1. HABERLER

  2. KIBRIS

  3. VECHİ'NİN ÖLÜMÜYLE İLGİLİ SORUŞTURMA TAMAMLANDI!
VECHİ'NİN ÖLÜMÜYLE İLGİLİ SORUŞTURMA TAMAMLANDI!

VECHİ'NİN ÖLÜMÜYLE İLGİLİ SORUŞTURMA TAMAMLANDI!

“Mehmet Veçhi Olayıyla” ilgili soruşturma komitesi, polis örgütünün,

A+A-

SORUŞTURMA RAPORU: “POLİS ÖRGÜTÜ, MEHMET VECHİYİ KORUMA GÖREVİNİ YERİNE GETİRMEYEREK VE ONU ONUR KIRICI MUAMELEYE TABİ TUTARAK, HEM KKTC ANAYASASI'NIN 14. VE 15.MADDELERİNİ HEM DE AİHS'NİN 2.VE 3.MADDELERİNİ İNSAN HAKLARI BAĞLAMINDA İHLAL ETMİŞTİR”

“NE YAZIK Kİ, CEZA YASASI’NDA VE/VEYA MEVZUATIMIZDA BU İŞLEMLERİN BİR KARŞILIĞI YOKTUR”

Bakanlar Kurulu kararıyla oluşturulan “Mehmet Veçhi Olayıyla” ilgili soruşturma komitesi, polis örgütünün, “Mehmet Vechi’yi koruma görevini yerine getirmeyerek ve onu onur kırıcı muameleye tabi tutarak hem KKTC Anayasası'nın 14. ve 15. maddelerini, hem de Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin (AİHS)2.ve 3. maddelerini insan hakları bağlamında ihlal ettiği” sonucuna vardı.

Emekli Yargıç Çetin Veziroğlu ile Emekli Başmüfettiş Osman Bayramoğlu tarafından Başbakan Özkan Yorgancıoğlu’na sunulan soruşturma raporunda, “Ne yazık ki ceza yasasında ve/veya mevzuatımızda bu işlemlerin bir karşılığı yoktur, bir cezai kovuşturma yapılamayacağı kanaatindeyiz. Öte yandan haksız fiil bağlamında bir hukuk ve/veya tazminat davasının düşünülebileceği kanaatindeyiz” denildi.

Başbakanlık Basın ve Halkla İlişkiler Müdürlüğü’nden yapılan açıklamaya göre, Bakanlar Kurulu kararı uyarınca oluşturulan soruşturma komitesinin üstlendiği “Mehmet Veçhi Olayıyla” ilgili soruşturma tamamlandı.

Soruşturmanın sonuçlarını içeren rapora göre, “Polis örgütü, Mehmet Vechi’yi koruma görevini yerine getirmeyerek ve onu onur kırıcı muameleye tabi tutarak, hem KKTC Anayasası'nın 14. ve 15.maddelerini hem de AİHS'nin 2.ve 3.maddelerini, insan hakları bağlamında ihlal etti.”

Raporda, “Ne var ki, her insan hakları ihlalinin iç hukukta ceza anlamında bir karşılığı olmayabilir. Olgusal olarak vardığımız bulgular ışığında Ceza Yasası’nda ve/veya KKTC mevzuatında disiplin kovuşturması bir yana, polis örgütünün ve/veya Mehmet Vechi’nin korunması görevini üstlenen polislerin cezai sorumluluğu olup olmadığını özenli bir biçimde inceleyip değerlendirdik. Ne yazık ki, Ceza Yasası’nda ve/veya mevzuatımızda bu işlemlerin bir karşılığı yoktur. Yasasız suç ve ceza olmaz diye bilinen, (ki bu bir Anayasal kuraldır ayni zamanda) ilke ışığında bir cezai kovuşturma yapılamayacağı kanaatindeyiz” denildi, haksız fiil bağlamında bir hukuk ve/veya tazminat davasının düşünülebileceği ifade edildi.

ÖNERİLER

Raporda, öneriler de sunuldu. Buna göre, Ceza Yasası’nda insan haklarının çiğnenmesi hallerinde, özellikle AİHS'nin öngördüğü insan haklarının ihlali hallerinde, sorumlulara cezai yaptırım öngören düzenlemelerin mutlaka yapılması gerektiği belirtildi.

Ceza Usul Yasası’nda, sair şeyler yanında gönüllü ifade müessesesinin değiştirilmesine şiddetle gereksinim olduğu vurgulanan rapordaki öneriler şöyle:

“Tutuklu bir zanlının itiraf içeren bir gönüllü ifade vermek istediği hallerde, kurulacak bir sorgu yargıçlığı huzurunda, avukatının da hazır olduğu bir ortamda ifadesi alınmalıdır.

Minnesota Protokolü, İstanbul Protokolü başta olmak üzere, uluslar arası standartlar iç hukukun bir parçası haline getirilmelidir.

Polis Örgütü, kamu düzeninin korunmasında vazgeçilmez başlıca organdır. Büyük zorluklar içinde görev ifa eden bu örgütün nicel ve nitel olarak güçlendirilmesi, teknolojik yönden donatılması yanında insan hak ve özgürlükleri, hukuk devleti, hukukun üstünlüğü nosyonlarını içselleştirmek üzere ciddi bir eğitimden geçirilmeleri gerekmektedir.

Polis nezaretinde ölümlerde ve yaralanmalarda soruşturmaların nasıl, hangi yöntemlerle, soruşturmacıların hangi yetkilerle donatılacağına ilişkin kapsamlı, yol gösterici kurallar konulmalıdır.”

OLAYIN ANALİZİ

Raporda, olayın analizi de yer aldı. Mehmet Vechi’nin üçüncü kattan düşmesiyle ilgili analizin ve görgü tanıkları ile yapılan görüşmelerin anlatıldığı raporda, “Mehmet Vechi’nin 08.30’da tansiyonu ölçülmüştür. O esnada zemin katta odasındadır. Saat 09.00 raddelerinde üçüncü kata çıkarılmıştır. Yukarıya çıkma, tuvalete gitme ve geriye dönüş ve saat 09.20 raddelerinde düşme gerçekleştiği dikkate alındığında, bu süre içinde polisin Mehmet Vechi’yi öldürüp aşağı attığı makul ve mantıklı değildir” denildi.

Raporda, otopside kesin ölüm nedeni belirlenirken, “zehirlenme, boğma, boğulma, kalp krizi” gibi potansiyel ölüm nedenlerinin de ekarte edildiği belirtilirken, ölüm nedeninin bunlardan hiçbirisinin olmadığı, dolayısıyla Mehmet Vechi’nin “öldükten sonra üçüncü kattan atıldığı” iddiasının tamamıyla dayanaksız olduğu vurgulandı.

Raporda, “Mehmet Vechi’nin kesin ölüm nedeni, yüksekten düşme ile oluşan kunt kafa travması sonucu oluşan çok parçalı kafa kemikleri kırığı ve beyin kanamasıdır” denildi.

TAK

Bu haber toplam 1144 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.