1. HABERLER

  2. KIBRIS

  3. “TÜRKİYE MİSAFİR DEĞİL”
“TÜRKİYE MİSAFİR DEĞİL”

“TÜRKİYE MİSAFİR DEĞİL”

“TÜRKİYE MİSAFİR DEĞİL”

A+A-

“Türkiye misafir olamaz çünkü biz aynı milletin insanlarıyız ve Türkiye bizim anavatanımızdır”

Kimimiz 1974 öncesi, kimimiz ise 1974 sonrası bu toprakları vatan bildik. Buralara yerleştik ve Birikim Özgür’ün de kökeni Anadolu’dur”


“Türkiye 1571’den beri bu topraklardadır. Adada Türk milletinin damgası vardır”

“İleride herhangi bir anlaşma olsa veya olmasa da Türkiye’nin garantisi devam edecektir. Bu asker sayısı değişebilir fakat adada kalacaklardır”

Özge KİZİR

Cumhuriyetçi Türk Partisi–Ulusal Güçler (CTP-UG) Lefkoşa Milletvekili Birikim Özgür’ün“Türkiye, Kıbrıs’ta misafirdir. Bizim misafirimizdir. Bu kalıcı değil geçici bir durumdur” sözünü eleştiren Ulusal Birlik Partisi (UBP) Lefkoşa Milletvekili Zorlu Töre, “Türkiye misafir olamaz, çünkü biz aynı milletin insanlarıyız ve Türkiye bizim anavatanımızdır. Kıbrıs’ta1571’den beri bu topraklardadır. Türk milletinin damgası vardır” dedi. 

“Osmanlının hakları bakidir”

Töre, “Her ne kadar 1878’de Kıbrıs İngiliz yönetimine geçmişte de yapılan anlaşmada Osmanlının hakları bakidir. 1923 Lozan Antlaşması’nda da yine Türkiye’nin Kıbrıs’taki hakları olduğu vurgulanıyordu. 1960 Zürih ve Londra antlaşmalarında Türkiye, Kıbrıs’ta kurulan cumhuriyetin etkin ve filli garantisi içerisinde yer almıştı. Kıbrıs Türk Kuvvetleri Alayı 600 asker ile Kıbrıs’a geldi. 1974 Barış Harekâtıyla da 1960 anlaşmalarına dayanarak Türk ordusu Kıbrıs’ta ordu düzeyine yükseldi. Dolayısıyla ilerde herhangi bir anlaşma olsa da, olmasa da Türkiye’nin garantisi devam edecektir. Bu asker sayısı 650 veya daha fazla olabilir,fakat adada kalmaya devam edecektir” ifadesini kullandı.

“Hepimiz Anadolu’dan geldik”

Kıbrıs Türk halkının kökeninin Anadolu Türkleri olduğunu vurgulayan Töre sözlerini şöyle sürdürdü: 

“Hepimiz Anadolu’dan geldik. Kimimiz 1974 öncesi, kimimiz ise 1974 sonrası bu toprakları vatan bildik. Buralara yerleştik ve Birikim Özgür’ünde kökeni Anadolu’dur. Biz Türk’üz ve Türk milletinin bütünü içerisindeyiz. Türkiye’yi farklı bir ülke görerek ‘Türkiye misafirimizdir gidecektir’ sözü içerik olarak çok yanlış bir ifade şeklidir. Türkiye Kıbrıs’a gelmemiş olsaydı, bugün nasıl Girit bölgesinde tek bir Türk yoksa,Kıbrıs’ta da hiçbir Türk kalmayacaktı ve burası bir Helen adası veya Yunan adası haline gelecekti.

“Vasiliu’nun söylediği ile Birikim Özgür’ün söylediği aynı paralelliktedir”

Eski Rum lider Yorgo Vasiliu, Güney Kıbrıs’ta başkan olduğu dönemde Cenevre’de vermiş olduğu bir konferansta, ‘Kıbrıslı Türklerin kökeni nedir’ diye kendisine bir soru sorulduğunda,‘Kıbrıslı Türklerin 400 yıldır Kıbrıs’tamisafir olduklarını’ söylemişti. Yani Birikim Özgür’ün de burada ‘misafir’ olduğunu söylemiştir. Bu tür ifadelerle milli kimliğimiz ile varlığımızı erozyona uğratmak yanlıştır. Vasiliu’nun söylediği ile Birikim Özgür’ün söylediği aynı paralelliktedir.  Bir Türk’üz ve Ne Mutlu Türküm Diyene ifadesi içerisinde birlik ve beraberiz. ‘Kıbrıslı Türkler’ ve‘Anadolu Türkleri’ diye ayırmak millet anlayışına aykırıdır.”


“Kuzey’de bırakılan Rum mallarının sahibi olma noktasında büyük maddi borç altına girecektir”

Müzakerelerdeki önemli sorunlardan biri olan mal ve tazminat konusunu değerlendiren Töre,Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı’nın mal-mülk konusundaki yaklaşımını eleştirdi. “Akıncı’nın yaklaşımı eğer yürürlüğe girerse ve sorun bireysel haklar ön planda tutularak çözülürse Kıbrıs adası bir Helen adasına dönüşecektir. Kıbrıslı Türklerin silahla değil, ama ozmosis yoluyla ve Kıbrıs’ta ‘barış’ adı altında Rum egemenliğine girmesine fırsat verilecektir” diyen Töre, mülkiyet konusunda1974 öncesine dönüşün ve mal mülk sorununun bireysel haklar temelinde çözümlenmeye çalışılmasının Kıbrıslı Türkleri1974 öncesindeki pozisyona götüreceğini vurguladı. 

“Kıbrıs Türk mallarının bir kısmı ya kamulaştırılmış yada atıl bırakılarak değersizleştirilmiştir”

Töre sözlerini söyle sürdürdü: 

“Fakat 1974 öncesi mülkiyetlerimizide korumamız mümkün değildir. Çünkü Güney’de kalan Kıbrıs Türk malları bir kısmı ya kamulaştırılmış yada atıl bırakılarak değersizleştirilmiştir. Kuzey’de kalan Rum malları ise inkişaf ve yatırımlar yapıldığı için çok değer kazanmıştır. Kıbrıslı Türklerin büyük bir çoğunluğu, kurulacak Mal ve Tazmin Komisyonuna havale edildiği zaman nesilden nesile borçlu gelecektir. Kuzey’de bırakılan Rum mallarının sahibi olma noktasında büyük maddi borç altına girecektir.

“Şehitliğin bile ortadan kaldırılması söz konusu olacaktır”

Annan planında 100 bin Rum’a yerleşim yerlerine dönmeleri için toprak tavizi verilmişti. Bunun dışında Türk bölgesi olan bölgelere de Akıncı ve Güney Kıbrıs Rum Yönetimi lideri Nikos Anastasiadis’e göre geri kalan Rumlar dönebilecektir. Temel özgürlüklerin uygulanmasını isteyen Rum tarafı (AB normları) uygulandığı zaman iki kesimli, iki toplumlu ve iki oluşturucu devlet bile ortadan kalkacaktır.

“Şehitlik Rum koçanıysa, onu bile kaldırabilirler”

Karaoğlanoğlu’nda şehitlerimizin yattığı toprak eğer bir Rum koçanıysa Rum’un isteği ısrar ederse, o şehitliğin bile ortadan kaldırılması söz konusu olacaktır. Akıncı, papazların coşmasına ve heyecanlanmasına sebep olmuştur. Rum halkıda büyük bir iştah kabarması içerisine girmiştir. Bu gidişat doğru değildir ve terkedilmelidir. Barış yerine yeniden Türk-Rum çatışmaları meydana gelebilir. Şuanda varolan barış, huzur ve güvenlik de orta yerden kalkabilir.” 

“Kıbrıs Cumhuriyetinin ismini değiştirerek devamı edecektir”

Rum basınındaki haberlerin gerçeklik payının var olduğunu ifade eden Töre,“Cumhurbaşkanı Sözcüsü Barış Burcu ve BM Genel Sekreteri'nin Kıbrıs Özel Danışmanı Espen Barth Eide, iki mutabıkın olduğunu iddia etti. Neden böyle haberler eski Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlutarafında çıkmazken, Akıncı tarafında yazılır hale geldi? Akıncıda 1960 uluslararası statüsünün devam edeceğini açıklamıştır. Yani Kıbrıs Cumhuriyetinin ismini değiştirerek devamedecektir. CTP-UG Genel Başkanı Mehmet Ali Talat, Kıbrıs Cumhuriyetinin kabulünü kabul etmiştir. Yeni bir devlet söz konusu değildir. CTP ile Akıncıaynı ideolojik doğrultuda, işbirliği, dayanışma halinde yürümektedir.”
HaberalKıbrıslı
Bu haber toplam 595 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.