1. HABERLER

  2. KIBRIS

  3. ŞOK İDDİA!
ŞOK İDDİA!

ŞOK İDDİA!

Yıllarca halkın parasına...

A+A-

Özlem Çimendal

Ülkede batan bankalar, işletmeler ve siyasi istikrarsızlığın yanında toplumsal kaosun da tek sorumlusunun statükoculuk olduğunu söyleyen Ekonomist Okan Veli Şafaklı, geçmiş hükümetlerde olduğu gibi yeni hükümetten de statükoculuktan vazgeçerek peşkeşlerin ve üzeri kapanmış dosyaların açılabileceği inancını taşımadığını ifade etti.

Şafaklı, “Birçoğu zaman aşımına uğramıştır. Aradan 10 yıl geçen durumlar söz konusudur. Bu olaylar belli amaçlarla siyasi tehdit, baskı amacıyla kullanılmıştır. O paralar, halkın paraları bir nevi peşkeş çekilmiştir” dedi.

Yolsuzluk söylemleriyle gündeme gelen Ercan olayından örnek veren Şafaklı, “Ercan olayına bakıyoruz  adı geçenlertekrar bakan olmuş, bir diğeri sorunlar yaşadığı ve gittiği bakanlık görevine tekrar talip olmuş yani, hiç kimsenin hesap vermediği bunun hesabının da sorulmadığı bir ülkede artık başarıdan bahsedilemez. Mevcut düzende maalesef bazı çıkarlar üzerine kurulan hükümetçilik ve devlet yönetme anlayışı görüyoruz” şeklinde konuştu.

“Birçok dosya zaman aşımına uğradı ve halkın parası peşkeş çekildi”

Kurulan yeni koalisyon hükümetiyle birlikte batan birçok işletme ve bankaların tekrardan gündeme gelip gelmemesi konusunda Şafaklı, “Birçoğu zaman aşımına uğramıştır. Aradan 10 yıl aşın bir süre geçti.  Bu olaylar, her zaman belli amaçlarla siyasi tehdit, baskı unsuru olarak kullanılmıştır. O paralar, halkın paraları bir nevi peşkeş çekilmiştir” dedi.

“Yargı dökülüyor, kamu düzeni dökülüyor, denetim kurumları darmaduman”

KKTC’nin içine düştüğü durumdan kurtulabilmesi için her açıdan yapısal düzenlemeye gidilmesinin şart olduğunu ifade eden Şafaklı, “Devleti devlet yapan birçok organın alt üst olduğu bir yapı mevcut. Yargı dökülüyor, kamu düzeni dökülüyor, yasalar halkın ihtiyacı olan yasalar değil gelişigüzel bir yasama düzeni, denetim kurumları darmaduman, ekonomik kaynaklar rasyonel şekilde değil bazı çevrelerin ilişkilerine göre dağıtılıyor, eğitim çağın gerisinde, turizm hala taşıma suyla değirmen döndürerek, Larnaka’dan gelen turiste teşvik projesiyle akıl tutulması yaşatıyor” şeklinde konuşan Şafaklı, bunca soruna nereden başlanılması gerektiğini sordu.

“IMF ve AB yetkilileri KKTC’nin ekonomisini inceledi, sonuç yeniden yapılanma”

Kendilerinin de katıldıkları bazı toplantılarda Dünya Bankası IMF’de AB’nin yetkililerinin KKTC ekonomisini altüst edip incelediğini söyleyen Şafaklı, “Bilimsel olarak ülkenin yeniden yapılanmasının şart olduğu ortaya koyuldu” dedi. Bunun en önemli başlangıç ayağının da statüko zihniyetini yok saymak ve yenik düşmemek olduğunu ifade eden Şafaklı, “Bu ülkenin en büyük problemi her açıdan statükoya yenik düşülmesidir. Buna bağlı olarak da hükümet edenlerin eli kolu bağlı hükümet edermiş gibi görünmeleridir” diyerek, ülkede varlığını sürdüren  statüko çeşitlerini şöyle sıraladı: Çalışma, yargı, kendi çıkarları peşinde koşan ticaret dünyası.  Şafaklı, gerçek anlamda sorunların çözümü için yapısal çözüm talep etmeyen ancak zaman zaman gündeme çıkarak önlem talep eden bir ticaret sektörünün de var olduğunu ifade etti.

“İhale tüzükleriyle peşkeş çekilen yapı mı, şeffaf bir yapı mı?”

 Reel sektörün dünyadaki rekabet gücünü artırmak için gerçek anlamda bir yapılanmanın söz konusu olmadığını söyleyen Şafaklı, “Rekabet edebilmek için kurumsal, yapısal, idari kalite açısından ada muktesabatının yükümlülüğü yapılanmasına girilmedi. Bu noktadan hareketle hükümet yapısal önlemleri kamuda, yargıda, idari açıdan kaynakların dağıtımı açısından, şeffaf hesap verebilir bir düzen açısından, ihale tüzükleriyle peşkeş çekilen bir yapı değil gerçek anlamda şeffaf ihale tüzükleriyle vatandaşın refahını sağlayacak uygulamalar yapılacak mı, yapılmayacak mı?” diye sorarak,  hükümetin güvenoyu toplama peşinde olan ve bazı çevreleri memnun etmediği takdirde tehlikeye gidebilecek bir yapıda olduğunu kaydetti.

“Siyasi erk tepki koyamıyor”

Şafaklı, 39 sandalyeyle yürümeyen geniş tabanlı hükümetin, takvimlendiği halde takvimin gereğini yapamamış, bir hükümet olduğuna dikkati çekerek, son yaşanan kürtaj çetesi olayında da siyasi erkin ortaya tepki koyamadığını söyledi.

“Bilgi Edinme ve İyi İdari Yasası’nın gereği yapılmadı”

KKTC’de sorunlara eğiliminden günü birlik bazı adımlar atıldığına da işaret eden Şafaklı, “Bir yasa çıkardılar. İki ülkenin şartlarına uymayan Bilgi Edinme ve İyi İdari Yasası çıkarıldı. Peki bu yasanın gereği ne zaman yapıldı ve kim hesap verdi? Devletin kurumsal yapısı görev alan sorumlulukları şeffaf hesap verilebilirliğinin olmadığı bir ülkede, biz de hukuk terimleri adı altında Avrupa’dan kopyalanan hukuk yasalarını KKTC’de uygulamaya çalışıyoruz” dedi.

“KKTC’nin hayrına değil gerekirse Hala Sultan’da mum yakarım”

Ülkede tüm sorunlar dağ gibi dururken, sadece belli grupları memnun etmek için var olan Meclis’te güvenoyu ve yasa geçirmede problemi olan hükümetten beklentisinin sıfır noktasında olduğuna da değinen Şafaklı, “Ülke adına yapılan takvimler hükümet ortaklarının hepsinin problemi ve sorumluluğudur. Birinden duydunuz mu ülke ekonomisi ve geleceği hakkında kaygılı oldukları açıklamasını. Ülkenin kamu yönetimi doğru işlemiyor, insanlar tapu almak için yıllarca sürünüyor, sağlıkta hastanelerde insanlar saatlerce kapıda doktor bekliyor, kimi sağlık cihazları bozuk piyasaya sürülerek farklı kazanımlar elde edildi” şeklinde konuştu.

Hükümet edenlerin hangisinin ayakları yere sağlam basan politika ürettiğini soran Şafaklı, “Sallarım başı imzamı atarım mantığı olabilir ancak Türkiye de protokollere imzaları atıp gereğini yapmayan hükümetler gördü. Umarım yanılırım ama KKTC’nin hayrına olacak pek bir şey göremiyorum ben. Dua ederim, gerekirse Hala Sultan’da gidip mum da yakarım  umarım bizi yanıltırlar” ifadelerini kullandı.

“Herkes kendinde bakanlık hakkı görüyor”

Ülke siyasetinde bakan olmayanların dünyanın hiçbir yerinde görülmeyen şekilde serzenişte bulunup, çıkar hesaplarıyla polemiğe girdiğinden de bahseden Şafaklı, “Bir hükümet kuruluyor, herkes bakan olmadığı için serzenişte bulunu, kendinde bakanlık hakkı görüyor. Önce bir bakacaksınız kariyerinizde sağlık, ekonomi vs. alanlarda neler başardınız ona göre kendinizde o hakkı görüp talepte bulunacaksınız” diye konuştu.

"Çıkarlar üzerine kurulu statükoculukla hükümetçilik anlayışı var"

Mevcut siyasi yapanın başarısız olanın hesap vermediği ya da ülke ekonomisini çarçur edenin tekrar seçildiği ve tekrar bakanlık verildiği bir süreç yaşandığına da değinen Şafaklı, “Bir Ercan olayı diyoruz, bakıyoruz tekrar bakan olmuş, bir diğeri sorunlar yaşadığı ve gittiği bakanlık görevine tekrar talip olmuş yani, hiç kimsenin hesap vermediği bunun hesabının da sorulmadığı bir ülkede artık başarıdan bahsedilemez. Mevcut düzende maalesef bazı çıkarlar üzerine kurulan hükümetçilik ve devlet yönetme anlayışı görüyoruz” dedi.

“Eroğlu’na Akıncı üzerinden gösterilen tepkinin bir benzeri olacak Özersay’da”

Ülkede siyasi kaos yaşandığına değinen Şafaklı, “Halkın Partisi’ne Kudret Özersay’ın yükselişine tepki gösteriliyor. HP popülizm bile yapıyor olsa kadrosu zayıf bile olsa iktidara yürüyor. Neden?. Zamanında 3. Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu üzerindeki kızgınlığın Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı'ya yansıdığı gözönünde bulundurulursa , HP’nin de yükselişi de aynı mantalite ve tepki sonucuna bağlıdır" dedi..  

“Teşvikler çıkar odaklı kullanılıyor”

Statükonun  ülkede birçok alanda yaşandığına değinen Şafaklı, “Ülkede hiçbir alanda plan, program, politika yok. Teşvikler alınıyor ancak bu teşvikler de kullanılmıyor ve belli çıkarlar odaklı kullanılıyor. Çıkarlar odaklı hareket edilerek kazanç elde edildikten sonra, zaman zaman ortaya çıkarak hesap sorma eğilimine girenlerin samimiyetsizliklerini de görüyoruz” diyerek, yeni kurulan hükümetin de birçok aksak giden konuya da ses çıkarmasının pek mümkün görülmediğine değindi.

“Reel, ticaret ve yükseköğrenim sektör komisyonu bir daha toplanmadı”

KKTC'ye  Larnaka’dan turist çekmek için uygulanan akıl tutulmasının bir turizm politikası düşünüldüğüne de değinen Şafaklı, “KKTC’de reel sektör, ticaret, sanayi sektörlerinden çevreler toplanıp rapor hazırladı. Ben de akademisyen üyeydim. Yükseköğrenim, ticaret kayması konularında çalışmalar yaptık. Tüm çevreler ortak paydada buluşarak bir rapor hazırlayıp, hükümete tavsiyelerde bulunuldu. Ancak son hükümette bu çalışmaya açılan kapı kapandı ve bir daha  toplanmadık” dedi.

“KKTC’de ihtisas mahkemeleri olmadığı için ticari konular irdelenemiyor”

Yargının bugün ekonominin temel sorunlarından biri olduğunu ifade eden Şafaklı, “Bankacılıkta en önemlisi faiz yasası yok ve daha birçok konuda yasa kanun yok. Bu da ekonomide haksız rekabet ve denetim gibi sorunlara neden oluyor. Hukuk reformu isteniyor ama dönüp başka bir yandan da yargıma dokunmayın deniyor.  Ülke sorunlarının çözümü için bir yargı sistemi var mı çıkıp sorunları konuşalım. Yüksek İdare Mahkemesi’ne harçlardan dolayı normal vatandaş başvuramıyor. KKTC’de ihtisas mahkemeleri olmadığı için gerekli ticari konularda gereken yapılamıyor. Yargı yok, sadece mazbatalar üzerinden çıkar sağlamak isteyen avukatların söylemleri var. Adalet mülkün ve ekonominin temelidir. Yargının da statükosu var. Herkes bu statükodan şikayetçi ama kimse statükoyu yıkmak için bir şey yapmıyor. Herkesin amacı ortak çıkarların devamını sağlamak için aslında statükonun devamını sağlamak peşindeydi” açıklamalarında bulunarak, ülke siyasetinin de yargının da birçok alanın da statükocu bir yapıya büründüğünü ifade etti.  

Yeni Bakış

Bu haber toplam 1559 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.