1. HABERLER

  2. KIBRIS

  3. TC YARDIM HEYETİ İRADEYİ YOK SAYIYOR!
TC YARDIM HEYETİ İRADEYİ YOK SAYIYOR!

TC YARDIM HEYETİ İRADEYİ YOK SAYIYOR!

Başbakan Yardımcısı, Ekonomi, Turizm, Kültür ve Spor Bakanlığı görevinden istifa eden Serdar Denktaş,

A+A-

İRADE BİZDE OLMALI: Türkiye Yardım Heyeti’nin atılacak adımlarda son merci oluşunun burada oluşan siyasi iradeyi ortadan kaldırdığını anlatan Serdar Denktaş, “Bütçenin oluşumunda bile, tanıtım kaleminde bile son söz yardım heyetinindir” dedi
SERBEST TİCARET BAŞLAMALI: Serbest ticaret anlaşmasının hayata geçmesi gerektiğini söyleyen Denktaş, “2000’li yıllarda serbest ticarete başlayalım dedim. Böylelikle bir süre sonra bütçe yardımı yapmak gereksinimi kalmaz. Bu olmazsa bu para yardımı olmaya devam edecek” diye konuştu
Baykan GÜRSES ÖZDAĞ
Başbakan Yardımcısı, Ekonomi, Turizm, Kültür ve Spor Bakanlığı görevinden istifa eden Serdar Denktaş, görevde bulunduğu süre içinde almak istediği bazı kararların Türkiye Cumhuriyeti Yardım Heyeti tarafından engellendiğini söyleyerek, bunun buradaki iradeyi ortadan kaldırdığını anlattı. “Yardım heyetinden geçirmediğiniz hiçbir şeyde hareket edemiyorsunuz. Bütçenin oluşumunda bile, tanıtım kaleminde bile son söz Yardım Heyetinindir” diyen Denktaş, “Parayı kontrol etsinler, sonuna kadar haklarıdır. Ama ben bütçeyi bitirdikten ve Meclis’ten geçirdikten sonra idare hükümette olmalıdır. Bu buradaki idarenin iradesini ortadan kaldırıyor dedi
Denktaş, Türkiye Yardım Heyetinin atılacak adımlarda son merci oluşunun burada oluşan siyasi iradeyi ortadan kaldırdığını anlatarak, “Bütçenin oluşumunda da, tanıtım kaleminde de son söz Yardım Heyetinindir” dedi. 2000’li yıllarda KKTC’ye ticaret pazarını açmaları gerektiğini söylediğini anlatan Denktaş “ 2000’li yıllara geçtiğimizde de bize pazarı açın, serbest ticarete başlayalım, eksiklerimizi düzeltelim ama pazara rahatlıkla girelim dedim. Böylelikle bir süre sonra bütçe yardımı yapmak gereksinimi kalmaz. Bu olmazsa bu para yardımı olmaya devam edecek. Parayı idare etme yönündeki adımlar da devam edecek, bu da Kıbrıs Türküyle Türkiye arasındaki ilişkilere zarar verecek” diye konuştu.
Soru: İki yıldır CTP-DP hükümetinde Başbakan Yardımcısı, Ekonomi, Turizm, Kültür ve Spor Bakanı olarak görev yaptınız. Ne yapmak istediniz de bunu başaramayıp istifa ettiniz. Hükümet ortağınızla mı sorun yaşadınız? İstifa ederken Türkiye Yardım Heyeti’nin varlığından duyduğunuz rahatsızlığı dile getirdiniz. Nedir sizi rahatsız eden?
Denktaş: CTP ile ilgili bir şey değil. Herhangi bir konuda yapmak istesek bile programımızın dışında ani gelişen olaylar da olur, bu konuda adım atmak isteyeceğimizde buna siz karar veremiyorsunuz. İhtiyaç bile olsa kararı siz veremiyorsunuz. İlla Yardım Heyetine gidilecek, istenecek, memurlarınız görevlendirilecek, memurlarınızın neredeyse orada takla atması gerekecek. Girne Limanı’nda mendireğin tamiri için gelen teklifleri değerlendirdik, su borularını yapan şirkette istediğimiz gemiyi bulduk, limanın içini temizleme ve mendireğin patlayan taşlarını, kayalarını yerine koyabilmek için… Bütçemizdeki ilgili kalemde bütün ısrarımıza rağmen gelen 1000 TL’ydi. Girne Limanının tamiri için kalem açıktı. Müdürlerimizi çağırdık, ilgili şirketi çağırdık, Yardım Heyeti’nden bir kişi geldi, Bülent Arınç ile konuştum, onay verdiler. Toplandık sunumu yapıldı beş yüz bin dolara hem mendireğin tamiri hem de liman içinin kumlarının temizlenmesi için 500 bin dolar belirlendi. Sadece o gemiyi getirmeye kalksak geminin nakliyesi için bu parayı ödeyecektik. Biz burada işi de yaptıracaktık. Cevap ‘biz korsanlara para vermeyiz’ oldu.
Soru: Korsan derken kimi kastettiler? Şirketi mi sizi mi?
Denktaş: İlgili şirkete iş veren kendi hükümetleridir, herhalde onlara demedi. Bu sadece bir örnektir. Siyasete 1990’da girdim, hiç muhatap olmadım Yardım Heyeti üyeleriyle… Aralarında çok iyi dostluklar kurduğum da oldu ama iş açısından, bütçeye yardım gibi konularda muhatap olmadım. 1996’dan beri mekanizmanın yanlış olduğunu söylüyorum, disiplini bozuyor, mali disiplinin sağlanması mümkün değil bu şekilde, hükümetin otoritesi kaybediliyor, hiyerarşi bozuluyor. Belediye başkanı gelir sizden bir şey ister yapamayız dersiniz, oradan çıkıp gider alır. Bu demokrasiye de ciddi zarar verir. Hele son yıllardaki uygulamayla Türkiye ile aramızdaki bağı zayıflatmaya başlamıştı.
Soru: Yardım heyeti, ekonomik konularla birlikte siyasi bir otorite olarak da şekillendi mi süreç içinde?
Denktaş: Tabii tabii… Oradan geçirmediğiniz hiçbir şeyde hareket edemiyorsunuz. Bütçenin oluşumunda bile, tanıtım kaleminde bile son söz Yardım Heyetinindir. Parayı kontrol etsinler, sonuna kadar haklarıdır. Ama ben bütçeyi bitirdikten ve Meclis’ten geçirdikten sonra idare hükümette olmalıdır.
Soru: Bu yapı değişebilir mi? Değiştirmek için ne yaptınız?
Denktaş: Değişmeli. 1996’dan beri değiştirmek gerektiğini söylüyorum. İlk 1996’da söylediğimde o zamanın Yardım Heyeti başkanı o zaman Ankara’daydı, çıktı geldi “sizden rica ederim, bu konuyu fazla ileri götürmeyin, bu söylediklerinizi dikkate alacağız, bu mekanizmada bir değişiklik yapacağız” dedi. En azından adını değiştirin dedim. Yardım Heyeti çok itici duruyor dedim. 1976’da belki ihtiyacımız vardı, ama yıl 96 bunun adını değiştirin dedim. Elçilikten görevliler bakanlıkların parasını denetleyebilir, bu para sizin elbette kontrol edeceksiniz, denetleyeceksiniz dedim. Ama idaresi noktasında sorumluluk burada olmalıdır diye de ekledim. Bugün de 2015. Türkiye’nin proje yardımı yaptığı çok ülke var, Yardım Heyeti hiçbir yerde yoktur. 2000’li yıllara geçtiğimizde de bize pazarı açın, serbest ticarete başlayalım, eksiklerimizi düzeltelim ama pazara rahatlıkla girelim dedim. Böylelikle bir süre sonra bütçe yardımı yapmak gereksinimi kalmaz. Bu olmazsa bu para yardımı olmaya devam edecek. Parayı idare etme yönündeki adımlar da devam edecek, bu da Kıbrıs Türküyle Türkiye arasındaki ilişkilere zarar verecek.
Soru: Bu 1996’da izah ettiğinizde ne yanıt aldınız?
Denktaş: Kürşat Türkmen’le serbest ticaret anlaşmasını imzaladık. İlk itiraz buradan çıktı, Avrupa Birliği kızar diyerek ve askıya alındı. Son ziyaretimde şimdiki Ekonomi Bakanı ile yeniden konuştum, uygulamaya koyun dedim. Buradaki sistem ve içindekilerin konuşmaları da “Serdar’ı kilitledik, adım attırmayız, gözümüz üstünde” söylemleri var. Bu söylediklerim son dönemde ortaya çıktı.
Soru: Kilitledik derken neyi kastediyorlar sizin için?
Denktaş: Örneğin Kalkınma Bankası bende, kilitledi beni. Yahu ben kilitlediğinde beni kilitlemezsin ki, memlekette yapılması gerekenleri kilitlersin. Sürekli bir çatışma…
Soru: Bu sizin şahsınıza yönelik mi? Genel tutum mu bu şekilde?
Denktaş: Sularına gittiğiniz müddetçe daha yumuşak olabiliyorlar. Ama seçilmiş olduğunuzu bilerek hareket ettiğinizde “memleketi kendinin mi zanneder” deniliyor. Üstelik ellerindeki koz da hep Denktaşlar memleketi kendinin sanıyor şeklindedir. Yok memleketi kendimin sanmıyorum, memleketimi çok severim, devletime inanırım, bu devletin de devlet gibi yönetilmesi gerektiğine inanırım. Kısıtlamalar nedeniyle kendi kendimize yeterli olmadığımızın da farkındayım, çıkış yolları arıyorum. Bunun için de eğilip bükülmem. Gelen teknokratlara da söylerim, sadece Yardım Heyetine değil, aklıma yatmayan bir şey olursa söylerim. Yüzlerine söylerim. Kıbrıs’ta da biri bir şey dediğinde ve aklıma yatmıyorsa yüzüne söylerim, arkasından konuşmam. Ama bir de “buyurun efendim” diyen başka türlü politikacılar da var. İşte bu sıkıntı yaratıyor.
Soru: Siyasi olarak bir baskıyla karşılaştınız mı?
Denktaş: İyi bir networkları var. Ve tüm partilerin içinde de sırası geldiğinde konuşturacakları itiraz ettirtecekleri kişiler var. Her partide var, bende de var. Bendekileri çok dikkat ederim diye zaman içinde gördüm, anladım, tespit ettim. Ama bir karşıtlık da koymadım kendilerine karşı… Bu yöntem ilişkileri bozmaktan başka bir işe yaramıyor. Ben Türkiye aşığı bir insan olarak buradaki yetkilileri ve atadığı bürokratlarıyla karşıt duruma geldim. Bu hoş bir manzara değildir. Türkiye’den buraya görevlendirilen her yetkili büyük bir zevkle gelir ama bizim insanımızın içinde bir grup var ki bir anda çevrelerini sararlar, “ağamsın, paşamsın” diyerek memleketin her şeyi yaparlar. Bu alışkanlıktan da o grup vazgeçmeli. Bunu söyleyince ben memlekette statükoyu korumaya çalışan birisi olarak değerlendiriliyorum. Yüzüme söylendi, “Ankara, eski Ankara değil, parayı koparıp da burada cebe atamayacaksınız.”
Soru: Kim söyledi size bunu?
Denktaş: Boş verin. Söyleyen bilir. 50 yıl memleketi idare eden babamdan bana kalan miras Boğaz’da küçük bir evdir. Bir de güzel bir isimdir. Ben siyasete çok zengin girdim, muhtemelen çok daha fakir çıkacağım.
Soru: Bu çıkışınızın sonrasında istediğiniz ve beklediğiniz zeminde bir tartışma başladı mı?
Denktaş: Hayır, istediğim zeminde değil. Tartışılıyor, gittiğim her yerde de bu sorgulanıyor. Destek veren de var. Siyasi partiler içinde ses çıkarmayanlar da doğruluğunu teyit ediyor. Mesele bunun Türkiye ile yanlışlıklarını doğru bir zeminde tartışmaktır. Türkiye pazarının bize sorunsuz açılacağı güne kadar Türkiye bize kaynak aktaramaya devam edecek.
Soru: Bunu görüşüp talep edebileceğiniz bir zemin görüyor musunuz?
Denktaş: Var. Her partinin içinde var.
Soru: AKP’li yetkilerin son dönemdeki sivri çıkışlarını da göz önünde tutarsak bunu gerçekten görüşüp anlatabileceğinize inanıyor musunuz?
Denktaş: Orada gazeteci bir şey sorar, dürter, bir söz söylersiniz ama aslında mantık olarak oturup konuştuğunuzda hem Türkiye’nin hem de KKTC’nin lehine olan bir şeydir. Bu yapıldıktan sonra da iş bizim iş adamlarımıza düşer. Başarı olan yükselir. Serbest ticarette bazı delegasyonlar gerekir. Bütün bunları anlatırsak anlaşılır. Ama aracılarla değil, direkt olarak bunu yapmak gerekir. Buradan gidecek raporlarla farklı yere çekilebilir. Bu bir Türkiye karşıtlığı değildir. KKTC insanının dünyayla bütünleşebilmesi için olması gerekendir. Türkiye bu konuda önümüzü açmalıdır.
Soru: Hükümet ortağınızdan yardım heyeti konusundaki çıkışınıza destek geldi mi?
Denktaş: Maalesef.
Soru: Konuştunuz mu?
Denktaş: Konuştuk, biliniyordu. Zaman zaman Türkiye’den gelen yetkililerin önünde de konuştuk, hükümet iradesi olmadığını dile getirdim. CTP programında bizim programımızda ortak hükümet programında yok dedim, nasıl bir irade oluşturacağız dedim. Protokolün yaşamamasının nedeni de budur. Parayı da alalım, memuru ödeyelim, sallarız denildi hep ve bugüne gelindi. Neyse yapılması gereken onun yapılmasını talep ediyorum
Soru: CTP size destek olmadı, bu konuda bir rahatsızlık da mı dile getirdi?
Denktaş: Derinlemesine tartışmadık.

Havadis

Bu haber toplam 617 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.