1. HABERLER

  2. KIBRIS

  3. UÇANOK; 'BİZ DARP EDİLDİK'
UÇANOK; 'BİZ DARP EDİLDİK'

UÇANOK; 'BİZ DARP EDİLDİK'

''Biz darp ediildik'' Mağusa’da 20 Ağustos 2015 tarihinde Felek grubu ile Uçanok grubu arasında meydana gelen olaylarda;

A+A-

Dava, Ağır Ceza Mahkemesi’ne havale edildi...

Mağusa’da Felek grubu ile Uçanok grubu arasında çıkan kavgada tutuklanan Uçanok grubundan 6 sanığın davası Ağır Ceza Mahkemesi’ne havale edildi… Aralarında Ali Osman Uçanok’un da bulunduğu 6 sanığın tutuklulukları devam edecek…

Mağusa’da 20 Ağustos 2015 tarihinde Felek grubu ile Uçanok grubu arasında meydana gelen olaylarda tutuklanan Uçanok grubundan sanık Ali Osman Uçanok, Abbas Uçanok, Hüseyin Özsaitoğlu, Kamil Uçanok, Mehmet Akdemir ve Cevat Beyazyüz dün itham ve PI için Mağusa Kaza Mahkemesi’ne çıkarıldı. “Vahim zarar”, “Ayaklanma”, “Kanunsuz topluluk oluşturma”, “Ciddi darp” suçlarından itham edilen sanıkların davaları dün Ağır Ceza Mahkemesi’ne havale edildi. Saat 14:30’da başlayan ve 19:30’da biten duruşmada sonucunda dava 13 Ekim tarihinde oturum yapacak olan Ağır Ceza Mahkemesi’ne havale edilirken sanık Ali Osman Uçanok, Abbas Uçanok, Hüseyin Özsaitoğlu, Kamil Uçanok, Mehmet Akdemir ve Cevat Beyazyüz’ün ilgili tarihe kadar cezaevinde tutuklu kalmalarına emir verildi.

İddia Makamı, sanıkların tutuklu kalmasını talep etti…

İddia Makamı adına davayı yürüten Savcı Mustafa İldeniz, sanık Ali Osman Uçanok, Abbas Uçanok, Hüseyin Özsaitoğlu, Kamil Uçanok, Mehmet Akdemir ve Cevat Beyazyüz’ün itham edilmesini ve sanıkların Ağır Ceza Mahkemesi’nde yargılanmalarına olanak sağlamasını talep etti. İldeniz, ayrıca mahkemenin havale talebini uygun görmesi halinde sanıkların verilecek güne kadar tutuklu kalmalarını da talep etti.

Ursavaş: “Serbest kalırlarsa olaylar tekrar edebilir…”

İddia Makamı adına mahkemede hazırda bulunan Savcı Mustafa İldeniz, sanıklar aleyhine tutukluluk talebini yinelerken, bu talebi desteklemek için meselenin tahkikatını yürüten Müfettiş Ulaş Ursavaş’ı tanık olarak dinletti. Ursavaş, verdiği şahadetinde tahkikatı kendisinin yürüttüğünü söyledi. Ursavaş, tahkikata 20 Ağustos tarihinde başladığını ve 31 Ağustos tarihinde tahkikatı bitirerek sanıkları teminat maksatlı Mağusa Kaza Mahkemesi’ne çıkardığını ve mahkemenin ise sanıkları 1 ay süreyle cezaevine gönderilmesine emir verdiğini anımsattı. Vahim zarar suçunun 7 yıla kadar hapis cezası gerektirdiğini belirten Ursavaş, fotoğraf görüntülerinin, çok sayıda tanık ifadelerinin ve doktor raporlarının vahim zarar ithamını desteklediğini söyledi. Ursavaş, yaşanan olayların süre gelen olaylar olduğunu dile getirerek, 2014 yılında Ali Osman Uçanok’un, Özcan Hangün, Akif Uygur, Ömer Satıağalar ve Cüneyt Arık tarafından darp edildiğini, 20 Ağustos 2015 tarihinde ise Ali Osman Uçanok ve diğer sanıkların Hangün, Arık ve Satıağalar’a saldırdığını akabinde ise Hangün, Arık, Satıağalar ve diğer kişilerin Uçanok tarafını ciddi şekilde darp ettiklerini söyledi. Ursavaş, sanık Ali Osman Uçanok, Abbas Uçanok, Hüseyin Özsaitoğlu, Kamil Uçanok, Mehmet Akdemir ve Cevat Beyazyüz’ün serbest kalması halinde gerek kişilere gerek mallarına zarar verebileceğini ve bu olayların tekrarlanabileceğini belirterek, sanıkların cezaevinde tutuklu kalmalarının devam etmesini talep ettiğini söyledi.

Ursavaş: “Özcan’ı öldüresiye dövdüler…”

Meselenin tahkikat subayı Müfettiş Muavini Ulaş Ursavaş’ı sorgulayan sanıkların avukatı Emre Kadri, sanıkların hepsini toplasalar Özcan Hangün’ün kaburga kemiğini kıramayacaklarını iddia etti. Ursavaş ise bu iddia karşısında sanıkların Özcan Hangün’ü öldüresiye dövdüklerini ve Hangün’ün kaburga kemiğinin sanıklar tarafından kırıldığını söyledi. Avukat Kadri, sorgusu sırasında saldırıyı karşı grubun başlattığını da iddia etti. Müfettiş Muavini Ursavaş ise bunu sadece sanık Kamil Uçanok’un beyan ettiğini ancak tanık ifadelerine göre meselenin Kamil Uçanok’un Özcan Hangün’e “Kaçmayın hesabımız var” diyerek başladığını açıkladı.

Ali Osman Uçanok: “Biz darp edildik…”

Sanıkların avukatı Emre Kadri, sanık Ali Osman Uçanok, Abbas Uçanok, Hüseyin Özsaitoğlu, Kamil Uçanok, Mehmet Akdemir ve Cevat Beyazyüz’ü yeminli şahadete çağırdı. Mahkemede yeminli şahadet veren sanık Ali Osman Uçanok, beş şirketi olduğunu, 10 milyon doların üzerinde gayrı menkulü olduğunu söyleyerek şirketlerini satıp yurt dışına kaçma gibi bir ihtimalinin olmadığını belirtti. Tutuklu olduğundan dolayı çok zarara uğradığını ve uğramaya da devam ettiğini ileri süren Uçanok, serbest kalmak için her türlü nakdi teminatı ödemeye hazır olduğunu, polisten izinsiz belediye hududları dışına çıkmamayı ve gece evden çıkmamayı kabul ettiğini söyledi. Avukat Kadri’nin sorgulamasının ardından sanık Ali Osman Uçanok’u sorgulayan Savcı Mustafa İldeniz ise bazı iddialarda bulundu. İldeniz, 20 Ağustos tarihinde mahkeme önünde yaklaşık 80 kadar kişi olduğunu söyleyerek bunun tesadüf değil, planlı ve programlı olduğunu iddia etti. Sanık Uçanok ise bu iddialara karşı çıkarak Özcan Hangün’ün davayı geri çekmesi için kendisini tehdit ettiğini ve kendisini seven kişilerin manevi destek için mahkemeye geldiğini söyleyerek “80 kadar kişi yoktu. Sadece tesadüftü. Karşı taraf bizi kışkırttı ve olay çıktı. Biz bir eylemde bulunmadık. Biz birini darp etmedik. Onlar bizi darp etti” dedi.

Abbas Uçanok: “Kardeşimin yanına geldim…”

Mahkemede yeminli şahadet veren sanık Abbas Uçanok, kardeşi Ali Osman Uçanok’un 20 Ağustos tarihinde mahkemeye geldiğini öğrendiğini ve kendisinin de kardeşinin yanına mahkemeye geldiğini anlattı. Abbas Uçanok, mahkemenin ertelenmesinin ardından evine gitmek için arabaya bindiği esnada olayların çıktığını, oğlu Kamil Uçanok ile Özcan Hangün’ün birbirinin üzerine yürüdüğünü, daha sonra ise oğlunun başına topuz ile vurulduğu için oğlunu kurtarmak için elini kolunu salladığını söyledi.

Hüseyin Özsaitoğlu: “Özcan’ı darp etmedim…”

Mahkemede yeminli şahadet veren sanık Hüseyin Özsaitoğlu, 20 Ağustos tarihinde bir iş için Sosyal Sigortalar Dairesi’ne gittiğini, mahkeme önünden geçerken de Kamil Uçanok’un başından kanlar aktığını gördüğünü ve durduğunu söyledi. Özcan Hangün’ü tanımadığını ileri süren sanık Özsaitoğlu, Hangün’ü darp etmediğini iddia etti. Savcı Mustafa İldeniz ise sanık Özsaitoğlu’nun iddiası üzerine mahkemeye emare olarak sunulan fotoğraf albümünü sanığa göstererek Hangün’e vuran kişinin o olup olmadığını sordu. Akabinde İldeniz, sanığa “Mahkemede doğruları söylemiyorsunuz. Mahkemenin size itibar etmesini bekleyemezsiniz” dedi.

Kamil Uçanok: “Destek amaçlı geldim, olayın içinde bulundum…”

Mahkemede yeminli şahadet veren sanık Kamil Uçanok, o gün mahkemeye amcasına destek vermek için geldiğini ve kendisini olayın içinde bulduğunu söyledi. Savcı Mustafa İldeniz, sanık Uçanok’a darp edilmeden önce kendisinin Özcan Hangün’ü darp ettiğini iddia etmesi üzerine sanık Uçanok bunun doğru olmadığını ilk önce kendisinin darp dildiğini ileri sürdü.

Mehmet Akdemir: “Tedbir amaçlı gittik…”

Mahkemede yeminli şahadet veren sanık Mehmet Akdemir, o gün kavga için değil patronu Ali Osman Uçanok’a saldırmasınlar diye tedbir amaçlı gittiklerini söyleyerek, vuruşma değil sadece itişme kakışma olduğunu ileri sürdü.

Dava Ağır Ceza Mahkemesi’ne havale edildi…

Mağusa Kaza Mahkemesi Yargıcı Ayşen Toroslu, İddia Makamının davanın ağır ceza mahkemesine havale edilmesini ve sanıkların verilecek güne kadar tutuklu kalmalarını talep ettiğini, sanık avukatının ise havale talebine itirazı olmadığını ancak tutukluluk talebine itirazı olduğunu söyledi. Sanıkların itham olduğu vahim zarar suçunun ciddi olduğunu ve ağır ceza mahkemesi kapsamında olduğunun açık olduğunu belirten Toroslu,  sanıkların 31 Ağustos 2015 tarihinde yapılan müracaat ile mahkeme emri gereği bir ayı geçmemek şartıyla cezaevine gönderildiklerini anımsattı. Kamuoyunun üzerinde yarattığı etkiden dolayı olayın ciddiyetinin görüldüğünü vurgulayan Toroslu, sanık Cevat Beyazyüz ile Mehmet Akdemir’in verdiği çarpıcı şahadetten de iki grup arasında meydana gelen olayın ne kadar ciddi olduğunun görüldüğünü söyledi. Sanıkların aleyhine yeterli şahadetin bulunduğunun açık olduğunu ifade eden Toroslu, sanıkların ağır ceza mahkemesinde yargılanması için tutuklu kalmalarının adil olacağı kanısında olduğunu ve tutukluluk talebini uygun bulduğunu açıkladı. Davanın ilk tahkikatının yapılmaksızın ağır ceza mahkemesine havale etmeyi uygun bulduğunu belirten Toroslu, davayı 13 Ekim tarihinde oturum yapacak olan ağır ceza mahkemesine havale ettiğini ve sanıkların ilgili güne kadar tutuklu kalmalarına emir verdiğini açıkladı

Detay

 

Bu haber toplam 1050 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.