1. HABERLER

  2. KIBRIS

  3. ‘‘TELEKOMÜNİKASYONDA ÖZEL ŞİRKET ŞART!’’
‘‘TELEKOMÜNİKASYONDA ÖZEL ŞİRKET ŞART!’’

‘‘TELEKOMÜNİKASYONDA ÖZEL ŞİRKET ŞART!’’

Talat'tan 'Özelleştirme' Açıklaması;

A+A-

 

Telekomünikasyonla ilgili gelişmeler nedeniyle KKTC’nin 50 sene geride kalabileceğini vurgulayan Cumhuriyetçi Türk Partisi Genel Başkanı Mehmet Ali Talat, telekomünikasyonda mutlak surette özel sektörün devreye girmesinin şart olduğunu savundu.

Talat, dünyada devletin olan telefon dairelerinin mobil işlerini özel sektöre bıraktığına dikkat çekti.

Adada suyu kimin işleteceği konusunda sorunlar yaşadıklarını ifade eden Talat “Su konusunda anlaşamazsak Türkiye’nin yapacağı, suyu göndermemek olabilir. Şayet anlaşmadıysak, Türkiye Kıbrıs Türküne parayı keser mi? Buna hiç ihtimal vermiyorum” şeklinde konuştu.

Cumhuriyetçi Türk Partisi Genel Başkanı Mehmet Ali Talat konuk olduğu bir televizyon programında genel bir değerlendirmede bulundu. KIB-TEK’in duruşu nedeniyle Kıb-Tek’teki özelleştirmesinin gündemden düştüğünü belirten Talat “En büyük sorunu tahsilâttı ve yatırım yapamıyordu, artık hepsini yapıyor. Yeni bir talebin gelmemesi konusunda bilgi sahibi değilim protokolün içeriğini bilemem” dedi.

“50 sene geride kalabiliriz”

Telekomünikasyon Dairesi’nin özelleştirilmesi konusunda da konuşan Talat sözlerini şöyle sürdürdü:

“Telekomünikasyon Dairesi, şu anki yapısıyla biz önümüzdeki günlerdeki gelişmelerde 50 sene geride kalabiliriz. O yüzden telekomünikasyonda mutlak surette özel sektörün de devreye girmesi şarttır. Onun formülünün bulunması gerekiyor. Türkiye 4,5G’ye geçiyor. Biz daha 2,5G’deyiz ve pinekliyoruz. Bunu telefon dairesi yapacak, ama telefon dairesinde para yok! Bunu nasıl yapacak?

“Devlette para yoktur”

Telekomünikasyonda 4,5G’ye geçilecekse mutlak surette yatırımların yapılması gerekiyor. Eğer biz vatandaşımızı 4,5G’ye geçireceksek, mutlak surette bu yatırımların yapılması gerekiyor. Bu yatırımları da devlet yapamaz. Devlette para yoktur. Bu açık ve nettir. Üstelik, olsa da bunu harcamayız. Çünkü artık dünyanın hiçbir yerinde bu işi devlet yapmaz. Bugüne kadar yaptı, ama bundan sonra yapmaz. Neden? Çünkü bu geleceği olan bir sektördür ve bu konuda çok oyuncu vardır. Bununla beraber özel sektör de bu konuya ilgi duyuyor. Kâr potansiyeli yüksek bir sektördür. Bu yüzden özel sektör buna ilgi duyuyor. O zaman özel sektöre bunu açacaksınız. Mesela aynı durum elektrikte yoktur. Var tabi, ama bu ölçüde değildir. Başka bir örnek vermek gerekirse limanlar da vardır. Bugün liman hizmetleri özelleşmiş gibidir. Devletin bir şeyi yoktur orada; bir tek liman devletindir.”

“Özel sektör ekonomide rol almadı”

Özel sektörün ekonomide rol alması gerektiğine dikkat çeken Talat, “Özel sektörün ekonomide rol almasını istiyoruz. Bu bizim ekonomimiz için gereklidir. Fakat elektrik başka bir şeydir. Stratejik bir olaydı. Hele mevcut elektriği bir şirkete devretmek söz konusu değildi. Elektrik kurumunun bugüne kadarki performansıyla bana göre başarıyla aşıldı. Bunun dışında da bir şey olduğunu hatırlamıyorum. Elektrik kurumunun personeli, elektrik kurumunun personelidir. Yani devlet memuru değildir. Telefon dairesinin personeli devlet memurudur. Onun için Telefon Dairesi’nin zaten özelleştirilmesi mümkün değildir” dedi.

“Devlet ona para aktarmayacak”

Telefon Dairesi’nin bağımsızlığı konusunda değerlendirmede bulunan Talat, “Kurumsal bir yapıya kavuşması için, Avrupa Birliği’ne girerken bize bu konudaki şartı telekomünikasyonun ayrı ve bağımsız bir oyuncu olmasıdır. Yani Telefon Dairesi neyse, ona benzer başka telekomünikasyon alanındaki oyuncularla eşit olacak. Yani devlet ona para aktarmayacak. Avrupa Birliği’nin istediği buydu. Yani böylece Telefon Dairesi bağımsız bir kurum olacak” şeklinde konuştu.

“Ülkemizi geliştirmek ve kalkındırmak istiyorsak bu konudaki tutuculuğumuzu bir tarafa bırakacağız”

Dünyada devletin olan telefon dairelerinin mobil işlerini özel sektöre bıraktığına dikkat çeken Talat, “Dünyada devletin olan telefon daireleri mobil işlerini özel sektöre bıraktı. Şu anda kendileri personelinin maaşlarını ödemek için cırmalar. Dünyada böyledir, ama biz onlar gibi olamayız. Dünya 5G’ye hazırlanıyor. Yani 5G’ye geçildiğinde dünyada, sürücüsüz arabalar, uzaktan anlık kontrol edilen bir sürü mekanizma, akıllı ev veya yollar hayata geçtiğinde biz aval aval bakacağız. Bunun için bu alanlara yatırım yapılması gerekiyor. Frekans sistemlerinin bir düzene kavuşması gerekiyor. Bunların da araştırmacıların ve özel sektörün yatırım yapacağı alanlara dönüştürülmesi gerekiyor. Ekonominin geleceği bundadır. Ülkemizi geliştirmek ve kalkındırmak istiyorsak, bu konudaki tutuculuğumuzu bir tarafa bırakacağız. Bu işi devlet yapamaz, bunun anlaşılması gerekiyor” ifadesini kullandı.

“Tabi ki devlet yönetecek”

Su yönetimi konusunda yapılan tartışmaları değerlendiren Talat sözlerini şöyle sürdürdü:

“Aslında kim yönetecek tartışması yoktur. Tabi ki devlet yönetecek. Orada bir tartışma yoktur. Sorun işletmeyle ilgilidir. Yani kimin işleteceğiyle ilgilidir. Tabi ki devlet yönetecektir. Sonuçta su en önemli meta ve hayattır. Özel bir şirketin yönetimine devredemezsiniz. Yönetim elbette devlette olacak, ama işletmeyle ilgili henüz netleşme olmadı.

“Öyle bir saçmalık olmaz…”

Vana kapatma konusuyla ilgili olarak da, öyle bir saçmalık olmaz diye düşünüyorum. Çünkü o, devletler arasında olmayan bir şeydir. Bu durum Rusya ile Türkiye’nin krizine benzer. Uçak düşürüldü, ona karşılık Rusya yaptırımlar uygulamaya başladı. Aynı şekilde Türkiye yarın bazı yaptırımlar uygulamaya başlayacak. Dolayısıyla konu uçak, ama bir sürü etkileri olacak. Şimdi konu sudur. Su ile mali protokolün ilgisi nedir? Yani böyle bir şey olamaz. Belediyelerin katkılarının durduğuyla ilgili bir bilgim yok ama bütçede bu kez bakanlıkların altında değil de, Maliyenin altında kalemlerin toplandığı gibi bir durum var, ama bu başka bir uygulamadır. Katkının durması değildir. Katkının bir kalemin altına alınması ve ihtiyaca göre diğer bakanlıklara aktarılacağı ile ilgili bir durumdur. Yani böyle bir şey olamaz. Ben böyle bir şeyi düşünemiyorum.”

“Maksat, izolasyonlar altında yaşayan bu halkın sıkıntıyı asgari ölçüde yaşaması içindir”

Türkiye’nin su konusunda tutumu nedeniyle katkı yapmama gibi bir durumun olmayacağını belirten Talat,

“Türkiye, sudaki tavır nedeniyle mali katkı yapmayacak bir ülke olamaz. Başka bir şeydir ve onu konuşmaya devam ederiz. Fakat mali katkının maksadı başkadır. Nedeni de başkadır. Onun maksadı Kıbrıs Türkünün izolasyonlar altında yaşayan bu halkın sıkıntıyı asgari ölçüde yaşaması içindir ve bunun suyla bir ilgisi yoktur. Su başka bir konudur” ifadesini kullandı.

“Su konusunda anlaşamazsak Türkiye’nin yapacağı şey, suyu göndermemek olabilir”

Adada suyu kimin işleteceği konusunda sorunlar yaşadıklarını ifade eden Talat sözlerini şöyle tamamladı:

“Su konusunda anlaşamazsak Türkiye’nin yapacağı durum, suyu göndermemek olabilir… Bunun dışında başka bir şey olmaz ki. Bunun dışındaki hiçbir şey mantıklı olamaz. Bunu anlaşamama gibi bir durum söz konusu olursa diye söylüyorum. Bunun dışında su ve suyun işletilmesi konusunda anlaşamadık, Türkiye Kıbrıs Türküne parayı keser mi? Buna hiç ihtimal vermiyorum.”  

Haberal Kıbrıslı

 

Bu haber toplam 327 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.