1. HABERLER

  2. KIBRIS

  3. “THY’DEN İCRAAT BEKLİYORUZ”
“THY’DEN İCRAAT BEKLİYORUZ”

“THY’DEN İCRAAT BEKLİYORUZ”

Burada eksik olan taraf, yatırımcının arkasında duran bir otoritenin olmamasıdır...

A+A-

 

Arar, THY yönetim kurulu Başkanı Hamdi Topçu’nun geçtiğimiz gün yaptığı “KKTC için çalışma başlatacağız” açıklamalarından büyük mutluluk duyduğunu kaydetti ve ekledi


Merit Oteller zincirinin Yönetim Kurulu Başkanı Reha Arar, KKTC’nin, Türkiye’de Özal döneminde gerçekleştirilen turizm modelini örnek almasını önerdi. Teşvik projelerinin o dönemde hayata geçirildiğini anımsatan Arar, “Özal ‘Ben bu arsaları yatırımcıya vereceğim’ dedi, deniz kenarında birçok araziyi yatırımcıya verdi, tıpkı Kıbrıs’ta olduğu gibi… Ama arkasında durdu… Burada eksik olan taraf, yatırımcının arkasında duran bir otoritenin olmamasıdır. Siz sadece araziyi tahsis ettiğinizde bir şey olmaz” dedi.

Kuzey Kıbrıs’ın ekonomik açıdan gelişime hazır bir noktada olduğunu ifade eden Arar, bu ekonominin gelişmesinin tek şartının, ülkede reel sektörü geliştirecek olan turizm ve eğitim yatırımlarının artması olduğunu ancak ülkede yeni yatırımın olmadığını söyledi. “Yeni yatırımın olmamasının ekonomik açıdan çok tehlikeli olduğuna dikkat çeken Arar, yatırımcıyı kuşa benzeterek, “ürkütürseniz kaçar” ifadesini kullandı.

Ulaşımın, KKTC’nin turizminin en büyük sıkıntısı olduğunun altını çizen Reha Arar, burada Türk Hava Yolları’na (THY) büyük görev düştüğünü, THY yönetim kurulu Başkanı Hamdi Topçu’nun geçtiğimiz gün yaptığı “KKTC için çalışma başlatacağız” açıklamalarından büyük mutluluk duyduğunu açıkladı.

Soru: KKTC’deki turizm yatırımlarında bayrak taşıyıcı bir şirket olarak ülke turizminin bulunduğu noktayı değerlendirir misiniz?

Devlet hantal ve artık devletin hantallığı içimize işledi. Bakıyorum ülkede yeni yatırım yok. Ülkede yeni yatırımın olmaması son derece tehlikelidir. Şimdi ülkeler her geçen gün yatırımlarıyla, yatırım boyutlarıyla gündeme geliyorlar. Aslında bu konuda KKTC’nin bir resmi model almasını öneriyorum. O da Turgut Özal’ın Türkiye’de yaptığı turizm seferberliği. Şimdi 1980’ler öncesinde bir turizm bakanı çıktı, rahmetli Barlas Kuntay. Kuntay, belli teşvikler getirdi Türkiye’ye.

Dedi ki bu teşvikleri uygularsak ülkede turizm hareketini başlatabiliriz. Aslında Kuntay’ın Türkiye’deki turizm hareketinin başlamasında bayraktarlığı vardır. İlk getirdiği teşviklerle yarattığı ruh, Özal’ın daha sonra turizm alanında yaptığı seferberliğin öncü hareketidir.

“DEVLET YATIRIMCININ ARKASINDA DURMUYOR”
Özal çıktı dedi ki; “Ben bu arsaları yatırımcıya vereceğim. Deniz kenarında birçok araziyi yatırımcıya verdi, tıpkı Kıbrıs’ta olduğu gibi… Ama arkasında durdu… Burada eksik olan taraf, yatırımcının arkasında duran bir otoritenin olmamasıdır. Siz sadece araziyi tahsis ettiğinizde bir şey olmaz. Nitekim Bafra’da tahsisler yaptılar, ne oldu, var mı bir şey? Yok. Niye yok? Çünkü arkasında durulmadı olayın.

Teşvikler krediler ve yatırımcıya garanti yok… Yatırımcı tıpkı bir kuş gibidir. En ufak bir şeyden etkilenir. Nitekim birçok yatırımcı gitti. Birçok yatırımcı başlamadı. O zaman devletin düşünmesi lazım, neden?

“YATIRIM İKLİMİNİN SOĞUK OLMASI, ÜLKELERİN YERİNDE SAYMASINA NEDEN OLUR”
Bugün bu otelde 100’lerce insan çalışıyor. 100’lerce insanın ödediği ihtiyat, sigorta fonu, kiraladığı yer… Buradan bir çalışana soralım, nerede oturuyorsun? “Girne’de oturuyorum.” Paranı ne yapıyorsun? “Elektrik kullanıyorum, su kullanıyorum, mecburum bir araba aldım, ülkede toplu taşıma yok, benzin kullanıyorum, gelir vergisi ödüyorum...” Yatırımcıya böyle bakmak lazım. Bugün bu tesis burada olmasaydı, bu insanlar yoktu, ben yoktum.

O bakımdan ülkede yatırım iklimi ısıtmamız lazım. Yatırım ikliminin soğuk şekilde devamı, ülkelerin yerinde saymasının en önemli sebebidir.

“KKTC, EKONOMİK OLARAK GELİŞİME HAZIR…”
Bugün Kuzey Kıbrıs, ekonomi açısında gelişime hazır bir noktadadır. Ancak bu ekonominin gelişmesinin tek şartı, ülkede reel sektörü geliştirecek olan turizm ve eğitim yatırımlarının artmasıdır. Sizin gazetenin çok müteşebbis bir patronu var, şu anda villalar yapıyor. Kim alacak bu villaları? Ancak işte bu ülkeye gelecek olan genel müdür para kazanacak, burada yaşamaya başlayacak bir villa alacak.

Burada yapılan hastanenin doktorları gelecek, bu evleri kiralayacak. Bunlar ancak yatırımla olur. Bunlar olmaz da kimse gelmezse, biz bu kapalı ekonomiyle kalırsak ne bu villalar kiraya verilir, çok ciddi konut var. Düşünün 140 otel yapıldığını, yatak sayısının 60 bini bulduğunu… Bugün bakın Türkiye, çok dinamik bir ülke. Devamlı olarak nüfusu artıyor. Genç nüfus özellikle tahsil yönünden iyi bir noktaya doğru gidiyor. Sebebi nedir? Ekonominin belli bir noktaya çıkması, milli gelirin artması…
****
“ERDOĞAN’IN DURUŞUNDAN ÇOK MEMNUN OLDUK”
Ben Sayın Erdoğan’ın duruşundan son derece mutlu oldum. Özellikle birkaç konuda verdiği mesajlar son derece dinamik yakın bir zamanda belli birkaç uluslar arası, BM, Nato gibi toplantılardan sonra, olayın bir noktaya geleceğinin işareti gibi geldi. Bugün Güney’de, Yunanistan’da çıkan gazeteleri okumadım ama TAK’ı ve Kıbrıs basınını değerlendirdim, gördüm ki mesaj gayet iyi alınmış. Türkiye gazetelerinden Hürriyet de, mesajı çok güzel vermiş. “Yapacağımız görüşmelerde Kuzey Kıbrıs’ın bugüne kadar samimi dik duruşunun uluslararası camiadaki yerini dertleşeceğiz” demiş Sayın Erdoğan. Bu çok önemli bir cümle. Bunun üzerinde durmak lazım. Erdoğan’ın Cumhurbaşkanı olarak olaya bakışının bu denli sıcak olması beni çok mutlu etti. Yeniden umutlandırdı, yeni ufuklara açılma düşüncesini yarattı.

“ÇAVUŞOĞLU GİBİ KIBRIS’A SICAK BAKAN BİRİNİN, DIŞİŞLERİ BAKANI OLMASI ŞANS”
Sayın Bülent Arınç’ın Kıbrıs’tan sorumlu devlet bakanı olması önemli. Bir de bizim şansımız, Mevlüt Çavuşoğlu gibi Kıbrıs’a çok sıcak bakan, Avrupa Birliği Bakanı’nın Dışişleri Bakanı olması. Bundan birkaç ay önce biz Ticaret Odası olarak Sayın Çavuşoğlu’nu makamında ziyaret ettik. Benim ikinci bir şapkam da Ticaret Odası Başkan vekilliği, orada Çavuşoğlu’nun bize verdiği mesaj çok net ve yapıcıydı.

Ben Çavuşoğlu’nun Kıbrıs sorununun çözümüne kalıcı ve yapıcı bir şekilde yaklaşacağını ümit ediyorum. O da bizim için bir şanstır. Davutoğlu’nun da ülkeyi tanıması ve ülkeyi tanıması önemli. Eminim yavruvatan ve anavatan kelimelerinin daha çok bir arada telaffuz edilmesi Kuzey Kıbrıs’ın gelişmesinde önemli bir rol oynayacaktır.
***
“BU ÜLKENİN TEK SORUNU ULAŞIMDIR”
Soru: Birçok röportajınızda KKTC’nin turizm yolunda en büyük sıkıntısının ulaşım olduğunu söylemiş, birçok kez de THY yöneticilerine mesaj göndererek, “Bu izolasyonları ancak Türk Hava Yolları kaldırabilir” demiştiniz. Sayın Topçu da, geçtiğimiz günlerde gerçekleştirdiğimiz röportajda sizin duymak istediklerinizi, yani KKTC için çalışma başlatacaklarını açıkladı. Bununla ilgili ne söylemek istersiniz?

Bu ülkenin tek sorunu ulaşımdır. Ben bunu daha önce dile getirdim. Lübnan operasyonuna bir uçakla başladık. Haftada 2 defa gidip geliyorduk, bugün 9-10… Dün mesela 2 defa gitmiş gelmiş. Bu turist getiriyor. Beyrut –Adana- Ercan hattını kullanıyor. Ercan Adana Beyrut ve adaya yeni bir kan getirdi. Daha önce Beyrut’tan Kıbrıs’a gelmek isteyen nasıl gelecekti? Evvela Beyrut’tan biz ona “evvela İstanbul’a git, bir üç-dört saatte orada bekle bakalım Kıbrıs uçağını, oldu 7 saat. Şimdi bin uçağa git Kıbrıs’a oldu 9 saat. Beyrut’tan burası 28 dakika,peki ben 9 saatte niye Kıbrıs’a geleyim? Şimdi bu 2 saate indi. Makul bir süre. Şimdi Amman’a istiyoruz. Bora Jet’in bu konuda Kıbrıs’a gösterdiği ilgi inşallah diğer havayollarına da örnek olur.

“TÜRKİYE’DEN KKTC’YE YAPILACAK SEFERLERDE İZOLASYON SIKINTISI YOK”
Eskiden bildiğiniz gibi KKTC’nin 9 Türkiye iline uçağı vardı. Bugün bu, Bursa, Kayseri ve Trabzon’un eklenmesiyle 12 oldu. Umarım yakında bu 20’ye çıkar. Çünkü Türkiye’deki illerden buraya yapılacak seferlerde herhangi bir sıkıntı da yok. İzolasyon sıkıntısı yok. Bir şeyin altına sığınamayız diye düşünüyorum.

“TOPÇU’NUN KKTC’YE OLAN SICAK BAKIŞINDA STAR MEDYA’NIN PAYI VAR”
Sayın Topçu’yla yaptığımız görüşmelerde, Topçu’nun KKTC’ye bakış açısının çok daha sıcak olduğunu hissettim. Ki bunda sizin de, kuruluşunuzun da, Gazetenizin de katkısı var. Sayın Topçu’nun yakın zamanda yapacağımız bir görüşmeden sonra hiç olmazsa Moskova- Ankara- Ercan, Tahran- Isparta- Ercan veya Tahran Adana Ercan gibi birkaç ülkeyle sefer koyacağı inancını taşıyorum. Bu inanç ülkemiz için son derece önemli. Eğer biz tanıtım ve ulaşım sorununu çözersek, bu ülkedeki resepsiyonlarda insanların biriktiğini göreceğiz. İşte o zaman bu ülkede biz turizm yapabiliyoruz diyebiliriz.

“TURİZMDE EMEKLEMEDEN YÜRÜMEYE YENİ GEÇİYORUZ”
Bugün biz turizmde emeklemeden yürümeye yeni geçiyoruz. Sıkıntımız ne servis, ne resepsiyon, ne teknik, ne yiyecek, ne içecek, ne şu, ne bu. Tek sıkıntımız ulaşım. Misafir bize ulaşamıyor bir, misafire kendimizi tanıtamıyoruz iki… Bu iki konunun çözümü halinde ülkede çok ciddi bir ekonomi patlaması ve refah yükselmesi olur. Bugün dünyada refahı en süratle yükselen ülkeler sanayi ülkeleri değil, turizm ülkeleridir. Bunun birçok misali var. Şu camdan dışarı bakarsanız, yemyeşil. Heryer çiçekle dolu ve önümüzde çok enteresan iki merhale var. Suyun iki ay içinde adaya ulaşacağı ve de arkasından elektrik probleminin çözüleceği.
***
“TÜRKİYE’Yİ, DEĞİL PROTESTO ETMEK, MEDYUN-U ŞÜKRAN DUYMAMIZ GEREK…”
Bu konuda değil Türkiye’yi protesto etmemiz, medyun-u şükran duymamız gerekir. Aslında hemen ifade edeyim ki Erdoğan’ın ziyareti sırasında yapılan küçük de olsa protestolar beni üzdü. İnsanların sağduyulu olması lazım. Biz kendi kendimize yetecek bir ülke değiliz. Bunu herkes biliyor, kendimiz de biliyoruz ama bunu yine yapıyoruz. O zaman bu popülizm oluyor. Onun için bu arkadaşları, bu kişileri, kuruluşları daha sağduyulu olmaya davet ediyorum.

“TOPÇU VE KOTİL THY’Yİ ÖNEMLİ BİR NOKTADAN, ULAŞILMAZ BİR NOKTAYA GETİRDİ”
Önümüzdeki günlerde çalışma başlatacağız. Bunu hasretle bekliyoruz. Türk Havayolları çok güçlü. Hamdi Topçu ve temel Kotil THY’yi önemli bir noktadan ulaşılmaz bir noktaya getirmişlerdir. Benim içim sızlıyor çünkü dünyanın ilk 5 havayolundan biri bizim ülkemize ait.

ANAVATAN-YAVRUVATAN KELİMELERİNE YAKIŞIR ÖZEL BİR KIBRIS YAKLAŞIMI…
Anavatan-yavruvatan kelimelerinin kapsamı içinde ben Hamdi Bey’den özel bir Kıbrıs yaklaşımı bekliyorum. Bunları kendisiyle konuştuk. Bu konuda baskı yapmamız lazım. Hamdi Bey’den icraat bekliyoruz diye başlık atabilir, benim attığımı da söyleyebilirsiniz.Bu bize belki yüzde3-5 dokunacak, yüzde 95 diğer oteller faydalanacak.

Star Kıbrıs

 

 

Bu haber toplam 351 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.