1. HABERLER

  2. YAŞAM

  3. UZUN EVLİLİK İÇİN 'DOKUNMAK' ŞART
UZUN EVLİLİK İÇİN 'DOKUNMAK' ŞART

UZUN EVLİLİK İÇİN 'DOKUNMAK' ŞART

UZUN EVLİLİK İÇİN 'DOKUNMAK' ŞART

A+A-

Uzman Psikolog Nida Özşahin Terkuran, çiftlerin birbirine cinsellik amaçlı olmayan küçük dokunmalarının, evliliğin devamı için çok önemli olduğunu söyledi. 

Terkuran, çiftlerin birbirine cinsellik amaçlı olmayan küçük dokunuşlarının, evliliğin devamı için önemli bir unsur olduğunu söyledi. Terkuran, dokunmanın, birbirinin varlığını onaylamak demek olduğunu, vücudun seratonin hormonu salgılamasını sağladığını ve bunun da mutluluğu artırdığını belirtti. Terkuran, “Kısa bile olsa birbirlerine cinsellik dışı dokunan, sarılan eşlerin evlilik doyumlarının arttığı, yapılan araştırmalarda görülüyor” dedi.

 

KADINLARI DAHA ÇOK ETKİLİYOR

Eşlerin birbirlerine küçük dokunuşlarının, kısa temasların, evliliğin devamı için çok etkili olduğunu belirten Uzm. Psikolog Nida Özşahin Terkuran, “Eşler birbirine dokunduğunda sevgilerini göstermiş oluyorlar. Bu da özellikle kadınlar için önemli. Çünkü kadınlar, eşleri kendilerine dokunmadığında daha fazla eksiklik hissediyor. Kadınların eşlerinden en çok yakındığı şeyler arasında ‘Bana dokunmuyor, evde var mıyım yok muyum belirsiz. Sadece günlük ihtiyaçları için diyalog kuruyor’ şeklindeki şikayetler bulunuyor. Bu gerçeği görüp, evliliğini kurtaran çiftler var” diye konuştu.

 

ZAMAN İLERLEDİKÇE AZALIYOR

Dokunmanın en yoğun olarak flört döneminde yaşandığını, evliliğin ilerleyen yıllarında giderek azalıp bitme noktasına geldiğini belirten Terkuran şöyle konuştu:

“Dışarıda hiç tanımadığınız çiftlere baktığınızda, ne kadar süredir evli olduğunu anlayabilirsiniz. Yeni evliler yan yanadır, hatta birbirine sarılırlar, el ele tutuşurlar. Birkaç yıllık evli çiftler yan yana olsa bile uzak olurlar, el ele tutuşmazlar, sarılmazlar. Uzun süredir evli olan çiftlerin, düğün gibi sosyal ortamlarda çoğunlukla aynı masada bile oturmadığını görürsünüz.”

DUYGULAR CANLANIR

Eşlerin birbirine dokunmamasının, sevgilerinin azaldığı anlamına gelmediğini ancak bir ‘rutine girme’ ve ‘birbirinden uzaklaşma’ göstergesi olduğunu ifade eden Nida Özşahin Terkuran, “Kötü giden bir ilişkide bile insanlar birbirine dokunduğunda bir şeylerin iyiye gittiği görülür. Burada cinsellikten bağımsız bir dokunmadan bahsediyoruz. Yani saçını okşama, elini omzuna koyma, elini tutma ve özellikle sarılma. Çiftler dengeli bir evlilik ilişkisi sürdürmek için birbirlerine sarılmalıdır. Anlık dokunmalar bile birbirlerine olan duygularını canlı tutmalarını sağlar” dedi.

Bu haber toplam 693 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.