1. HABERLER

  2. SENDİKALAR UMUTSUZ!
SENDİKALAR UMUTSUZ!

SENDİKALAR UMUTSUZ!

Umut yok!

A+A-

Kamuda yetkili sendikalar, son 4 yılda kurulan hükümetlerin faaliyetlerini değerlendirdi, yeni kurulacak hükümetten beklentilerini açıkladı.

 

Duygu ALAN

Kıbrıs Türk Kamu Görevlileri Sendikası (KAMU-SEN), Kamu İşçileri Sendikası (Kamu-İş), Kıbrıs Türk Amme Memurları Sendikası (KTAMS),Kıbrıs Türk Öğretmenler Sendikası (KTÖS)  ve Kıbrıs Türk Orta Eğitim Öğretmenler Sendikası (KTOEÖS) yetkilileri, hükümetlerin kamudaki sorunların çözümüne yönelik ve kamuda verimliliği arttırmak adına atılımlarda bulunmadığını savundu.

Sendikaların yetkilileri, Ocak ayında yapılması öngörülen seçimin ardından oluşturulacak olan yeni hükümetten de halkın beklentilerini karşılayacak adımlar atılması noktasında umutlu olmadıklarını söyledi.

Sendikaların beklentileri net

KAMU-SEN Başkanı Metin Atan,yeni kurulacak olan hükümetten beklentilerinin kamuda çalışanlarla ilgili verimlilik adına gerekli çalışmaların yapılması,  Kamu Reform Yasası’nın geçirilmesi noktasında olduğunu kaydetti.

Kamu-İş Başkanı Sami Dilek, ülkede yozlaşmış bir kamu yapısı olduğunu savunarak bu durumun değişmesi gerektiğini söyledi.

Dilek, “Deneyimli, iş yapacak, iş bilen, tecrübeli, geçmişten gelip çözülmeyen büyük sorunlara çözüm bulunması noktasında adım atacak insanlara ihtiyaç var ve artık işin branşında olan kişilerin bakanlıklarda görevlendirilmesi önem arz etmektedir” dedi.

KTÖS Genel Sekreteri Şener Elcil, “Oluşturulacak hükümetten beklentim; Kıbrıs Türk toplumunun iradesini geri alması ve iradeye saygıyı yerleştirmesi, Türkiye Cumhuriyeti yetkililerinin Kıbrıs’ın kuzeyindeki faaliyetlerini denetim altına almasıdır” dedi.

KTOEÖS Başkanı Selma Eylem, ülkede özellikle son yıllarda ekonomik ve sosyal alanda Türkiye’ye boyun eğen hükümetlerin söz konusu olduğunu savunarak “Omurgasız hükümetler” istediklerini dile getirdi.

KTAMS Başkanı Ahmet Kaptan ise çözüme ve barışa inanan bir hükümetin oluşmasını istiyoruz. Temennimiz, kendini değil halkını düşünen ve kendini geleceğini değil halkının geleceğini düşünerek icraatlar yapacak bir hükümetin oluşturulması, emir komuta zinciri ile ülke yönetmek yerine halkın taleplerine cevap verecek, sorunlarını çözecek bir hükümetin oluşmasıdır” diye konuştu.

Atan: 8 ay heba olacak

Kıbrıs Türk Kamu Görevlileri Sendikası (KAMU-SEN) Başkanı Metin Atan, Ocak ayında seçime gidilmesi durumunda sonraki 8 ayın heba olacağına inanç belirtti.

Atan, “Herkes Nisan ayına odaklanmıştı ancak maalesef muhalefetin talebi üzerine kılıçlar çekildi ve 7 Ocak davası ortaya çıktı. Seçim yasakları olacak, 1 ayda hükümet kurma çalışmaları sürecek Nisan ayında da yerel seçimler olacak. Artık Temmuz, Ağustos ayında hükümet kanadında da kamuda da görevler başlayacak. Bu da önümüzdeki 10 ay daha sıkıntıların devam edeceği anlamına geliyor” diye konuştu.

“En büyük sıkıntı ise bütçenin geçirilmemesidir” diyen Atan, bu noktada ekonomi alanında sıkıntıların bir kat daha artacağını savundu.

“Sürprizler olabilir”

Metin Atan, Ocak ayında yapılması öngörülen seçimde çok değişik yüzler olacağını ve sürprizlerin yaşanabileceğini kaydetti.

Metin Atan, “Biz kamuda daireleri dolaşıyoruz, herkesin seçime yönelik tepkisini biliyoruz. Bu seçimin her şeye gebe bir seçim olacak. Benim görüşüm üçlü koalisyon da olabilir. Bu da yakın gelecekte yeniden bir seçim olacağını işaret eder” dedi.

“Halk artık değişim istiyor”

Metin Atan, yeni kurulacak olan hükümetten beklentilerinin kamuda çalışanlarla ilgili verimlilik adına gerekli çalışmaların yapılması,  Kamu Reform Yasası’nın geçirilmesi noktasında olduğunu kaydetti.

Metin Atan, hükümetlerin ana görevinin halkına refah bir hayat yaşatmak olduğunu belirterek şunları söyledi: “Döviz tavan yapmış hiçbir önlem yok. Vatandaşezildi artık. Muhalefetin de söylemleri ile yaptıkları bağdaşmıyor, kaldı ki zamanında onlarda iktidara geldi. Halk artık değişim istiyor. Ümidimiz artık Meclis’te genç, dinamik, bu ülkeyi gerçekten yönetebilecek ve halkı için uğraşacak kişiler olmasıdır. Bu ülkeye katkı koyacak kişileri artık o Meclis’te görmek istiyoruz. Eski siyasetçilerin artık koltuğu bırakma erdemini göstermesini temenni ediyoruz.”

Dilek: Devletine sahip çıkacak kişilere ihtiyaç var

Kamu İşçileri Sendikası (Kamu-İş) Başkanı Sami Dilek, ülkede yozlaşmış bir kamu yapısı olduğunu savunarak bu durumun değişmesi gerektiğini söyledi.

Dilek, “Deneyimli, iş yapacak, iş bilen, tecrübeli, geçmişten gelip çözülmeyen büyük sorunlara çözüm bulunması noktasında adım atacak insanlara ihtiyaç var ve artık işin branşında olan kişilerin bakanlıklarda görevlendirilmesi önem arz etmektedir” dedi.

Ülkenin ekonomik açıdan da sıkıntılı süreçte olduğunu belirten Dilek, ülkenin genel durumu ile ilgili sorunların giderilmesi ile ilgili cesur adım atacak kişilere ihtiyaç olduğunu ve ekonomik ve sosyal alanda toplumun huzur bulmasını sağlayacak atılımlar beklediklerini söyledi.

Sami Dilek şunları kaydetti: “Kamu sektörünün doğru dürüst ve kaliteli bir yönetime ihtiyacı vardır. Bu yapıyı oluşturabilecek kişilere, devletine, bayrağına sahip çıkacak kişilere ihtiyaç vardır. Bugün bile siyasiler seçim derdinde sendikalar ise sorun çözme yönünde çalışmalarına devam ediyor.

O kadar bir yorulduk ki;artık bıktık, usandık. Hükümetlerin yapması gereken işler sendikaların omuzlarına bırakılıyor. Bir de sendikaların ülkenin düşmanı noktasında bir anlayış geliştirildi.

Kaos,kargaşa ortamında bu ülkeyi nasıl bir ileriye taşıyacağız? Çalışarak, bu günün işini yarına bırakmamak için çabalamak lazım.Herkes sorumluluğundan kaçıyor. Oysa herkes yapabildiği noktada katkı koymalıdır.”

Gerek sosyal, gerek kültürel gerekse ekonomik alanda birçok sıkıntı olduğunu söyleyen Dilek, gelinen noktada toplum huzurunun tükendiğini ifade etti.

“Artık uyanma zamanı” diyen Dilek, “Basit ve kolay düşünmek lazım, yorumlarla, konuşmalarla bir yere varılmayacağını bilip iş yapmak lazım” dedi.

Elcil: Kıbrıs Türk toplumunun iradesi geri alınmalıdır

Kıbrıs Türk Öğretmenler Sendikası (KTÖS) Genel Sekreteri Şener Elcil, hükümetlerin kendi iradeleri ile hareket edecek noktada olmadıklarını savunarak “Özellikle 2009 yılı seçim sonrası İrsen Küçük hükümeti ile beraber tamamı ile ipler Türkiye’nin eline geçti” dedi.

Köylerdeki yapılacak olan işlerin dahi Türkiye’nin kontrolünde olduğunu savunan Elcil, “AKP köylere kadar indi. Dolayısıyla yeni oluşturulacak olan hükümetten beklentim;Kıbrıs Türk toplumunun iradesini geri alması ve iradeye saygıyı yerleştirmesi, Türkiye Cumhuriyeti yetkililerinin Kıbrıs’ın kuzeyindeki faaliyetlerini denetim altına almasıdır” dedi.

Bunlar olmadığı müddetçe yapılacak seçimin veya kurulacak bir hükümetin hizmet vermesinin mümkün olmadığını ifade etti.

Yeni kurulacak hükümetten bu hususlarda olumlu adımlar atılacağı yönünde bir umudu olmadığını da söyleyen Şener Elcil, şunları kaydetti: “Şuanda kurulacak olan hükümetten umudum yok. Türkiye her zaman Kıbrıs’ın kuzeyindeki seçimlere müdahale etmiştir. Bu müdahale de açık açık yapılmıştır. Sayın Kudret Özersay, ‘Temiz siyaset’ diye öne çıkıyordu ancak Kıbrıs konusunda taksimi savunan bir çizgiyi takip ediyor. Taksim tezi de İngiliz ve Türkiye’nin tezidir.”

Eylem: Omurgasız hükümetler istiyoruz

Kıbrıs Türk Orta Eğitim Öğretmenler Sendikası (KTOEÖS) Başkanı Selma Eylem, ülkede özellikle son yıllarda ekonomik ve sosyal alanda Türkiye’ye boyun eğen hükümetlerin söz konusu olduğunu savunarak “Omurgasız hükümetler” istediklerini dile getirdi.

Selma Eylem, “Ekonomik, sosyal, eğitim ve kültürel alanda tüm dayatmalara boyun eğildi. Gelecek hükümetlerden artık bu dayatmalara karşı durabilecek siyasi bir irade ortaya koymasını bekliyorum.

Umuyor ve diliyorum” diye konuştu.

Kaptan:Hükümetler sorun çözmüyor

Kıbrıs Türk Amme Memurları Sendikası (KTAMS) Başkanı Ahmet Kaptan, “Seçimler yapılıyor, hükümetler geliyor, hükümetler gidiyor ama maalesef sorunlar olduğu yerde kalıyor. Artık kalmakla da kalmıyor artıyor” dedi.

Ülkenin ve kamu sektörünün içerisinde bulunduğu durumu yorumlayan Kaptan şunları söyledi: “Maalesef kamu sektöründe çalışanların bir tarafta ekonomik sorunları artarken diğer tarafta sosyal sorunları artmaktadır, hizmetin kalitesini arttıracak eğitimlerin yapılmaması ile hizmetin kalitesi de her geçen gün düşmektedir. Özel sektörün geliştirilmemesi nedeni ile de işsizlik her geçen gün artmaktadır.  Gençlerin ülkeden göç etmelerini acı ile izlemekteyiz. Göç edenlerin yerine maalesef alabildiğine vatandaşlıklar verilmekte ve sanki ülkede göç sorunu yokmuş gibi bir izlenim yaratılmaktadır. Bu da koltukta oturmaya devam etmek amacı ile yapılıyor, sanki çok başarılıymışlar gibi. Diğer tarafta tüm halkı ilgilendiren gerek dövizin artışına çözüm üretilmemesi, ekonomik tedbirlerin alınmaması, alım gücünü bir o kadar daha geriye götürmüştür ve bu alım gücünün geriye götürülmesi ülkedeki sosyal sorunların artmasına neden olmuştur. Buna kriminal olayların, tacizlerin, boşanmaların artması kötü dahi olsa örnek olarak gösterilebilir.”

“Temennimiz çözüme ve barışa inanan bir hükümet”

Ahmet Kaptan, ülkede çözüme ve ülkenin bütünleşmesine karşı bir hükümet olduğunu ve bu hükümetin Cumhurbaşkanı ile de uyum içerisinde çalışmadığını, çözümü engelleyecek adımlar atıldığını ve buna çanak tutulduğunu savundu.

Kaptan, “Ayrılıkçı bir zihniyetin eseri olan iki ayrı devletten ve çözümden söz eden önergelerin Meclis’e sunulmaya çalışılması ülkenin ne kadar çok sorunları olduğunu ve gelecek olan hükümeti de nelerin beklediğinin açık göstergesidir” dedi.

Ahmet Kaptan, “İstesek de istemesek de eğer bu seçim olacaksa çözüme ve barışa inanan bir hükümetin oluşmasını istiyoruz. Temennimiz, kendini değil halkını düşünen ve kendini geleceğini değil halkının geleceğini düşünerek icraatlar yapacak bir hükümetin oluşturulması,emir komuta zinciri ile ülke yönetmek yerine halkın taleplerine cevap verecek, sorunlarını çözecek bir hükümetin oluşmasıdır” diye konuştu.

Havadis

 

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.