1. HABERLER

  2. KIBRIS

  3. “TÜRK TARAFI ÇÖZÜME ÇOK YAKIN OLUNDUĞU HAVASI YARATIYOR”
“TÜRK TARAFI ÇÖZÜME ÇOK YAKIN OLUNDUĞU HAVASI YARATIYOR”

“TÜRK TARAFI ÇÖZÜME ÇOK YAKIN OLUNDUĞU HAVASI YARATIYOR”

Görüşler arasında uçurum var!

A+A-

LİLLİKAS “ORTA YOL METODU BİZİ ÇOK ZOR DURUMA SOKACAK”

Kıbrıs müzakerelerindeki ilk aşamanın (tarama) tamamlanmış olmasına karşın tarafların görüşleri arasında uçurumun varlığını koruduğu, prosedür sonunda anlaşmaya varılması ön şartlarını yaratabilecek bir ilerleme başarılması ümitlerinin yersiz olabileceği iddia edildi.

Simerini “Müktesebatı Yıkıyorlar... Türkler Avrupa Çerçevesi Dışında Çözüm İstiyor... Müzakerelerin Neredeyse Bütün Başlıklarında Taraflar Arasındaki Ayrıklar Çok Büyük” başlıklı haberinde, tarama aşamasının değerlendirmesinin, prosedürün devamının nasıl olacağına dair bir emniyet supabı olduğunu, ancak buna karşın prosedür sonunda bir anlaşmaya varılması ön şartların oluşabileceği ümidi bulunmadığını savundu.

Gazete bu durumun Türk tarafının (Türk ve Kıbrıslı Türk yetkililer kastediliyor), Kıbrıs sorununda çözüm anlaşmasına varılmasına bir soluk mesafede olunduğu, hatta önümüzdeki üç ay içerisinde anlaşmaya varılabileceği söylemlerinde bulunarak yüksek beklenti havası yaratmasını engellemediğini yazdı.

“Müzakereler cephesinde kaydedilmekte olan gerçeğin, Türk tarafının bu yaklaşımından tamamen farklı olduğu” iddiasında bulunan gazete, iki tarafın görüşleri arasındaki uçurumun büyük olmaya devam ettiğini belirterek şöyle devam etti:

“Bizim tarafın Ortak Açıklama konusunda büyük ‘esneklik’ göstermesine karşın Türk tarafı, Avrupa müktesebatının net ve somut bir referans çerçevesi sağlıyor olmasına karşın AB konusunda bile tezlerinde sabit duruyor.

Güvenilir hükümet kaynaklarına göre şu anda müzakere, tarama prosedürünün tamamlanmasından sonra bile, neredeyse bütün başlıklarda taraflar arasında hiç görüş birliği olmadan devam ediyor. Elbette, Kıbrıs sorununun çeşitli yönlerinde, köprü kurucu öneriler sunularak detaylı görüşüleceği ikinci aşamasında Türk tavrında etkileyici bir değişiklik olmazsa…

Güvenilir hükümet kaynağının gazetemize söylediğine göre, şimdilik müzakereler, ‘neredeyse hiçbir yerde ortak payda veya özlü görüş birliği görünmeyen,  çok meşum (uğursuz) bir ortama ilerliyor. Ne toprakta, ne mülkiyette ne garantiler konusunda, hatta Avrupa Biriliği konularında bile herhangi bir görüş birliği görünmüyor, uçurum varlığını koruyor.’

Türk tarafının Avrupa Birliği konusundaki tavrı belirgin biçimde olumsuzdur. Örgütlü ve stratejik bir şekilde Avrupa müktesebatını çözüm çerçevesinin dışına çıkartarak müktesebatı bozmayı hedefliyor. Türklerin, Avrupa çerçevesi dışında ve Avrupa müktesebatının belirlediği ana hatların dışında bir çözüm istediklerinden kuşku yoktur. Bu da çözümün gerek içeriği gerekse şekli açısından karşılıklı anlayış olması perspektifini çok zorlaştırıyor.

Kıbrıs Türk tarafının, AB’nin müzakere prosedüründeki rolünün esaslı yükseltilmesini ısrarla reddetmesini gündeme getiriyor çünkü bu, (AB’nin rolünün yükseltilmesi) sunduğu önerilerin Avrupa müktesebatına uymak zorunluluğunu ipso facto (sırf bunun için) tanıması anlamına gelir.

Kaynağımız Türklerin sıklıkla, müzakereleri önemsiz kılan iki devlet mantığı çerçevesindeki aşırı yaklaşımlar sergilediklerine, örneğin, Avrupa’nın kurumsal pratiğine tamamen zıt olan,  Federal Kıbrıs Devleti’nin AB zirve toplantılarında gerek Başkan gerek Başkan Yardımcısı tarafından temsil edilmesi talebini ortaya koyduklarına işaret etti.”

LİLLİKAS “ORTA YOL METODU BİZİ ÇOK ZOR DURUMA SOKACAK”

Öte yandan Fileleftheros Vatandaşlar İttifakı Başkanı Yorgos Lillikas’ın Rum Yönetimi Başkanı Nikos Anastasiadis’e ve Rum halkına, Kıbrıs müzakere prosedürünün Rum tarafını çok zor duruma sokacağı” uyarısında bulunduğunu yazdı.

Gazeteye göre “arabulucuların, ‘orta yol’ metodu kullanarak, iki tarafın tezleri arasındaki uçurumun üzerine kendi önerileriyle köprü kurmaya çalışacaklarını ancak Türk tarafının talepleri ve Rum tarafının tavizleri arasında ‘orta yol’ bulmanın, yıkıcı bir çözüm getireceğini” savunan Lillikas “Başkan Anastasiadis, “onlar şakağımıza silah dayamadan önce “orta yol”  uygulamasını bertaraf etmelidir” dedi.

Kıbrıs sorununun çözüm prosedürünü “kurgulanmış bir gösteri” olarak niteleyen Lillikas “Müzakereler batağa saplanmışken Birleşmiş Milletler suni bir hareketlilik yaratıyor. Annan tipi bir çözüm dayatmak maksadıyla ekonomik krizi kullanmak için müzakereleri solunum cihazında tutuyor” dedi.

Lillikas Anastasiadis’in uygulamakta olduğu politikanın Kıbrıs sorununu çok tehlikeli bir sapmaya, iki toplum arasındaki uzlaşma sorunu olmaya sürüklediği görüşünü de ortaya koyarak “Başkan’ı, hepimizin çözüm istediğini ancak adil ve yaşayabilir bir çözüm istediğimizi anlamaya çağırıyorum. Türk tarafı insan hakları ve demokratik özgürlükler konusunda Avrupa müktesebatından daimi sapmalar talep ediyor. Başkan’ı ve halkı uyarıyoruz: bu prosedürü bizi çok zor duruma sokacak” dedi. 

Tak

Bu haber toplam 397 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.