1. HABERLER

  2. VATANDAŞLIK SİYASETİN OYUNCAĞI OLMAMALI
VATANDAŞLIK SİYASETİN OYUNCAĞI OLMAMALI

VATANDAŞLIK SİYASETİN OYUNCAĞI OLMAMALI

Siyasetin deneyimli isimleri yeni hükümetin vatandaşlıklar konusunda izleyeceğini açıkladığı tutumu değerlendirdi.

A+A-

Siyasetin deneyimli isimleri yeni hükümetin vatandaşlıklar konusunda izleyeceğini açıkladığı tutumu Yeni Bakış’a değerlendirdi.

Bozkurt: Vatandaşlıklar konusu çok tartışılan ülkenin yaralarından biridir,  meclisin oybirliğiyle uzlaşacağı bir formülle kriterler saptanarak bu işle artık oynanmamalıdır. Vatandaşlık verme konusu bana göre siyasetin elinden alınmalı ve yargıya intikal edilmelidir. Bu durumun birçok ülkede de örnekleri vardır. Böylelikle de siyasetin, vatandaşlık konusunu kullanması da önlenmiş olur

Uzun: Vatandaşlıkların artık kontrol altına alınması gerekmektedir. Bu konuda irade varsa büyük bir sorun olmayacağına inanıyorum. Vatandaşlığın bugün sorun haline gelmesinin sebebi TC’den buraya çalışmak için gelenlerin iş hayatına girebilmek için birçok prosedürü yerine getirmek istememelerinden kaynaklanmaktadır

Coşar: Hakkı olmayan ve yasaya uygun olmadan yapılan vatandaşlıklar dahi olsa verilen vatandaşlıkları geri alamazlar. Tabi ki mahkeme noktasında yanlış bir şey bulunursa o zaman iptal söz konusu olabilir, ama bu noktada da yanlış bir şey varsa bile kimse yanlış yaptım demez

Eniz ORAKCIOĞLU

Meclis eski Başkanlarından  İsmail Bozkurt, “Müşavirlik rezaletin daniskasıdır”

Eski Meclis Başkanlarından İsmail Bozkurt, 4’lü koalisyonun daha fazla müşavir yaratılmaması kararının çok olumlu bir gelişme ancak yeterli olmadığını işaret ederek, “Esasen 3’lü kararname sistemini ortadan kaldırmak veyahut kapsamını daraltmak gerekmektedir.

Ama 4’lü koalisyonun vurguladığı üçlü kararname değil, sadece müşavirlikle ilgili önlem alınacağı yönünde. Yine de daha çok müşavirin yaratılmaması olumlu bir adımdır ve en azından bir adım atılmış olacaktır. Keşke müşavirlikle birlikte üçlü kararname sistemi de ameliyata yatırılsa ve daraltılsa. Benim açıklamalardan anladığım müdürlükler üçlü kararnameyle atanmaya devam edecek, ama müdür veya müsteşar mevkiine atananların o mevkilerden ayrıldıktan sonra müşavir olmayacaklarıdır. Alınan karar doğru olmakla birlikte müşavirlik rezaletin daniskasıdır ve dünyada da eşi benzeri yoktur. Ben bu kararı yüzde yüz desteklerim, ama keşke bir adım daha atsalar ve 3’lü kararnameyi da daraltsalar” diye konuştu.

“Vatandaşlık verme siyasetin elinden alınmalı”

Yeni hükümetin hukuksuz vatandaşlıkların iptali açıklamalarını da değerlendiren Bozkurt, “Anayasamıza göre vatandaşlık alan herhangi bir kimseyi vatandaşlıktan çıkarmak mümkün değildir ve hukuka uygun olarak alınan vatandaşlıkları iptal etme olası değildir. Ancak yasaya ve hukuka uymayan vatandaşlıklar iptal edilebilir, ama oda hukuki bir sorun olacaktır. Vatandaşlıklar konusu da bu ülkede çok tartışılmıştır ve ülkemizin yaralarından biridir, bu nedenle ben hükümetin bu kararını da destekliyorum. Önemli olan bu konuyu tartışma konusu olmaktan çıkarmaktır. Yani meclisin oybirliğince uzlaşacağı bir formülle kriterler saptanarak bu işle artık oynanmamalıdır. Öte yandan vatandaşlık konusunda her zaman savunduğum bir nokta da vatandaşlık verme konusu bana göre siyasetin elinden alınmalı ve yargıya intikal edilmelidir. Bu durumun birçok ülkede de örnekleri vardır. Eğer bir kimse vatandaşlığa başvuracaksa ve bütün belgelerini hazırladıysa, mahkemeye başvurur, hakim de oturup vatandaşlık verilip verilmeyeceğine karar verir.  Böylelikle de siyasetin vatandaşlık konusunu kullanması da önlenmiş olur. Bu adım biran önce atılmalıdır çünkü atılmadığı sürece tartışmalar son bulmayacaktır. Bunların yanında bizim küçük bir toplum olmamızdan dolayı yapılan vatandaşlık sayısı siyasi iradeye yansıyabiliyor ve ülke siyasetini etkiliyor” dedi.

Maliye eski Bakanı Ahmet Uzun,“Bir formül bulmak mutlaka gerekir”

Maliye eski Bakanlarından Ahmet Uzun da, yeni hükümetin müşavirlerle ilgili tutumunu olumlu olarak değerlendirerek, “Her gelen parti müsteşarını ve müdürlerini değiştirdiği için maalesef kamu görevinde işin ehli adam da kalmıyor. Buna bir formül bulmak mutlaka gerekir ki yıllardır bu konu hep gündeme geldi ama önlem hiçbir zaman alınamadı. Bu hükümet bana göre çok güçlü bir hükümettir ve birçok şeyi başarabileceğini düşünüyorum. Çünkü hükümet 4 partiye dayanıyor. Eğer hükümet tek partiden oluşsa geriye kalan 5 parti tek partiye muhalefet olacaktı,  ama oluşan hükümetle dört partinin desteğini alan, dört partinin tabanının desteğini alan bir hükümet oluşmuştur. Dolayısıyla dışarda bir tek UBP ve YDP kalıyor, UBP bayağı hırpalanmıştır ve öncelikle kendilerine çeki düzen vermek durumundadır, bu nedenle güçlü bir muhalefet yapabileceklerini sanmıyorum.

Dolayısıyla bu olanağı lehe çevirmek lazım diyorum. Dolayısıyla bu hükümetin birçok şeyi başarması gerekiyor” dedi.

“Eski görevlerine geri gönderilmeliler”

Müşavirlik sorununu çözmenin basit olduğuna dikkat çeken Uzun, “ Görevden alınan müdür veya müsteşarlar eski görevine geri gönderilmeli ve orada görev icra etmeye devam etmelidir. Ya da tüm müşavirleri kamu hizmeti komisyonunun atanmasına bırakacaksın ki orda da zaman içerisinde siyasiler ve bürokratlar arasında bir sorun yaşanma ihtimali büyüktür” şeklinde konuştu.

“En büyük sorun ekonominin büyümesi”

Ülke genelinde en büyük sorunun ekonominin büyümesi olduğunu ve birinci sırada önlem alınması gereken konunun da bu olduğunu vurgulayan Uzun, “Bizim bir numaralı sorunumuz gidip gidip duvara vurduğumuz Kıbrıs meselesiyse, o zaman iki numaralı sorunumuz olan ekonomi bir numaralı sorun haline geliyor. Bu nedenle en başta ülkenin en büyük sorunu olan ekonomi için önlemler ve tedbirler alınmalıdır” diye konuştu.

“Vatandaşlıklar artık kontrol altına alınmalı”

Vatandaşlıklarla ilgili değerlendirmelerde de bulunan Ahmet Uzun, şunları söyledi; “Hatırlarsanız CTP hükümete geldiğinde yapılan vatandaşlıklar için dava açmış ve yüzlerce vatandaşlığı iptal ettirmişti. Çünkü bu vatandaşlıklar seçim arifesinde yapılmıştı ve yasalara aykırıydılar. Dolayısıyla şimdi yine yasalara aykırı olan vatandaşlıkların iptal edilmesine itiraz etmez. Vatandaşlıkların artık kontrol altına alınması gerekmektedir. Vatandaşlık olayının irade varsa büyük bir sorun olmayacağına inanıyorum ama vatandaşlığın bugün sorun haline gelmesinin sebebi TC’den buraya çalışmak için gelenlerin iş hayatına girebilmek için birçok prosedürden geçmekten bıkmalarından kaynaklanmaktadır.

TC’den buraya çalışmak için gelenler de dünya kadar geçtikleri prosedürden ve her sene para ödemekten kurtulmak için vatandaş olmak istemektedir. Bu noktada kalıcı bir çözüm bulunursa daimi ikamet ya da çalışma izni verilirse bu insanlar vatandaşlık almak istemeyeceklerdir.”

Maliye eski Bakanlarından Salih Coşar, “Müdürler aynı kalmalı”

Maliye eski Bakanlarından Salih Coşar da, bugüne kadar yapılan müşavirlere dokunulamayacağına dikkat çekerek, “Bundan sonra müşavir olmayacak deniliyor, bu müdürlerin yerinde kalacağı anlamına mı gelmektedir. Müşavirler başa gelen partilerin beğenmediği müdür ve müsteşarları değiştirmesi ile oluşmaktadır.

Benim bu noktada geçmişteki görüşüm sadece müsteşarların değiştirilebilmesi ve müdürlerin görevine devam etmesi yönündeydi,  sadece müsteşar değişiklikleri olsaydı müşavirlerin sayısı da az olacaktı” şeklinde konuştu.

“Verilen vatandaşlıklar geri alınamaz”

Vatandaşlıklar konusunda yeni hükümetin yasal olmayan vatandaşlıkların iptal edileceğini söylemesini de değerlendiren Coşar, verilen vatandaşlıkların geri alınamayacağını kaydetti.

Coşar, “Hakkı olmayan ve yasaya uygun olmadan yapılan vatandaşlıklar dahi olsa verilen vatandaşlıkları geri alamazlar. Tabi ki mahkeme noktasında yanlış bir şey bulunursa o zaman iptal söz konusu olabilir, ama bu noktada da yanlış bir şey varsa bile kimse yanlış yaptım demez” dedi.

Yeni Bakış

 

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.