1. HABERLER

  2. KIBRIS

  3. VATANDAŞ TEPKİLİ
VATANDAŞ TEPKİLİ

VATANDAŞ TEPKİLİ

Cumhuriyetçi Türk Parti-Birleşik Güçler (CTP-BG) ,Demokrat Parti-Ulusal Güçler (DP-UG) hükümetinin göreve gelir gelmez vatandaşlık işlemlerini durdurması tepkilere neden oldu.

A+A-

Cumhuriyetçi Türk Partisi-Birleşik Güçler (CTP-BG), Demokrat Parti-Ulusal Güçler (DP-UG) hükümeti “Yeni Vatandaşlık Yasası” oluşturana kadar işlemleri durdurduklarını açıkladı. Bu açıklama 20 yılı aşkındır ülkede yaşayan, defalarca başvuru yaptığı halde kapıdan geri çevrilen Türkiyeli vatandaşların kâbusu oldu. Her ne kadar hükümet adil bir düzenleme yapacağını açıklasa da kapıdan geri çevrilenler umutlu olmadıklarını söyledi.

Star Kıbrıs’a konuşan Türkiyeli vatandaşlar, burada doğan çocuklarının doğum belgesine dahi “Vatandaşlığa hak sahibi değildir” damgasının vurulduğunu ifade ederek, “Burada doğan bebeklere bu damgayı layık görenlerin adaletli davranacaklarını sanmıyoruz” dedi.

Konuyla ilgili açıklama yapan Avukat Barış Mamalı ise başvuru hakkına sahip olmanın vatandaşlık alma anlamına gelmediğini belirterek, “Vatandaşlık verme, tamamen İçişleri Bakanlığı’nın yasal takdirine kalmıştır. Ancak bu takdir hakkı yıllarca torpil ve seçimlerde avantaj sağlama amacıyla kullanıldığı için büyük adaletsizlikler yaratmıştır” dedi.

İLK İŞLERİNDEN BİRİ BU OLDU
CTP-BG-DP-UG hükümetinin göreve gelir gelmez ele aldığı ilk konulardan biri vatandaşlıklar oldu. İçişleri Bakanı Teberrüken Uluçay vatandaşlık işlemlerini “Yeni Vatandaşlık Yasası” oluşturana kadar durdurduklarını açıkladı. Yirmi yıldan fazladır KKTC’de yaşayıp ancak vatandaşlık alamayanlar ise oluşturulacak yasayı dört gözle bekliyor.

YASA VAR UYGULAMA TAMAM DEĞİL
Mevcut yasa ise 5 yıl gibi bir süre zarfında KKTC’de ikamet edenlere vatandaşlığa başvuru hakkı tanıyor. Vatandaşlık Yasası’nın 9. Maddesi (istisnai durum hariç) KKTC sınırları içerisinde 5 yıl daimi ikamet eden yabancı uyruklu reşit kişilerin, KKTC’ye yerleşmeye karar verdiğini davranışı ile teyit etmesi, iyi ahlak sahibi olması ve genel sağlık bakımından tehlike teşkil eden hastalığının bulunmaması şartları ile başvuru yapma hakkını kazanmasını öngörüyor. Bu şartlara uyan birçok kişi yaptığı başvuru sonrası vatandaşlık alma hakkına sahip olurken, aynı şartlara sahip olan birçok kişi ise kapıdan geri çevrildi.

BİRÇOK KİŞİ MAĞDUR HİSSEDİYOR
KKTC’de uzun süredir yaşayan ve defalarca başvuru yaptıkları halde vatandaşlık alamayanlar Star Kıbrıs’a konuştu. Hak etmeyenlerin vatandaş yapıldığını, hak edenlerin ise dışarda kaldığını ifade eden Türkiyeli vatandaşlar, hükümetin vatandaşlıkları durdurduğunu yeni bir yasal düzenlemenin yapıldığını dile getirerek, “Yeni düzenlemeden umutlu değiliz. Yasal tüm gereklilikleri yerine getirmemize rağmen bize vatandaşlık verilmedi. Bundan sonra da haklarımızı koruyacak bir siyasinin çıkacağını sanmıyoruz” şeklinde konuştular. Burada evlenip çocukları burada doğanlar ise , “Çocuklarımızın doğum kâğıdında “Vatandaşlığa hak sahibi değildir” damgası var. Böyle bir damgayı burada doğan bebeklere layık görenlerin adaletli davranacaklarını sanmıyoruz” dediler.

SÜLEYMAN TOPACA: “YILLARIM BURADA GEÇTİ”
“KKTC’ye 1993 yılında 22 yaşındayken geldim. Şimdi 42 yaşındayım. Tüm hayatım burada geçti; burada evlendim ve iki çocuğum burada dünyaya geldi. Bu ülkeye 22 yıl önce gelmeme ve istenilen şartları yerine getirip başvuru yapmama rağmen halen vatandaş olma hakkına sahip olamadım. Esas hak edenler dışarda kalırken, hak etmeyen birçok kişi vatandaşlığı aldı.

“SAHİP ÇIKSALARDI, BAŞKA OLURDU”
Yıllarım burada geçti ancak bize sahip çıkmadıkları için yatırımlarımı buraya yapamadım. Eğer vatandaş olsaydım tüm planlarımı bu ülke için yapacaktım. Birçok kişi de benimle aynı görüşte olduğu için burada bir ev almaya dahi yanaşmıyor.

“DOĞUŞTAN DAMGALI”
Biri 4 diğeri 8 yaşında iki çocuğum var ve ikisi de burada doğdu. Çocuklarımın doğum kâğıdında “Vatandaşlığa hak sahibi değildir” damgası var. Bize sahip çıkmadılar ama bu ülkede dünyaya gelen çocuklara da sahip çıkmıyorlar. Vatandaşlık yasasında düzenleme yapılacakmış. Burada doğan bebeklere doğar doğmaz hak sahibi değildir damgasını layık görenlerin adaletli davranacaklarını sanmıyorum.”

OSMAN YİKİT: “DEFALARCA BAŞVURDUK”

“Ailece 21 yıl önce KKTC’ye geldik. İlkokul olmak üzere üniversite dâhil tüm eğitim hayatım burada geçti. 10 yaşında geldiğim bu yerde şimdi 31 yaşındayım. Annemin 17 yıldır kesintisiz çalışma izni var. Dört kez vatandaş olmak için başvuruda bulundu. Her başvuru için kan tahlili gibi tüm prosedürleri yerine getirdi. Ancak sonuç olarak ne annem ne de ben bu ülkenin vatandaşlığına kabul edilmedik.

“NE ORADA NE DE BURDA”
Bu ülkenin yasaları neyi öngörüyorsa onu yerine getirdik. İnsanlar yasaya göre hak kazanmışsa neden bu hak verilmez anlamak çok güç. Türkiye’ye gittiğimiz zaman bize Kıbrıslı diyorlar. Burada ise Türkiyeliyiz, nereye gitsek yabancı durumuna düştük. Benim gibi çok insan var. Hepimiz arada kaldık.

“İŞİN SIRRI NEREDE”
Bu ülkeyi vatan bildik ve hayatımıza burada sürdürmeye karar verdik. Ancak merak ettiğim konu ise şu; iki günlük insanlar vatandaşlık aldı ama 20 yıldan fazladır burada yaşayanlar ise halen bekliyor. Neye göre seçim yapılıyor anlamadık ama bu seçimlerin yasalara göre olmadığı ortada. Çünkü biz yasal tüm gereklilikleri yerine getirdik. Ama yine de vatandaş olamadık.”

“RAGIP ALİOĞLU: UMUDU YİTİRDİLER ”

Siyasiler yeri geldiğinde adaletten bahsediyorlar. Hukuk ve yasalar ile ilgili konuşuyorlar. 22 yıldır burada yaşıyorum ancak ne ben ne de burada doğup büyüyen çocuklarım vatandaşlık alamadık. Zaten çocuklarımız dünyaya gelir gelmez doğum kâğıdına , “Vatandaşlığa hak sahibi değildir” damgası vuruyorlar. Adaletten konuşan siyasilere sormak istiyorum; bu uygulamanın neresi adil. Yeni bir yasal düzenleme yapılıyormuş benim hiç umudum yok. Bekleyip göreceğiz, umarım adil bir düzenleme olur ama yaşadıklarımızdan sonra pek umutlu değilim.”

MEHMET BARAN: “NEYE GÖRE, KİME GÖRE”
Bazı ülkelerde 5 yıl yaşayanlara vatandaşlık veriliyor. Burada 20-25 yıldır yaşayan, evlenen ve aile kuran birçok insan halen vatandaş yapılmadı. İnsanlar neye göre sınıflara ayrılıyor ya da neye göre vatandaş yapılıyor anlamadık. Eğer yasaların şart koştuklarını yerine getirip vatandaş olmuşlarsa neden bize de bu hakkı vermediler. Eğer yasaya göre değilse neye göre vatandaşlık veriliyor. Bu ayrımı yapabilmiş değiliz. İnşallah vatandaşlıklarla ilgili yeni düzenleme adil ve hak edenlerin hakkına sahip olacağı bir şekilde olur.”

MAMALI: “ADALETSİZLİK YAPILDI”

Türkiyeli vatandaşlar, istenilen şartları yerine getirdikleri halde vatandaş olamadıklarından şikâyetçiolurken, Star Kıbrıs’a konuşan Avukat Barış Mamalı, istenilen kriterlerin yerine getirmesinin sadece başvuru hakkı kazandırdığını, başvuru hakkının vatandaşlık alma anlamına gelmediğini belirterek, “ Vatandaşlık verme, tamamen İçişleri Bakanlığı’nın yasal takdirine kalmıştır. Ancak bu takdir hakkı yıllarca torpil ve seçimlerde avantaj sağlama amacıyla kullanıldığı için büyük adaletsizlikler yaratmıştır” dedi.

HAK EDENLER TORPİLE KURBAN GİTTİ
Yıllarca yapılan keyfi vatandaşlıkların bugünkü sorunun ana kaynağını oluşturduğunu ifade eden Mamalı sözlerini şöyle sürdürdü: “Her yapılan vatandaş devlete ek bir maddi külfettir. Devletin ekonomik gücüne, alt yapı kaynaklarına ve Kıbrıslı Türk toplumunun gelenek ve kültürüne aldırış edilmeden sırf seçimde oy kaygısıyla yapılan birçok vatandaşlıklar vardır. Ve bu tür vatandaşlıklar nedeniyle gerçekten yaşam tarzı, kültürümüze olan uyumu, toplum tarafından kabul edilme durumu, ekonomik hayata katkısı açısından uygun olan yabancıların vatandaş olmasını da engellemiştir.”

ÜLKE KÜÇÜK, ALT YAPI YETERSİZ
KKTC’nin küçük ve ekonomik açıdan güçsüz olduğunu, alt yapısının yeni vatandaşlıkları kaldıramayacak noktaya geldiğini ifade eden Mamalı, kaçak işçiliğin ve kayıt dışılığın çok fazla olması nedeniyle yeni vatandaşlıkların maddi külfetinin karşılanamaz durumda olduğunu söyledi. Mamalı, Kuzey Kıbrıs’ın demografik yapısının bozulduğunu, vatandaşlıkların durdurulmasını (Evlilik hariç) bu açıdan önemsediğini dile getirdi.

ŞARTLAR UYGUNSA BAŞVURU HAKKI DOĞAR
Mamalı, Yurttaşlık Yasası’nın 9. maddesindeki istisnai durumlar hariç KKTC’de 5 yıl daimi ikamet eden yabancı uyruklu reşit kişilerin, iyi ahlak sahibi olması, genel sağlık bakımından tehlike teşkil eden hastalığının bulunmaması, kendisinin ve geçimi ile yükümlü olduğu kimselerin geçimini sağlayacak gelire ve işe de sahip olması halinde İçişleri Bakanlığı’na başvuru yapma hakkını kazandığını söyledi.

TAKDİR BAKANLIĞIN
Mamalı, “ Çoğu yabancının yanlış bildiği bir durumu aydınlatmak isterim. Bu saydığım kriterlerin var olması demek mutlaka sizin vatandaş olacağınız anlamına gelmez. Bu şartları taşımak sadece vatandaşlık için başvuru yapma hakkı kazandırır. İçişleri Bakanlığı’nın yasa gereği vatandaş yapma noktasında takdir hakkı vardır, ister vatandaşlığı verir isterse vermez”dedi.

HER ÜLKEDE FARKLI UYGULAMA
Her ülkenin kendi olgularına ve şartlarına göre bir vatandaşlık politikası yürüttüğünü ifade eden Mamalı, hassas ve ülkeler açısından stratejik önemi olan bir konu olduğu için her ülkenin kendi şartlarına göre kurallar belirlediğini dile getirdi. Örneklerle açıklama yapan Mamalı, “İsrail’de Yahudi olmayan bir yabancının vatandaşlığa alınması mümkün değildir. Çünkü tarihsel geçmişleri, yaşadıkları zulümler, binlerce yıl sonra kurdukları devleti ayakta tutma noktasındaki düşünceleri kendilerini böyle bir politika izlemeye itmiştir. Bir başka ülke ise, büyük yüzölçümüne rağmen çok az olan nüfusunu artırabilmek için kolayca vatandaş yapabilmektedir” şeklinde konuştu.

KÖTÜ EMELLERE AÇIK BİR YASA

Mamalı, KKTC’de ise vatandaşlık konusunun yasal zeminden çıkarılıp Anayasal zeminde güvence altına alınması gerektiğini söyledi. Mevcut Vatandaşlık Yasası’nın ‘kötü ellerde keyfi şekilde kullanabilmeye açık hükümler taşıdığını” dile getiren Mamalı şunları söyledi: “Nüfusumuzun aşırı şekilde şişirilmesi bir yana keyfi şekilde fahiş sayıda vatandaş yapılması bugün toplumumuz açısından büyük bir endişe kaynağı olmaktadır. Ekonomik ve sosyal açıdan ciddi sorunlar yaratan hızlı ve gereğinden çok vatandaş yapılabilmektedir. Konuyu yasal zeminden çok anayasada güvence altına almak gerekmektedir. Çünkü bugünkü iktidar vatandaşlığı zorlaştırıcı düzenlemeler yapabilir ama daha sonra gelecek olan da tam aksi yasal düzenlemeler yapabilecektir.”

MAMALI’NIN BİR ÖNERİSİ VAR
Mamalı, Anayasa’da “Başka bir devletin tabiiyetinde iken Cumhuriyet vatandaşlığına kabul edilenlerin, toplam Cumhuriyet vatandaş sayısı içindeki oranları hiçbir hal ve şartta yüzde 15’i geçemez. Ancak, evlilik yoluyla Cumhuriyet vatandaşı olanlar ile Cumhuriyet vatandaşlık hakkına 1960 Kıbrıs Cumhuriyeti çerçevesinde sahip olup başka bir devletin vatandaşı olanlar bu orana dâhil edilmez” şeklinde bir değişiklik yapılabileceğini önerdiğini söyledi.

Star Kıbrıs

Bu haber toplam 1364 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.