1. HABERLER

  2. KIBRIS

  3. SEÇİMDE İHANETİ YAŞADIM
SEÇİMDE İHANETİ YAŞADIM

SEÇİMDE İHANETİ YAŞADIM

SEÇİMDE İHANETİ YAŞADIM

A+A-

Başak Tekerek, son yerel seçimlerde Demokrat Parti-Ulusal Güçler tarafından Girne Belediye Başkanlığı’na aday gösterildi. Kendisine destek veren arkadaşlarıyla birlikte kapı kapı dolaşarak, seçmenlere önemli mesajlar verdi...

  Hep düğünlerde, cenazelerde görünen insanların peşinde koşulmaması gerektiğini, artık ahbap-çavuş ilişkisi yerine, kalıcı bir sistem oluşturulması gerektiğini söyledi.
   Ada çapında 100’den fazla aday arasında sadece 3 kadın vardı... Hiç olmazsa ilk kez bir kadının Belediye Başkanı seçilmesi için halktan destek istedi.
   Ancak, bırakın diğer partileri, kendi partisi içinde ‘ihaneti yaşadığını’ söylüyor Başar Tekerek...
   İşte ilgiyle okuyacağınız açıklamalar:
   Soru: Seçimlerde ne tür zorluklar yaşadınız?
   Tekerek: Öncelikle kadın aday olmamızın sıkıntıları vardı. Kota uygulanan bir anlayış ile  kadının siyasette olmamasının asıl sebebinin kadının bu yolu tercih etmek istememesi olduğu görüşünü savunuyorum. Çünkü ülkemizde gerek eğitim, gerek iş hayatı gerekse aile hayatında eşit haklara sahip olan kadının siyasetti erkek eline bırakmasını anlamak oldukça zor. Siyasi hayatı uygun saatler ve uygun mekanlarda yapmaya çalışmalıyız. Ancak bunu kadın  talep etmelidir. Kadın eli değen daha temiz ve nezaketli bir siyaset Kıbrıs halkının da talebidir. 
Bir de siyasi hayatın düzeni ile ilgili sorunlar vardı, halkı kendi kararlarını verirken özgür iradesine teslim etmeyen psikolojik bir baskı mekanizması var. Benim partimin içinde olduğu ancak sonrasında bozulan  ittifak, istisnasız tüm partilerin içinde yaşadığı parti içi çatışmalar, örgüt yapılarında yaşanan bozulmalar, seçime saatler kala yapılan son dakika çağrıları bunlar seçimin zorluklarıydı. Ancak benim yaşadığım en önemli zorluk partimde yaşanan ihanetlerdi.”

 

Teklif Denktaş’tan geldi

 

   Soru: Aday olmanızı kim teşvik etti?
   Tekerek: Ben her zaman partilerin en iyi temsiliyete sahip olan kişiyi aday çıkarmasını savundum, en çok düğüne giden, en fazla cenazeye katılan  veya kişisel çıkar yaratarak oy potansiyeli oluşturan  kişilerin değil. Sayın Genel Başkanım Serdar Denktaş işte tam olarak bu sebepten dolayı teşvik ederek teklifte bulundu ve bu yola çıkma kararı aldım.”
   Soru: Şu ana kadar ülkemizde hiç kadın belediye başkanı olmadı. Sizce kadınlar niye seçilemiyor?

 

   Tekerek: Esasında 80’li yılların başında Mesarya bölgesinde bir kadın belediye başkanı seçilmiş. Ancak görevini tamamlayamadan öldürülmüş. Onun haricinde bir seçilmiş belediye başkanımız olmamış. Peki burada sorun kaç tane uygun kadın adayımız çıkıyor o da önemli bir veri. Bu seçimlerde 3 kadın aday olarak yola çıktık. Hiçbirimiz kazanmadık. Yaklaşık 100 başkan  adayı vardı. Sayısal olarak çok önemli bir fark var arada. Burada adayların ortalamasında kadının rolü önem kazanıyor, toplum kadının adaylığının tercih edilmediği düşünüp tercih etmiyor da olabilir. Ya da seçimlerde akıl hocalığı yapan kişilerin erkek olmasının rolü de olabilir.” 
   Soru: Seçimlerde partiniz ve Girne DPUG parti örgütü arkanızda durdu mu?
   Tekerek: Propaganda süresince 14 meclis adayı ve ben partimizden her türlü desteği alarak süreci tamamladık, örgütümüz de oldukça sıkıntılar vardı  bu normal. Ulusal Güçler ayrı bir oluşum olarak katılmış görülüyor ancak burada önemli olan Demokrat kimliğidir. Seçimlerden alınan sonuca göre bu soru örgütler açısından çok da yorum gerektirmiyor.”

 

İş hayatına devam

 

   Soru: Seçimler bitti mesleğinize devam edecekmisiniz?
   Tekerek:Ben aslen ekonomistim. uzun yıllar bankacılık yaptım yaklaşık 4 yıldır kendi aile şirketimizde yabancı ve yerli firmalara yatırım ve finansal danışmanlık servisi vermekteyiz. Sigorta bölümümüz aktiftir. Ayrıca ben Girne 83. Noteri olarak çalışıyorum ve Suç gelirlerinin aklanmasının önlenmesi konusunda danışmanlık veriyor ve   yanı sıra Vakıflar Bankasında Yönetim Kurulu üyesi olarak görev yapmaktayım.”
   Soru: Genel ve Yerel seçimlerde aday oldunuz kazanmadınız, bu durumda siyasete tamam mı devam mı?
   Tekerek: Bir yola çıkarken amaç nedir onu net belirtmek lazım. Ben teknokrat bir aday olarak yola çıktım vekillik adaylığında, belediye seçimlerinde de en iyi aday olduğumu söyledim hep. En çok oy alacağımı hiç söylemedim, halkın iradesi buna karar verecektir dedim. Halk iradesini parmakların istikametine göre kullandı. Her ne olursa olsun takdir halka aittir ve saygı ile karşılarız ve yeni başkanımızı da sevgiyle kucaklarız. Siyaset yolunda aklım düşünmeye devam ettiği, dilim anlatmaya devam ettiği sürece ben bir vatandaş olarak daha iyi bir yönetimi talep etmeye devam edeceğim bu bağlamda ben siyasete her zaman varım; ancak, adaylık sürecini tekrarlar mıyım diye sorarsanız şu anda oldukça yorgun hissediyorum ve cevap vermek için çok erken.”  

 

İdeoloji eksikliği var

 

   Soru: Sizce bu ülkede siyasetin en büyük problemi nedir?
   Tekerek: Sert bir çıkış olsun istemem ama ideoloji eksikliğidir en büyük problem. Kişisel çıkarların, ahbaplık ve partizanlık çıkar beklentileri siyaseti belirliyor. Ben seçileyim de benden sonrası tufan diyen anlayışın adaylık ve seçilmişlik sürecini tamamlamasıdır sorun. Hukuk devletinin işlevinin yitirtilmeye çalışılmasıdır. Derin bir yara bu, Cumhuriyet Meclisimizde sayıları çokça olan tıp doktorlarımız bu yaranın tanımını tıbbi açıdan yapamazlar maalesef, bu yaranın tanımı da tedavisi de Meclisimizde hukukçuların, işletmecilerin, iş adamlarının, tarihçilerin, ekonomistlerin, siyaset bilimcilerin, mühendislerin ve birçok çeşitli katkı koyabilecek bilgi birikimdeki beyinlerinde katkı koymasıyla sağlanabilecektir.”
   Soru: Siyasette adaylara baktığımızda oluşan profil nedir, sizce doğru bir profil mi? Kıbrıs’taki siyaset için neler yapılabilir ?
   Tekerek: Eleştirimi, nasıl olması gerektiği üzerine yapmak isterim, önce kişilik, sonra eğitim ve bu eğitimle getirilebilecek katkının bileşkesi olmalı adayın kimliği. Diğer konu seçmen profili,  kimin çocuğu, nerede oturur, seçilirse bana ne faydası olur, söz vermişti benim işi halledecek, çocuğu işe alacaktı sorularına cevap aramayan bir seçmen profili lazım. 
   Milletler tercih ettikleri şekilde yönetilirler, eğer seçmen bu soruları için adayını seçerse içinde bulunulacak durum bundan daha iyi olmayacaktır. Tabi bir de kimsenin meydanlarda dile getiremediği ancak içten pazarlanan "nereli" olmalı sorunu var. Biz seçimde dedik ki hepimiz Girneliyiz. Seçimden sonra sohbetlerde ortaya çıkan ana tema "bugüne kadar tüm belediye başkanları Limasoldan geldi, doğru olan bu".  
   Hayır değil, eğer biri savaşın mecburiyetinden diğeri tercih ederek geldiyse ve isterse gidebilecekken hala ısrarla burası benim diyorsa siz o diğerini dışlayamazsınız. Ben kendi adıma sorarım şimdi, ben İstanbulluyum eşim Kıbrıslı çocuklarım nereli, ben tercih edip geldim eğer gelmeseydim nereli olacaklardı. Açalım gözlerimizi artık Kıbrıs bizim ülkemizse Girneliyiz, Karpazlıyız, Lefkeliyiz... diyebilmeliyiz artık göğsümüzü gere gere.” 
   Soru: Seçim sistemini nasıl buluyorsunuz, neler yapılması gerekir?
   Tekerek: Genel seçimlerde istisnasız tüm partiler çarşaf liste teklifini sundular, ancak bugün oldu hala tek seçim bölgesi için ne teklif ne de bir sunum oldu. Bölgelerde insanları yönlendirmek daha kolay, belki bu yüzden hareket yok. Ancak fikrimce bu konuda acilen çalışılması gerekmektedir.” 

 

Turizm önemsenmeli

 

   Soru: Ülkedeki ekonomik durumu nasıl değerlendiriyorsunuz, ekonomimizin canlanması için neler yapılabilir?
   Tekerek: Ülke ekonomisi maalesef bağımsız bir yapıda değil, uygulanan ambargolar her konuda soluğumuzu kesmektedir. Kendi ekonomisini oluşturmayan bir ülkenin bağımsızlığı yitirilir ve her konuda onaya ihtiyaç duyar. Sorun nasıl olduğu değil nasıl düzeleceğidir. Ülkemizin bir Akdeniz adası olması cevabı içinde olan bir soruyu oluşturuyor. Bizim tek çıkışımız turizmdir. Sadece kumar odaklı değil, deniz, sağlık, spor, eğitim sektörleriyle bağlantılı turizmin payının arttırılması ve ada tarihinin tanıtımı ve pazarlanması ile adamız gerçek bir turizm merkezi olabilir. Doğal yapısı ve çevresine olan saygılı tutumuyla adamız turistlerin ilgi merkezi olabilir. Yabancı yatırımcının dikkatini ancak bu şekilde çekebiliriz. 
   Tabi sadece girdi değil, çıktı meselesi de önemli. Yatırım ve harcamalarımızın kontrollü olması da belirleyicidir. Kamu sektörünün maliyetinin yüksek ve ağırlığının fazla olması devlet ekonomisi için bir külfettir. Özel sektörün büyüyüp gelişerek gençlerin özel sektörü tercihe yönelmesi ile hem kalite artacak hem de ekonomiye katkısı az olan devlet sektörünün payının küçülmesi sağlanarak bütçedeki yükün azalmasına imkan verilecektir. Son dönemlerde sağlanan esnafa, kadın yatırımcıya, turizme yönelik kredi imkanları artarak devam ettirilmeli ve ekonomik fayda yaratan özel sektörün genişletilmesi sağlanmalıdır.” 
Diyalog
 
Bu haber toplam 379 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.