1. HABERLER

  2. KIBRIS

  3. ÜRÜNLERİMİZİ DÜNYA KABUL ETMİYOR
ÜRÜNLERİMİZİ DÜNYA KABUL ETMİYOR

ÜRÜNLERİMİZİ DÜNYA KABUL ETMİYOR

Ülkede Brusella salgını yaşanırken, devlet bütçesinde kaynak olmadığı gerekçesiyle Brusella ile ilgili çalışmaların ülkede başlatılamadı!

A+A-

 

SALHANELER SAĞLIK KOŞULLARINA UYGUN DEĞİL

Brusella salgının olduğu ülkemizde, piyasaya sürülen Brusellalı hayvanların kesiminin yapıldığı 35 adet salhane, sağlık koşullarına uygun değilken, bu salhanelerdeki kesimler veteriner kontrolünde yapılmıyor. Hayvanların kesiminin yüzde 80’inin büyük mezbahalarda yapıldığını, yüzde 20’sinin ise altyapıları sağlık koşullarına uygun olmayan, veteriner kontrolünde bulunmayan küçük salhanelerde yapıldığı açıklandı.

BRUSELLALI ETLER PİYASADA

Brusella salgınının önüne geçilmesi için gerekli çalışmalar yapılmayarak, Brusellalı hayvanlar imha edilmek yerine mezbahaya gönderilerek, etleri piyasaya sürülürken, bu hayvanların kesiminin yapıldığı salhanelerin sağlık koşullarına uygun olmaması ve kesimlerin veteriner kontrolünde yapılmaması da skandal olarak nitelendiriliyor.

Ülkede Brusella salgını yaşanırken, devlet bütçesinde kaynak olmadığı gerekçesiyle Brusella ile ilgili çalışmaların ülkede başlatılamadığı biliniyor.

Geçmiş hükümet döneminde Avrupa Birliği tarafından sağlanan 1 Milyon TL'lik kaynak yok edilirken, bu hükümet döneminde Brusella hastalığının önlenmesi için ayrılan 15 Milyon TL'lik kaynağın ise kuraklık tazminatı amaçlı kullanıldığını belirtiliyor.

Ülkede önüne geçilemeyen Brusellalı hastalığı nedeniyle, KKTC'nin hayvansal ürünlerinin, süt ve süt ürünlerinin Avrupa Birliği ülkelerine girişine izin verilmiyor. Hükümet yetkililerinin, ülkedeki Brusella hastalığının kökten yok edilmesi için kaynak yaratması gerektiği üzerinde duruluyor.

Geçmişte Brusellalı çıkan tüm hayvanlar Bakanlar Kurulu Kararlarıyla imha edilirken, Brusella'lı olduğu tespit edilen hayvanların mezbahalara gönderildiği açıklamaları, ülkedeki mezbahaların durumunu da gündeme getiriyor. Brusellalı hayvan etlerinin tüketilmesinde sakınca olup olmadığı tartışmaları da gündeme geliyor. Veteriner Dairesi, Brusella'lı ürünlerin belli derece dondurucuda bekletilmesi ve belli bir derecede kaynatılması halinde tüketilmesinde herhangi bir sakınca olmadığını savunurken; Türkiye'deki üniversitelerden profesörlerin bu konudaki resmi görüşleri dikkat çekiyor.

"BRUSELLALI HAYVANLAR İMHA EDİLMELİ"

Veteriner Dairesi, “Avrupa Birliği normlarına göre brusellalı hayvansal ürünler ve eti tüketilebilir. Kanında Brusella tespit edilen hayvanlar belli sistemde, kesim noktasında kesilmesinde ve belli bir derecede dondurucuda bekletilmesi ve kaynatılarak tüketilmesinde sakınca yoktur” diyor.

Halbuki, Nisan 2005 tarihli Tarım ve Orman Bakanlığı imzalı resmi belgede, Ankara Üniversitesi Veteriner Fakültesi Besin Hijyeni ve Teknoloji Anabilim Dalı Başkanlığı'ndan alınan bilgiye dayanarak, 'Bakanlık olarak görüşümüz Brusella'lı hayvanların imha edilmesi

yönündedir' deniyor.

"HAYVANLAR KESİLMEDEN ÖLDÜRÜLÜP İMHA EDİLİR"

Yine, 2004 tarihli Doç. Dr Tansel Şireli, Doç. Dr. Haydar Özdemir, Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. irfan Erol'un imzalarının bulunduğu, 'Ankara Üniversitesi Veteriner Fakültesi Besin Hijyeni ve Teknoloji Anabilim Dalı' raporunda; 'Brusella teşhis edilen koyun ve keçi etlerinde, şayet enfeksiyon akut devrede ise ve hayvanlarda ateş varsa hayvanlar kesilmeden öldürülüp imha edilir. Bunun dışındaki ateş göstermeyen hayvanların etleri, şarta tabi tutulur, kavurma şartıyla tüketimine izin verilir. Ancak uterus, meme, testis, dalak, böbrek, karaciğer gibi bütün iç organlar imha edilir. Bu hayvanların derileri mutlaka iyi bir şekilde dezenfekte edilir" deniyor.

"35 SALHANEDEKİ KESİMLER SAĞLIKSIZ"

Brusella'lı olduğu tespit edilen hayvanların mezbahalara gönderildiği açıklamaları, ülkedeki mezbahaların durumunu da gündeme getiriyor. Konuyla ilgili görüştüğümüz Hayvan Üreticileri Birliği Başkanı Mustafa Naimoğluları, ülke genelinde 2 büyük mezbaha olmak üzere toplamda 35 mezbaha bulunduğunu belirti.

Ülkedeki hayvanların kesiminin yüzde 80'inin büyük mezbahalarda yapıldığını belirten Naimoğluları, yüzde 20'sinin ise altyapıları sağlık koşullarına uygun olmayan, veteriner kontrolünde bulunmayan küçük salhanelerde yapıldığını açıkladı.

Küçük salhanelerde yapılan kesimlerin veteriner kontrolünde olmadığını kaydeden Naimoğluları, ülkedeki faaliyet gösteren iki büyük salhanede ise kesimlerin veteriner kontrolünde yapıldığını savundu.

SALHANELER SAĞLIK KOŞULLARINA UYGUN DEĞİL Brusella salgının olduğu ülkemizde, piyasaya sürülen Brusellalı hayvanların kesiminin yapıldığı 35 adet salhane, sağlık koşullarına uygun değilken, bu salhanelerdeki kesimler veteriner kontrolünde yapılmıyor. Hayvanların kesiminin yüzde 80’inin büyük mezbahalarda yapıldığını, yüzde 20’sinin ise altyapıları sağlık koşullarına uygun olmayan, veteriner kontrolünde bulunmayan küçük salhanelerde yapıldığı açıklandı.

BRUSELLALI ETLER PİYASADA Brusella salgınının önüne geçilmesi için gerekli çalışmalar yapılmayarak, Brusellalı hayvanlar imha edilmek yerine mezbahaya gönderilerek, etleri piyasaya sürülürken, bu hayvanların kesiminin yapıldığı salhanelerin sağlık koşullarına uygun olmaması ve kesimlerin veteriner kontrolünde yapılmaması da skandal olarak nitelendiriliyor.

Ülkede Brusella salgını yaşanırken, devlet bütçesinde kaynak olmadığı gerekçesiyle Brusella ile ilgili çalışmaların ülkede başlatılamadığı biliniyor.

Geçmiş hükümet döneminde Avrupa Birliği tarafından sağlanan 1 Milyon TL'lik kaynak yok edilirken, bu hükümet

35 SALHANEDEKİ KESİMLER

döneminde Brusella hastalığının önlenmesi için ayrılan 15 Milyon TL'lik kaynağın ise kuraklık tazminatı amaçlı kullanıldığını belirtiliyor.

Ülkede önüne geçilemeyen Brusellalı hastalığı nedeniyle, KKTC'nin hayvansal ürünlerinin, süt ve süt ürünlerinin Avrupa Birliği ülkelerine girişine izin verilmiyor. Hükümet yetkililerinin, ülkedeki Brusella hastalığının kökten yok edilmesi için kaynak yaratması gerektiği üzerinde duruluyor.

Geçmişte Brusellalı çıkan tüm hayvanlar Bakanlar Kurulu Kararlarıyla imha edilirken, Brusella'lı olduğu tespit edilen hayvanların mezbahalara gönderildiği açıklamaları, ülkedeki mezbahaların durumunu da gündeme getiriyor. Brusellalı hayvan etlerinin tüketilmesinde sakınca olup olmadığı tartışmaları da gündeme geliyor. Veteriner Dairesi, Brusella'lı ürünlerin belli derece dondurucuda bekletilmesi ve belli bir derecede kaynatılması halinde tüketilmesinde herhangi bir sakınca olmadığını savunurken; Türkiye'deki üniversitelerden profesörlerin bu konudaki resmi görüşleri dikkat çekiyor.

"BRUSELLALI HAYVANLAR İMHA EDİLMELİ"

Veteriner Dairesi, “Avrupa Birliği normlarına göre brusellalı hayvansal ürünler ve eti tüketilebilir. Kanında Brusella tespit edilen hayvanlar belli sistemde, kesim noktasında kesilmesinde ve belli bir derecede dondurucuda bekletilmesi ve kaynatılarak tüketilmesinde sakınca yoktur” diyor.

Halbuki, Nisan 2005 tarihli Tarım ve Orman Bakanlığı imzalı resmi belgede, Ankara Üniversitesi Veteriner Fakültesi Besin Hijyeni ve Teknoloji Anabilim Dalı Başkanlığı'ndan alınan bilgiye dayanarak, 'Bakanlık olarak görüşümüz Brusella'lı hayvanların imha edilmesi

yönündedir' deniyor.

"HAYVANLAR KESİLMEDEN ÖLDÜRÜLÜP İMHA EDİLİR"

Yine, 2004 tarihli Doç. Dr Tansel Şireli, Doç. Dr. Haydar Özdemir, Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. irfan Erol'un imzalarının bulunduğu, 'Ankara Üniversitesi Veteriner Fakültesi Besin Hijyeni ve Teknoloji Anabilim Dalı' raporunda; 'Brusella teşhis edilen koyun ve keçi etlerinde, şayet enfeksiyon akut devrede ise ve hayvanlarda ateş varsa hayvanlar kesilmeden öldürülüp imha edilir. Bunun dışındaki ateş göstermeyen hayvanların etleri, şarta tabi tutulur, kavurma şartıyla tüketimine izin verilir. Ancak uterus, meme, testis, dalak, böbrek, karaciğer gibi bütün iç organlar imha edilir. Bu hayvanların derileri mutlaka iyi bir şekilde dezenfekte edilir" deniyor.

"35 SALHANEDEKİ KESİMLER SAĞLIKSIZ"

Brusella'lı olduğu tespit edilen hayvanların mezbahalara gönderildiği açıklamaları, ülkedeki mezbahaların durumunu da gündeme getiriyor. Konuyla ilgili görüştüğümüz Hayvan Üreticileri Birliği Başkanı Mustafa Naimoğluları, ülke genelinde 2 büyük mezbaha olmak üzere toplamda 35 mezbaha bulunduğunu belirti.

Ülkedeki hayvanların kesiminin yüzde 80'inin büyük mezbahalarda yapıldığını belirten Naimoğluları, yüzde 20'sinin ise altyapıları sağlık koşullarına uygun olmayan, veteriner kontrolünde bulunmayan küçük salhanelerde yapıldığını açıkladı.

Küçük salhanelerde yapılan kesimlerin veteriner kontrolünde olmadığını kaydeden Naimoğluları, ülkedeki faaliyet gösteren iki büyük salhanede ise kesimlerin veteriner kontrolünde yapıldığını savundu.

GÖKŞAN: ÜRÜNLERİMİZİ DÜNYA KABUL ETMİYOR

Veteriner Dairesi Müdürü Ramadan Gökşan, Avrupa Birliği'nin süt ürünlerimizin Avrupa'ya gitmesinde kısıtlama koyduğu kriterlerden birinin de brusella olduğunu söyledi ve "sütün elde edildiği sürülerde brusella olmaması halinde yeşilhat üzerinden süt ve süt ürünlerine izin verileceği belirtiliyor" diye konuştu. Ülkede gittikçe yaygınlaşan ve bütçe gerekçe gösterilerek, tedbir alınması için uygulanması gereken 'Brusella Eralikasyon Projesi hayata geçirilemezken, Brusella hastalığının gittikçe yayıldığı belirtiliyor.

"BRUSELLAYI KÖKTEN TEMİZLEME PROJESİ YATTI"

Veteriner Dairesi Müdürü Ramadan Gökşan, proje bedelinin, Brusellalı hayvanların imhası da dahil 8-9 Milyon TL olduğunu belirtti.

Ülkede Brusella salgınını kökten temizlemek için hazırlanan 'Brusella Eralikasyon Projesi'nin kuraklık nedeniyle hayata geçirilemediğini belirten Müdür Gökşan, "bu projenin maddi boyutunu sigorta karşılayacaktı. Bu proje için kullanılacak sigorta parası kuraklık nedeniyle zarar eden vatandaşa ödendi. Dolayısıyla proje yattı. Allah isterse bu yıl, tabi işimiz Allah'a kaldı. Yani durumumuz çok da iç açıcı değil" diye konuştu. Brusella olmayan sürüler ve ürünle elde etme amaçlı hayata geçirilmesi gereken 'Brusella Eralikasyon Projesi' kapsamında, 4 buçuk yıl boyunca koyun, keçi, inekten kan alınması ve brusella tespit edilen sürülerin imha edilmesi gerektiğini anlattı.

NAİMOĞLULARI: "16 MİLYON TL HEBA EDİLDİ"

Mustafa Naimoğluları ise, devletin Brusella ile mücadele için sistemli bir çalışma yapmamasını eleştirirken, Brusella hastalığı için geçmiş hükümet döneminde sağlanan 1 Milyon TL'lik kaynak yok edilirken, bu hükümet dönemin de ayrılan 15 Milyon TL'lik kaynağın ise kuraklık tazminatı amaçlı kullanıldığını vurguladı.

"1 MİLYON TL NE OLDU?"

Geçmiş hükümet döneminde Avrupa Birliği tarafından sağlanan 1 milyonluk bir bütçenin ne olduğunu soran Naimoğluları, bu yıl ayrılan 15 Milyonluk kaynağın kuraklık gerekçesiyle tazmin amaçlı harcanmasını da eleştirdi. Naimoğluları şöyle konuştu: "Geçmiş hükümet döneminde bazı bölgelerde araştırmalar yapıldı, örnekler alındı ve bu hastalıkların boyutu araştırılmıştı ancak sonuçlar kamuoyuna açıklanmadı. Daha sonra bu kaynak birileri tarafından doğru kullanılmadı. Projenin başındaki kişi ve o dönem Veteriner Dairesi'nin başında olan kişi tarafından bu kaynak ne şekilde ortadan kaldırıldı bilinmiyor. Bu hükümet dönemin de, Brusella için ayrılan kaynak kuraklık tazminatı amaçlı kullanıldı."

"HÜKÜMET GEREKLİ KAYNAĞI BULMALI"

"Ülkede Brusella taramalarının başlatılması ve 3 ayda bir tarama yapılması gerektiğini bildirdik. Bu iş için hibe programları ve projeler oluşturularak bu çalışma yapılabilir. Tarım Bakanı, bu kaynağı bir yerden oluşturmalı ve ciddi şekilde bu hastalığın üzerine gitmelidir. Kaynak yok diyerek bu hastalığın daha da yayılmasına izin veremez. Hükümet gerekli kaynağı bulup bu hastalıkla mücadele başlatmalıdır."

Detay

 

Bu haber toplam 471 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
2 Yorum