1. HABERLER

  2. SAĞLIK

  3. TEDAVİSİ CENİNİN BEYNİNDE!
TEDAVİSİ CENİNİN BEYNİNDE!

TEDAVİSİ CENİNİN BEYNİNDE!

Halen 10 milyon kişi...

A+A-

Halen 10 milyon kişi Parkinson hastalığı ile mücadele ediyor. 100-130 bin hastanın bulunduğu Türkiye’de bu rakamın 2030’da iki katına çıkması bekleniyor. Bu artışın en büyük nedeni, yaşlanan nüfus. Parkinson sıklığı yaşla birlikte artıyor.

Parkinson Hastalığı Derneği Başkanı Prof. Dr. Bülent Elibol, hastalığın her yüz kişiden birinde görüldüğünü söyledi. En bilinen belirtileri hareketlerin yavaşlaması ve titreme olan hastalığın yaşlılığın doğal seyri gibi değerlendirilmesi nedeniyle tanı ve tedaviye gitmede gecikmeler yaşandığını belirten  Prof. Dr. Elibol, “Hastaların sayısındaki hızlı artışa karşın, tahminlerimize göre hastaların sadece yaklaşık yarısı tedavi görüyor” dedi.

BİLİNMEYEN AZALIYOR

Parkinson hastalığının tedavisi şu anda temel olarak ilaçlarla yapılıyor. İlaçlardan yeterli sonuç alınmadığında uygun hastalarda cerrahi tedaviler (beyin pili-derin beyin stimulasyonu) de uygulanıyor. Tedaviler hastalığın belirtilerinde belirgin düzelmeler sağlasa da hastalığın ilerlemesini durduramıyor.

Yıllar içinde hastalığın neden olduğu özürlülük artıyor. Prof. Dr. Elibol, “Parkinson hastalığı tedavisinde en büyük beklenti hastalığın ilerlemesini azaltacak ya da durduracak bir tedavi yönteminin geliştirilmesi.

Hastalıkta temel bozukluk beyinde yer alan dopamin hücrelerinin ölümü. Son 15 yılda Parkinson hastalığının genetiği ve hücre ölüm mekanizmalarının anlaşılması konusunda da ilerleme sağlandı. Bu bilgi birikiminin tedavi arayışına yansıması yeni ve hastalığı yavaşlatıcı-önleyici tedavi araştırmalarının artması şeklinde oldu” diyor.

CENİN BEYİN SAPI İLAÇ OLACAK MI?

Avrupa’da oluşturulan bir konsorsiyum (TransEuroConsortium) hücre nakil çalışmalarına yeniden başladı. Hatta 2012 yılında ilk hastaya hücre nakli de yapıldı.

Çalışmada düşük gibi nedenlerle kaybedilen, 2 aydan küçük ceninlerin beyin sapından alınan ve işlemden geçtikten sonra verilen hücrelerin nakledileceğini belirten Prof. Dr. Elibol, “Fetal doku nakli dediğimiz bu yöntem daha önce de denenmiş, bazı sorunlar nedeniyle durdurulmuştu.

Tekrar yarar gören hastalarda kullanımı gündeme geldi. Halen devam eden bu çalışmanın sonuçları önümüzdeki bir kaç yıl içinde açıklanacak ve olumlu olması durumunda bu yöntem yeni bir tedavi olarak gündeme gelebilecek” dedi.

Yine moleküler biyolojideki gelişmeler sayesinde en küçük canlılar olan virüslerin genetik yapısı değiştirilerek istenen maddeleri üretmeleri şeklinde programlanabilmeleri mümkün hale geldi. Oldukça zahmetli ve araştırılması yıllar süren bu yöntemler yani gen tedavileri ve benzerleriyle ilgili hem hayvan deneyleri hem insan çalışmaları sürüyor.

YURTDIŞINDA AŞI ÇALIŞMALARI SÜRÜYOR

Parkinson hastalığında temel sorun beyin hücrelerinde (özellikle de dopamin) alfa-sinüklein isimli bir proteinin birikmesi. Bu proteinin beyinden temizlenmesiyle Parkinson hastalığının yavaşlatılabileceği veya durdurulabileceği öngörülüyor.

Parkinson aşısında amaç, alfa-sinüklein proteinine karşı aşılamayla bu proteine karşı vücudun savunma maddeleri (antikor) geliştirmesini bu sayede beyinde biriken alfa-sinüklein maddesinin beyinden uzaklaştırmasını sağlamak.

İlk geliştirilen aşının, birçok deneysel çalışmadan geçirildikten sonra Parkinson hastalarındaki ilk klinik araştırması sürüyor. Halen araştırılmakta olan bir diğer maddeyse genetik olarak Parkinson hastalığı geliştirmek üzere programlanmış deneysel hücre modellerinde koruyucu bir gene dönüşmekte ve biriken anormal proteinlerin temizlenmesini sağlamak.

Şu anda yeni teşhis konulmuş, ilaç tedavisi almayan 20 Parkinson hastası üzerinde bir çalışma sürüyor. Bu bir ön çalışmadır ve başarılı olması durumunda daha fazla sayıda hasta ile yeni bir çalışma planlanacak.

İNADINA YOGA, DANS, EGZERSİZ

Parkinson hastasının hareket konusunda çok hassas olması ve inadına hareket etmesi çok önemli. Prof. Dr. Elibol, “Parkinson hastalığının orta ve ileri evrelerinde, ilaçlara az yanıt veren yürüyüş bozuklukları, denge kusurları, düşmeler ortaya çıkabilir. Denge, yürüyüş ve duruşu korumanın en iyi yolu hareket etmek.

Son yıllarda hem hayvan deneyleri, hem de insanlardaki gözlemler, egzersizin beyinde yeni sinir şebekeleri oluşturarak, beyin kan akımında değişiklikler yaparak, sinir hücrelerini besleyici faktörleri arttırarak Parkinson hastalığının seyrini daha ılımlı hale getireceğini düşündürüyor.

Yoga ve Tai- Chi gibi fiziksel aktivitelerin ve dans etmenin yararlı olduğuna ilişkin kanıtlar mevcut” diyor. 

HASTALAR YILDIZ PARKI'NDA TAİ-CHİ YAPACAK

Parkinson hastaları yarın (cumartesi) günü Yıldız Parkı’nda 10.00’da buluşarak, hastalığı yavaşlatıcı etkisi kanıtlanmış Tai-Chi sporunu ve başka egzersizler yapacak.

 

Bu haber toplam 1362 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.