1. HABERLER

  2. SAĞLIK

  3. VARİSLE YAŞAM NASIL?
VARİSLE YAŞAM NASIL?

VARİSLE YAŞAM NASIL?

VARİSLE YAŞAM NASIL?

A+A-

Varis, bacaklardaki kirli kanı yukarıya taşıyan damarların genişlemesi ve görevini yapamamasıdır.

* Sabahları yataktan kalktığında bacakların yorgun ve şiştir. 

* Gün içinde daha fazla şişeceğini bilirsin. 

* Yürümek ya da ayakta durmak istemezsin. 

* Ayaklarının ve bacaklarının daha da fazla şişeceğini bilirsin. 

* Bayansan çok uzun zamandır etek ve elbise, erkeksen çok uzun zamandır şort giymek istememişsindir. 

* Çünkü bacağındaki şekil bozukluğundan ve renk değişikliğinden rahatsızsındır. 

* Bacaklarına bakmak bile istemezken başkalarının görmesini hiç istemezsin. 

* Sen varis hastası olabilirsin. 

 

VARİS NEDİR?

Varis, bacaklardaki kirli kanı yukarıya taşıyan damarların genişlemesi ve görevini yapamamasıdır. Bu damarlar içinde bulunan kapakçıklar, kanın yukarıya çıkmasına izin verirken aşağı kaçmasına izin vermez. Bu kapakçıklar damardaki kan akışının her zaman yukarıya doğru olmasını sağlar. Ancak varis olan damarın çapı genişlediğinden kapakçıkların uçları birbiriyle karşılaşamaz, kan yer çekiminin etkisi ile alt bacakta birikir. Bu durumda bacak çapında genişleme, ağrı, kaşıntı, yorgunluk hissi ve huzursuzluk oluşur. Kirli kanın bacaktan yukarıya çıkamaması ilerleyen zamanda ayak bileğinde renk değişikliği ve şişliğe daha sonrasında da yaraların açılmasına neden olabilir.

VARİS NASIL TEŞHİS EDİLİR?

Hasta önce Radyoloji uzmanı tarafından muayene edilir, bacak fotoğrafları çekilir, daha sonra hasta ayakta dururken Doppler ultrason yapılır. Bu sayede Radyoloji uzmanı tarafından hasta damarın haritalandırılması yapılır. Tedavi için planlama yapılır. Bu haritalama işlemi daha sonra Radyoloji uzmanı tarafından yapılan tedavinin başarısına doğrudan etki eder.

VARİSİN TEDAVİSİ NASIL YAPILIR?

Bir damar hastalığı olan varis, uzun yıllar boyunca Kalp Damar Cerrahisi Uzmanları tarafından takip edilmiş ve son aşamada varisli damarın ameliyathanede koparılarak çıkarılması ile tedavi edilmiştir. Ancak damarın çıkarılma şeklinden dolayı bacaktaki iyileşme süresi uzun, ağrılı ve zaman zaman kanamalı olmuştur. Bu nedenle pek çok varis hastası ameliyattan korkmuş ve tedaviden kaçınmıştır.

2000’li yılların başından itibaren lazer teknolojisi tıbbın hizmetine sunuldu. Bununla birlikte varis tedavisinde de lazer kullanılmaya başlandı.

Lazer, varis tedavisinde iki şekilde kullanılmaktadır. Bunlardan birincisi cilt altında bulunan kılcal varisli damarların yüzeyel lazer ışını ile yakılması ile yapılmaktadır. İkincisi varisli toplardamarın damar içinden lazerle kapatılması şeklindedir. Temel olarak varisin tedavisinde amaç; artık çalışmayan hastalıklı damarın kapatılmasıdır. Her iki tedavide de amaç hastalıklı damarın yok edilmesidir. Lazerle varis tedavisi esnasında hastalara narkoz verilerek hasta uyutulmaz, sadece bacak uyuşturulur. Bu tedavi yönteminde hasta tedaviye yürüyerek gelir, kendisine yapılan işlemi izler ve yürüyerek evine gider. Hatta ertesi gün işe gitmesi de mümkün olur. Lazerle yapılan varis tedavisi son derece konforlu, hızlı, ağrısız ve sağlıklıdır.

Lazerle kapatılan damar ile birlikte bu damara bağlı bulunan ancak lazer ile tedavi edilemeyecek büyüklükteki damarlara köpük tedavisi (skleroterapi) uygulanır. Böylece hastanın tedavisi bir bütün halinde ele alınarak tamamlanır.

TEDAVİNİN SONUÇLARI

Tedavi edilen hastaların pek çoğu bu tedavi sonrasında şikâyetlerin gerilemesinin çok hızlı gerçekleştiğini ifade etmişlerdir. Hasta, bacağındaki düzelmeyi bariz biçimde izler. Varise bağlı ağrılar kaybolur. Kaşıntı yok olur. Toplardamar kapandığı için toplardamara bağlı diğer damarlardaki genişleme de azalmaya başlar.

Daha önce bir bacağından varis ameliyatı olmuş ve daha sonra diğer bacağında oluşan varisi lazerle tedavi ettiren varis hastaları iki tedavi arasındaki farkın çok büyük olduğunu ifade ettiler.

Lazerle varis tedavisi Kalp Damar Cerrahları, Genel Cerrahlar, Radyoloji Uzmanları tarafından uygulanabilmektedir. Ancak burada Radyoloji Uzmanlarının avantajı; hastalığın teşhisini, planlamasını, tedavisini ve takibini tek elden sürdürebilmeleridir.

Sağlıklı günler dileriz.

Radyoloji Uzmanı Dr. Rengin TÜRKGÜLER

Bu haber toplam 589 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.