1. HABERLER

  2. MAGAZİN

  3. Siz Bizi Güldürmediniz Allah'ta Sizi Güldürmesin!
Siz Bizi Güldürmediniz Allah'ta Sizi Güldürmesin!

Siz Bizi Güldürmediniz Allah'ta Sizi Güldürmesin!

Gülse Birsel'in olay yazısı!

A+A-

Hayatı durdurmuyorum!

BENİ bu gazeteye mizah ve siyasi hiciv yazayım diye aldılar.
Yazarken zorlanmam. Bilgisayarın başına oturup bir kahve içmeme bakar. Bugüne kadar (gazete yazılarını saymazsak) 30 bin sayfadan fazla komedi yazdım.
Siz de nur olun, yıllarca her sayfasında güldünüz. "Sen bizi güldürdün, Allah da seni güldürsün" mesajları yolladınız.
Ama, evet...
Artık ülkede üzerinde espri yapacak bir şey bulmak zor. Bulsam, yazmaya utanıyorum. Belki siz de kahkaha atmaya utanacaksınız.
Neşemizi, gülümsememizi çaldılar! Bu harikulade ülkenin şu son yıllardaki berbat vaziyetinde tüm emeği geçenler...
Siz bizi güldürmediniz, Allah da sizi güldürmesin!
Dün akşam camdan baktım. Trafik polisleri alkol kontrolü yapıyordu. Tuhaf geldi. İnsanların çıkıp yemeğe gitmesi, içki içmesi. Polislerin alkol kontrolü yapıp ceza kesmesi. "Her şey normalmiş gibi ne lüks problemlerle uğraşıyorlar" diye tehlikeli bir cümle geçti aklımdan.
Sanırım terörün istediği de işte bu! "Ne trafiği, ne alkol kontrolü, ne eğitimi, ne işi, ne gücü ya?" diyelim. Ülke kilitlensin. Enerji düşsün. Karamsar, tarafgir, kaybedecek az şeyi kalmış, umutsuz, birbirine öfkeli insanlara dönüşelim.
O bakımdan "Hayatı durduralım" işinde ben yokum!
Acı, öfke ve isyandan içimiz şişiyor, evet. Siyaset, duygularımıza tercüman olmuyor, güven vermiyor. Söylemleri ya beylik cümleler ya provokatif hedef göstermeler. Terör örgütleri cirit atıyor. Siz de "Hayatı durduralım" diye tepki vermek istiyorsunuz.
Ama bağcı dövmektense üzüm yiyelim. Hayatı değil, öfkemizi durduralım!
Birbirimizi parmakla gösterip bağırmayacağız. İşimizi çok iyi yapacağız. O trafik polisi hayatının en iyi alkol kontrolünü yapacak, ben mizahın kralını yazacağım.
Siyasete, sivil toplum örgütlerine gireceğiz. Konuşacağız, yazacağız. En önemlisi, gidip oy vereceğiz!
Son yıllarda ülkeye kara bir sis gibi çöken Ortadoğu alışkanlıklarını süpürmek, burayı bir havalandırmak lazım. Kanunsuzluk, adaletsizlik, entrika, saldırganlık, yalan, dolan, cahillik, hırsızlık, adam kayırma, tembellik, taassup, bunların tedavülden kalkması lazım!
Bize bir milli seferberlik lazım.
Siyasete benzemeyelim, onlar bize benzesin.
Hayatı durdurmayalım. Tam tersi, iyi bir hayatı başlatalım! Hemen bugün!

New York Times'ı rezil edelim mi?

DÜN şöyle yazmış New York Times: "Ne terör bombaları ne de Nobel zaferi Türkleri bir araya getirmeyi başaramadı"!
O kadar içerledim ki.
"Galaksideki gelmiş geçmiş en kötü komedi yazarı Türkiye'den çıkan şu sarışın kadın" yazıp resmimi koysalar bu kadar dokunmazdı. Nasıl bu hallere düştük yahu? Küfretseler daha iyiydi.
Biz ki yıllarca tam tersiyle övündük. "Bizim millette duygu birliği vardır, hepimiz kardeşiz, içsavaş Türkiye'de imkânsız, genlerimizde yok" filan dedik.
Ben hâlâ buna inanmak istiyorum.
Aslında gazete de faturayı halka çıkarmıyor. Nobel'li Aziz Sancar'ın, Türk olduğunu söylemesine rağmen etnik kökenini tartışanları, Ankara katliamından sonra Demirtaş'ın devleti suçlamasını, Davutoğlu'nun tüm partilerle görüşecekken bu siyasi rakibini denklem dışı bırakmasını, Cumhurbaşkanı'nın son yıllardaki (gazetecileri hapsetme, maliyeyle işadamlarının peşine düşme, barışçıl gösterileri yasaklama gibi) otoriter tutumunu eleştiriyor.
Ama öte yandan kutuplaşmaya dikkat çekip: "Bu aralar bir zafer veya yas anını paylaşmak bile Türkleri bir araya getiremiyor" diyor.
New York Times'ı yalancı çıkarır mıyız? "Koskoca NY Times tabloid gibi balon bir yorum yapmış" dedirtir miyiz?
Bence yaparız...

Versenize oğlum 10 bin dolarımı!

MÜJDE! Pazartesi gecesi, hepimiz 10 bin dolar zenginleştik.
Çünkü hükümetimiz, milli geliri hesaplama yöntemini değiştirdi!
Satın alma gücü paritesini devreye soktu. "Amerika'da bir mal 20, Türkiye'de 10 dolara satılıyorsa, satın alma gücün Amerika'daki adamın iki katı, daha ne istiyorsun?" gibi bir bakış açısı bu. Ancak burada doların 1.27 TL olduğu varsayılıyor!
Ben sebebini filan sormuyorum. Devlet diyorsa doğrudur! Sadece o on bin dolarımı nakit istiyorum! Versenize arkadaşım paramı! Yazlık alacağım ben. Bir kooperatife girerken peşinat ödeyebilecek para o, boru değil. Bugün on bin dolar dediğin 29200 TL. Şu an 29400 oldu bak! Bir dakika... 29550 oldu!
Şöyle yapalım, yarın verin, belki yuvarlak hesap 30 bin eder.Ama kaçarınız yok, lafla olmaz bu iş, alacağım o 10 bin doları!

Hürriyet

Bu haber toplam 941 defa okunmuştur
Etiketler : ,
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.