1. HABERLER

  2. KIBRIS

  3. TECAVÜZ ZANLILARI DOLAŞTIKÇA TEDİRGİNLİK ARTIYOR
TECAVÜZ ZANLILARI DOLAŞTIKÇA TEDİRGİNLİK ARTIYOR

TECAVÜZ ZANLILARI DOLAŞTIKÇA TEDİRGİNLİK ARTIYOR

Tedirginlik ve gerginlik artıyor...

A+A-

Mağdur kızın geçtiğimiz günlerde Sosyal Hizmetler Dairesi Mağusa Şubesi tarafından alınarak güvenli bir yerde doğumu beklediği öğrenildi.

Mağusa’ya bağlı Güvercinlik Köyü’nde ortaya çıkan tecavüz iddiaların ardından kefaletle serbest bırakılan zanlıların köyde serbestçe dolaşmaları köy halkını tedirgin ediyor. Zanlı yakınlarının tehdit ve tacizlerine uğrayan köy halkı devleti göreve çağırıyor.

Köy halkından 200 kişinin imzasını taşıyan dilekçenin Mağusa Kaymakamlığı’na verilmesinin ardından bir şey değişmediğini söyleyen köy halkı, çıkabilecek olaydan devletin sorumlu olacağını ifade etti. Mağdur kızın geçtiğimiz günlerde Sosyal Hizmetler Dairesi Mağusa Şubesi tarafından alınarak güvenli bir yerde doğumu beklediği öğrenildi.

Gazeteyi  Güvercinlik Köyü’ne çağıran köy halkı, sorunlarını aktardı. Mağdur kızın anne, babası, kardeşi ve eniştesi, içinde bulundukları durumdan endişe duyduklarını, devleti daha fazla yanlarında görmek istediklerini dile getirdi. Gazetemize konuşan köy halkı ise şunları söyledi:


“Devleti hissetmek istiyoruz”

Hamdi ALADAĞ (Mağdurun babası): 

“Kızımın başına bu olay geldikten sonra devlet olarak bizlerin derdiyle ilgilenen yok. Sanki burada böyle bir olay meydana gelmemiş veya yaşanmamış gibi davranılıyor. Bir tek Sosyal Hizmetler Dairesi kızımı alıp götürdü. Onun dışında köyde yaşadıklarımızla ilgili kimse duyarlı davranmıyor. Biz yaşadığımız bu mağduriyette devletin yanımızda olmasını istiyoruz.”

“Herkesin çoluk çocuğu var”

Mehmet MERCAN (Enişte): 

“Biz adaletin tecelli etmesinden başka bir şey arzu etmiyoruz. Bu iki kişi yakalandı ve suçlarını itiraf etti. Neden bunlar serbest bırakıldı? Ortada bir suç var ve cezası da çekilecek, zaten kabul ettiler suçlarını. Bu adamları tekrar cezaevine atmak için neden DNA raporlarını bekliyorlar? Suçları sabit olan bu kişiler mahkeme gününü içeride beklesinler, köyün huzurunu kaçırmasınlar. Bunun için de devlet devletliğini göstermeli. Ben mağdur kızın eniştesiyim.

Olur da köyde bu tecavüz zanlısı önüme çıkar da kendimi tutamazsam ne olacak? Devlet yetkilileri illaki bunu mu istiyor. Bu tecavüz zanlısı iki adamın köyde serbestçe dolaşması köy halkını huzursuz ediyor. Herkesin çoluk çocuğu var, yarın aynı olay diğerlerinin de başına gelirse?”

“Kızımı bu hale getirenler neden serbest?”

Eşe ALADAĞ (Mağdurun annesi): 

Durup dururken huzurumuz bozuldu, kızımın hayatı alt üst oldu. Sosyal Hizmetler Dairesi kızımı alıp bilinmeyen bir yerde korumaya aldı. Kızımın nerede olduğunu dahi bilemiyoruz. Bir evde kapalı tutuluyor hiç suçu yokken, ama bu tecavüz zanlıları elleri kolları serbest dolaşıyorlar. Bir de utanmadan köye gelip herkesin yüzüne bakabiliyorlar.

Bu adamların çocukları, torunları yok mu? Bu tecavüz zanlıları, torunu yaşındaki çocuğa tecavüz ederken hiç mi akıllarına kendi çocukları ve torunları gelmedi. Benim devletten istediğim bu kişilerin de artık cezaevine konularak adaletin vereceği cezayı orada beklemeleri; köyde değil.”

“200 kişi imzalı dilekçe verdi”

Teslime GÜNECE: 

“Biz Güvercinlik köylüleri olarak bu tecavüz zanlılarının bir an önce cezalandırılmalarını istiyoruz. Köylü çok tedirgin, ama devlet bizi anlamak istemiyor. Köyde 200 kişinin üzerine imza attığı bir dilekçeyi kaymakamlığa götürdük verdik.

Bu dilekçede isteğimiz tecavüz zanlıları Mehmet Çelen ve Remzi Çil’in kefaletle serbest bırakılmalarının ardından köye gelerek serbestçe dolaşmaları sonrasında çıkabilecek olayların önüne geçilmesi. Bizim en çok üzüldüğümüz konu ise devletin burada varlığını gösterememesi. Zanlıların yakınları, mağdur kıza sahip çıktık diye bizlere sataşıp laf atıyorlar.”

“Utanmadan köye gelebiliyorlar”

 Elif MERCAN (Mağdurun Ablası):  

“Benim kardeşime tecavüz edildi ve mağdur edildi. Şimdi bir odada doğum yapacağı günü bekliyor, sanki hapis hayatı gibi. Henüz daha 14 yaşında. Dedesi yaşındaki Mehmet Çelen ve Remzi Çil tarafından tecavüz edildiğinde 13 yaşındaydı. Ya o adamlar! Mahkeme kefalet biçti ve ödediler kefaleti; utanmadan köye gelip serbestçe dolaşıyorlar, bu da bize dokunuyor.

Bu mu devletin adaleti? Tecavüz edilen kız mağdur, hapis hayatı yaşayacak, tecavüz edenler ise serbestçe dolaşacak. Kardeşim geçen ziyaret ettiğimizde bana sarılarak ağladı ve ‘Ben başkalarının yanında kalmak istemiyorum, beni evimize götürün ne olur’ dedi. Biz de dayanamadık beraber ağladık onunla.”

Fatih GÜLER: 

“Biz bu köyün insanı olarak, bu tecavüz zanlılarını bu köyde istemiyoruz artık. Gitsin başka yerde kalsınlar, gözümüze gözükmesinler onları görmek dahi istemiyoruz bu köyde. Bir an önce cezaları belli olsun ve cezalarını çeksinler. Olay olursa kim sorumlu olacak?”

Uğru ŞAFAK: 

“Köy halkı gerçekten çok tedirgin oldu bu olaydan sonra. Ben şahsen her iki taraf ile akraba dahi değilim, ama bu kızın olayı konusunda mağdurun yanında yer aldığımızdan, zanlıların yakınları bize de laf atıp taciz ediyorlar. Bizim eşlerimiz ve çocuklarımız bu zanlıların yakınları tarafından tehdit edilerek gözdağı verilmek isteniyor.

Yani kısacası köyde bir huzursuzluk var. Bu zanlılar bir an önce mahkemeye çıkıp yargılansın ve cezalarını alsınlar da köy halkı rahata ersin. Yoksa köyde hiç hoş olmayan olaylar çıkacak. Yetkililer de bu köyde bir olayın çıkmasını mı bekliyorlar? Neden bu zanlıların köye gelmesine engel olmuyorlar veya yakınlarının bizleri taciz etmelerini engellemiyorlar. Ufak bir kıvılcımdan olaylar çıkarsa sorumlusu kim olacak, devlet mi yoksa biz mi? Benim de çocuğum var korkuyorum bu adamlardan.”

Selver KIRŞAN: 

“Şimdi ortada bir suç var ve suçu işleyenler de itiraf ettiler. Bu adamları hapse atmak için illaki doğacak çocuğun kimden olduğunu mu bekleyecek devlet? Adamlar itiraf ettiler ve ‘evet biz tecavüz ettik’ dediler. Devlet veya adalet neyi bekliyor? Çocuğun doğması çok mu önemli yargının kararını vermesi için? Bu adamlar köye gelmesin; hapsedilsinler.

Ben işe giderim, benim küçük çocuklarım var. Bu adamlar köyde serbest dolaştıkça, ben gerçekten çocuklarım için endişe ediyorum. Acaba benim çocuklarıma da bir şey yapar mı diye!”

Sevim KIRŞAN: 

“Bu mahkeme neden bu kadar uzar anlamakta zorlanıyorum. Adamlar suçunu itiraf ettiler. Bu toplumsal açıdan hassas bir olay. Bunun bu kadar uzaması köy halkının ruh sağlığını bozdu. Ben işe giderken çocuğum evde yalnız kalıyor. Bacak kadar çocuğa cep telefonu bırakıp gidiyoruz, başına bir şey gelmesin diye saat başı arıyoruz.

Benim kayın pederim de 65 yaşında, yani bu tecavüz zanlıları ile aynı yaşta. Dedesi yaşındaki bir adam 13 yaşında torunu yaşındaki çocuğun ırzına geçecek. Bu iğrenç bir olay! Konuşması dahi insanın midesini bulandırıyor. Yazıklar olsun bunlara! Umarım adalet en ağır cezayı bu adamlara verir de bir daha gün yüzü göremezler.”

Gizem GÜLER:

“Ben bu adamları köyümüzde görmek istemiyorum. Yeter artık! Psikolojimiz bozuldu. Bu kadar ahlaksızlığa tahammül edecek gücümüz kalmadı. Bu adamların köyde dolaşmasından endişe duyuyor ve tedirgin oluyoruz, devleti göreve çağırıyoruz.”

Haberal Kıbrıslı

 

Bu haber toplam 1990 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.