1. HABERLER

  2. KIBRIS

  3. SON SÖZÜN KKTC'DE OLMASI GEREK
SON SÖZÜN KKTC'DE OLMASI GEREK

SON SÖZÜN KKTC'DE OLMASI GEREK

Talat’ın eski başkanımız olarak bizimle olacağından en ufak kuşku duymuyorum...

A+A-

 

CTP Milletvekili Akansoy, ülkeye getirilecek su konusunda Türkiye’den teknik destek alınacağını ancak yönetiminde son sözün her zaman KKTC’ye ait olması gerektiğini söyledi 

Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP) Milletvekili Asım Akansoy, “Asrın Projesi” olarak adlandırılan Türkiye’den getirilecek su ile ilgili açıklamalarda bulundu. Su projesinin çok önemli bir proje olduğunun altını çizen Akansoy, su geldikten sonra ekonomik, sosyal ve siyasal etkilerinin de çok iyi değerlendirilmesi gerektiğine vurgu yaptı.

Özellikle su ve elektrik konularında kamuoyunda çok fazla bilgi kirliliği olduğunu söyleyen Akansoy, “Spekülatif bilgilerle yolumuzu bulmaya çalışıyoruz. Elektrik konusundada öyle. Bütün bunlar değerlendirilmeden yapılmış yorumlar hepimizi yormaktadır. Sürekli bir dedikodu hali bizi alıp götürüyor. Özellikle bunun siyasetçiler tarafından yapılıyor olmasını çok garipsiyorum ben” dedi.

Gelecek olan suyun KKTC devleti tarafından yönetileceğini aksi bir durumun devlet ilkesine aykırı olduğunu söyleyen Akansoy, “Biz Kıbrıslı Türkler olarak kendi kendimizi yönetecek miyiz yönetmeyecek miyiz? Yönetme gibi bir derdimiz yoksa, burası açık bir ülke olabilir. Gelen gelir, giden gider. Halk da bedelini öder. Mafya ekonomisi yerleşir, düzensizlik oluşur, kadın ticareti olur vesaire” şeklinde konuştu.

“ADAYIMIZ OY BİRLİĞİ İLE SEÇİLMİŞTİR”
Cumhuriyetçi Türk Partisi’nin Cumhurbaşkanı adayı ile ilgili değerlendirmelerde de bulunan Akansoy, söz konusu aday ile ilgili herhangi bir parti içi karışıklık olma durumunun mümkün olmadığını, adayın parti meclisi tarafından oy birliği ile seçildiğini belirtti.

2. Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat’tan da eski parti genel başkanı ve Cumhurbaşkanlığında deneyimli bir isim olarak destek alacaklarını düşündüğünü aktaran Akansoy, partideki diğer isimlerle de istişare ve bütünlüklü olarak yollarına devam edeceklerini ifade etti.

ASRIN PROJESİ
ADA TV’de Erçin Şahmaran’ın sorularını yanıtlayan CTP Milletvekili Asım Akansoy’un sözlerinden öne çıkan detaylar şu şekilde; “Eğer biz devlet, hükümet olduğumuzu iddia ediyorsak, toplum bilincimiz olduğunu, halk olduğunu, demokratik olduğumuzu iddia ediyorsak gelecek suyu yönetmemiz için hazır olmayacağımız bir durum olamaz. UBP hükümetleri genelde bu ülkede edilgen yapı yaratmışlardır. Türkiye’nin öngördüğü programların, KKTC’nin gözünü kapatarak nasıl olsa Türkiye destek verecek, en iyisini bilirler gibi Kıbrıs Türk insanını ezen, toplumsal varlığını yok sayan durumla karşı karşıya getirdiler. Karşımızdaki ülkenin Türkiye olmasından dolayı bu durum tespitini bile rahat yapamıyoruz, yanlış anlaşılmasın diye. Günün sonunda UBP’nin bu ülkede yarattığı büyük tahribat Kıbrıs Türk halkının özgüvenini yıpratmıştır. Bilinmezlikler içerisinde kendi dünyamızda yol almaya çalışıyoruz.”

“OLDUKÇA ÖNEMLİ BİR PROJE”
“Su projesi çok önemli bir proje. Bu duruma kimse itiraz edemez. Su elbette gelmeli. Ama bu su ne kadar nereye gelecek biliyoruz. Suyun etkileri ne olacak bilmiyoruz. Ekonomik, sosyal, siyasal etkilerini bilmiyoruz. Bu konu ile ilgili üretime nasıl katkı sağlayacak konusu ile ilgili ayrıntılı çalışma yapılmadı. Suyun gelmesiyle birlikte risk analizini içeren yaklaşımlar, olası üretime dönük katkı ve eksikleri araştırılmalı.

Bizde bu bu kadar üniversitenin olmasına rağmen, gerek su gerekse de elektrik konusunda korkunç bir spekülasyon, bilgi kirliliği vardır. Spekülatif bilgilerle yolumuzu bulmaya çalışıyoruz. Elektrik konusunda da öyle. Bütün bunlar değerlendirilmeden yapılmış yorumlar hepimizi yormaktadır. Sürekli bir dedikodu hali bizi alıp götürüyor. Özellikle bunun siyasetçiler tarafından yapılıyor olmasını çok garipsiyorum ben. Siyasetçi dediğin, topluma doğru bilgileri, gerçekçi bilgiler üzerinden belli bir yön çizen kişidir. Belli bir düzen yaratmaya çalışan kişidir.”

“YÖNETME GİBİ BİR DERDİMİZ YOKSA…”
“Biz Kıbrıslı Türkler olarak kendi kendimizi yönetecek miyiz yönetmeyecek miyiz? Yönetme gibi bir derdimiz yoksa, burası açık bir ülke olabilir. Gelen gelir, giden gider. Halk da bedelini öder. Mafya ekonomisi yerleşir, düzensizlik oluşur, kadın ticareti olur vesaire. Ben diyorum ki bu ülkeyi biz yöneteceğiz. Bu ülke ile ilgili çalışmaların bilimsel analizlerini görmemiz gerekir. Türkiye’nin su konusunda gösterdiği yüksek hassasiyet ve katkı ortadadır. Ancak geldiği noktadan itibaren ne olacağı, nasıl olacağı ile ilgili projeler gerekir. Kıbrıs Türk insanının mutluluğu, gelişmişliği için en iyi senaryoyu saptamamız gerekiyor. Bunu yaparken kimse bana ne yapacağımız söyleyemez.

Biz bir devletiz. Aksi olursa o zaman devlet olduğumuz iddiası saçma bir iddiadır. Belediyelerimizin, kurumlarımızın, varlığımız iddiası o zaman geçersizdir. Biz yokuz demektir. Dolayısıyla biz varız, biz karar vereceğiz, biz yöneteceğiz. En doğrusunu biz biliriz. Elbette teknik destek olursa da Türkiye ile istişare ederiz. Ancak siyasi veren merci bu ülkedeki insanlar olacak, başka bir otorite değil.”

“TALAT’IN BİLGİ BİRİKİMİNDEN YARARLANACAĞIZ”
“CTP’nin adayı ile ilgili herhangi bir tartışma olmaz. Adayımız Sibel Siber’dir. Kendisi ile birlikte bu yolu yürüyeceğiz. CTP’nin içerisinde konu ile ilgili sıkıntı olduğunu düşünmek doğru değil çünkü parti meclisinden de oybirliği ile geçmiştir. Bu konuda tabanımızda Siber’e veya sürece dönük en ufak sıkıntının yaşanması söz konusu olmaz. Zor bir süreç yaşadık. Kolay değil, CTP iddialı bir aday çıkarmak durumundaydı ve çıkaracağı adayın da yeni dönemde Kıbrıs sorunu yeni döneminde etkinliği bizim için önemlidir.

Müzakere stratejisinde bir ciddiyet yok şuan Cumhurbaşkanı’nın inancı da yok. Uluslararası konjektürün de belli çözüm zemini yarattığı dönemde bizim başarılı adayı ortaya çıkarmamız gerekirdi. Bütün hassasiyetler bunun üzerine kuruluydu. Bu zorlu süreci aşarak parti tartışmalar yaptı. Talat da çok değerli bir kişi, kendi adaylığından vazgeçti. Ancak önemli olan bundan sonraki süreci kendisiyle ve diğer arkadaşlarla birlikte yürümemizdir. Talat’ın eski başkanımız olarak bizimle olacağından en ufak kuşku duymuyorum.”

Star Kıbrıs

 

Bu haber toplam 368 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.