1. HABERLER

  2. KIBRIS

  3. SORUNLARIMIZA ÇARE BULUN
SORUNLARIMIZA ÇARE BULUN

SORUNLARIMIZA ÇARE BULUN

Narenciye üreticileri, Cypfruvex’e verdikleri ürünün bedeli olan 6 milyon TL’nin ödenmemesi başta olmak üzere birçok sıkıntıları olduğunu belirterek, yeni hükümete çağrı yaptı:

A+A-

HÜKÜMETE İLK MESAJ NARENCİYECİLERDEN

CTP/ BG- DP/UG Hükümeti’ne ilk mesaj narenciye üreticilerinden geldi. Kıbrıs Türk Narenciye Üreticileri Birliği (KTNÜB) yetkilileri, hükümetlerin yıllardır kendilerine verdiği sözleri tutmadığına dikkat çekti. KIBRIS’a konuşan KTNÜB Başkanı Ali Alioğlu, yeni hükümetin ülke ekonomisine büyük katkı sağlayan narenciyeye daha fazla önem göstermesini istedi. Alioğlu, narenciye üreticisinin en büyük sıkıntısının, ürün bedellerinin karşılığı olan 6 milyon TL’yi Cypruvex’ten alamaması olduğunu vurguladı.

GİDERLER ARTTI, TEŞVİKLER AYNI KALDI

Ali Alioğlu, her geçen yıl girdilerin arttığını ancak teşviklerin aynı kaldığını söyledi. Su, elektrik, gübre ve ilaçlama ücretlerine sürekli zam yapıldığını ve bazılarının döviz ile satılmasından dolayı yüksek meblağlar ödeyerek üretim yapmak zorunda kaldıklarını belirten Alioğlu, ekonomik krizin yaşandığı bu dönemde üreticilerin bahçelerine bakamadığına dikkat çekti. Ali Alioğlu, “Yeraltı kaynakları devletin olmasına rağmen Güzelyurt bölgesinde birçok kişi kuyu kazıp suyu üreticiye yüksek fiyatlarda satmaktadır” dedi.

Cumhuriyetçi Türk Partisi – Birleşik Güçler (CTP – BG) - Demokrat Parti – Ulusal Güçler (DPUG) Koalisyon Hükümeti’ne ilk mesaj narenciye üreticilerinden geldi.

Kıbrıs Türk Narenciye Üreticileri Birliği (KTNÜB) yetkilileri, hükümetlerin yıllardır kendilerine verdikleri sözleri tutmadığına dikkat çekti. KTNÜB, yeni hükümetin ülke ekonomisine büyük katkı sağlayan narenciyeye daha fazla önem göstermesini istedi.

Birlik yetkilileri, her geçen yıl girdilerin arttığını ancak teşviklerin ayni kaldığını kaydetti. Su, elektrik, gübre ve ilaçlama ücretlerine sürekli zam yapıldığını ve bazılarının döviz ile satılmasından dolayı yüksek meblağlar ödeyerek üretim yapmak zorunda kaldıklarını söyleyen KTNÜB yöneticileri, “yeraltı kaynakları devletin olmasına rağmen Güzelyurt bölgesinde birçok kişi kuyu kazıp suyu üreticiye yüksek fiyatlarda satmaktadır” diye yakındı.

Üretici örgütü temsilcileri, “Devletin suyunu para ile başkaları satıp kar ediyor. Devlet nerede?” diye sordu. 

Cypfruvex’in marta ayında aldığı ürünün bedeli olan 6 milyon TL’nin henüz ödenmediği de hatırlatan üreticiler, bu konuda yeni hükümete de çağrıca bulundu.

Cypfruvex’in üreticiye 6 milyon borcu var
KTNÜB Başkanı Ali Alioğlu, narenciye üreticisinin en büyük sıkıntısının, ürün bedellerinin karşılığı olan 6 milyon TL’yi Cypruvex’ten alamamaları olduğunu söyledi.

Üreticinin mart ayından itibaren Cypruvex’e konsantrede kullanılması için ürün verdiğini kaydeden Alioğlu, geçmişte Cypfruvex’in ödemelerini düzenli yaptığını ancak son yıllarda düzenli yapmadığını öne sürdü.

Geçici hükümetin bu sorunu gidermesi için maliye ve tarım bakanları ile görüşmeler yaptıklarını ancak bir sonuç alamadıklarını anlatan Alioğlu, “Cypfruvex’te iki aydır Maliye Bakanlığı tarafından görevlendirilen müfettişler inceleme yapıyor. Aslında, bu, her yıl yapılması gereken ancak yapılmayan bir işlemdir” dedi.

Cypruvex’in üreticilere ödeyebilecek kadar parası olduğunu da iddia eden Alioğlu, bugün Cypruvex’in hükümetten alacağı olarak ihracat teşvik primi parası olduğunu ve bu paranın yaptıkları hesaplamalarda 5 milyon TL’ye tekabül ettiğini söyledi.

Cypfruvex’in bunun yanında 2 milyon TL daha ihracat teşvik primi alacağı olduğunu, toplamda bu paranın 7 milyon TL’ye denk geldiğini anlatan Alioğlu şöyle devam etti:
“Cypfruvex’in yönetim kurullarının cesur, azimli ve erken projeler üreten kişilerden oluşması gerekir. Yönetimfr sıkıntı vardır. Bu işi başaramadılar. KKTC tarihinde ilk kez geçtiğimiz dönemde sadece bir yıl Cypfruvex’in yönetim kuruluna dâhil edildik. Eski tarım bakanlarından Zorlu Töre Cypfruvex’in tarihinde ilk kez bizden bir temsilci koydurttu” dedi.

Döviz narenciyeciyi de vuruyor
Ekonomik krizin yaşandığı bu dönemde üreticilerin bahçelerine bakamadığına dikkat çeken Alioğlu, üreticinin cebine kendilerini motive edebilecek paranın girmesinin şart olduğunu söyledi.

“Paranız olmazsa narenciye ağaçlarına bakamazsınız” diyen Alioğlu, girdi maliyetlerinin her geçen gün artmasının üreticiyi daha zora soktuğuna işaret etti. Alioğlu, kimyevi gübre ve ilaçların Euro ve Dolar cinsinden satıldığına işaret ederek, üreticilerin yükselen dövizle birlikte adeta belinin kırıldığını kaydetti.

Girdilerin yüksek olması nedeniyle üreticinin bahçesine tam bakamadığı için hasada girilecek dönemlerde rekoltede düşüşleri yaşandığını anlatan Alioğlu, “Kalite düşerse rekabet edebilecek noktaya ulaşamazsınız. Üreticinin Doğrudan Gelir Desteği adı altında bir devlet destek teşviki vardır. Bizlere göre orantısal bir dağılım yoktur. Özellikle küçük ve orta ölçekli üreticilerin kalkınabilmesi açsından neler yapılacağının konuşulması gerekir” dedi.

Desteğin 500 TL olması gerekir
Şu anda sorunlarını dinleyecek kişi bulamadıklarından yakınan Alioğlu, Doğrudan Gelir Desteğinin yılda iki kez taksitlerle ödenmesi gerekirken yıllardır bu ödemelerin düzenli yapılmadığını söyledi.

Birinci taksitin yıl içinde ödendiğini ikinci taksitin de sürekli bir sonraki seneye bırakıldığını kaydeden Alioğlu, üreticinin hep mağdur olduğunu belirtti.

Doğrudan Gelir Desteğinin yaptıkları hesaplamalara göre dönüm başına 500 TL olması gerektiğini ancak bugün bu rakamın 200 TL civarında olduğunu kaydeden Alioğlu, yılladır yetkililere bunları söylemlerine rağmen sonuç alamadıklarını ifade etti. Alioğlu, “Bugün bir dönümü olan da 100 dönümü olan da 500 TL alacak ise bu doğru bir orantı değildir. Üreticinin bahçesine bakan ve bakmayan olarak sınıflandırılması gerekir” dedi.

Maliyetin yüzde 50’si suya gidiyor
Alioğlu, üreticinin en büyük sıkıntılarından bir tanesinin ise maliyetlerinin yüzde 50’sini oluşturan su olduğunu söyledi.

Güzelyurt bölgesinde narenciye üreticisinin bahçesini sulamak için suyunu toprağın altından elektrik vasıtasıyla çektiğini anlatan Alioğlu, buralarda da büyük sıkıntılar yaşandığını ve Güzelyurt’tan tüm KKTC’ye su dağıtıldığını belirtti.

Üretecinin bahçesini sıcaklardan korumak için daha fazla su verdiğini anlatan Alioğlu, böylece tuzluluk oranının arttığını kaydetti. Tuzlu su ile üretim yapılan bahçelerde verimin iyi olmadığının görüldüğü anlatan Alioğlu, “Narenciye her konuda muzdarip bir konumdadır” dedi.

Cypfruvex’in yönetiminde üretici olmalı
KTNÜB As Başkanı Yalçın Cemal, üreticinin su, ürün bedellerinin zamanında alınmaması, girdi fiyatlarının yüksekliği gibi sorunları olduğunu kaydetti.

Cypfruvex yönetimine narenciye sektöründen kişilerin de alınmasının şart olduğunu söyleyen Cemal, üreticilerin Cypfruvex’te temsilcisi olmaması, şimdiki yönetimin sorunlara vakıf olamayıp gerekli çözüm yollarını bulamamasına yol açtığını öne sürdü. Cemal, kurumun geldiği noktanın ortada olduğunu kaydetti.

Cypfruvex’in sürdürülebilir yanının olmasının tüccarın vereceği fiyatlardaki hassas dengenin oluşturulması için şart olduğunu kaydeden Yalçın, “Üretici birlikleri olarak Cypfruvex’in çalıştırılmasından yanayız. Çünkü Cypfruvex fiyatlarda bir denge unsurudur” dedi.

Gemikonağı Göletinden Aydınköy’e kadar gelen su ile o bölgelerde suyun tonunun 35 kuruşa satıldığını, ancak Güzelyurt’taki bazı bölgelerde 80 kuruşa Bostancı’da ise 2 TL’ye kadar çıktığını kaydeden Cemal, bunun adaletsiz olduğunu belirtti.

Bir dönüm narenciye bahçesinin yıllık su ihtiyacının bin ton olduğuna işaret eden Cemal, üreticinin kendi arasında da rekabet edemediğini vurguladı.

Ortak bir havuz oluşturulmalı
Cemal, ortak bir havuz sistemi oluşturularak burada bütün üreticilerin ayni oranda ve ayni ücrette su alması gerektiğini kaydetti; buna imkân ve kaynağın var olduğunu söyledi.   

Ancak, bu işi yapacak iradeye sahip olunması gerektiğini kaydeden Cemal, yetkililerin narenciyeye daha fazla ilgi göstermeleri gerektiğini belirtti.

Kıbrıs

Bu haber toplam 711 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.