1. HABERLER

  2. KIBRIS

  3. “VATANDAŞLIK İLE İLGİLİ KRİTERLER NET OLMALIDIR”
“VATANDAŞLIK İLE İLGİLİ KRİTERLER NET OLMALIDIR”

“VATANDAŞLIK İLE İLGİLİ KRİTERLER NET OLMALIDIR”

“Annan Planı döneminde farklı düzenleme vardı. Şimdiki çözüm şekli ondan daha iyi olabilir fakat...''

A+A-

 

KKTC Karadeniz Kültür Derneği Başkanı Baki Aygün, TMK yasasına göre iadenin, mülkiyete konulmayan sınırlı sayıda olan kuzeydeki Rum malları için geçerli olduğunu belirterek, mülkiyet konusundaki görüşmelerde, Taşınmaz Mal Komisyonu (TMK) yasasının belirli düzenlemelerle temel alınmasıyla, büyük oranda sorunun çözüleceğini söyledi.

Yurtdışından gelen insanların hangi kriterlere göre vatandaş olacağıyla ilgili yasa belirlenmesi gerektiğinin altını çizen Aygün, vatandaşlığın “popülizm” malzemesi haline dönüştüğünü vurguladı. Ülkedeki sorunların temel nedeninin “seçim sistemi” olduğunu kaydeden Aygün, karma ve çoklu tercih sisteminin, insanların politikacılar üzerinde popülist davranış şekli yarattığını söyledi.

“Polisin sivile bağlanması” sorununun çözülememesinin sebebinin “ideolojik yaklaşımlardan” dolayı olduğunu ifade eden Aygün, “kamunun polisten daha iyi bir idare şekline dönüştürüldükten” sonra “polisin sivile bağlanması” gerektiğini aktardı. ADA TV’de Nazmi Pınar’ın sunduğu Ada Raporu programına konuk olan KKTC Karadeniz Kültür Derneği Başkanı Baki Aygün, bu yıl 22. si düzenlenecek olan “Alev Kayası Yayla Şenliği” ile ilgili açıklamada bulundu.

“TMK YASASI TEMEL ALINIRSA, MÜLKİYET SORUNU ÇÖZÜLÜR”

Mülkiyet konusuyla ilgili değerlendirmede bulunan Aygün, 2004 yılında Taşınmaz Mal Komisyonu (TMK) çerçevesinde kuzeyde bırakılmış Rum mallarının belli ölçülerde tazmin ve takas şekliyle çözüme kavuşturulduğuna değinerek, taşınmaz, eşdeğer, mücahit, asgari bölgelerde kalan, kamu, KKTC tapusu olan ve tahsis şeklinde verilen malların iadesinin öngörülmediğini kaydetti.

TMK yasasına göre iadenin, herhangi bir mülkiyete konulmayan sınırlı sayıdaki kuzeydeki Rum malları için geçerli olduğunu aktaran Aygün, “mutlak maddi tazminat” ile sorunun çözülebilmesini “KKTC açısından büyük kazanım” olarak değerlendirdi. Mülkiyet konusundaki görüşmelerde TMK yasasının belirli düzenlemelerle temel alınmasıyla, büyük oranda sorunun çözüleceğini ifade eden Aygün, Türklerin güneydeki malları için kayıtların verilmediğini, beyana dayalı puan tespiti yapıldığını belirterek yaklaşık 3 katı eşdeğer puanın olduğu, fazladan eşdeğer puanın çıktığı yönünde bilgilerin olduğunu söyledi.

Geçmiş dönemde yapılan değerlendirmelerle, günümüzün arazi değerlendirmelerinin farklı olduğuna vurgu yapan Aygün, İskan yasalarına göre “araziye değerin, tarımsal değerin verimi esas alınarak” biçildiğini belirterek puanlama şekliyle arazilerin değerlendirilmesi şeklinde çelişki olduğunu kaydetti.

Garanti ve egemenlik konusunun mülkiyete etkisi olacağını dile getiren Aygün, “Annan Planı döneminde farklı düzenleme vardı. Şimdiki çözüm şekli ondan daha iyi olabilir fakat ilk söz sahibiyle ilgili bilgi sahibi olmamaktan dolayı endişeliyiz” şeklinde konuştu.

“İNSANLARIN NASIL VATANDAŞ OLACAĞIYLA İLGİLİ KRİTERLER NET OLMALIDIR”

Meclisin gündeminde olan yurttaşlık yasa tasarısıyla ilgili eksiklikleri yazılı olarak sunduğunu belirten Aygün, “Mevcut yurttaşlar arasında farklı tanımlamalara itiraz ettik. Yurttaşlık hakkı kazanmış insanlarımızın işlemlerinde bekletilme var” dedi.

Hukuk devletinde mevcut yasanın uygulanması gerektiğine işaret eden Aygün, hükümetten vatandaşlık konusunun büyük oranla çözüleceği şeklinde sözler aldığını kaydetti.

Yurtdışından gelen insanların hangi kriterlere göre vatandaş olacağıyla ilgili yasa belirlenmesi gerektiğini vurgulayan Aygün, “Vatandaşlık talebi olan insanların belli hak ve hukuk çerçevesinde tespit edilerek, nasıl vatandaş olacağı net olmalıdır” ifadesini kullandı.

Aygün, vatandaşlığın “popülizm” malzemesi haline dönüştürülmemesi gerektiğinin altını çizerek, “Ülkede yaşayan fakat vatandaş olmayan insanların, insanlık dışı ilişkilere dayanan yaşam şekli var. İnsanların nasıl vatandaş olacağıyla ilgili kriterler net olmalıdır” dedi.

“SORUNLARIN TEMEL NEDENİ SEÇİM SİSTEMİ”

Ülkedeki sorunların temel nedeninin “seçim sistemi” olduğunu ifade eden Aygün, karma ve çoklu tercih sisteminin, insanların politikacılar üzerinde popülist davranış şekli yarattığını söyledi. Siyasetçilerin oy kaybetme düşüncesiyle belli yasalara hayır diyemediğini belirten Aygün, “1998’de 3 ilçenin 5 ilçe olması” örneğini vererek, eğitim sistemindeki sorunlara değindi.

Aygün, “memur suçludur, ıslah edilmelidir” şeklindeki bakış açısının yanlış olduğunu ifade ederek, “Memuru yönetemiyorsanız kimi yöneteceksiniz? Yönetenler, yönettikleriyle ilgili şikayet edemez. Memurların cezalandırılmasıyla ilgili yasal boşluk yoktur” ifadesini kullandı.

Kamu sistemdeki sorunların temel nedeninin “seçim sistemi” olduğunu vurgulayan Aygün, milletvekiline üretim anlamında yardımcı olacak, fikir verecek eğitimli ve bilgi birikimine sahip, altyapısı olan kişilere ihtiyacı olduğuna işaret ederek, milletvekillerin müşavirlerden yararlanmadığını, “aynı eğitime sahip insanların farklı hizmet sınıfları arasında geçişine imkan veren” yasa değişikliğinin kullanılmadığına değindi.

Sendikaların grev yapmasıyla ilgili eleştiride bulunan Aygün, “Grevleri önleyecek mekanizmalar belli. Mekanizmaları yönetenlerin insafına bırakırsanız, yönetimi şikayet etmeye hakkınız yoktur” dedi.

“POLİSTEKİ YAPI, KAMUDAN DAHA DÜZGÜN”

Polisin sivile bağlanmasıyla ilgili sorunun çözülememesinin sebebinin “ideolojik yaklaşımlardan” dolayı olduğunu ifade eden Aygün, “Polisin sivile bağlanması demek, şikayet ettiğimiz sisteme dönüşmesi demek. Polisteki yapının kamudan daha düzgün olduğunu düşünüyorum” ifadesini kullandı.

Aygün, sözlerini şöyle sürdürdü:

“İnsanlara polis kötü yönetiliyor denilip, daha kötü yönetime ikna mı edeceksiniz? Teorik olarak polis sivil olmalıdır, fakat kamuyu polisten daha iyi bir idare şekline dönüştürdükten sonra polis sivile bağlayalım.”

“BU YIL SAMSUN YÖRESİNE AİT MÜZİK YAPACAĞIZ”

1992 yılında kurulan ve 23 yıldır kültürel ve sosyal alanda faaliyetlerini yürüten derneğin, bu yıl 22. si düzenlediği Alev Kayası Yayla Şenliği’nin en geniş kapsamlı katılım hazırlığı içerisinde olmanın heyecanını dile getiren Aygün, şenlikte bu yıl “horon” müziğinin dışında, KKTC’de yaşayan Samsunlu insanlara açılım yapma adına “Çarşamba yöresi”ne ait müzik yapılacağını söyledi.

Star Kıbrıs

 

Bu haber toplam 689 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.