat, bunu kavrayarak bu yönü çizdi. ‘Ben sol kesimde, solun lideri olarak bağımsızım ve eski partim beni eski partim destekleyecek’ dedi. Maalesef eski partisi bu düşüncede çıkmadı. Çünkü mevcut CTP içerisinde bu mindere çıkmak için soyunan başka güreşçiler de var. Partisel düşünceye gelince muhakkak her siyasal parti adayını kendi çıkarır. Milletvekilliğine de, cumhurbaşkanlığına da. Ama halkının özgüvenini kazanması gerekir. Karşılıklı güven duygusu gerekir. Ben görüyorum ki siyasal partilerimizin o düzeyi yoktur. CTP’nin geldiği nokta diğer partilerin geldiği noktadan çok daha kötü durumdadır icraatlar bakımından. CTP, CTP’liyi eleştiriyor. Diğer partilerde bu yok. UBP diyor ki Eroğlu çıkarsa destekleyeceğiz. DP’den kim çıkacak belli değil. Şimdi sahada tek adam Eroğlu kaldı.

“SOL PARTİLERİN İTTİFAKI”

“Akıncı solun adayı benim diyor. Öyle bir konsensüs sağlanır ve bütün sol partiler Akıncı’ya oy verir mi? İzzet İzcan’ın partisi de Akıncı’yı destekliyor. Sol’un adayı iki parti, sağda tek parti. Eroğlu da adaylığını açıklayacak. Veyahut, iki sağ parti teker teker basın bildirisi yapabilirler, biz Eroğlu’na teklif götüreceğiz diye. Bu da olabilir. Meclis açıldıktan sonra Meclis’te icraat beklemeyin. 8 ay var daha kilitleneceğiz. Millet yayılacak. “

“HÜKÜMETİN SÖZLERİ”

“Hükümette olan partiler söz verdiler seçim yasası, halk oylaması ve anayasa ile ilgili. Anayasa’da halktan öyle kopuk eylem yaptılar ki, halk ödüllendirdi mi cezalandırdı mı bilemem. Bizim halkımız da çok tez unutur. Açsınlar internetten geçmiş zamanları, eskiden muhalefette olanlar şimdi iktidarda ne yaptılar? Bizim halkımız sosyal medyaya girer domates, kelebek resmi çeker. Halkı bu konularda aydınlatıcı uyarıcı yazılar yazsınlar. Ben görmüyorum bir şey, sen görüyorsan söyle bir tane eğitici bir şey. İnternetin esas amacının bu olması gerekir. Aydınlatma maksadı gerekir. Mısır’ın halkı internet sayesinde ihtilal yaptı. Bir çevre bilinci, sağlık, kültür, turizm bilinci yok. İngiltere’de caydırıcı birçok yasa var. Çevre ile belediye ilgileniyor, çevre dairesi oluşturduk, çevre dairesi ilgileniyor, sağlık bakanlığı, kaymakamlıklar ilgileniyor. Ancak bakıyoruz her taraf pislik içinde. Bir destebanla
memleketi idare ederdi İngiliz. “

“ARINÇ, KIBRIS SİYASETİNİ İYİ BİLİYOR”

“Bülent Arınç, Kıbrıs’ı en iyi bilenlerden biridir. Adaya ben kaymakamken gelmişti, halkın nabzını yoklayıp, hükümet olarak ilgili plana evet tavrını koymuşlardı. Güzelyurt’tan da bir ekip vardı, 3 uçak dolusu Güzelyurt’un verilmemesi ile ilgili. Dolayısıyla Arınç, Kıbrıs konusuna vakıf bir siyasetçi. Başbakan Davutoğlu’nu da adaya bekliyoruz. Güvenoyu alır almaz gelecektir. “

“ERDOĞAN’IN AÇIKLAMALARI İÇTENDİ”

“Erdoğan açıklamalarında oldukça içtenlikliydi. Kıbrıs’la ilgili politikaları bu olacaksa Erdoğan’a dışarıdan baskı yapılabilir bir defaya mahsus. Ancak bu yapılan baskılara Erdoğan, şimdiki gibi ‘kırmızı çizgilerimiz budur, bunun dışına çıkmayız’ derse, AB’deki müffetikler bunu algılarlarsa artık, Türkiye’ye karşı olan baskılar bitecektir. Zaten BM parametrelerinin içerisinde bu vardı Downer zamanında. İki egemen eşit statüye dayanan iki kurucu devletten oluşan ortaklık öngörülüyordu. Bu maddedir ki Downer’i bu makamdan etti.”

 

Star Kıbrıs

 

Bu haber toplam 424 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.