1. HABERLER

  2. KIBRIS

  3. TAMAMEN ÖZEL BİR ŞİRKETİN ELİNE GEÇMESİ PROJESİYDİ!
TAMAMEN ÖZEL BİR ŞİRKETİN ELİNE GEÇMESİ PROJESİYDİ!

TAMAMEN ÖZEL BİR ŞİRKETİN ELİNE GEÇMESİ PROJESİYDİ!

Projenin altında yatan fikir özelleştirme!

A+A-

EL-SEN Genel Başkan Yardımcısı Altay Türkiye’den elektik getirilmesi projesinin altında enerjinin özel sektöre devredilmesi fikrinin yattığını savundu

EL-SEN Başkan Yardımcısı Toprak Altay Gündemde Bugün programına telefonla katılarak Nihan Yücel’in sorularını yanıtladı. Türkiye’den kabloyla elektrik getirme konusunun tamamen kulaktan dolma olduğunu iddia eden Atalay “Konu ile ilgili bazı çalışmalar yapıldığı biliyorduk. Kapalı kapılar ardında empoze edilmeye çalışıldığını biliyorduk. O projeleri de gördük. O projede AKSA’nın söz konusu kabloyu Türkiye’den getirmesi ve enerjinin tamamen özel bir şirketin eline geçmesi projesiydi” dedi.

‘TÜM HÜKÜMETLER CİDDİYETSİZ’

Devletin KIB-TEK’e olan borcunu ödemediği gibi, ödemediği cezaların üstüne ceza kesmesini büyük bir ironi olarak nitelendiren EL-Sen Genel Başkan yardımcısı Toprak Altay, ‘‘Teknecik elektrik santraline gelince, hükümetimiz KIB-TEK’e olan borcunu ödememekle birlikte KIB-TEK’e ceza kesebiliyor. Burada büyük bir ironiyi anlatmak için kitap kelime gerekecek. KIB-TEK zaten devletten alabileceğini almış olsaydı bu cezaların kesilmesine gerek kalmayacaktı. Diğer yatırımların yanında çevre kirliliğine duyarlı yatırımlar yapabilecekti. Elektrik konusunda gelmiş geçmiş tüm hükümetlerin elektrik konusunda ciddiyetsiz davrandığını düşünüyorum’’ dedi.

‘ALACAKLARIMIZI ALSAYDIK ÇEVREYİ KİRLETMEZDİK’

El-Sen’in kamunun yararını düşünen bir sendika olduğunu kaydeden Altay,
‘‘KIB-TEK alacaklarını almış olsa zaten yapılacak yatırımla çevreye duyarlı önlemlerini alabilirdi. Devlet hem borcunu ödemeyip KIB-TEK ‘in yatırımlarını yapmadığı durumda ceza kesmesi ikinci ayağını oluşturuyor işin. Devlet veya kamusal alandan alacaklarımızı almış olsaydık çevreye hiçbir zararımız olmazdı’’ dedi.

‘DEVLET SÖZÜNÜN ARKASINDA DURMALI’

Devletin verdiği sözlerin arkasında durması gerektiğini hatırlatan Altay, yasalara göre petrol faciasına komik rakamlar kesildiğini kaydederek şöyle dedi: ‘‘Daha önce bir petrol faciası yaşamıştık. Hala daha kalıntıları olduğu söyleniyor ona komik rakamlarla ceza keseceksiniz hala daha özel şirket burada elektrik üretmeye devam edecek veürettiği elektriği yapmış olduğunuz garantili anlaşmalarla almaya devam edeceksiniz. Yani bu kabul edilebilir bir şey değildir. Verdiği sözlerin arkasında durması gerekiyor.’’

‘ÇİFTE STANDART VAR’

Devletin çifte standart yaptığını iddia eden Altay şunları söyledi: ‘‘Kalecik santralinin kullandığı yakıtın tütün oranı hakkında sözleşmede bu kadar olacak diye oranı konusunda herhangi bir yaptırım yok. Fakat KIB-TEK, Kaleciğin aldığı yakıttan hariç çevreye daha yararlı yakıtlar kullanmaya çalışıyor, bu da KIB-TEK’e ayrı bir maliyet getiriyor. Devletimiz Kalecik Santrali’nin kullandığı yakıtı hiçbir zaman kontrol etmiyor. Dolayısıyla çifte standart vardır.’’

‘FİKİRLER DİZİSİNDEN İBARET’

Türkiye’den Kuzey Kıbrıs’a deniz altından kablo ile elektrik getirileceğinin ise sadece kulaktan dolma olduğunu söyleyen Atalay ortada fizibilite raporunun bile olmadığını belirtti: ‘‘Söylenen veya yapılmak istenen aslında Türkiye’den kabloyla elektrik getirme konusu hiçbir fizibilite raporu olmayan tamamen kulaktan dolma, tahmini ve empoze edilmeye çalışılan fikirler dizisinden ibaret.’’Konuyla ilgili kendilerinin de çalışmalarının olduğunu dile getiren Altay, sözlerinin devamında şunları kaydetti:

‘ŞUANDA DA FARKINDAYIZ’

“Bu konu seçimden sonra hükümetle gündeme gelince sendika olarak müdahil olmayı istedik. Konu ile ilgili bazı çalışmalar yapıldığı biliyorduk. Kapalı kapılar ardında empoze edilmeye çalışıldığını biliyorduk. Sayın Sunat Atun’un bir takım projeleri vardı.O projeleri de gördük. O projede AKSA’nın söz konusu kabloyu Türkiye’den getirmesi ve enerjinin tamamen özel bir şirketin eline geçmesi projesiydi. Bu 2012 de yapılmış bir projedir. Sayın Sunat Atun’un ‘bizim projemiz’ dediği olay buydu. Ve kafalarında ki plan da, her ne pahasına olursa olsun özel bir şirketle kablolu elektriği getirmektir.Hükümetin büyük ortağından bu konu ile ilgili ortak çalışma yapılacağına dair bir söz aldık. Yine kapalı kapılar ardından bir şeyler koparılmaya çalışılıyor biz bunun eskidende farkındaydık, şu anda da farkındayız.’’

‘ENTERKONNEKTE SİSTEME KARŞI DEĞİLİZ’

Altay kabloyla elektriğin tüm dünya tarafından uygulandığını ve yaralı bir uygulama olduğunun inkar edilemeyeceğini söylerken diğer yandan ortaya çıkan faturalardan daha kabarık bir hesabın masaya geleceğini savundu. ‘‘Sakın şöyle bir olgu düşünülmesin. Sanki biz enterkonnekte sisteme karşıymışız gibi algılanıyor bazı yerlerde. Bugün Dünya’da tüm ülkeler birbirine bağlı örneğin Türkiye iki tarafı AB’ye bağlı bir enterkonnekte ama ilginçtir ki hiçbirinde alım garantisi yok. Kendisinde olmayan bir şeyi neden KKTC’ye empoze etmeye çalışsın? Bu ne AB yasalarına uygundur ne finansal olarak da uygundur. Dolayısıyla bunları ortaya koymak lazım. Bizde olabileceği söylenen 120 milyon dolar kimde var? KIB-TEK’in sadece 70 milyon dolara yatırım yapıp enerji maliyetlerini yüzde 20-25 aşağıya çekebileceğini biz biliyoruz’’diyen Altay, barış olması durumunda doğalgazda söz hakkı olunabileceğini ifade etti.

‘ALELACELE DAVRANILMAMALI’

Doğalgaza yatırım yapılması gerektiğini de vurgulayan Altay sözlerini şöyle sürdürdü: ‘‘195 -200 milyon dolara mal olabileceğini biliyoruz. Yanlış bir yönlendirme olabileceğini biliyoruz görünen ki siyasi durumda anlaşma yakın gibi görünüyor ondan sonra doğal gazda bizimde sözümüzün olacağını gösteriyor. Doğalgaza yatırım yapılması gerekir. Buda çok çok ucuz bir maliyet demektir. Eğer böyle bir niyet varsa enterkonnekte niyeti varsa anlaşmadan sonra oluşacak devletin uluslararası kimliğini kazandıktan sonra yapılması en mantıklıdır. Alelacele bir şey yapılmamalı.’’

‘TEKNİK AÇIDAN YADIRGANAMAZ’

Türkiye’den kabloyla elektrik gelmesinin sermayeyi Türkiye’ye teslim etmek olduğunu savunan Altay, sözlerini şöyle sürdürdü: ‘‘İnsanlar neden böyle büyük yerlere enterkonnekte olurlar? Kurulu bir güç vardır ama siz daha büyük bir sisteme bir kabloyla bağlanırsınız. Santrallerle veya sizin üstünüzde bir sıkıntı olursa büyük bir sistemden elektrik almanı sağlar ya da fazla bir elektrik üretiminiz varsa bu elektriği satmanızı sağlar. Teknik açıdan yararları yadırganamaz. Kıbrıs’ı Türkiye’ye bağlayıp, enerjiyi aslında Türkiye Cumhuriyetini sermayesine teslim etmekten başka bir şey değildir.’’

‘FELAKET GETİRECEK’

“Kapalı kapılar ardında değil tüm paydaşlar çağırılarak konuşulmalı” diyen Altay, başından beri olaya müdahil olmak istedikleri ancak ısrarla dışarıda tutulduklarını ileri sürerek şunları söyledi: ‘‘Oturulup aklıselim bir şekilde bütün paydaşlar çağırılarak tartışılmalı. Türkiye Cumhuriyeti’nin entegre etmek istediği bir takım şeyler var. Örneğin AKSA’ya vermek gibi kendi özel şirketlerine vermek gibi bu iyilikten çok felaket getirecektir. Dolayısıyla bu işler kapalı kapılar ardında değil oturulup aklı selim bir şekilde konuşulmalı. Biz müdahil olmak istedik en başından beri ama maalesef bazı kişilerin işine gelmediği için ısrarla dışarda tutulmaya çalışıldık ama biz şuan yapılmaya çalışanın ne olduğunu ifşa etmek adına elimizden gelen herşeyi yapacağız.’’

Star Kıbrıs

Bu haber toplam 688 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.