1. HABERLER

  2. KIBRIS

  3. TÜRKİYE'DEN HEM HİBE, HEM KREDİ ALIYORUZ
TÜRKİYE'DEN HEM HİBE, HEM KREDİ ALIYORUZ

TÜRKİYE'DEN HEM HİBE, HEM KREDİ ALIYORUZ

Maliye Bakanı Zeren Mungan, Türkiye’nin KKTC’ye gönderdiği paranın tümünün hibe olmadığını, kamu kesimi ve reel sektör için aktarılan kaynağın kredi olarak şekillendiğini söyledi

A+A-

Eski başbakanlardan CTP Gazimağusa Milletvekili Ferdi Sabit Soyer’den sonra Maliye Bakanı Zeren Mungan da, Türkiye’den gönderilen paranın tümünün hibe olmadığını söyledi.

Maliye Bakanı Mungan, Türkiye’nin savunma ve yatırım harcamaları için aktardığı kaynağı hibe ettiğini, ancak kamu kesimi ve reel sektör için olan kısmı kredi olarak kullandırdığını söyledi.

Hatırlanacağı gibi Ferdi Sabit Soyer de kısa süre önce yaptığı açıklamada, 2009 yılından sonra Türkiye’nin KKTC’ye verdiği paraları “dış borç” kapsamına aldığını söylemişti.

Maliye Bakanı Zeren Mungan, ayrıca, hazineyi 20 milyon ekside devraldıklarını belirtti.

Görev aldıkları sürenin oldukça sınırlı olduğunu ifade eden Mungan, 1.5 aylık görev sürelerinde TC ile KKTC arasında imzalanın protokolün farklı bir format alabilmesinin teknik olarak mümkün olmadığı gibi böyle bir taleplerinin de olmadığını söyledi.

Maliye Bakanı Zeren Mungan, Bakanlar Kurulu’nun 13 Haziran’da Cumhuriyet Meclisi’ne sunulduktan sonra bütçe ile ilgili ilk açıklamasının hazineyi nasıl teslim aldığı olduğunu söyledi.

Mungan, 14 Haziran Cuma günü bakanlıkta ilk toplantıyı yaptığını kaydederek, “O gün hazinede ne kadar kaynak olduğunu, gerek bankalarda veya devlete ait her vezneyi (Polis, Tapu, Vergi Dairesi vs) bir bir saydırıp dökümünü çıkartarak mesai sonrası hepsini açıkladık. Ne kadar bekleyen çekin yanında piyasada da ne kadar bekleyen çek olduğunun sayımını yaptırdım” dedi.

Sayım sonrası çıkan rakamların internetteki web sayfasında yayımlandığını anlatan Mungan, nakit açısından 20 milyon TL’ye yakın bir eksinin söz konusu olduğunu ve eldeki kaynaklar ile ödenmesi gereken kaynaklar arasında 20 milyonluk bir eksilmenin söz konusu olduğunu belirtti.

İlk beş aylık sonuçlarda 60 milyon TL’lik bir gelir azlığı olduğunu kaydeden Mungan, bütçeyi ne şekilde aldığına yönelik bir açıklama yapmadığını bu tür ifade kullanmanın kendisine yakışmadığını da söyledi.

Teknik bir insan ve uzmanlık alanının kamu maliyesi olduğuna dikkat çeken Mungan, “Ben, gerçekler ne ise sadece onu yansıtırım. Benden önceki dönemde bu yapıldı benden sonraki dönemde bu yapılacak gibi açıklamaları doğru bulmam” dedi.
Görevde oldukları sürece maliye ile ilgili konularda bu görevlerini yerine getirme gayreti içerisinde olacaklarını ifade eden Mungan, şöyle devam etti:

“Elimizdeki kaynakları en efektif şekilde tüm kesimlere ayni mesafede yaklaşarak kullanacağız. Önceliğimiz eski alacaklara öncelik vererek bir ödeme planı içerisinde tüm ödemeleri yapmak olacaktır. Ücret, emeklilik, müteahhit, narenciye, süt ödemesi gibi akla gelebilecek tüm ödemeleri eskiden yeniye doğru ödeyeceğiz ve bunu uygulayacağız. Her cuma gelir ve gider durumunu tespit edip web sayfasına bunu koyuyoruz.”

“Türkiye savunma ve yatırım için hibe yapıyor”
Türkiye ile KKTC arasında yürütülen ekonomik ilişkilerin bir sözleşme haline dönüştürme ihtiyacı bulunduğunu kaydeden Mungan, bu sözleşmenin uluslar arası anlamda protokol şeklinde belirlendiğini söyledi.

KKTC ile TC arasında 2013- 2015 döneminde KKTC’nin ne tür kaynaklara ihtiyacı olduğu yönünde bir tespit yaptığını, savunma ve yatırım için hibe şekilde ülkeye karşılıksız ödemeler sağlandığına dikkat çekti.

Mungan, bu kaynağın reel sektör ve kamu kesimi içi kredi şeklinde kullandırıldığını ve uluslar arası bir anlaşma olduğu için bunun yasa gücüne dönüşüp her iki ülke tarafında onaylandığını ifade etti.

İki ülke arasında kredi anlaşmasının da imzalandığını ve anlaşmanın TC Hazine Müsteşarlığı ile KKTC Bakanlar Kurulu tarafından görevlendirilen kişi tarafından imzalandığını kaydeden Mungan, “Süreç her ay iki ülke arasında ilgili ayın ay sonu ödemeleri ve gelirlerin değerlendirilmesi KKTC Maliye Bakanlığı bünyesinde teknik çalışması yapılıyor. Bu çalışma TC yetkilileri ile paylaşılıyor. Protokole uygun olarak, savunma, yatırım, reel sektör, kamu maliyesi destek kalemleri adı altında TC’den KKTC’ye ne kadar bir kaynak aktarılacağı belirleniyor” dedi.

Nasıl saptanıyor?
Bakan Zeren Mungan, bütçenin ayın ortasında Türkiye’de KKTC ile TC arasındaki teknik görüşmeleri sürdüren Türkiye Cumhuriyeti teknik heyetinin toplantısında değerlendirildiğini kaydetti.

 Mungan, Türkiye Cumhuriyeti Teknik Heyeti Başkanı olan ve Türkiye Cumhuriyeti Maliye Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Mehmet Şirin’in başkanlığında Hazine Müsteşarlığı Gelir İdaresi Başkanlığı, Maliyenin bütçe yetkilileri ve diğer yetkililerin değerlendirmesine tabi tutulduğunu ve değerlendirme sonrası uygunluk verilen miktarların bir bir değerlendirilerek, ne kadar yardım, ne kadar kredi geleceğinin belirlendiğini açıkladı. 

Mungan şöyle devam etti:
“Yardım ve kaynak Kıbrıs işlerinden sorumlu bakanın bilgisine aktarılıyor. Onun onayı alındıktan sonra Türkiye’deki prosedür başlıyor. Bu prosedür de hazine müsteşarlığının aktarmasıyla yürütülüyor ve Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası, KKTC Merkez Bankası ve Ziraat Bankası vasıtasıyla kaynak aktarımı gerçekleştiriliyor. Bu protokolün ekinde ayrıca her üç yılda bir yatırım zamanında daha önceki dönemlerde yıllık veya dönemsel farklı protokoller imzalanıyordu ama yakın tarihte son üç dönemdir üçer yıllık protokoller imzalanıyor. Bu protokollerin ekinde bu kaynaklar aktarılırken KKTC ekonomisinin daha iyi yere gelebilmesi için neler yapılacağı hususunda gerek Türkiye Cumhuriyeti gerek KKTC’nin yapacaklarıyla ilgili bir doküman hazırlanıyor. Buna da program adı veriliyor ve bu programın ekinde de bir matriks var. Matrikste de yapılacak eylemler tanımlanıyor, bu eylemlerin ne zaman gerçekleştirileceği, kimin sorumluluğunda olduğu, yasal tadilat ihtiyacı mı var? Ne yapılması gerektiği belirleniyor ve bu matriks ve program da protokolle birlikte sürdürülüyor. ”

Teknik olarak mümkün değil
Görev aldıkları sürenin oldukça sınırlı olduğunu ifade eden Mungan, 1.5 aylık görev sürelerinde TC ile KKTC arasında imzalanın protokolün farklı bir format alabilmesinin teknik olarak mümkün olmadığı gibi böyle bir taleplerinin de olmadığını söyledi.

Mungan, 28 Temmuz’dan sonda göreve gelecek hükümetin protokolle ilgili kendi değerlendirmesini yapacağını kaydetti. 

Bu arada 100’ün üzerinde müşavir konusuna da değinen ve bunun üzücü bir sorun olduğunu ifade eden Mungan, “Müşavirler KKTC’nin değerleridir. Müşavirler kamudan atanmış kişilerdir. Her müşavirin kendine has özelliği bulunmaktadır ve bunlardan yararlanmak gerekir” dedi.

Seçim yasakları nedeniyle müşavirleri görevlendirme yapılamadığını sadece ilgili bakanlıkta destek almanın mümkün olduğunu anlatan Mungan, üçlü kararname sisteminin mutlaka gözden geçirilmesinin şart olduğunu kaydetti. 

Mungan, kişisel düşüncesine göre üst kademede Müsteşar ve Özel Kalem Müdürü’nün bakanla birlikte göreve gelip bakanla birlikte görevden ayrılması gerektiğini söyledi. 

Halen bakanlık müdürü mevkisinde tutulan görevin müsteşar yardımcılığı konumunda tutulmasında büyük yarar gördüğünü anlatan Mungan, diğer daire müdürlüklerinin belirlenmesinde sınav veya benzeri bir takım araçlar da kullanılarak belirli bir eleme sisteminin uygulamasının daha uygun olacağını belirtti.

Vergi tahsilatlarının hızlanması için çalışma başlatıldı
Görev aldıkları süre boyunca yeni bir fon veya başka bir uygulamanın gelmesini uygun görmediklerini de ifade eden Mungan, “Yeni vergi yasa ile mümkün. Fonlar ise Bakanlar Kurulu kararı ile uygulanır ama şimdilik bunu düşünmüyoruz” dedi.

Yeni fon ve vergiler uygulamak yerine verginin tabana nasıl yayılabileceğini, vergi tahsilatının nasıl hızlandırılabileceğini, hızlandırırken vergi verenden daha fazla vergi almak yerine hiç vergi ödemeyen veya kayıt dışına düşen insan ve işletmeleri kayda nasıl alabiliriz onun üzerine yoğunlaştıklarını söyledi.

Herkese eşit mesafede olacaklarını ve amirler ile her sabah saat 08.30’da toplantı yapıp, bir önceki gün ile o günün eylem noktalarını değerlendirdiklerini kaydeden Mungan, “Öncelik sıralamalarımızda toplumun geneline hitap edecek yaklaşımları öne çıkarıyoruz. Daireleri de ziyaret ediyoruz ve arkadaşlara ‘Size bir yakınınız ve arkadaşınız geldiğinde haliyle onunla iletişim kurup işlerini kolaylaştırmaya çalışıyorsunuz. İşte herkese karşı böyle davranın’ diyoruz. Çünkü kamu hizmeti yapıyoruz. O insanlardan aldığımız paralarla maaşımızı alıyoruz” dedi.

Kamuda çalışan kişilerin zaman zaman bilgilerini yenileme ihtiyacı olduğunu ve dünyada birçok yenilikler yaşandığını anlatan Mungan, “Bu konuda çalışanların kabahati yok. Maliye’de bir aksama var ise ben kendimi sorumlu görürüm. Bireye yanlış davranılıyorsa hemen kendimde bir eksiklik aramak durumundayım. Onları eğitmek zorundayım” dedi.

Dairelerdeki eğitim programlarının sürdürülerek geliştirilmesi gayreti içerisinde olduklarını ifade eden Mungan, aldıkları bir karar çerçevesinde tüm Maliye Bakanlığı’nda çalışanların bilgisayar okuryazarı olması için bir program başlattıklarını kaydetti.

Mungan, kamu çalışanlarının karşısına gelen vatandaşlara “Günaydın, nasılsınız, nasıl yardımcı olabilirim gibi araçlar kullanılarak iletişime geçtikten sonra üzerine düşen görevi hizmet anlayışı içerisinde yerine getirilmesi için çalışıyoruz” dedi.

İş hayatı ve piyasasının kolaylaştırılmasına yönelik bir çalışma başlattıklarını ve Bakanlar Kurulu’nun aldığı bir karar ile ekonomik koordinasyon kurulunun ilk toplantısını yaptığını ifade eden Mungan, alınan kararlar çerçevesinde ithalatı ve ihracatı kolaylaştırıcı konulara yoğunlaştıklarını söyledi.

(KIBRIS)

Bu haber toplam 461 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.