1. HABERLER

  2. KIBRIS

  3. SOYGUNUN İLGİNÇ DETAYLARI
SOYGUNUN İLGİNÇ DETAYLARI

SOYGUNUN İLGİNÇ DETAYLARI

SOYGUNUN İLGİNÇ DETAYLARI

A+A-

TARİH TEKERRÜR MÜ EDİYOR?

Ülke gündemine bomba gibi düşen soygun olayı ile ilgili soru işaretleri çoğalıyor. Gözaltında ölen Polis müfettişi Mehmet Bayraktar’ın Katil zanlısı Veçhi'nin ölümü ile ilgili polis teşkilatına karşı kamu vicdanının yaralanmasının ardından soygun ile ilgili farklı iddialar ve karmaşık ilişkilerin akla getirdiği sorular gündeme düşmeye başladı.

Güzelyurt Adli Şube Amiri Soruşturma Dışına Neden Alınmadı?

Soygun zanlılardan polis müfettişi Mustafa Çetereisi Sosyal medya üzerinden yaptığı çarpıcı açıklamalar ve iddialar ile ilgili herhangi bir açıklama yapılmazken para taşıyan araç sürücüsünün kardeşi Güzelyurt Adli şube Amirinin soruşturma dışına neden alınmadığı merak konusu.  Zanlı polis subayı Mustafa Çetereisi İddiaları olayın farklı boyutları olduğuna işaret ederken öne sürülenler 1998 yılında Sabah gazetesinde de haber olarak yer alan Kıbrıs Hür-Bank soygununu akla getirdi.

Dönemin Başsavcısı Akın Sait : Soygun Polisin İşi.

Hürbank soygunu ile ilgili dönemin başsavcısı Akın Sait'in soygunun polisin işi olduğunu açıklamalarının yer aldığı haberde sözkonusu dönemde KKTC polis teşkilatının kamuoyu vicdanında güven ve prestij kazanması için soygunu organize ettiği ve yakalanan zanlıların olayı anlatmaları üzerine yargı süreci tamamlanmadan sınırdışı edildikleri yer almakta.

Türkiye Basınının önde gelen gazetelerinden Kıbrıs'ta banka soygunuyla ilgili bir haberini yorumsuz olarak paylaşırız.

Kıbrıs polisinin soygun senaryosu

KKTC polisi, ülkedeki soygunların artması üzerine zedelenen imajını düzeltmek için soyguncuları yakalamak garantisiyle banka soydurmaya kalkıştı. Ancak polis, olayda kullandığı ajana verdiği sözü tutmayınca her şey bütün açıklığıyla orta çıktı.

(SHA)

Kıbrıs'ta yaklaşık 4 yıl önce 4 kişinin tutuklanıp sınırdışı edilmesiyle sonuçlanan Hür-Bank soygununun polisler tarafından organize edildiği ortaya çıktı. Soygunun, polisin görevlendirdiği Mustafa Harmankaya (49) adlı ajan tarafından düzenlendiği belirlenirken, banka içinde kıskıvrak yakalandığı açıklanan sanıkların, cezaevinden kaçırılarak apar topar sınır dışı edildiği ve dosyanın kapatıldığı ortaya çıktı.

Olayı doğrulayan Başsavcı Akın Sait, "Bu suçun işlenmesini tezgahlayan kişinin, polisin ajanı olduğu saptandı. Sanıklar yurtdışına çıkarılmasıyla mesele de kapatılmış oldu" dedi.

Hür-Bank'ı soyma girişimi ve girişim sonrasındaki gelişmeler şöyle:

Soygunun yapıldığı dönemde KKTC Siyasi Şube'de üst düzey görevde bulunan iki polis, kendileri adına çalışan Türkiye Cumhuriyeti uyruklu Mustafa Harmankaya'dan, arkadaşlarıyla birlikte banka soygunu planlamasını istedi.

İki polis, Harmankaya'ya, yardımına karşılık KKTC vatandaşlığına geçirileceği sözünü verdi. Olası bir yakalanmada olaya karışan sanıklar tutuklanacak, Harmankaya serbest bırakılacaktı.

İddiaya göre polisin bu plandaki amacı ülkede günden güne artan soygunların faillerinin yakalanmasında başarısız olduğu izlenimini silmek, terfi almak ve olumlu puan toplamak.

Her şey yolunda

Önceleri her şey planlandığı gibi gitti. Mustafa Harmankaya, soygunu birlikte yapacağı 3 kişiyi buldu. Bunları tümü, soymayı planladıkları bankanın boya işlerini yapmaktadır. O günlerde Hür-Bank'ın kasa anahtarları kayboldu ve bu durum polise bildirildi. Bir yandan soygun planları yapılırken diğer yandan da Mustafa Harmankaya, Hür-Bank'ın soyulacağını bir polis memuruna ihbar etti. Polis memuru da Harmankaya'yı alarak dönemin Polis Genel Müdürü Ali Çetin Karahan'a götürdü.

Banka sahiplerinden Tekin Birinci ile temasa geçildi ve banka 2-3 hafta boyunca sıkı gözetim ve takip altında tutuldu. Geceler boyu Siyasi Şube ve Cürümleri Önleme Şubesi işbirliğiyle banka içi ve dışında önlemler alındı.

4 Mart 1994 gecesi M.K. (49) ile E.K. (28) gözcülük yapmak üzere dışarda beklerken B.D. (45) ve Mustafa Harmankaya (49) küçük demir parçasıyla alüminyum kapıyı zorlayarak içeri girdi. Kasayı açmaya çalışan bu kişiler, polis tarafından suçüstü yakalandı.

Başarı konuşuldu

Soygunu girişimi ve sanıkların yakalanması üzerine polisin başarısı günlerce konuşuldu. Dönemin Başbakanı Hakkı Atun, Polis Genel Müdürlüğü'nden ayrıntılı bilgi aldı. Atun, polisin başarılı operasyonundan memnun olduğunu açıkladı. Polis Genel Müdürü Ali Çetin Karahan'ın şahsına ve tüm polis teşkilatına teşekkür etti. Polis Genel Müdürü'nü ziyaret eden Hür-Bank sahiplerinden Tekin Birinci de olayı, polisin büyük başarısı olarak nitelendirdi. Siyasi Şube ve Cürümleri Önleme Şubesi'nde çalışan polislere takdirname verildi.

Sanıklar hakkında 3'er gün tutuklama kararı verildi. Kıbrıs'ta ağır suç olarak kabul edilen banka soyma girişimi nedeniyle sanıkların Ağır Ceza Mahkemesi'nde yargılanması kararlaştırıldı. Mahkeme gününe kadar da tüm sanıkların, cezaevinde kalması uygun görüldü.

Kendisine serbest kalacağı sözü verilmesine rağmen Harmankaya da tutuklananlar arasında yeraldı. Harmankaya, ihanete uğramayı kendine yediremedi. Mustafa Harmankaya, cezaevinde de sessiz kalamayarak olup biteni gardiyanlara anlatmaya başladı.

Sanıklar sınırdışı edildi

Harmankaya'nın iddiaları Polis Genel Müdürlüğü'ne kadar ulaştı. Bunun üzerine sanık ifadelerine başvuruldu ve bunun ardından da sanıklar, apar topar sınırdışı edildi. Durumun ortaya çıkmaması için sanıkların Kıbrıs'tan çıkarılması, tek bir liman yerine Gazimagosa, Girne ve Ercan olmak üzere üç ayrı limandan yapıldı.

Ancak olay bu kadarla da bitmedi. Polise ajanlık yapan Mustafa Harmankaya, "hesap sormakta" kararlıydı ve sahte isim kullanarak gizlice KKTC'ye döndü ama soygunu ihbar ettiği Şafak Lemi Hoca isimli polis memuru, onu tanıdı. Hoca, Mustafa Harmankaya'yı hemen yakaladı. Ancak Siyasi Şube'de görevli M.A. ile S.Ü., bu kişiyi yeniden sınırdışı ettirdi.

Harmankaya'nın ikinci kez sınırdışı edildiği gece, kimliği belirlenemeyen bir kişi, Şafak Lemi Hoca'nın evine telefon ederek kendisini ölümle tehdit etti. Bunun üzerine Hoca, rahatsız oldu ve tehdit olayını polise şikayet etti. Hoca, bu olaydan kısa bir süre sonra polisten emekliye ayrıldı.

Başsavcı polis tezgahı

Banka soygunuyla ilgili görüşlerine başvurulan Başsavcı Akın Sait, olayı doğrulayarak şok açıklamalarda bulundu.

Sait, "Soygun dosyası neden kapatıldı? Suçüstü yakalandığı açıklanan sanıklar, şimdi neredeler?" sorularını şöyle yanıtladı:

"Dosyanın kapatılmasının nedeni, ortaya çıkan tanıklıktan. Bu suçun işlenmesini tezgahlayan kişinin, polisin görevlendirdiği ve polisin ajanı olan kişinin saptanmasıdır. Diğer kişileri, bu suçu işlemeye de bu kişinin ittiği saptandıktan sonra böyle bir dosyanın ileri götürülmesi kamu yararı açısından uygun görülmedi."

Savcı Sait polis ajanının kimliğiyle ilgili soruları da şu sözlerle yanıtladı:

"Polise çalışan bu kişinin, kendisi de sanık durumundaydı. O günkü dosyada sanık durumundaydı. O nedenle bu kişileri, suça iten kişi belli olduktan sonra dosyanın ileri götürülmesi, kamu yararı açısından uygun görülmedi. Bu kişilerden birkaç kişi yurtdışına çıkmıştı. Ötekileri de yurtdışına gönderilmek suretiyle mesele de kapatılmış oldu."

Akın Sait, bir soru üzerine polisin kendi soygun talimatı vermediğini, kişinin kendi aklınca polisten yararlanmak için plan kurduğunu söyledi. Sait, "İhbarı yapan kişi, planı düzenleyen kişidir" dedi.

"Ölümle tehdit edildim"

Sahte isimle Kıbrıs'a dönen Harmankaya'yı yakalayan polis memuru Şafak Lemi Hoca, ölüm tehditleri aldığını doğruladı ve "Emekliye ayrıldınız. Bunun nedeni, ölüm tehditleri miydi?" sorusuna da "Evet. Yüzde 51 ölüm tehditleriydi" yanıtını verdi.

Şefik Lemi Hoca banka soygun girişimini de şöyle anlattı:

"Hür-Bank soygununu, bu çocuk bana ihbar etmişti. Soygunu bana bildiren, Mustafa Harmankaya'yı, dönemin Polis Genel Müdürü Ali Çetin Karahan'la görüştürmüştüm. Soygun sonrası Harmankaya'yı sınırdışı ettiler. Sonra bu çocuk, yeniden Kıbrıs'a geldi. Tabii sahte kimlik kullanıyordu ve bıyıklarını kesmişti. Kendisini gece gördüm. Ertesi gün tutukladım. Tutukladığım gece tehdit edilmedim. Harmankaya, ikinci kez sınırdışı olduktan sonra tehdit edildim. Emekliye ayrılmamda bu gibi tehditlerin faktörü var."

Hoca, kendisine başka olaylar yüzünden de zaman zaman tehditler geldiğini belirterek telefonla yapılan tehditleri banda kaydettiğini ve bu kayıtları hâlâ sakladığını sözlerine ekledi.

Hür-Bank Genel Müdürü Mahmut Sezinler de şunları söyledi:

"Soygun sırasında yakalanan 4 kişi, Yönetim Kurulu üyemiz İlter Kırmızı'nın evinde boya işi yapıyordu. İyi iş yaptıkları için Lefkoşa"da açılacak şubemizin boya işlerini de onlara vermiştik. Bunlar, boya işi yaparken; para kasasının bulunduğu oda ile ana giriş kapısının anahtarları bir süre kaybolmuştu. Anahtarları çoğaltmışlardı. Biz de durumu fark edip anahtarları değiştirmiş, polise haber vermiştik. Aradan çok zaman geçmeden bu 4 kişiden birinin aralarında anlaşamayarak polise soygun ihbarında bulunduğunu öğrendik. İhbardan sonra polis, bankada nöbet tutmaya başladı. Bir süre polis, nöbet tutmaktan vazgeçti. Ancak sonra aniden yine silahlı nöbet tutmaya başladı. Soygun girişimi sırasında yakalanan kişilerin, ifadeleri alınmıştı. Polis, daha sonra bu konuda bize hiçbir bilgi vermedi. Elde ettiğimiz duyumlara göre bu insanlar mahkemeye çıkarılmak için arandığında bulunamadı. Ada'dan kaçtıklarını duyduk. Aldığımız duyumlar böyleydi"

Sabah

Bu haber toplam 1982 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.